Cehennemde spin atmak | Yarışıyoruz

24

24 Yorum

  1. Onurcum ben onları olamaz gibi düşünerek demedim. Sadece burada gereksiz laf olan uygulama sınırlamaları da var ama imkansız gibi bir düşünce üretim, teknolojisi ile ilgili değil dünyanın yürüdüğü düzenle ilgili sadece.
    mp4-x daha uyduruk bir taslak örnek. mobile rr3 oyununda oynuyorum senin geçen monza videosunda dediğin gibi oluyor bana.:) Yetişemiyorum şu yaşımda arabaya ama tabi hergün gelişiyorum 😛

    Neden ağır ki? Islak yük 615 demişler gayet iyi.
    “Dry Weight: 545kg Wet Weight: 615kg”

    ben yorumlarken de x1 lerin felan spec lerini öyle ezberimde tutarak demiyorum zaten kalmıyor aklımda oynamadımda. Sadece kafa!sından bahsediyorum. Realite ortada aynı adamın valküründe de adam daha ilk 3 ayda kendi açıklamalarıyla çelişti ne dediler ne oldu… tabi ki laf ederim. Zorunda bırakıldıklarını biliyorum ama ben bu zorlamalarla hayat bakışımı kuramam.

    Velhasıl bu tip varlıkları olan bir dizayn için gayet iyi bir ağırlık hatta muazzam derim.
    Maliyeti aşırı şişiriyorsa da lüzumsuz derim. Chapman kafası ne olursa olsun hafiflet değil bence, öyleyse de şayet ben realist görmüyorum bana akılcı değil…
    400-450 kilolara çok takmış durumda insanlar. Can-Am lerde ağırlık kuralı yoktu ama şişman da değillerdi herşeyi olabildiği kadardı.
    Bana sorulursa 50 milyon $’a 500 kilo olacağına 1 milyona 700 kg olmasını tercih ederim her zaman.
    Herşeyi toplam realiteleri ile düşünmeye çalışıyorum.
    Bizler sürüşü 900 kg dandik şeylerle öğrendik ama bugün bize aynı sınıf şeyleri 1600 kg olarak dayatıyorlar.
    Sorun dayatmak… tercih değil.

    Mesela McLaren F1 o düzey için çok hafif olsa ne olur işletilebilir, tadıyla yürütülebilir, sahip olunabilir birşey değil müzelik olsa, oturduğu yerde rekortmen olsa neye yarar ki. Ben o yüzden bazı zamanlar F40, F1’e göre konu performans ve işletme ise çok daha idealleri yukarıda bir örnek dediğim de çoğu kimse anlamıyor. Kaldı ki öyle rezil bir zamanda yaşatıyorlar ki F40 bile erişilemezin erişilemezi kalmış.
    Geçen de izlediğiniz üzere Clio Rs V6’ları o zaman bu kadar sallamıyorduk öyle bir hal oldu ki aşırı kıymete bindiler bu maddi değerlerin gerçekçi nedenleri var hem de getirdikleri kanunların gerçekçiliklerinden bazen daha fazlasıyla..
    Ben 2000’lerin F1 maliyetlerini de eleştiriyordum F16 parasına karada yarış olmaz diyordum… ama bu kadar öne çıkmamasının nedenler dizesi başkaydı. Bugün ki güdüler bize konuşturuyor bunları çünkü yanlışların oranları artmadı, katlandı.

    3k, 5k önemli değil niye takacaksınız ki ben konuştuğumda 1k, 1,5-2k olsunu da takarak konuşmuyorum ki. HP benim için hakettiğinden daha konuşulur birşey değil. Sadece bir sonuç. Yani 5k makine olsun diye yola çıkılmaz. 1,5k yapmasan da birşeyleri çok iyi yapabilirdin ama görülen şeyler onlar değil. Halk bile 2k’ı görürken eleştirmem yine yazımda yanlış anlanmama sebep olabiliyordur.

    Düzlükte 450-500’ler realist şeyler değil 🙂 lüzumu da tartışılır zorlayacak nedenleriyle birlikte.
    Benim için rise of machines sadece “en” leriyle olan birşey değil…
    Birşeyler doğru yapılsa insanların 3k, 550 km/h gibi örneklere de bakma lüzumu olmayacak aslında.
    Yaşamda realite ortada “en” lere yaklaşabilen hemen hemen hiçbirşey bırakmadılar.
    500 e yaklaşmak devasa hp’ler vs zaten önemli değil siz 0-400 de ciddi bir gelişim görmezsiniz baktığınızda.
    Tarihin akışı belli. 0-300, 0-400 de ciddi birşey yok ortada. Dünya lafı büyük satılabilir 0-100’e takmış durumda bende zıttıyla önemsizliğini vurgulamak zorunda kalıyorum. Politikaya karşı politika.
    Oysa biz ürünlerin, yapılanların içerisine de binerek 100-200’lerin, 200-300’lerin daha kıymetli olduğunu yaşayarak öğrendik. Çoğu genç bunlardan mahrum. Ama erişilebilir sınıf ürünler 300 hp’nin üzerine çıktı güya..
    0-300-0 / 0-400-0 da ciddi bir gelişim var ama işte düşünmek lazım bu güç tahrik varlıkları kaynaklı değil fren sistemlerinde olağan üstü bir katlı gelişim söz konusu buna laf ettirilmez.

    “13 sene sonra benzer güçleri 1.5 litreden almaya başlamışlar”
    aldılar ancak ideal, işletilebilir ve akılcı değildi yine.
    O eski V8, V12, V16’ların kavramlar dışı o gün ki ölçekler ile varlığı sonra ki döneme daha akılcı olmayı sağlamadığının örneği olur o ancak.
    Avrupanın bir gelişme çizgisi kafası var ben ona sahip çıkmıyorum olay bunlardan ibaret… Bana doğru gelmiyor bu tavırlar bana bazı ürünleriyle çok da o biçim bulmadığım japon ve usa kafasını dahi baskılamak zorunda bıraktı bu kafa.
    Kaynağı ise sadece teorik değil artık hayatımı, duruşumu etkiliyor. 2000’lerde dahi böyle bir etki olmadığı için bu tip düşüncelere sahip değildik o yüzden vaka sadece yaş, nesiller ilgisinde değil.
    Onların ticari çıkış yolları beni ilgilendirmiyor kısaca, hayatıma değmiyor olsaydı gülüp geçerdim en fazla ancak öyle değil. Sinir harbine sebep oluyor pezevenkler 😀
    Bu yaptıkları benim için kurtuluş, dünya savaşı dönemi gibi. O çağda herkes onların kültürünü edinmeye çalışıyordu ama kalkıp üstümüze çullandılar. Tabi ki zihniyetimiz değişti. Zaten şuan olanda bir dünya savaşı sadece mermiyle yapılmıyor dediğimiz budur. Yine milli, dünyevi zihniyetlerimizi tabi ki zorluyorlar.
    Hepimizin elinde sadece 1 hayat var bi sahneye 1 kere çıkılıyor onlara güzel ceplerine teslim edemeyiz.

    • Şu topfuel yorumuna değinerek. Konuştuğumuz 2 şeyi aklına getir. 1. şu devir, akışkanlar ilgisinde konuştuğumuz sınırlar sınır olmayabilir. 2. yorumladığımız, düşündüğümüz sınır aşımları sınıra takılabilir, uygulamada mümkün olmayabilir. Yada örneklerimiz doğru olmayabilir.
      Bunları belirleyecek tek şey sadece çalışmak çalışmak çalışmak…
      Mesela bugün başta havacılıkta askeri sanayi de gündem yine karmaşık durumda. Yine takip edilemez düzeyde. Buna ise temelde rekabet ve odaklı çalışma sonucu yeni keşifler sebep oldu. Mesela hypersonic gibi sonraya bırakılan işler erkene düştü, değişimi düşünülen şeyler ticari olarak sonraya bırakıldı.
      Rekabet rekabet rekabet… bu çok önemli. Bunlar kaybolduğu için bugün ki bu durumları yaşıyoruz.
      F1 uzun zamandır rekabet etmediği için herhangi birşeyle, kendisini azar azar tüketti. Rakipsizliğin bir sonucudur sosyoloji, felsefede…
      Tükendiği sahneye yaklaştığında ise önemsemedikleri rakip olarak lafa, dile gelmeye başladı. Indy, motogp vs gibi.
      EU tarafından desteklenmiş Can-Am rekabet ettiği için o kadar hızlı ilerledi. Rekabet azaldığında bozulan şeyler var her zaman ki gibi. Bugün usa m.sport sanayii halen rekabet ettiği için daha hızlı atılım kaydediyor…

      Otomotiv sanayii de aynı şekilde. EU bugün rekabet etmiyor teknolojik, edinimsel rekabet savaşı tükendi sadece satış, bölge vs gibi adetler üzerinden bir savaş mevcut bu ise zaten geçmişte de bizim hayatımıza üstel niteliksel çok değecek birşey değildi. Onların savaşıdır. Biz ise diğer tür savaşlardan kârlı çıkardık ama artık çıkamıyoruz. Kuralı, kanunu, federasyonu ile kazananı ilan ettiler ve rahatlıkla diğer pazar, group’ların üzerine baskı kurabiliyorlar. Öyle ki bu savaş neticesinde diğer savaş olan satış olarak zirvede olan group’a bile baskı kurabildiler. Basit örnekle Toyota supra’nın bmw kökenli olmasının bu tip nedenleri var. Biz değil kazanan belli.
      İnsanlar başta elektronik aleminde fiyatların neden bu kadar artıp durduğunu güya sorguluyor. Neden aynı çünkü bütün üreticiler aralarında anlaşarak rekabeti deliyor. Söyledikleri neden ise otomotiv ile aynı üretimsel ve teknolojik sınırlar… yersen…
      Velhasıl FIA rakipsiz olduğu müddetçe bu işler böyle devam edecek. Sanayi içerisinde olamıyorsa ise “BİZ” olabilirdik ama ne dinleyen var nede kafası o kadar çalışan, aklı zekası yerinde insan…
      İnsanlar gücünün farkında değil kimse demeyelimde pek çok kimse yaşamına dikkat etmiyor tercih sahibi karakteri ortaya koyamıyor. Yani medyası, ürünü vs istedikleri bu sahneyi ellerine teslim etmeye devam etmekle meşguller. Yoksa felsefi olarak bazıları biliyor kimse savaşmayacak olsa bir devlet kimseye savaş açamaz… 🙂 Ki savaş gibi zorlu bir yaşam olayından bahsettik tv, internet başında seyir gibi basit şeylerden bahsediyoruz etki için…
      Özgürlük gerçeği değil algıları insanları da biraz daha aktifler tarafından yönetilebilir kıldı, çevrelerinde ki tecrübeye kıymet verilmiyor o yüzden artık. İnternet güya özgürlüktü ancak tercihsel tutulmadığı için bugün ki tartışmalar ortada…
      Mesela çok dedik anlatamadık buraya yayını tekil ücretli getirdiklerinde bizim gibileri biraz dinleseler biraz güya keyflerinden ödün vermeyi düşünseler bugün muhtemelen daha çok çeşitlilikle ücretsiz yayın olacaktı. Çünkü ticari nedenlerini de bizler iyi anlıyoruz. Velhasıl Biz de dahil hayatta birilerini dinlemeyi pek sevmiyoruz youtube da görüldüğü üzere de sevilen şey boş muhabbeti dinlemek çünkü diğeri hatırlatıyor, rahatsızlık veriyor. Gerçek özgürlük ise rahatsızlıkların da birleşiminde yatıyordu.
      Velhasıl Bernie, Todt gibilere bunak deyip aldanıp suyuna gittiğimizde tuz yalatması ve tekrar suya götürüp durması işte böyle olur. Sen istediğin kadar koyun! değilim ben söyle dur.
      Dindarlara göre; İşte o yüzden de peygamber vs çıkmasına gerek yoktu, yoktur. Sadece bir iki kelam konu da Profesör birini dinlemeyen dünya kitlesinin daha sıkıntılı bir hayatı tercih etmeyeceği açıktır. 😀
      Yaptığımız için değil gayet basit bu otomobilleri almasalar, bu yarışlar izlenmese işlerin düzelmesi o kadar uzun sürmeyeceğini görebilirlerdi ama ne çare.
      O yüzden teknik alan başta olmak üzere her zaman önce kafa! makine kafası…
      Kafa yerinde olursa işler bir şekilde tamam olur. Mükemmel canlılar değiliz ancak mükemmele yol alabilen yetkinlikteyiz tarih gösteriyor.

            • Can-am de kural yoktu ki 🙂 bugün ki güya teknoloji kafasıyla kural kelimesiyle yoğrulup yorumlansın. 🙂 Sen bana F40’ın, Lancia stratos’un bugün üretilebileceğini, can-am’i avrupalıların yapabileceğini söyle ben sana referanslar sunarım. 🙂 Ki hızlı baz almalar için dragster dünyasına bakılabilir.

                • Dik alasının üretilebileceğini biliyorsun ama üretilmiyor nedenini de biliyorsun. Dünya dünyayı 3-5 makineyle kurtaracağını sanan genç mühendislerle dolu olduğu müddetçe zor bu işler. Avrupalılardan çıktı bu işler artık…
                  İnsanoğlunun erişebileceklerini ancak çalışıp uğraştığında görebiliriz teknik sınırlarımız masabaşında yazılan kanunlarla değil bilimsel kurallarla sınırlı malum.
                  Nasıl olabileceğini oyunlarda görüyorsun gördüğümüz X1, mp4-x gibi şeyler pek ala teoriklikten kurtarılabilecek şeyler ancak ortada öyle bir kafa yok. Teorik olan o dönüşler, yürüyüş, süratler düşsede didinerek gerçeğe döndürülebilecek şeyler ellerinde o kadar mal malzeme var. Malum bu ikisinin de bugünün F1’i ile ilgisi yok ama o can-am kafasıyla ilgisi var. Yani iyi anlatıcılarında da hep dediği önce kafa olacak kafa.
                  SR71, 917/30 üretmiş insanlar bir yolunu her zaman bulurdu.
                  Tabi Onura kalsa 3 km de 1 mach hız gösteriyor karada 🙂
                  ama kafası arayışta masa başında yüzbinlerce $ kazanan beyamcalarda yok o kafa.

                • Adrian’ın X1 sınırları zorlayan, yapılması güç bir makine değil ki. Teorik spec değerlerini uygulamada bire bir karşılamaz belki. Ama ne fark eder, 1.5K HP motor var, ki bunu uygun görmüş, yeterli görmüş. Pratikte o arabaya 3K hp, 5K hp motor yerleştirilemeyecek mi? Arkadaki fan daha büyük yapılamayacak mı? Ve nedense o araba çok ağır.
                  Mach 1 sıkıntılı 🙂 Benim kafamda zaten top speed 650 kph idi o yüzden 2 km yazdım.
                  Ama 1 km mesafe, bu kadar güçlü bir arabanın top speedi için yeterli değil diye düşündüm, belli bir hıza kadar tam güç kullanamayacak, lastiğin tutunma sınırları yüzünden.
                  Top fuel 300 metrede 550 kph görüyor. eh o kadarına gerek yok.
                  917/30 un 5.4 litre motorundan 13 sene sonra benzer güçleri 1.5 litreden almaya başlamışlar, devasa bir gelişim hızı var ki bu bizden 30 sene öncesi.
                  o makinede 400 litre yakıt deposu varmış.

                • Top fuel limitlenmiş olarak görüyor o hızları güçleri. yakıt tipi, uzunluk, genişlik, ağırlık, bütçe, bulabileceğin eski teknoloji motorlar.. kural 1000 kübik inç hacimde olsa güç 20K hp olmayacak mı? o zaman kaç görür tanrı bilir.
                  Thrust SSC gibiler ayrı bir olay. O makineden de yıllar yıllar önce mach 1’e ulaştığını iddia edenler varmış. Naziler 30’lu yıllarda karada 750 km’ye ulaşmak istemişler lastikler üzerinde.

            • atcam ama tamamen bütçeye bağlı. öyle bir şey olacaksa otonom gitmesi gerekirdi. pilot mu dayanır ona. savaş jeti misali g limitörü olacak :p
              dragster dünyasının bin katı bütçesi var avrupalının.

                • G suit ile eşik daha yukarı taşınır. Aslında blackout olacak şekilde kuvvet yemiyorlar, ama yine de baş dönmesine sebep oluyormuş. Tam sınırını bulamadım. İnsan faktörünü yok sayarsak lastikten sınırlanırız.
                  Düzde 550 km görebilirler 7K hp motor ile. O da Monza gibi çok uzun olmayan bir düzlükte olur, 1 km falan. 2 kmlik düzde 650 km olur.
                  7K hp motor da 4 litre falan olur. 80 kg olur.. araba 400 kg olur F1 in eski arabalarının referansıyla. Mümkün olmayan ne var ki kural yoksa? İnsanoğlu 50 sene önce 112 metre uzunluğunda.. 3 bin tonluk makineyi 25K kph hızla atmosferden çıkarıp aya gitmiş. 🙂

            • Bide Mercedes’e diyonuz.Rakibini böcek gibi ezmenin kitabını 917’nin Turbo versiyonlarını yazmıştır.Daha fazla ayıp olmasın diye kuralları değiştirmişler.En son 2.000-HP’ye çıkardıklarını okumuştum.Yarıştıramadan yasaklanmış.

              • Tarihte ezme çok var. Başarım benzer mantık, uygulamada olsa ezmesine birşey demezdik hatta şanını da büyük tutardık ama MB’nin ki benzer kaynaklarla değil. O yüzden durum hoş değil. Şanı da aynı olmamalı pek tabi. Ünü hak edenede hak etmeyene de layıkıyla davrananlardanız bizler.

                917, 917-10, PA o biçim makine ama 917-30 tarihin gördüğü en muazzam makinelerden birisi. Benim “Rise of the machines” listemdedir böyle pek nadir şeyin arasında olmakla birlikte.
                Mamafih durum devam edebilse ve 917/60 diye birşey olsa ve evvellerine göre muteber olmasa yine aynı tutumu takınırdık zira tarihte makine çok ancak muteber tutulanı pek az. Bugünün MB F1’i de bu bağlamdadır benim için… isterse 20 kere ezsin der geçerim..
                Tarihin o dönemi 2 bar’ların aşılmaya başlandığı hani metalurjik mevcutların sınırları ile zorlanılan zamanlar. Charger’ları kırmadan yürütmek için çılgın kafa atıyorlar. Hep kafa! diyoruz aynı mantalite olsa idi bugün çoktan eu’da 8 bar’lar aşılması gerekliydi ancak olmadığını biliyorsunuz.
                O 70’lerde asıl sıkıntı çekilenlerin yoğunluğu ise pompa, pnomatik gibi şeylerde.
                Bugün çok daha ileri üretim teknikleriyle dersiniz lakin güçleri çok altlarda olmasıyla birlikte bu çok hafif blocklar dayanmıyor ana part’lar çatlıyor.
                917-30 çoklu pistte rahatlıkla 900-1k yürüyebilen şeydi o çağda yine benzer dyno olmamasıyla geri kalanını sadece matematiksel hesaplıyorlardı 1,3-1,6k arası zirve yürüyüşleri olan düzlükte 350-390+ görebilen şeylerden bahsediyoruz.
                Daha geçen baktım oldukça sıradan, ucuz bir ünitesi olmasıyla birlikte VenomGT 300-400 hızlanmasını 7-9 sn de yapabiliyor. Var mı saatlerce başına oturduğunuz şeyde dengi yok. Anca yaptıkları gibi uyutursunuz kendinizi F1 bu değil bıdı bıdı diye…. 🙂
                Demeye çalışılan yine benzer bir kafa yok bunlar dahiyane olsun diye değil mali nedenlerle bu yolları kullanıyor sadece.
                İşte asıl büyük çakma da burada bütün mali kıyaslara rağmen geçmiş zirvelerin çok gerisinde dünyanın en pahalı şeylerini yapıyorlar kimsenin tatmin olabildiği de yok.

                • En son Grup B ve Grup C vardı.Onları da sırayla öldürdü FiA.Biliyorsunuz F40 Grup B’de yarışması için geliştirilen 288 GTO’dan türetildi.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]