McLaren Teknoloji’den göğüs koruma çözümü: Project Invincible

5

5 Yorum

  1. Doktorla beraber baktık buna, üst kısım zaten göğsün en sağlam yerine denk geliyor, alt parçalar aslında en zayıf yerler olsa da, altında tehlikeli organ olmayan yerlere basıyormuş, asıl darbenin tehlikeli yerlere alınmasını engelliyormuş.

    Ne işe yarar, nerde kullanılır tartışılır. Yine de F1 takımlarının ne fikirler üretebileceğinin bir göstergesi.

    Meraklısına şu da var; Formula 1 yarışları bebeklere nasıl yardım edebilir?

    • Bunları yapmak için F1’e gerek yok ki hiç övünmeye çalışmasınlar bunları Fıtı fıtı Technologies de yapabilirdi zira bunları silah sanayiinde vs 4 tekerle alakası olmayan firmalar yapıyor. Bebek muhabbeti de aynı şekilde bu tip konularda F1 bir üreteç değil müşteridir sadece.

        • İşte temel de karadenizde vatandaş suyla zırh yaptıdan çok farklı şeyler değil (zihniyet). Bence abartıyorsun dünya zaten abartıyor. Herkesi almış bir yaptığı şeyi tek kral gösterme yarışı.
          Teorikte lise, üniv talebelerinin, çalışma gruplarının bulduğu şeyler ne kadar pohpohlanıyor?
          Bu yukardakini teorikte herkes (dar alan ifadesi) yapabilir ama herkes ün basamaz malum herkes borsa, commercial oyuncusu değil.
          (İşte o yüzden de zaten elinde olan üniteleri alıp bir ruhsatlı taşıta koymak öyle üreticisinin çaktığı gibi matah birşey değil.)
          İşte öyle bakınca Redbull da içecek dünyasına büyük katkı yaptı diye görünür.:)
          Bazen biz bilmeyiz ama arge ürünü müşterisi üzerine var olur. Zaten MB de müşterisi hazır olduğundan girişmedi mi böyle birşeye. 🙂

          Telemetri yani PBox yıllardır var ama sport sahiplerinin aldığını kullandığını görmezsiniz. Telemetri bir mucize, teknoloji, medeniyet yapısı değil bence zaten transferi yine havacılıktan geliyor. İhtiyaçlar üzere bir ölçücü sadece ihtiyacı karşılayıcı “araç”. Yolcu uçakları ve kuleler gibi.
          Dünyada ki bütün pistlerde telemetri var. Motorsporlarının en lüks, parasal ihtişamlı alanı F1’den çok önce de askeri-sivil havacılık ve kara hız gibi askeri-sivil varlık ihtiyaçlarını tamamladı. Racing de ki telemetri gibi yapılar zaten wifi gibi geliştiricilerin müşterisel mamülleri. McLaren de bir elektronik geliştiricisi ancak component değil bir plugin üretici. Base tech yani production müşteri dünyasının elini oluşturan component üreticileri biliyorsun Intel, Samsung gibiler.

          Carbon Fiberde de yanılıyorsun genel bir yanılgı var zaten burada da Racing bir geliştirici değil bir üretim sisteminin müşterisi sadece. Automotive sanayiinin çok küçük bir kısmı olan Racing ve Sport sanayiinde dahi öyle çok eski değil yahut kullanım oranı düşüktü. Piyasa da gördüğün kaç tane otomobil de karbon fiber parça görüyorsun? Şimdilerde halen çoğu kapak, kanat gibi basit şeylerde eh artık iphone kılıfları bile var. Sportif dünyada çok daha eski olmasına rağmen (hypercar’lar henüz tam CF güvenlik kafesine sahip olmadan önce bisiklet kadroları, kayak takımları üretiliyordu) havacılıkta 40 yıldır var. Bütün malzeme uygulama ve işçilik bazları da buralardan gelişti. Bu supersport dünyada henüz çok yenidir biz bile buna şahit olduk düşününce.
          Chapman ve McLaren’in çok daha erken uygulayabilmesi serisel varlıklar prensiplerinin dışında gerçekleşti. CF de asıl olay işçiliktir. Birçok ortamın görüp, bilmesine rağmen bunu uygulama imkanı yoktu bu onları geri yapmaz. Yapanı da deha yapmayabilir. McLaren F1 halen geliştiriliyorken birileri bunu çok lüks ve ihtişam temelli buluyordu.
          F1’in birçok alanda CF kullanmadan da yürüyebileceğini biliyoruz herşey halen mümkün Automotive sanayiinin geniş katkı payına bakınca. Fakat F1’in beklediği, talep ettiği düzeyler mecbur kıldığından yapıyor bunların birçoklarından da bizler rahatsızlığımızı ifade ediyoruz. Onlara göre ERS büyük çığır bize göre lüzumsuz…
          Yani yapıyorlar diye ben herşeye meziyet gözüyle bakmıyorum.
          Benim işim system event’larını gözlemek ise birin erken yakaladım diye böyük adam olmuş olmam.
          Aşağıda kısa tablolar var.
          Daha düne kadar CF’nin en büyük üreticisi ve müşterisi Amerikaydı. Atılım yapan EU, daha büyük ivmeyle çıkan Çin ve Japonlar. Bunlar nerede F1 de veya Racing de başkası yok ise… 🙂

          http://www.lucintel.com/images/market_report_img/marketcarbon_img/CarbonMarket3.jpg
          http://2.bp.blogspot.com/-BVGeSsWNoDU/VOOgbxTtiqI/AAAAAAAAAOo/UfXsVgltWxo/s1600/Glass%2BFiber.jpg
          https://www.nrel.gov/docs/fy16osti/66071.pdf

          • Ben icat etmek veya ucuz yollu veya normal kullanımlardan bahsetmedim, biliyorsun yarışlarda limitler zorlanır, hatta toleranslar zorlanır aşılır tasarım yapılır. Haliyle F1 takımları bu konuda tecrübeliler, hamur gibi oynayabiliyorlar karbonla. Onun bile yöntemleri vs var ki otomotivciler bilmiyor.

            Diğer sanayiler genelde sınırları zorlamıyor, safe takılıyorlar. Haliyle bizimkiler daha fazla know-how’a sahip.

            Reklam işi öyle, sonuçta brand image, hype ile yapılıyor. IBM gibi kuru press release pdf ile ürün çıkartan adam değil bunlar. Sosyal medyayla, PR ile, hype ile var olan adamlar.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]