Konu: Sim İçerik: Yeniler…

5

Yiğit güzel bir video hazırlamış. Başta iRacing konusunda ve genel içinde geçerli bu işlerin gelişimine dair birkaç nokta derlemiş.

Özeti ısrar ve dengeleyerek ısrar üzerine…

Belirtilen ipuçlarının diğer online platformlar için de geçerli olacağını sanırım baskılamaya gerek yok. Ayrıca kayıttan iRacing platformun giriş seviyesinde sürüş dinamiklerine dair izlenim de alabilirsiniz.

Tabi bazı ezici söylemlerini dikkate almayın 🙂 bu ilerlemiş Sim’cilerin adetidir eh gerçek dünya pilotları da öyle.:)


Ekleme yada desteklemek gerekirse;

– Sim dünyasında başlangıç ve ilerleme tek başına veya bot’larla gerçekleşir bana göre. Popüler durum online ligler ancak daha iyi ve emin olmak için bu yolu tavsiye ederim.
Warm-up, time trial, qualifying atılmamış bir yarış, yarış değildir…

– Online oynanış yada lig’lerin iki boyutu var; eğlence ve kıyaslayarak mücadele…

– İzlemek ve okumak 1. gelişim adımına dahildir. Gerçek alemde önce gösterdiler, gördük sonra tek başımıza öğrendik, sindirdik daha sonra diğerleriyle kıyasladık, kıyaslandık…
Gerçek dünyada herhangi bir şey okumamış, uzmanından dinlememiş, kafa yormamış, terlememiş bir pilot bulamayız. Annelerinden setup öğrenmiyor bu adamlar değil mi.:)

– Fren ve gaz noktaları en önemli noktalardandır. Botlar izlenerek de öğrenilebilir yani bol bol replay…

– El, kol, ayak, göz, kulak koordinasyonumuz yavaş yavaş gelişir refleks son halidir malum. O yüzden automatic seçenekleri adım adım manuel’e geçirin ABS, vites, debriyaj vs… Zaten o yüzden tekil oynayarak gelişim… Farklı oyunlarda rookie oyuncuların bu kadar sapıtmasının bir nedeni de bu.

– Bol bol sim yada gerçek onboard kaydı izleyin. Bu işin ana sırrı en az 3 farklı ana açı içeren kayıtların takip edilmesindedir. Seçilen oyunun fizik motoruna yada sürüş tekniklerine hakim değilseniz tekil onboard videolar yanıltıcı olabilir bunlar seviyenize bağlı.

Kayıtlarda ekipman, araçların niceliklerine sakın aldanmayın. Bunlar direkt, endirekt yeteneği, kapasiteyi geliştirmiyor. Sadece limitleri görmek ve gerçekçiliği arttırmak için varlar.

– Tek başınıza geliştiğinizi düşündüğünüzde veya ilk yıllarda Pro Sim Lig oyuncularının ve gerçek rekor tur süreleriyle kendinizi kıyaslamayın bu soğumanıza sebep olur. Doğru gelişim yavaş ve ısrarlı adımlarla oluşur. Terleme kısmı burada..

Bu tip kayıtlar sadece eğitim içindir. Bu işlerin forumlarında vs setup paylaşılan konularda rastgele süreler bulursunuz öncelikle kendinizi bunlarla kıyaslayın.

Zaten sim veya gerçek rekorlar realist düzeyi olmayan durumlardır.

– Sürekliliği olmayan iyi dereceler olsa da veya farklı pistlerde baz 2-3 sn içerisinde yer almadan aktif oyunculara atarlanmayın yine soğuma kaynağıdır.

– Gerçekte en zoru tek tur, etap olabilir ama Sim dünyasında en zor şey çok fazla tur atarken düzeyi korumak yani uç noktalarında 1-2 saat üzeri Endurance vs yapabilmektir.
[Tüm pilotların sporcu olmasını gerektiren durum hani]

O yüzden 10-50 tur da hatalar hariç denk süreler çıkartabilmek pişmişlik göstergesidir.
Olmamışsa ısrar etmeye devam…

– Genel kural ve hatların dışında kişinin giriştiği platforma adaptasyonu en önemli noktadır. En iyi oyun, platform diye bir şey yok! yıllar sonunda bunu anladık.

iRacing, RR, RF2, AC, Automobilista vs yapımcıları gerçekçi deseler de her birinin fizik platformu, kontrol geometrisi, yazılım motor uygulama sonuçları farklı. Görüntü ve sesi oluşturan motorları da farklı. Yani mükemmeliyetçilikten ziyade seçilen oyuna adapte olmak zorunda olduğunuzu bilmelisiniz. Uymadığında farklı şeyler denenmeli. Yani popüler olmayan bir uygulama size daha uygun olabilir.

Graphic, effect kesinlikle aramayın. Gerçekçiliğin kaynağı olduğu kadar alt sistemlerle gerçekçiliğe ulaşımda en baş engeldir.

Bu tarafın daha net çizgileri yok bilin isterim. Kimileri için ETS2-AC kadar devasa his, düşünce farkları oluşabilir. Kimileri için her birinin arasında çok küçük farklar hissedilir. Bunlar sadece farklı oyunlarda hile kaynaklarının ortaya çıkarılabilmesi ile ilgili değil. Temelde her biri farklı yazılımlar belirli ana standartları baz alsalar da mimarileri farklı ve bunların sonuçları oluyor.

Fakat kişi bilmeli ki birey=Dünya değil.

Bu durumun gerçekleşmesi genellikle geri bildirim, dönüş tepkileriyle yaşanıyor. İnsanlar bu oyunları görerek, duyarak, açısal momentum birleşimi ile oynuyor. Mesela bir oyunda ki fren sesleri kaynaklı bildirimi, başka bir oyunda tekerleğin sürüklenme bildirimlerini hislerinize yerleştirmekte zorlanabilirsiniz. Bırakmakta isteyebilirsiniz lakin ideal şartlara sahip olan platform sayısı zaten birkaç tane. 🙂

Bu yüzden ilk aşama, single player bunun yerelleştirilerek sindirilmesi için de kullanılır. FPS/baş dönmesi gibi biyolojik sorunlar kaynaklı özelleştirememe yoksa monitörün içine girmeye kalkmayıp bir yönden kendini geri çekerek tepkilere alışmak imkansız değil.

– Sim’ler gerçek değildir. Gerçek dünya ile birleştirilerek inşa edilmedikçe 0’dan bir şeyler öğretmez sadece geliştirir.

– Gaz cümlesi de ekleyelim. Çok güçlü sınıfları örneğin devirlerinin zirvesi historic sınıfları, 700 HP üzeri güç makineleri tüm yardımcılar kapalı global seviyede dengeli yönetebiliyorsanız… 200 HP civarı otomobil sınıflarında artık çok daha iyisiniz demektir. Fırsatınız olmuyorsa da artık drifting, timing, tracking, off-road driving sizin için artık imkansız şeyler değildir. İmkansız kısmı bu tip araçlara erişimde yatar. 🙂

– Setup konusuna kafayı takmayın… O sonraki seviye hatta uç bile denebilir. Hiç setup yapmayan bazılarının, iyi setup yaptığını düşünen insanları ezdiğini görebilirsiniz. 🙂 Hatta bu tip takıntılar oluşursa setup konusunda yaptıklarınızın yanlış olduğuna yönlendirir ki, gelişiminizi törpüler bu durum topyekün yanlıştır.

Çocukluk veya ehliyet dönemimizde önce tornavidayla değişim, parçaların ayrıntısını değil sürmeyi öğrendik.

En zorlu şartlarda otomobil sürmek ile 10 tur boyunca yarış çizgisi tutturmak çok farklı şeylerdir.

– Sim’ler sizi sadece iyi bir yol sürücüsü, pilotluğa yaklaşan kimse yapmayacak başka şeyler de kazanmış olacaksınız. Yarışmak sadece yarışmak değildir…

Biz tabi Yiğit kadar özetlemeyi beceremedik yine. 🙂

5 Yorum

  1. https://youtu.be/bHPuJbouzBs

    Yiğit yine çok önemli, güzel şeylerden bahsetmiş. Adam herkese yaracak şeyler vermek dışında kelimelere dökmekte zorlandığımız şeyleri kırmadan bozmadan çok çok uzatmadan çok güzel anlatıyor. 2. defa çok hoşuma gitti.
    https://forum.donanimhaber.com//mesaj/yonlen/137142366
    Çünkü tam burada taban düzeyde benzer birşeyden bahsedeyim derken 2. defa tam da üstüne bastım 🙂 faydalandım ve taşıyayım dedim. Geçen de forum da böyle olmuştu.

    Yorum ve takipçilere de her zaman bakmak gereklidir…
    Orada Osman Çendeoğlu konuya tam tamına oturan çok güzel anlatmış birkaç olayı buranın tarihine de not düşeyim istedim.

    Osman Çendeoğlu
    Bende yeni bir “simci” olarak ve dilim döndüğünce setup diye bağırdığınız olayı anlatmaya çalışayım. Simülasyona yeni başlayanlara yönelik olarak anlatacağım! Öncelikle iyi bir setup sizi daha hızlandırır mı? Hayır hızlandırmaz! Bunun cevabını ileride alacaksınız. Ben sim’e yeni başladığım hafta x bir yarış için saatlerce antreman yaparak sadece bir pist için 300-350 tur atıyordum. Sonrasında o kadar hızlanmıştım ki! Antremanını yaptığım pist rekoru ile aramda 0,4 sn kalmıştı. Dedim yeter bu kadar x yarışındaki herkes benim gibi yeni hayvan gibi best lap atmışım. Kesinlikle 1. gelirim dedim. Gözüm kapalı pisti dönebiliyordum. Sıralama turlarında 5. gelmiştim. İlk 3 yarışcı pistin en iyi zamanı kırıp yeni rekor yazdılar. O an başımdan aşağı kaynar sular gökülmüştü. Moralim eksilere indi. Buna rağmen yılmadım ve diğer yarışlara daha sıkı çalıştım. Mükenmel zamanlar atıyordum Fakat hala ilk 3 girmekte çok zorlanıyordum. Daha sonra kimyamda değişiklikler oluşmaya başladı. Yarışlara girdikçe gözlemleme yeteneklerim olsun, Stres ile başa çıkmak olsun gelişmeye başladı.

    //Konuyu kesip ufak bir şey anlatacağım. Yeni arkadaşlar beni anlayacaktır. Yarışta çok zorlandığınız bir viraj vardır ve o viraja gelince strese girersiniz. Dualarla girdiğiniz bir virajdır. Allahım nolur şu virajı hata yapamadan geçeyim. Sonrasında tüm virajlarda zaten iyiyim dersiniz. =) Neyse, Yarıştıkca zamanla farkındalığım arttı. Çok iyi turlar attığım bir pistte bazı virajlarda (dualarla giriyorum) zorlanıyordum. Evet o virajları hızlı geçiyordum. Fakat beni o kadar zorluyorlardı ki! Enseme ağırıtacak kadar vücudum kasılıyordu. Humm demek neymiş sadece hızlı olmak değil rahatta olmalıyım. Evet şimdi konuya dönüyorum.//

    Bir gün “pro” diyebileceğimiz bir yarışcı ile 1.lik için rekabet halinde giderken bir türlü onu geçemiyor ve arayı açıyordu.Ben o pistte yüzlerce tur attım nasıl oluyorda yetişemiyordum. Sonra farkettim ki! Hızlı olduğum fakat aracı ve kendimi çok kasarak geçtiğim bir viraj çıkışında bu farkı atmaya başdığını gözlemledim. Yağ gibi geçiyordu o virajdan. Bir tur sonra lastiklerininin nereden geçtiğini izledim. Ben de lastiklerimi o çizgiden geçirince ne oldu biliyor musunuz? Ben sanıyorum ki! ona yaklaşacağım! Lakin viraj çıkışından sonraki düzlükte onu geçtim ve sonraki tüm turlarda o viraj çıkışında fark atmaya başladım. Yeni kullandığım çizgi beni ve arabamı hiç kasmıyordu. İlk 1.liğim ! Ağzım kulaklarımda ve aptal bir mutluluk…

    Şimdi beyler! Mental olarak yarışlara girdikçe duyularımın geliştiğini anlattım. Aradan 3 ay geçti ve acemi sürücülükten çıraklık mertebesine yükseldim. Pro pilotları hala geçemiyorumdum. Fakat yeri gelince enselerinden “hart diye” ısıracak pilotaj bilgisi ve yeteneklerine kısmende olsa elde etmiştim. Yani beyler artık neyi yapabileceğimi ve neyi yapamıyacağımı biliyordum. Bana dünyanın en iyi yarış setupını verdiklerinde evet güzel setup diyordum. Fakat bu setup benim yeteneklerime göre tasarlanmamıştı. O yüzden o setuplarla hızlı tur atsam da dahi! Benim kendim için tasarladığım setuplarla daha hızlı ve yola odaklanmış olarak sürüyordum. Haa bir Alien her setup’da hızlıdır. Ama ben bir Alien değilim!

    Sona doğru gelirsek! Aracınıza setup değil! Önce kendi duyularınızı setuplayın. Setup yapımı çok komplike bir olay. Bir ayarda ufak bir değişiklik tüm parçaları etkiler ve daha kötü hale getirir. Bu Setup’ın iyi ya da kötü olduğunu yaptığınız zamanlamardan ziya de daha önceden geliştirdiğiniz duyularınızla anlarsınız.

    İmla ve anlatım bozukları için çok üzgünüm=) Yiğit hocam, videolarında o kadar ama o kadar kendini ifade ediyorsun ki! Lafımı esirgemeyeceğim! Sen bu Türk sim camiasına fazlasın…

    Oradan Sedat Erkal ve Seckin Cicek yorumuna da bakılabilir.

    Yukarıda ki notlarımın bazılarına tam da değen, ayrıntılayan şeyler bunlar.
    Terleyin ve ısrar derken tam da bunlardan bahsediyoruz şuan yapmıyor olsak bile. Yiğit’te anlattıklarının bazılarını tam olarak yapamıyor olabilir zira öğretmenlerin de atomu anlatması için atomları parçalamasına gerek yoktu… Kulak boynuz ilişkisi…
    Pilotluğu anlamak tam da bu zorlayan yollardan geçiyor. Orada ki önemli bir tema, kasıntı halinin devamıyla muteber ve tatminkâr olamayız.
    Mesela epeydir ciddi görmesem bile öyle tamamen boşlamamışlık üzere de mobile de basit RR3 oyununu oynuyorum ki çok zaman kasmaktan baş parmağım ağrıyor. Oyun da olsa varlıktan ihtiyaç hissettiğim mutlak oyun oynamaya yönelik bakmıyorum yani. Oradan da üretilebilecek şeyler var. Hal böyle olunca çok kişi elinde ki ünitelerin hakkını vermiyor diyebilirim…
    Mesela bir ek daha F1 ve Lemans makinlerinin iyi hatta tüm pilotları için kahve içme rahatlığında deriz. Bunu öğrendik yansıtıyoruz ama sindirmek başka şey. Bu tabir hiç kasmadıkları, gerilmedikleri, kasları yırtılırcasına zorladıkları anlar olmaması manalarına gelmiyor. Ancak kahve içme rahatlığına ermeden o sınıfların pilotu olunmuyor ve yıllar alan sınıf sınıf atlanılan bir durum o.
    Sanal lig’ler vs her zaman bir limitte kalacak yine geride olacak ama dünyada ki çok çok az insan hariç herkesin oraya ulaşacağı daha uzun bir yol var.
    Mesela oradan tekrar anlaşılması gereken birşey de tekrar Setup’a takmayın dışında setup öğretilmez, öğrenilir. Setup ezberlenmez, sindirilir.
    Yiğit vs de video orada genel için birşey diyor schumacher dönerken görüntü de. O da önemli. Kavramak için çok… Fakat gerçekten rebound, toe bilen, istekte bulunabilen pilotlar var ezberlemiş değiller öğrenmiş ve sürerek sindirmiş durumdalar ve onlar dünyada ki tüm pilotlar içerisinde belki de %1 bile değiller. Yani olmadan da birilerine bırakarak olabileecğinin örneği oluyor. F1’e uygun ona da değinmiş olalım.
    Ben mesela setup bilmem tüm söylemlerin aksine :), arada ipucunu da veriyorum zaten. Öğretemem. Birebir de çok ileri ilgi göstermese de bir arkadaşıma öğretemedim çok basit hususları. Öğretememe çünkü öğrendiğim şey kendime göre olan kısmı. Kopyaladığında onda işe yaramıyordu zaten.:) Setup’ı öğrenmeye çalışmam makinelerin yürürünü öğrenmeye çalışmakla paraleldi. Önce tersinden gittim bir sürü haftam çöpe gitti hiçbirşey anlamadım.:)
    Sonrası kendine göre olan kısmı. Yani bundan etkileyici referans alınmaz. Zaten kayıtta denildiği gibi de indirilen, satın alınan setup’lar dahi o yüzden işe yaramıyor çoğu zaman. Benim setup’ım direksiyon ve diff. açılarından başlar çoğu zaman öyle toe gibi şeylere gitmez bile. 🙂 Mesela çektiğiniz bazı videolarda o kadar fazla zorlanmanızın nedeni de bu. Tek bir settings herşeyi düzeltecek belki ama deneyimlemediğinizden girişemiyorsunuz. Rahat yönetemediği şeyden keyfi sınırlı kalır insanın. Setup’ın global ve bireysel iki yönü var. Global öğrenilebilir diğeri keşfedilir. Uğraştıkça zaten ha şu ayar gerekiyor diye kendisi söylüyor zaten bünyeye. Bir araca binince koltuğu aynayı vs ayarlama ihtiyacı gibi başlar. Çok ileriye götürülmesi zaten zor mühendislik bakışı ve saha da deneyim gerektiriyor.

  2. Çok keyifliydi hem video hem yazı elinize sağlık diyelim. Daha yeni başlayanlar için bir iki şey ekleyeyim motivasyon amaçlı. Eğer DFGT gibi ucuz! yollu bir set alacak kadar imkanınız dahi yoksa ve elinizdeki set marketlerde satılan oyuncaktan bozma şeylerden biriyse de ısrarla sürüş yapmaya devam edin, hatta o çileyi çektikten sonra güzel bir sete geçiş yaptığınızda bu tecrübenizin yararını görebilirsiniz de.
    Geri bildirim olmadan, yarım turluk direksiyon açısı ile otomobili çizgiye oturtmak büyük dikkat ve beceri gerektirir fakat yapabilene, oyuncakla dahi bir şeyler yapılabilir yetenekli ellerde. Pedallardan bahsetmiyorum bile 🙂
    Simde sürüş yaparken tek tur zamanı çıkartmak nispeten kolay gibi görünebilir, yeni başlamışsanız muhtemelen şanslı bir tur atıp kendinizi kandırabilirsiniz. M1chael’ın bahsettiği gibi esas olan her zaman endurance sürüşlerde uzun süre düzey koruyabilmektir. Sürüşünüzü geliştirmenin de en bariz yolu uzun sürüş yapmaktır. Yapamıyorum diyorsanız daha fazla deneyin, yapacaksınız 🙂 Yavaş da olsa istikrarlı gitmeye ve düzey korumaya çalışın, hızlanmak için acele etmeyin. Zamanla tur sürelerinizin düştüğünü göreceksiniz bu tabi ki tek tur hızınıza da yansıyacak. Belki bir süre hedefi koyup belirlediğiniz aralıkta turlar atmaya çalışabilirsiniz. Kendinizin farkına varın, videoda geçtiği gibi sık sık sürüşünüzü analiz edin.
    Antrenman olarak endurance yarışlar yapın. Bunu single ve botlarla yapabilirsiniz. Hata yaptığınızda baştan başlamak yerine olabildiğince çabuk piste dönüp devam etmeyi deneyin. Agresif olmak her zaman iyi değildir, fakat odaklanmanızı bozacak kadar da sakin olmayın. Tetikte ve dikkatli olun 🙂 Olayı makaraya almayın odaklanın 🙂
    Ayrıca bu uzun sürüşler otomobilin davranışını anlamayı da kolaylaştıracaktır. Bunu şöyle düşünün, bir matematiği anlamaya çalışıyorsunuz ve bunun için bazen saatlerce düşünmeniz gerekir. Eğer durup ara verirseniz baştan başlayıp tekrar ısınmanız gerekir. Parçaları birleştirir gibi, bir eşiği aşıyormuş gibi.
    En önemlisi ısrar ve sabırdır. Yeterince çalışan herkes hızlı olabilir.
    Yorumum yazının, videonun bazı kısımlarının tekrarı gibi olmuş ama bir şeyler katabilmişimdir umarım. 🙂

    • Görünce, duyunca Onurun bu yorumu gelmişti aklıma.:) Gençler her zaman daha iyi olacak yada ileride başlıyor…
      Ne kadarını ne kadar yapabiliyorsun bilmem ama çok da önemli değil burada bir çırpıda yazılan şeyleri öğrenmek için ben çok uzun yıllar katettim. Bir genç gelip şaak diye yazıp geçebiliyor. İşte hayatımız böyle. 🙂
      Yeni nesiller eskilerin biriktirerek üstlerine koyduğu şeyin o düzeyinden başlıyor. Hayatın devamlılığı güzel birşey ama yaşlılar için kötü. 🙂 Şumayerler didinerek birleştirip ortaya koyduğu şeyleri birilerinin gelip bir çırpıda erişmesine pek haz göstermezler. 🙂 bu da normal süreç napalım. 🙂

      • “Ne ilginçtir, insanlığın binlerce yılda bulduğu yazıyı, çocuklar 5 yaşında öğrenebiliyorlar. Her düşündüğümde çocukların bu öğrenme yeteneğine şaşırırım. Bilim dallarında da bu durum böyle değil midir? Ondokuzuncu, hatta yirminci yüzyılda bulunmuş soyut kuramları, fizik yasalarını çocuk sayılacak yaşta öğrenmiyor muyuz? Bir bilimci için hem güzel hem de üzülesi bir şey bu. Güzel, çünkü büyük çabalarla bulunan olgu geniş bir halk kitlesine tanıtılıyor. Üzülesi, çünkü büyük çabalarla bulunan olgu meğer o derece basitmiş ki bir çocuğa bile öğretilebiliyor.” Ali Nesin

      • Bu arada estağfurullah hocam biz daha toyuz. Sana bu şekilde cevap yazmam da ukalalık olmuş aslında. İşte boş kalmasın, benim de bir katkım olsun, kuru kuru teşekkür edip geçmeyelim telaşı bunlar 🙂
        Sitenin güzel özelliği de karşılıklı saygı, sevgi. her zaman eyvallah, eline sağlık yazılması. Forumlarda olurdu ya +rep emeğe saygı..

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]