Geyikliyoruz Cumartesi #18 – Formula 1’in Bilinmeyen Yönleri Bölüm 3: Süspansiyon ve Lastik – 07 Nisan 2018

6

Podcast:

Dosya: İndir

Mixcloud:

6 Yorum

  1. atmosfer basıncı 15 iken lastik nasıl 14 diye aklı karışan benim gibi beyni ilginç çalışan ve gerçek hayatta psi-bar vs. pompa deneyimi olmayanlar için, lastikler mutlak basınç değil bağıl basınç ile ölçülüyor örneğin 14 psi ise 14+15= 29 psi aslında, chargingde de bağıl ölçülür, aslında her şeyde böyleymiş, diğer türlü saçma oluyor zaten biz napalım mutlak basıncı falan, o turbolar da 5.5 bar değil 4.5 barmış gerisi rakamları büyük göstermek için bu basınç mevzusundan hayatımı trollünü yedim.

  2. Notlar:

    – Günayın hatırladığı sabit süspansiyonlu test; Williams
    https://drivetribe.com/p/williams-once-tested-a-formula-HfZzfOVoTCqWCYyBFPNSIA?iid=RLpBVF-MSnqUttlWSUHT4g

    – Aşağıda ekte de görüleceği üzere yüzey bileşenlerine göre lastiklerin tutunma kapasitelerine dair güzel bir tablo.
    Yarış türünde kendi içerisinde çok devasa farklar yokmuş gibi görünüyor. Bu tabi yüzeye basan ilgisinde.
    Tabi ki farklı türde ki hard-soft’larda olduğu gibi bu kadar farklar dahi saniye ölçeğinde birkaçtan epey fazla farklar doğurabilecek düzeyde.
    http://www.formula1-dictionary.net/Images/tires_grip.png

    – F1 lastiklerinin işletimine dair;
    “an FIA official receives a list of bar codes, which relate to the tires that will be taken to the next grand prix. The FIA then allocates bar codes — and, therefore, tires — to each individual teams at random. Pirelli itself is not involved in this process at all, meaning that the Italian firm cannot influence which tires are allocated to which teams”

    “Oraya vardıklarında, bir FIA yetkilisi, bir sonraki grand prix’e götürülecek lastiklerle ilgili bir barkod listesi alır. Daha sonra FIA, her bir takımın rasgele olarak barkodlarını ve dolayısıyla lastikleri tahsis eder.”

    “Hem kullanılmış hem de kullanılmamış kalan tüm lastikler, jantlarını çıkarır ve daha sonra Didcot’a geri gönderilir. Vardıklarında, lastikler parçalanmış ve daha sonra çimento fabrikaları için yakıt üretmek için çok yüksek sıcaklıkta yakılan özel bir tesise götürülür. Bu süreçte üretilen malzeme, yol yüzeyleri ve diğer endüstriyel uygulamalar için de kullanılabilir.”

    http://www.moderntiredealer.com/news/395983/pirelli-and-f1-cracking-the-barcode

    Pirellinin lastik işletimini anlatan güzel bir yazı. Ayrıca alıntılanan kısım tek lastik tedarikçisi varlığının daha dengeli bir ortam sunduğunu gösteren bir done. Takımlara dağıtım biçiminden FIA’nın adamlarını satın almadığın müddetçe tedarikçinin birilerine hile, avantaj getirmesini engelliyor. Daha fazla tedarikçi olduğunda ise bu kapı aralık kalmış oluyor.
    Diğeri ise lastiklerin hammadde muhteviyatı ile de geri dönüştürülmelerini içeriyor. Farklı kauçuk lifleri, yapay kauçuklar, silika, sülfür ve petrokimya karbon, polimer ve yağ içeriyorlar. Bunlar tabi asfalt yapımında bile işe yarıyor.

    – Maliyetler; Lastiklerin takımlara birim maliyeti 600-650 $ civarında. Bu ucuzmuş gibi geliyor ama yanıltıcı. 50-100 bin adet üzerinden toptan sipariş edildiklerinden birim maliyeti düşüyor. Satılmıyor ama satılsa 1 setini sanırım ~1500 $ x 4 : 6-10 bin $ arasına alabiliyor olurduk :P.
    Pist lastiklerini 180 ila 1200 $ arasına alınabiliyor. Hatta hoosier gibi markalarda düşük profilli slick lastikleri usa da vergiler hariç 230 $ x 4 : 920 $ ‘a setini almak mümkün. PilotSport gibi pahalı yol lastikleri ise ebatlarına göre adedi 200 ila 550 $ arasına geliyor. Yani bugün 10 bin TL’a yakın bir rakamı muhteşem aracınıza harcamak zorunda kaldığınızla zenginlerin de biraz halini düşünün. 🙂

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]