Geyikliyoruz 45: Enine boyuna 2018 Brezilya GP

34

34 Yorum

  1. Hepsi tamam da , o Bolu tüneli misali bir geçiş varya hani, orası gerçek dışı olmuş yaw. Çünkü tünel ilk açıldığı günden beri bazen 2 şerit, bazen de bir şerit mutlaka, ama mutlaka onarım-bakım için trafiğe kapalı olur.

  2. https://www.youtube.com/watch?v=icZyYJoZ91w
    https://migflug.com/flights-prices/mig-29-edge-of-space/

    Günayın bahsettiği yuvarlaklığa yukarıdan şehadet etme olayı budur. Bu şirket Fulcrum parasıyla herkese sağlıyor.
    https://youtu.be/oOPuCRpMKgM?t=187
    Bunlara da gerek yokta neyse.. yıl 2500 de olsa birileri uzayı bükse de ahmaklar ve birilerini kandırabilmeleri baki olacak sanırım. Sorgulama ve araştırmanın sabite kavramlar üzerinden dahi olacağını sanar bunlar. Güya işte sorma, sorgulama… 🙂

    • Hocam güzel video üçüncü linkte ortadaki kokpit bağlantı direğide eğimli. Ben düz dünyaya teorisi banada yanlış yönleri çok.
      Konuyu ben açmadım GÜNAY açtı 😁
      Motor sitesinde düz dünyayı konu ediyor.😂

        • Onlar merceklerle ilgili farkedebilir misin bilmem tabi de o kameralarda uçak gövdesi de iç bükey 🙂 artı 5:03 de daha 11 bin metrede o irtifada tüm uçuşlarda bulutların durumu eğimi algılamada belirleyici. 5:37 itibariyle bakarsan merceğin iç bükey toleransının dahi kapatamadığını, uçağın arka izinden dahi anlayabilirsin.
          Yav bunları söylemek bile abes bence.:) Hakeza dünyanın yuvarlak olduğunu anlamak ve algılamak için yukarıya çıkmaya da gerek yok. Orta okul eğitim bilgisi dahi yeterli iken peşine düşülmeyen güya sorgularla aaaa acaba kabulleri oluşturarak ulaşılan şeye ancak saçmalık ve gericilik denilir. Yuvarlak tipi kabul gerçekleşeli 1000 yıl olmuş (düz hesap) halen düz mü la diyenler var yahu bin yıl 1000…. İnsanlar da bunu öyle 20-100 km yükselmeden yapmışlar düşün hani. Akıl bu kadar becerikli birşey iken yetenekleri için herşeyi görmeye ihtiyaç duymuyor. Gözüyle görmese de mikrop diyebildi, nükleer bomba çalışma mekaniği yapabildi…
          Aşağıyada bütün bunlar optik oyunlar yapalım maksatlı değil sadece optik uygulamaların sonuçları. Envai çeşit görüntüleme tekniği var sen herşeyi gözün gibi beklersen çakılırsın.
          Mesela niye yıldızlar gözükmüyormuş sen göğü arkana alıp selfi çektiğinde görünüyor mu sanki ancak arkadaşının arkasından baktığında gözünle görüyorsun. Bu optik odak meselesi. Köy gibi bir yere gittiğinde hava açık olduğunda 12 den sonra bırak yıldız denizini bulutsuları dahi görürken öyle 2 dk tutmayla fotoğraflayamıyorsun onları.
          Gözünün basit becerebildiklerini de beceremiyor ama NASA’nın alfa gibi ışınımlar vs ekseri galaktik dijital görsel oluşturmayı da, makro çekimi de gözün beceremiyor. Zaten sorunların çoğu görselleştirmeden kaynaklı mühendisler, bilimciler bunu genellikle hatalı olduğunu bildikleri halde yapıyorlar çünkü altta ki insanlara birşey öğretme derdindeler. Kalkıp tepsiye inanmasın insanlar artık isteniyor. O kadar şey yapılmasına rağmen yine de çıkıyor böyleleri işte bu komik dahi değil kimse kusura bakmasın. Görselleştirmelerin birçoğu problemli bu eğilimler ile ilgili sorgularda ki anlamsızlıklar her yerde mevcut yaptık işte diğer konuda F1’in harcadığı ile adamın marsa giderken harcadığı şeklinde… Adam jupiter’a dahi gidiyor ama daha düzgün dünya foto’su, haritası yapamıyor işte bu eğilimle alakalı. Kime lazım ki meselesi. Daha geçenlerde birisi gençler doğru anlasın diye düz dünya haritaları oranı dışında ülkelerin gerçek coğrafi ölçeklerini simüle edip paylaştı.
          Yörüngede görev yapan adam bunu sizce bilmiyor olabilir mi ama biz bilmeyebiliyoruz. Birçok dünya üzeri araştırma gibi görselleştirme odak ve eğilim konusu çünkü matematikle işlerini çözüyor adamlar dolaba çıkartma ihtiyaçları yok o işin keyfi kısmı. GPS kodlamaya başlayan kişi dünyanın yuvarlak olduğunu algılayabilir haricen ispatlama zaten ihtiyacı yok o düzeydeyse zaten o kodlamayı bitiremez. 🙂 Yaptığı projede onu harita biçiminde görselleştirmek ise farklı mesele.
          Hakeza uçuyorsun, geziyorsun, cepten herşeye ulaşıyorsun senin üzerinde dünyanın yuvarlaklığı kaynaklı kurulan bütün sistemin nimetlerinden faydalanıyorsun ammaaaa güya sorgulamaya, ispata gelince dünya yuvarlak olmayabilir mi acebaaa diyon. 🙂 Lan yürü git çöpçü sopası gösterirler adama. 😀
          Diğer problemlerin birçoğu ise kabuller ve değişkenler üzere… Biz ise herşeyi net görmek istiyoruz. Sanıyoruz ki dünya balon gibi olması gereken birşey içeriği, havası ve hudutları gayet net. Ancak gezegenlerde yıldızlarda değil öyle. Bende bakınca bir sürü farklı kabul görüyorum. İster 50 km itibariyle uzay kabul et ister 100 km… Adam 130 km’e 1 tonluk şeyi yerleştirip 50 yıldır döndürüyor mu döndürüyor sen ona bak asıl.

          • “mühendisler, bilimciler bunu genellikle hatalı olduğunu bildikleri halde yapıyorlar çünkü altta ki insanlara birşey öğretme derdindeler.”
            F1, motor sitelerinde gördüğünüz görsel çizimlerin alayı bu temel üzere. Burda biliyorsunuz ki ayrıntıda çalışma bu şekilde değil tabi biliyorsanız şayet. 🙂 Siz hiç içten patlamalı motorun tüm çalışmasını gösteren video gördünüz mü? birinin tek silindir pat pat üzerine yavaşlatılmış çekimini görebilirsiniz. Thermal döngün üzerine gördüğünüz bütün grafikler birinin onları çizmiş olması kaynaklı hakeza aerodynamics. Çizmedi diyelim ulan yüzbinlerce km yürüyen bu motorlar çalışmıyor olabilir mi. 🙂 Çalıştırmak için çizmeniz mi lazım illa ki. Mühendislik Doc. okuyamazsın, burada tartışamayız çünkü tüm sayfaları formül dolu öyle çizgi film gibi her sahneyi görselleştirmiyor adamlar ancak birilerine birşey öğretiyor o metamatik dizayn ile.
            Bu dünyada geziyor, insanlarla buluşuyorsun bunu mümkün kılan birşeyler var ben diyorum ki bunun bir çekirdeği var disiplini var algıladığın gibi düz beyaz kırmızı arayüz formünde değil şu PHP framework’ü kullanıyor. Sen de kalkmış diyorsun ki yoook inanmıyorum acaba biri demiş sana ASP olabilir mi 🙂 bunu ya öğrenip, inceleyecek, ispatını göreceksin yok diyorsan da ben PHP diyorsam bana iman edeceksin. Bu kadar nettir bilgi, bilimde herşey. Bunlar çalışan dinamikler. Zira ay’a gitmek gelmek çocuk oyuncağı plüton, mars’a gidebiliyorken sadece dedikleri gibi odak ve para meselesi. Sana zor olabilir Blog kurmak çocuk oyuncağı doldurmak mesele. Twitter kurmak ise oyuncak işi değil. Twitter sistemi kurabilen adam blog kuramıyor olabilir mi bla bla bla..

            • hocam kelimelerden vergi alınsaydı en çok senden vergi alırlardı. 🙂
              yine yanlış anlaşıldım burada prof dediğim arkadaş var. oda bazen bana düz dünya cısı mısın diyor. hayır ben düz dünyacı değilim izlediğim bir şeyi çok dikkat ederim.
              altta örnek verdiğim flimde kaç kişi orada dünyanın düz temsil edildiğini görmüştür.
              karak terislik olarak sorgulamayı çok severim.
              hocam nasa marsın resimlerini çekiyor.giderken şu güzelim dünyamızın uzaydan güzel bir fotoğrafını çekse de şu savunanları sustursa güzel olmaz mıydı.
              ta satürnden dünyanın fotoğrafını çekiyor.
              https://www.teknonce.com/saturnunhalkalarininarasindandunyaninfotograficekildi.html

              • Güzel espri 🙂
                Eyw.:) Film’i düştüğü dönemde senaryosunun berbat olacağını bilerek sırf karakter çizimleri için izlemiştim tabi ki dikkatini çeken şeyi de görmüş gülmüştüm. Görsel sanatçının onu öyle çizmesinden doğal ne olabilir ki o günün bakışlarına modern art’s inşa ediyor. Apophis’e takılmadın da ona mı takıldın yahu. 🙂 Herkesin dikkatini farklı birşey çekebilir bende bunun çizimine dikkat etmiştim mesela.
                O da askerde arkadaşım üst devremin nick’iydi apophis oradan biliyorum. 🙂
                NASA bin defa susturuyorda bunlar susmak bilmiyor. Torba mı ki büzesin. 🙂
                Takıldığın şeye bak onlarca görsel imaj var. İstasyondan çekilmiş tonlarca görsel var yetmiyor mu…
                https://www.nasa.gov/image-feature/from-the-earth-moon-and-beyond
                https://earthobservatory.nasa.gov/images/91494/right-here-right-now
                Yav bunlar hep sitelerde var bakmayı bilin yeter ki.
                Bu işi de yanlış algılamanızdan kaynaklı. Nasa sanki Saturn’ü Mars’ı Canon’la mı çekip koyuyor sanıyorsunuz. Adamın satürn e gidip çektiğine inanıyon ama dünyayı çekebileceğine inanmıyon var mı böyle birşey yav. 😀
                Sen hiç 320 ile giderken foto çektin mi bu iş öyle senlik benlik kafada değil dile kolay 30000 km/h hızla döner giden şeyden nikon’la renkli foto sen çek çekebilirsen. 🙂
                Velhasıl susmak için delile gerek yok biraz adap, biraz ahlak, biraz akıl, biraz da izan yeterli had bilmek için. 🙂 Tabi ne gezer milenium troll’lerinde. 🙂 Bunlar öyle evrim geçişmiş ki bunlara ışığını geç güneşi de tuttursan taşa dönmüyorlar. 🙂 Nasa’dakiler de Gandalfcılık oynamıyor malum. 🙂

                • hocam benim ailem fotoğrafçı rahmetli baba ağabeyim amcam çocukları sülalem fotoğrafçı, ben değilim biz ise nikkon d610 fotoğraf makinasıyla resim çekiyoruz.yüksek çözünülüklete çekiyoruz (raw formatı)
                  nasa da bu makinaların çok üstünde/süperi olması lazım fotoğraflara bakıyorum düşük kalitede.
                  soruna gelince 320 km asa yı yükselt elle netliğe al ortam güzelse fotoğrafı çekersin

              • E o zaman kardeşim senin birazcık daha teknik birşeyler okuduğunda bu işi daha iyi anlamış olman lazımdı. 🙂
                Asıl sorun şu sensör değil transfer. Sen SD karta çatır çatır çekiyorsun işte yine de optic problemlerle var. Hatta SD kartın yavaş oldu mu felan cortlatıyor hani.
                Mesele öyle wifi felan olmayan çok uzak mesafeden görüntüyü transfer etmekte.
                https://www.youtube.com/watch?v=kqhz44zeYw0
                bunu izle ortada ki amcayı iyi dinle üzerine küçük bir miktar daha okuma yaptığında data transferini daha iyi anlayacaksın.
                İstasyondan yapılan çekimler gayet net, çözünürlükleri de yüksek neden kabul etmiyoruz o zaman?
                Yıldızlar görünmüyor, farklı ovallikler görselleniyor diye mi. 🙂 Adamlar o derece stüdyo kurmuş olabilir mi. 🙂
                İşin kaynakları nedensellikleri önemli. Yapılamazlığından değil gereksizliğinden birçok şey. Farklı yörüngelere gitme gibi uzaktan net foto çekmeye ne kadar ihtiyacı var ki NASA, ESA’nın? ne işlerine yarayacak. Çoluk çocuğa ispat mı kasmaları gerekli koca adamların.
                Görevler, içerikleri, taşıtlardaki çekim yapacak aletler, gidiş prosesleri çok farklı. Mars’dan net foto geliyor çünkü ihtiyaç o. Peki kaç günde geliyor? öyle şak diye RAW, PNG mi geliyor…
                NASA’nın paylaştığı görsellerin neredeyse tamamına yakını dünyada dijital imaj haline getirilmiş illustrate edilmiş görüntüler çünkü çektikleri şeylerle görmek istedikleri başka, transferleri başka.
                Asıl sorgulanacak şey uzaktan niye foto yok değil ulan 5 milyon km den bizim oldukça yüksek boyutlu olarak bildiğimiz bu görüntüleri nasıl ulaştırıyorlar. Asıl mühendislik hayranlığı burada.
                O yüzden “30000 km/h hızla döner! giden şeyden nikon’la renkli foto çek” meselesi önemli.
                Ben teknik uygulayıcı olarak sınırları, sorunları bildiğimden F1’in local wifi üzerinden seyir transferine dahi hayran oluyorken ancak buna küçük bir miktar bakıp hayranlığımı arttırabiliyorum. Bakınca da niye illustrate ettiklerini zaten anlıyorsun.
                Basit Prosedüre bak…
                Bir makineye hesap ettiğin üzere şu şu süre dahilinde komut gönder. Dönüp hızla giderken komutu alsın
                şu kadar sonra kamerasını açsın. şu kadar süre çekim yapsın.
                hafızaya aldığı bin görselden sadece bir tanesi gezegene denk gelsin.
                yola devam ederken tekrar komut gönder bana onları şu şekilde gönder demiş ol.
                başlasın, 6 ayda sadece temel oluşturan pixel vs alt basit noktaları ile 0,1 ler halinde gönderimi tamamlasın.
                Sen onları al illus. et katalog la, hah bak bu insanların işine yarar bak de paylaş.. 2 ay….

                Birileri bu kadar kasıyorken sonra kalksın biri foto yok çünkü gitmediler desin. 🙂 Sen türk olarak böylesine napardın. 😀 inermisin çıkarmısın…. 🙂

    • Yuvarlak olduğunu kabul etmeliyiz çünkü bu bilimsel olanı. Öbürünün bilimsel bir tarafı yak safsata sadece. Ama bu Mig29’la uzaya çıksam bile o yuvarlaklığa ikna olmam çünka orada bir sürü optik olay yaşanabilir videoda görüldüğü gibi. Çıplak gözle bakamayacağımıza göre. Bu uzaydan çekilen dünya videolarının çoğu sahte veya balık gözü tabir ettikleri merceklerle çekiliyor insanlar boşuna şüphe duymuyorlar, ama ya mümkün mü uyduların yörünge dediğimiz şeyde 25 bin km hızla sürekli zikzaklar çizmesi, buna ne yakıt dayanır ne bir şey. Ki bu 400 km’lik yörünge, bir de daha hızlı 36 bin km eşzamanlı yörünge var. Bilimden ikna olamayan arkadaşlar mühendislikten ikna olabilirler. 57 yılının Sputnik 1’i bile dünyanın yuvarlaklığının kanıtıdır o alet de alçak dünya yörüngesindeydi ve düz bir çizgide gidiyordu ancak düz bir dünyada sürekli manevra yapması gerekecek. Elon’un uzay araçlarının iki videosunu izlesem lan bu adam milleti kekliyor mu acaba diyorum ama uzaya çıkmadığı konusunda değil, canlı yayın diye verdiği bazı şeylerin önceden render edilmiş olmaları şüple uyandırıyor. Neyse bu kameralar ve bize dünya görüntüsü diye verdikleri şeylerin çoğunun neden optik oyunlarla dolu olduğunu bir türlü anlamadım.
      Belki çıplak gözle bile optik oyunlar oluşacaktır. 3 boyutlu göremiyoruz ama alçak yörünge hızında saatte bir tur atacağımız için o zaman ikna olabiliriz. Uzay istasyonuna çıkmış birine dünya düz desen bir tarafıyla güler heralde.
      Bir karınca iki boyutlu görür ve yüksekliği algılayamaz. Karıncayı bir kürenin üzerine koyarsanız bir sonsuzluk algısına kapılır.
      Ve küre üzerindeki karınca için bizim geometrimiz ve optiğimiz düzgün çalışmayacaktır. Kürenin çekimi varsa optik çalışabilir ama mesela üçgenin iç açıları toplamı 180°den fazla çıkacak ve farklı bir geometri kullanmak gerekecek. Biz de uzayı algımız kadar anlayabiliriz. Ki bizim uzüyı algılama imkanımız da yok. Hoş bizim doğru düzgün bilim yapma imkanımız da yok ama bilim bilimdir. Kimse kimseyi kandırmaya çalışmıyor bilimsel bilgi her zaman güvenilirdir. Bilimde ayrım veya dışlama yok, ama düz dünya hiç yok.

        • Bu bilgiler biraz eski. Görmek ile algılamak tamamen aynı şeyler değil zira sensör, lens yapısına sahip gözler tek geçerlilik değildir. Karınca tek boyut görüp 3 boyut algılayabiliyor yoksa zaten o 3D inşaa yeteneği olmazdı. Görme kapasiteleri zaten oldukça düşük ancak sensöre destekleri var. İletişim üzeri görme gibi de bir yaşam döngüleri var.
          İnsanda aslında 3 boyutlu görmüyor 🙂 2D+ plus gibi bir durum var. Yani derinlik var ancak sınırlı. Fakat 3D biliş yani algılama yeteneğine sahip.
          https://onedio.com/haber/bu-uc-boyutlu-dusunebilme-testini-gecebilecek-misin–649873

          İşte bunlar yüzünden de görmenin yeterliliği tartışılabilir bir konu. Görme üzerinden bakılacaksa dünya üzerinde ki birçok konu yalana çıkar.
          https://eksisozluk.com/stereopsis–1291443
          Canlılarda görme sabit hatta 2D göz kapasitesine sahip bazı canlılar salt görme alanında daha başarılı sonuç dahi çıkarabilir. İnsanların %10 u civarında da 3D problemi var yani bir rahatsızlık. Bunlar genelde karmaşık işlerde pek bulunmazlar. Mesela aşırı şaşılıkta bunu doğurur fakat bilişsel yetenekle yakın mesafelerde tolere edilir zaten insanda sınırlı olan 3D de uzak yani tam derinlik algısında tolere edemiyorlar. Yani mesela pilot olmaları zor ve tehlikeli.
          Benzer problemler insan gerçekleştirdiği için görme, algılama sistemlerinde de mevcut. Sınırlar ek çalışmalarla ancak aşılabilir. Mesela bilimde bunu ek çalışmaları ile matematik ile gerçekleştirilir. İMAX denilen çift alımlı kameraların devamiyeti ile de bu işler ilerlemeye devam edecek. Fakat aktif elektronik alanlar sınırlılık her zaman barındıracak. Herşey bizi tamamlamak için değil bizim üzerimize çıkması için olanlar da var bunlarda genellikle sensörel, dalga yapılı birimler. İşte bilişsel beceriyi geliştiren de aslen bunlar.
          Mesela şimdi aklıma gelen, dünya yuvarlaklığı, göksel konumlar, zamanlama konularından bir kaçı kuyuda ki yansımaya bakılarak geliştirilmişti. Yani kuyu burada optik araçtır.
          “Kuyunun dibindeki kurbağa, gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanır”
          İşte bilinç, sorgulama, algı ile temel sorun budur. Kapasitesini kullanmayan insanlar geniş düşünemeyip kurbağa gibi sonuç üretiyor. Sonra bütün kurbağalarda bir araya gelip bu lafı vrak vraklıyor. 😀
          Zaten o yüzden de ilk yorumlar felsefe ve gözlem geliştirme ile elde edildi yoksa öyle kuleden atlayarak, uzaya maymun göndermeye çalışarak değil.
          Celal hoca TV de bunları anlattı. En azından bu çağ genci ben duymadım, görmedim diyemez. Birileri anlatıyor ve veri de varsa da pek tabi ki bu tip söylemlere laf edilir. Baksaydınız bize ne… veri orada duruyor denebilir.

  3. yine kırmızı ışık 🙂
    Günay dünyanın şekli bize öğretilen yuvarlak sonra üsten ve alttan basık dendi vb. hep tutarsızlık var.
    mısır tanrıları filmini izlerken ra tanrısı yaratıkla savaşırken dünyanın şeklini düz gösterdi.
    bu biraz ilginç değil mi? ben düz demiyorum ama şeklini uzaydan çekilmiş bir resmini göremedim.
    ama kesinlikle aya gidildiğine inanmıyorum van allen kuşağından dolayı artı yıldızlar yok.aydan çekilmiş dünya resmine bakıyorum. dünyadan ay’a bakmış büyüklükte.

    • Onlar tutarsızlık değil tespit, modellerin değişmesi ve bu ülkenin global güncel bilgiye açık olmaması kaynaklı. 🙂 Örneğin daha düne kadar 80-90 yıl önce ki esir, darvin evrim teorisi gibi kavramları esas alması sebepliydi. Yani 100 yıl geriden gelme herşeyde olmasa da çok alanda var kalkıp evangelist salaklara saplanan halen çokça.:)
      https://www.webtekno.com/nvidia-ay-a-cikilmadi-teorisini-bir-kez-daha-cokertti-h55244.html
      https://evrimagaci.org/van-allen-kusagi-ve-uzay-gorevleri-6980

      Yahu gayet teknik kavramlar içeren (seyrinde dahi) F1 ve otomobil seviyor, takip edebiliyor, anayabiliyorsunuz ama şu ay gidilmedi meselesini nasıl yiyorsunuz anlamak güç. 🙂 Yukarıdakiler aşağıda ki herkese ispatlamayla ömür tüketemez de tonla değeri olan bu kadar açık şeyi nasıl uzaksanıyor anlamak zor. Aya dahi gidilmediyse, dünya belki de düz ise 😛 Y250’i, HP üretmeyi nasıl kavrayacağız. İman ile mi? 🙂
      O kadar tonla iman yanında aya gidilmeye de iman edilse bir sorun çıkmaz hani. 🙂
      Velhasıl şu internet ve ele düşen aygıt devrinde bunları konuşmak garipten de öte.
      Düzeyimizi düşünelim diyelim ki Formula 1 tarihine, teknik uygulamalarına inanmıyorsunuz ama o ortam için hedefiniz de F1 pilotu yetiştirmek olacak. Sahi bu nasıl olacak.:) O yüzden yıllar önce yapılabildiğine inanmayanların yarın dahi aya, marsa gitmesi mümkün değil. Ha gitmeyi geç böyle tiplerden kastırsan da astronot yapamaz yörüngeye çıkaramazsın sanıyorum. Gidilmediğine inanan bir mühendisle uydu yazılımı hazırlamak… Çok şükür böyle mezunlar çok fazla değil ki işler yürüyor.:D
      Kızmıyorum makarasındayım tabi de çöpüyle birlikte internet derya deniz wup’dan filmlerden ibaret değil malum.

      • Insanların sorguluyor olabilmesi kötü birşey değil.Bunun sorgulanıyor olması tam olarak somut bir şekilde yeterli verinin olmaması ile işkillendirilebilir.Mantıklı baktığımda bence de bundan 50 60 yıl öncenin teknolojisi ile hadi gidilmesini geçtim onu bir şekilde yaptın diyelim, dönülmesi çok mantıklı gelmiyor.

        Bu konu ile ilgili mantıklı şekilde hem tez, hem de anti tez ortaya konulabilir.Fakat ben Mars’a insanın da içinde bulunduğu uzay aracı inmeden, bu da yeterli veri ile desteklenmeden, aya gidildiğine tam olarak inanmayacağım.

        Inananlara da saygım sonsuz, insan istediği herseye inanabilir, kimi ineğe inanır, kimi dinlere, kimi aya gidildiğine, Kimi de Raikkonen 😀 ..

        • Bu sorgulama değil. Bu sorgulama bin yıl önce tamamlandı ve bu bilgiye açık olmayan isteyen bugünün öncesinde yayımlandı, yayıldı. Uygulama somut verilerin tatbiki ile ancak yapılabilir yani somut veri var yok değil. Olmasaydı uygulaması olamazdı teorik retorik kalırdı…
          Evet o programların içinde olan kişiyi konuk olarak alan ve taşıtları gidip gözle gören Fatih altaylı da benzer sorguyu yaptığını paylaştı o tenekelerle nasıl gidilir gelinir şeklinde ancak binlerce ispatı ve getirilen şeyler ile bugünden bakınca o tenekelerle gidip gelebildiklerini biliyorsun. Gelinememiş olsa yeter bıktım ulan aynı saçma sorulardan diyen astronot burada bin tane sunuma katılamamış olurdu herhalde. 🙂 Adam bıkmış hangi stüdyoda çektinizden başlayıp Ezan duydunuz mu sorularından. 🙂

          Tez-anti tez. Ortalıkta dolandırılan şeylerin çoğu anti-tez felan değil tez düzeyinde değil zira. Seviyesi olan birşeyi tez’in karşısına koyarlar. O yüzden zaten bunlar sorgulama felan değil sadece saçmalık. Tatbikten dolayı inanç meselesi de değil metafiziki kavramlarla değil bunların izahatları o yüzden inanç varsa şayet bunları gerçekleştiren adamlara iman edilecek. Bıdı bıdı yapanlara iman edilmeye kalkılırsa tabi ki farelere bunlar benim atalarım diye peynir verirsin. (ha yoksa hinduizm, taoizm bu kadar basit felsefi yapılar değil arkasında ciddi birikim var ama hintli vs her uygulayanın düzeyi başka tabi hakaret bir üstekine değil, olamaz.)
          🙂
          Kimi’i en anlamlı kılan dil bizimki galiba. 😀

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]