S1 Racing’in Mayıs sayısı çıktı!

14

Son Sektör’ün aylık Formula 1 geyiği S1 Racing Mayıs sayısı ile karşınızda!

Bu sayıda neler var;

  • Kapak konusu: Valtteri Bottas’ın Ruzya anıları
  • Dosya konusu: Yarışlarda uyumanıza engel olacak şifalı bitkiler ve içecekler
  • Röportaj: Monisha Kaltenborn ile Honda üzerine
  • Teknoloji: Honda’dan devrim niteliğinde motor değiştirme sistemi
  • Garaj: AUTOSHOW 2017, Hangi markanın mankenleri daha güzel?
  • Dev karşılaştırma: Egea mı, M4 mü?
  • ve daha fazlası!

Orijinal çıkma Honda MGU-H derginizle birlikte hediye!

Bayinizden ısrarla isteyiniz ki adam kafayı yesin!

14 Yorum

  1. Heh tamda sırası sanırım. Motorsportta Ferrarinin lastik gizemi ile alakalı müthiş bir analiz var. Ama Türkiye haberinde ki 20 yorumu okuyorum bir de aynı haberin globaldaki 60 yorumu okuyorum. Ve iki kıyas ile alakalı seviyeyi ciddi bir şekilde görüyorum. Biri çıkar ifşa etme der, biri çıkar vana der, biri çıkar ilginç der, biri çıkar saçma der, biri çıkar direksiyondan bu yapılabilirmi der. 2 yorum beğendim sadece 20 yorumdan. Tutturmuşlar her yarış hafta sonu pilot böyle yaptı, takım stratejiyi böyle yanlış çizdi şöyle olacaktı, uu nasıl çaktık-gömdük, totonun laudanın tiplere bak, oo Hamilton ölmüş bilmem ne. Arkadaş aç iki kelam bir şey oku, araştır ve böyle haberlere güzelce yazda bizde bilgi alışverişlerinden yararlanalım bir şeyler öğrenelim. Bari birşeyleri bilde bu muhabbetleri yap ne güzel olur. Bak dergisi var-interneti var, o-şu-bu var ama bizim çoğu insanlarımız neden pilot-takım davasından, araç sağlamlığından böbürlenerek, hazırdan konuşup-kenera atıp bilgi fakiri olmayı seçiyor anlamıyorum. Keza ülkeyi yöneten siyasetçiler bile birşeyleri insanlara aşılamıyor. Ha bunları niye yazıyorum, bazı yetersizlikleri gördükçe sadece üzülüyorum ve sinirleniyorum- Elin gavuru kıçını yırtıyor birşeyler öğrenmek için, fikir yürütebilmek için
    ve bizim insanlarımız neden bilgi edinmek, birşeyleri öğrenmek istemiyor diye. Bu neyime yarayacak gibi düşüncelerden uzaklaşmamız lazım çünkü beyin çalışma sistemi o kadar farkliki günlük hayatta yaptığınız aktiviteler özellikle hayatınızda başarılı olduğunuz alanlarda insanlara o kadar yarar sağlıyorki; özellikle bilgi edinme-öğrenme-uygulama-fikir yürütme açısından. Herşeyi hazırdan beklersek- beyin stabil çalışmış olur.. O yüzden yanlış anlaşılmasın kimseyi küçümsediğim veya aşağı düşürdüğüm yok.

    • Eee pilotlar ve haberleri prim yapıyor. Burada bile okunma sayılarına baktığımda Vettel, Raikkonen, Alonso ve Ferrari dışındaki hiçbir haber okunmuyor. 10/3 gibi bir oran oluyor. Haas, Sauber vs haberleri ile kimse ilgilenmiyor.

      İnsanlar bir pilotun bir şeyin peşine takılıp sürüklenmeyi seviyorlar, illa ki taraf olacaklar. Rusya’da Vettel geçip kazanabilseydi daha farklı haberler ve yorumlar çıkabildi, Beyaz F1 de muhtemelen çekilirdi. Formula 1’in taraftarı olan insan az ve değerli, motorsporu taraftarı daha da az bulunan bir şey.

      Bu arada, az önce bahsettiğin yazıya baktım da, element uydurmuşlar gibi. Hiçbir dayanağı yok, fotoda görülen bir şeyden türetilmiş kocaman ve boş bir makale. Takımlar direksiyonları yıllardır kutularda saklıyorlar zaten, bu sene yapılmış gibi gösteriliyor. GRIP düğmesi diferansiyel kilidi ve pedal haritası kombinasyonu ile ilgili bir işe yarayabilir. Lastik aşınmasında (ve sadece arka lastiklerde) en önemli faktör diferansiyel kilididir. Muhtemelen onunla ilgili bir şeydir, işe yaramasa da koymazlar. Fren dengesi tamamen farklı bir olay, hibrid motorlarda canının istediği gibi ayarlayamayacağın kadar karmaşık. Kısacası, herkesin zaten yaptığını tek Ferrari-Mercedes yapıyormuş, biri bir şey bulmuş gibi şişirmişler. Zaten uzun yıllardır devrim niteliğinde bir şey görmedik, bu mu özel çıkacak 😀

      • ”Rusya’da Vettel geçip kazanabilseydi daha farklı haberler ve yorumlar çıkabildi, Beyaz F1 de muhtemelen çekilirdi.”

        Çekilmemesi Ferrari’nin kazanıp kazanamadığıyla alakası yok. Öyle olsa Mercedesin ilk galibiyetinden sonrada çekmezdik. Açıkcası bizi taraflılıkla mı suçladın bilmiyorum fakat Ferrariyi burda veya yayında gelip şöyle böyle diye şişirip-şişirip durmuyoruz. Ben BeyazF1’de söyleyeceklerimi yapılmayacağı için yarış günü sitede yazdım ki okuyanda anlamıştır ne kadar tarafsız olduğumuzu.
        BeyazF1 grubumuz ne kadar Ferrari fanatiği olsa da bütün takımlara saygı duyuyor ve her birini teker teker inceliyor-takip ediyor. Keza böyle bir düşünceniz varsada grubumuzdaki insanlar çekmek istemez bir daha yayın. Hiç kimse yayına Ferrariyi şişirmek ve savunmak için gelmiyor.. Dediğim gibi çekilmemesinin altında yatan sebebler var ve bu söylediklerine alakası yok..

        Haber ile alaklı ise sana göre element, bana göre anlamlı. İlla bir şeyin yazılırken dayanağımı olması gerekiyor. En azından bir fikir verici-düşündürücü. Adamda zaten açıkca yazmış, bu anlattığı olay Ferrarinin sihirli kurşunu değil diye.Aksine bu tür detayların başarılı olma yolundaki ufakta olsa önemine değinmiş.

        • Taraflılık olacak tabi, kimse tarafsız olmaya çalışmamıştı gördüğüm dinlediğim kadarıyla. Sohbetin olayı bu.

          Suçlamak? Bunu düşünmek asıl garip olan.

          Makale dayanaksız olmaz. Güzel şeye dikkat çekmişler sanıyorsun, ancak şapkanın içindeki tavşanı arıyormuş gibi yapıp içerik kasmaktan çok öteye gitmemiş. Daha fazlası olmalıydı.

          • Sen bunu derken yayında başta ben, Mert ve Hakan’a hakaret etmiş oluyorsun. Çünkü bizim gibi adamların hiç derdi taraflılık olmadı. Alpay-Enes-Sinan hep makara peşinde koştular ama asla Ferrariyi şişirip ve savunup durmadılar. Herkes hakkıyla sorulan sorulara tarafsız cevap veren kişiler. Bunları okusalar ne diyecekler merak ediyorum 🙂

            • Hakaret ve suçlama kelimelerini kullanan sensin. Ben ne öyle bir şey söyledim, ne de kast ettim. Benim verdiğim yerinde bir örnekti, destekler de varken hatalı bir tanımlama yok. Bahsettiğimiz yere çıkıyor zaten.

    • Eleştirip dururken aynı statüyü göstermek pek iç açıcı ve Akil hali olmaz değil mi…
      Fark ve farkındalık oluşturulmak isteniyorsa kişi elini suya sabuna dokunduracak. Sahada, yaşam da biz ona eli yağa sokmak deriz.
      Büyüklerden öğrendiğim ve her zaman dediğim birşey var; Eleştiri; birşey yapanların, derdi amele dökenlerin haddinedir.
      Yoksa çoğu zaman kuru gürültü oluyor.
      İşte batı da beğenilen tavrın temel argümanları bu tip şeyler oluyor. Ya faide ya gerçek eğlence.
      Soru sorar batının insanı.

      • Yıllardır sizin gibi F1 – motorsporları dehaları varken hala insanlar aynıysa biz taşın altına elimizi soksak ne olur ki..Yıllardır o kadar güzel yazılar yazıyorsun fakat insanların sana yazdığı M1CHEAL abi helal olsun vesaire gibi şişirme laflar ama öğrendikleri kaç kelam var merak ediyorum. O yüzden malesef devir farklı yürüyor ve gidişat iyi değil. Ben bunları üzüntü ve sinirle yazdım fakat bu yazının kimsenin gözünde bi r değeri veya bunu okuduktan sonra dğeişeceğini sanmıyorum ve hiç değişmiyeceğinide biliyorum. He ama bizimde insanlar faydalansın diye yaptıklarımızda ortada.

        • İlgi alanlarının farklı olmasıyla ilgili. Sen ben tekniğine bakarız, başkası pilotu DNF olunca TV kapatır, kazanıp kazanmadığına bakar. Derinini anlama isteği yıllar önce kayboldu. Sansasyona öyle alıştık ki hakkıyla yapılan şeyler dikkat çekmiyor. Yapacak bir şey yok.

          Ne istediğine bağlı aslında, bir arada kalmak, bilgilendirmeye devam etmek ve ilgilenenlerin artmasını değil seni bulmasını ummak.

        • Başkalarını değiştirmek için önce kendinden başla Çağrı. Başkalarına üzülmek için de aynısı.
          Eleştirmek için önce birşeyler vermek gerekiyor. Verirken finalinde eleştiriyi ortaya koyduğunda daha güzeli oluyor. Daim sorun konuşup çözüm sunamamakta aynısı. Sunabiliyorsan sunacaksın yoksa sorun söylenip durmakta had değil. Ona cehaletin adeti deniyor artık bu çağda onlar farklı bir canlı türü olarak görülüyor insan değil.

          Etiket için yapılmıyor hiçbirşey tatmin için yapılıyor evet ancak “kalas” mealinden değil özelden demiştim ki hobi, tatmin ve rahatlamadır. Etiket işin ve taşın altına el koymanın sonucu….

          Dehalık, şişme vs hikaye kimsenin umrunda değil. G.Piola’nın sen ben dehayım dediğini, onu kast etmeye çalışan gayretini felan gördün mü. Para için de yapmıyor insanlar bu tip şeyleri.
          Abdullah, Cihangir, Günay etiket için yapmadılar bunu taşın altına elini koydukları için sonuçlarını görüyorlar ve alan dairesinde ki herkes tanıyor. Paso eleştiri ile gelmediler buraya onu anlatmaya çalışıyoruz.
          Başkaları değişsin değişmesin bunun ateşiyle mi yanıyorlardı ki. Birkaç insan bile bulmuş olsalar onlara yetiyor.
          Dünyayı kurtarmak küçük insanların laf-ı derdidir…

          Günayın dediği temada. Hiçbir zaman aczen şahsım adına mesleğim dışında ki bu tip alanlarda olayı, olguları araç [aracı, araç, vasıta] olarak görenlerle uğraşıp kalmadım, hedef görmedim, takılıp kalmamaya çalıştım. Umrumda da değiller… mesleğim dahilinde de ki comunity de yazarken de eliyor.. o nadir, arayışı bana daha uygun olana ulaşmaya çalışıyorum.
          Bu derecesinde olmayan “aşağılık” gibi birşey yok beni ilgilendirmiyor sadece direkt, endirekt etkilemediği müddetçe.
          Kısaca taşın altına el koyanlar, kendisi [zamane nefsi, bencilliği dışında] yahut toplum adına birşeyler yapanlar eninde sonunda mutlaka bulunur, bilinir.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]