Patinaj #B12: İlk

8

Patinaj, 2017 sezonunda şok bir şekilde Formula 1’e katılmış Arkalion Racing adlı kurgusal bir takımın ve pilotlarının maceralarını anlatan yazı dizisidir, anlatılanlar tamamen hayal ürünüdür.

Sezon öncesi testlerin son günü, FIA ve Arkalion’ın basın toplantısı…

Dave Ryan, Axel Nordström’ün talimatı ile araçla ilgili bilinen sorunları paylaşmak üzere basın mensuplarının karşısına çıktı.

-Bugün sizlerle aracımız hakkında bazı bilgileri paylaşmak için buradayım. Söyleyecek birkaç şey var, sizlerin merak ettikleri ile başlamaya ne dersiniz, sorularınızı sorun bildiğim kadarını cevaplayacağım.

+ Heidfeld’in ARK01 ile yolda kaldığını gördük. Motorunu kapatıp aracı durdurmuştu, buna eminiz. Yine de aracı birkaç yüz metre boyunca sürerek pite geldi. Bunu nasıl yaptı?

– Evet, bu konuda Ted Kravitz’in yaptığı tahmin pek yanlış sayılmaz. MGU-K biraz farklı tasarlandı. İçten yanmalı motorumuzu kapatsak bile KERS ünitesini yardımcı motor olarak kullanabiliyoruz. Yarış sırasında bir fayda sağlamıyor, elbette yolda da pek kalmıyoruz.

+ Jimmy’nin başına gelenlerin nedeni bu ünite olabilir mi, kazanın nedeni bu mu?

– Sistemin hatalı olduğu konusunda bir kanıt yok. Ancak elbette bu mümkün. Jimmy Katalunya’da dokuzuncu virajı dönüp gaza yüklendikten sonra bir elektrik şokuna maruz kaldı. Bu şokun, onun kaslarının gerilmesine yol açtığını ve vücuduna hakim olamadığını düşünüyoruz. Kasılmadan dolayı her iki pedala da aynı anda basmış ve direksiyonu çevirememiş olmalı. Elektrik şoku aynı zamanda telemetriyi de kızarttığı için o an kokpitte ne olduğu konusunda kesin bir hükmümüz yok. Ancak bahsettiklerim çok yakın bir olasılık.

+ Sistem hatası için kanıtınız yok ama aynı şeyi diğer çaylak pilotunuz Mete’de yaşamadı mı?

– Evet, araç gövdesinde bir elektrik kaçağı farkettik, Mete’ye hemen durmasını söyledik ve aracı ne şekilde terketmesi gerektiğini anlattık. Jimmy kadar talihsiz değildi.

+ Bu sorun Avustralya’ya kadar çözülecek mi?

– Öyle olmak zorunda. Testler böyle şeyler için yapılıyor. Ancak elbette bu hatamızın genç bir adamın hayallerine mal olabileceğini bilemezdik.

+ Jimmy’nin durumu ne olacak?

– Koenigsegg Arkalion Racing, yaşanılan bu talihsiz durumun tüm sorumluluğunu üstleniyor ve sahip olduğu güç ölçüsünde Eriksson ailesinin yanında kalmaya devam edecek. Bununla birlikte Jimmy Eriksson hâlâ Koenigsegg Arkalion Racing pilotudur.

***

Avustralya GP

Ertesi gün ne yapabileceğinden emin olamamak çok sinir bozucuydu. Cuma antrenmanları bittiğinde Dave onu rahat bırakmıştı. Mete pistin etrafında bisikletle bir tura çıktı. Bir gölün etrafında şekillenmiş bu doğal parkın tadını çıkarmak istiyordu. Buraya kadar gelip sadece asfalt üzerinde ilerlemek haksızlık olurdu. Acaba Albert Park’da çay bulabilir miydi? Şimdilik en büyük sorununun bu olmasını sağlamak niyetindeydi. Yıllar önce İstanbul Park’daki yarışları izlerken padoğun her tarafında Türk çaylarının dağıtıldığını hatırlıyordu. Evde hazırlanırken küçük bir paket çay ayırmış ama nasıl olduysa çantasına koymayı unutmuştu. Otelde servis edilen çayı beğenmemişti ve bu parkta çay bulmalıydı. Evet en büyük sorun buydu. Yarın nasılsa gridde iyi bir yer elde edecekti. Ayrıca montunun cebine doldurduğu çiğdemleri de çitlemeliydi, ama kabukları yere atma olayından vazgeçeli yıllar olmuştu. Bundan 12 yıl önce, yediği çiğdemlerin kabuklarını yere atarak yürüdüğü Kordon’da babasına yakalanmış ve ağır bir fırça yemiş, bir ay boyunca go kart cezası almıştı. Bir ay boyunca Kart sürememek alabileceği en ağır cezaydı. 31. gün Pınarbaşı pistinde karting aracı ile geçirdiği iki buçuk saatlik iki seansın ardından yürümekte zorlandığını hatırlıyordu.

Karşısında gördüğü kafenin adı hoşuna gitti. Priscilla Jones. Buraların öğleden sonra dört buçukta kapanan kafeleri nasıl iş yapıyor diye merak etti.

Tandoori Chicken Wrap ve çay nasıl olur diye düşündü. Bildiğin tavuk dürümdü işte… Padokta yemek konusunda hayli sıkboğaz edildiğinden bu kaçamağın iyi geleceğine emindi. Henüz kaçamak yapmasına yetebilecek bir başarı elde edememişti ama içinde yarınla ilgili iyi hisler vardı.

Sıralama sabahı

Saat altıda kalkması gerekiyordu. Bu yüzden dijital saatin rakamlarını sabırla izliyordu; [05:56]

Bugün Q2’ye kalabileceğinden emindi. Kış testlerinde neredeyse harikalar yaratmıştı. Tabi aracını ilk kez kullanan bir çaylağa göre. [05:57]

Gecenin yarısını uykusuz geçirmişti. Babasının horlamaları da sabah dörtte kesilmişti. [05:58]

Kahvaltıda ne yeseydi? Kaymak, bal, kaşar peyniri, biraz jambon ve siyah zeytin istiyordu.

Odasının kapısı aralandı ve babasının yuvarlak suratı göründü

– Hazır mısın evlat?

+ Hâlâ bir dakikam var! [05:59]

***

Mete piste geldiğinde her şey Katalunya’da olduğundan farklıydı. Seyirci kalabalığı ortamı bambaşka bir atmosfere büründürmüştü. Onca insanın seslerini duymak ve ne söylediklerini anlamaya çalışmak harikaydı. Bir futbol stadyumunda seyircinin ne şöylediği aşağı yukarı anlaşılırdı çünkü tezahürat hep bir ağızdan yapılırdı. Ama bu sözcük F1 pistleri için pek uygun değildi galiba. Ne söylendiğini seçmek mümkün değildi ama tribünlerin görüntüsü eşsizdi.

Mete günün birinde aynı görüntüyü İstanbul Park’da görebilmeyi hayal etti. İşte o gün seyircilerin ne dediklerini bilecekti.

***

Sıkıcı olduğu kadar meraklı geçen antrenman seanslarının ardından sıralama turları başlamak üzereydi. Arkalion yönetiminin bir süre iki pilotun birden yarış mühendisliğini yapmasını istediği Xevi Pujolar’ın sesi iki pilotun telsizinde de yankılandı.

– Evet çocuklar. İlk seansta rahat olun. Q2’ye geçeceğimizden eminiz. yumuşakları şimdi, ultraları da Q2’de kullanacağız. Nick, yumuşaklarla ilk iki sektörde hızlı olmanı istiyorum. Yarın bunu kullanıp kullanmayacağımıza karar verelim. Mete, sen sadece son sektörde zorlayacaksın.

Arkalion ilk seansı kolayca atlatmalarını sağlayan dereceler elde etmişti. Şimdilik hangi sırada olduklarının önemi yoktu. Nick sadece Q2’ye kalıp kalmadığını sordu. Hangi sırada olduğuna bakmadı bile. Mete 11. Sırada idi.

İkinci seans yarışa da etki edebilecek seviyede önemliydi.

– Pekala çocuklar şimdi ultralarlayız. Lastikleri çok zorlamadan tek bir tur zamanı yapacağız. Mete, bu son ondalıklar için kerbleri zorlamaman gerektiği anlamına geliyor. Lastiklerini koru, yarışa onlarla çıkacaksın.

– Tamam Xevi…

Q2 sonrasında 23 ve 35 nolu araçların her ikisinin de Q3’e kaldığını görmek TV spikerlerinin seslerini yükseltmesine yetmişti. Son seans öncesi tek konuşulan buydu.

Mete, kokpitinde beklerken sol ayağının titremelerini sonlandırmaya uğraşıyordu. Buraya kadar her şey çok kolay olmuştu. Tüm gece uykusuz kalmasına değmemişti bile. Hatta Bu F1 denen meret bu kadar kolay mı olacaktı hep diye de düşünmeden edemedi. Bu yıl araçların daha zorlu olduğu söyleniyordu. Bu adamlar yıllardır ne tür araçlar kullanıyorlardı ki, çocuk oyuncakları mı? Tüm bunları düşünürken sol ayağı hala heyecandan titremekteydi. Ayağını fren pedalına güçlüce bastırdı.

Arkalion araçları arka arkaya pitten çıktılar. Önde Nick çıkış turunda Mete’ye ne yapması gerektiğini gösterecek, sonrasında ise Mete son virajlar öncesinde yavaşlayıp araya mesafe koyarak hızlı turuna başlayacaktı.

Nick’in arkasında zikzak çizip frenlerini, lastiklerini ve vites dişlilerini ısıtırken düşündüğü şey bu kez tam olarak nerede olduğunu görebileceğiydi.

Mete Ascari virajını dönerken neredeyse durdu ve Nick ile aranın açılmasını sağladı. Stewart virajını da hayli yavaş geçtikten sonra son virajı gaza yüklenerek döndü. Viraj çıkışında kerblerin üzerine fazlaca taştığında 2016 açılış yarışında burada iki pilotun yarışının bittiğini hatırladı.

İlk viraja doğru vitesler yükselirken sol ayağında yine titreme hissetmeye başladı. Belki de Formula 1 araçlarını kullanmak sadece fiziki zorluğuyla baş etmek demek değildi. Pilotların bahsedip durduğu stres yükü böyle başlıyor olmalıydı. Jones virajı, viraja girmeden önce frenleme bitmiş olmalı, vitesler sakince düşsün, lastikleri sakın kilitleme… Brabham virajı, çok zorlayıcı değil, sadece gaz pedalı ile iyi anlaş, direksiyonu sıkı tut. Sports Centre, hızlı gelinen bir viraj ve sonrasındaki Whiteford da zorlayıcı değil. Temiz ve stabil… Ayağındaki titreme geçmiş miydi… geçmişti herhalde! Acaba Nick’in turu nasıl gidiyordu? Sonuç olarak asıl rakibi oydu. Bir dakika, şu anda onu rakip olarak mı görmeliydi, yoksa o hala bir öğretmen miydi? Ondan çok geride kalırsa bu sorunun büyüklüğü ne olurdu?

…derken; “aman tanrım, çizgiler… beyaz çizgiler!”

Mete’nin kafası, Clark şikanından sonraki bölümde yerde bulunan beyaz çizgiler yüzünden karıştı. Birkaç viraj boyunca aracı dalgın halde götürmüştü ve onu ayıltan şey pist dışına çıktığını düşündüren beyaz çizgileri görmesiydi. Elbette bunlar şerit çizgileri idi. Pist sınırlarını belirleyen çizgiler değil. Ne de olsa burası bir cadde pistiydi. Mete bu dalgınlığının bedelini ödemek üzereydi.

Aracı pist dışına çıkmadı, hatta buna dair bir belirti bile göstermedi. Ancak Mete’nin konsantrasyonu dağılmıştı. Dalgın da olsa vücudu ve zihni aracını dokuzuncu viraj öncesine kadar getirmişti. Ancak kendine gelmesiyle birlikte panik yaptı ve dokuzuncu viraja yanlış frenleme ve açı ile girdi. Bu onuncu virajı dönmesini de etkileyecekti ve burada epeyce kerblere taştı.

– Siktir!

Mete artık turundan çok şey beklemiyordu. Bundan sonraki beş virajda elinden geleni yaptı. Start düzlüğüne çıkar çıkmaz da;

– Üzgünüm çocuklar, gerçekten üzgünüm. Ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. Benim hatam!

* Gördük Mete, ne olduğunu bilmiyorum ama durumun o kadar da kötü değil. Yedinci sıra

– Hadi canım! Ciddi misin? Bunu beklemiyordum… ya Nick?

* Nick beşinci sırada, aranızda Max var.

***

Mete aracından indikten sonra mekanikerlerini tebrik ederken aptal düşüncelere dalmamış olsaydı hangi cepte olacağını tahmin etmeye çalıştı.

Orada 0.2 kaybetmiş olsam, 6. olabilir miydim?

Tam bu sırada Nick yanına geldi ve

– Artık bugünü ardında bırak. Otele git, biraz masaj yaptır. Sana söylenen yemeği yedikten sonra en çok iki saatin olacak. Sonrasında uyumuş olmanı öneririm. Artık tek önemli olan şey yarış.

Nick haklıydı. Bu akşam hiçbir şey yapmayacak, dinlenecek ve yatacaktı.

-0-

Bu kez gece uykusunda sorun olmamıştı. Sabah kalktı, Nick ve mekanikerler ile birlikte kahvaltı etmek için hemen odasından ayrıldı.

Padokta Arkalion garajında geldiğinde son ana kadar tulumunu giymedi. Çok terletiyordu, o ıslaklık hissi onu deli ediyordu. Islaklık hissi deyince aklına hijyenik ped reklamları geldi. Zihni yine saçma işlerle meşgul olmaya başlamıştı. Motorhome’a geçti. Üzerindekilerden hızlıca kurtulup soğuk bir duş aldı. Tulumunu giydi ve garaja döndü.

Jonah seslendi; Formasyona 35 dakika Mete.

***

Kaskını alıp aracının başına geldiğinde yandaki garaja bir bakış attı ve Nick’i kokpitinde gördü. Onu selamladı ve kokpite geçti. Bu sırada Timur Bey oğlunu izliyor ve Katalunya’da kokpite girmeye çalışırken nasıl da aptallaştığını hatırlıyordu. Gözleri dolmaya başlayan adam, bu kez her şeyin çok farklı olduğunu görüyordu.

Mete, pitten çıkış işaretini bekledikten sonra hayatının en sevdiği ritüelini bir kez daha tekrarladı; debriyaj, birinci vites, gaz, debriyaj… ve elbette büyük bir homurtu ile dört büyük şişmanın yuvarlanmaya başlaması. Lastiklerin iç kısımlarındaki Pirelli ve P Zero yazılarının dönmeye başlamasını ve hızlandıkça okunamayacak hale gelip artık sadece mor renkli bir çizgiye dönüşmelerini izledi.

***

Formasyon turu başladığında aklındaki şey startta Max ile bir sıkıntı yaşayıp yaşamayacağıydı.

Sonuçta ona göre Max sabıkalı bir pilottu. Atak yerken her frenajda yön değiştirmesi ona sahtekarlık gibi görünmüştü. Olmadığını biliyordu aslında ama diğer pilotlar da aynı manevrayı yapmadığında sahtekarlık gibi görünüyordu. Belki de gerçekten öyle oluyordu. Artık önemi yoktu gerçi. “Max Verstappen” kuralı artık yoktu. Artık her pilot frenajda yön değiştirebilirdi. Kazaya neden olmadıkları sürece ceza söz konusu değildi. Bu Max denen herifin FIA’nın bir projesi olduğunu düşünmeye başladı. Tıpkı Marc Marquez örneğinde olduğu gibi.

Max, şu anda en çok konuşulan pilot olabilirdi. Kendisine rakip olarak onu seçmeliydi belki de. Belki de bu kadar çok düşünmemesi gerekiyordu. Dünkü olay ona iyi bir ders olmalıydı. Formasyon turu tamamlandı ve araçlar ceplere yerleşti.

– Formasyon tekrarlanacak çocuklar.

İkinci formasyon turunda neredeyse hiçbir şey düşünmemeyi başarmıştı. Aracını yedinci cebe bir hafiflik hissi ile yerleştirdi. Startta Max’e dikkat etmeli ve Nick’i kollamalıydı. Bir dakika “kollamak”!? Bunu düşündüğü için kendini ikinci pilot vasfında hissetti. Bu iyi bir his değildi. Kollaması gerekmezdi, sadece çarpmasa yeterliydi. Yine çok şey düşünmeye başladım diye düşündü.

Kırmızılar tek tek yanmaya başladı…

Mete debriyajı bıraktığında patinajı iliklerine kadar hissetti. Supercup Porsche’lerinden alışık olduğu kontrollü patinajı ona iyi bir ivme sağlamıştı. Aracını sağa doğru konumladı ve pistin ortasına doğru gitti, ama Nick’in de aynı şeyi yaptığını gördü. Bu sırada Nick Kimi’nin, Mete de Max’in yanında idi. Mete ilk viraj için dışta kalmayı seçti. İlk viraj için frene bastığında Max hala yanında, Nick de hala tam önündeydi. Onun yanında da Kimi. İkinci viraja girdiklerinde ise Mete’nin Max’e göre daha iyi bir ivmesi vardı. Max arkada kalmıştı. Önde ise Nick ve Kimi hala yan yanaydılar. Üçüncü viraj geldiklerinde ise Nick Mete’nin önünde idi, Kimi de onun önünde.

Daha ilk birkaç viraj sonrasında iki telsizden aynı anda Xevi’nin sesi duyuldu.

– Beyler ilk sektörde sarı bayrak. İçeri gelmeye hazır olun!

Tur henüz tamamlanmadan Xevi tekrar konuştu;

– Evet beyler, dışarıdasınız. Motor modunu ARK 07 seçin. Bu lastiklerle mümkün olduğu kadar uzun gideceğiz. Fırsatları kollamamız gerek.

* Sarı bayraklar ne içindi?

– Kevin ve Marcus temas ettiler. Hepsi bu. Meraklanacak bir şey yok Mete.

Tur tamamlanmadan araçlar sıraya girmişti bile. İlk turda çılgınlar gibi yer kapma çabası olmamıştı. En azından Mete ve etrafındakiler için durum buydu.

Mete aracın ağırlığını hissedebiliyordu ve üçüncü antrenmanlarda ultra yumuşak lastikle denediği uzun sürüş stiline döndü. Kendi kendine kızdı, Nick bunu yapmaya çoktan başlamış olmalıydı, çünkü ona yaklaşmaya başladığını fark etmişti.

Salak herif, koca bir tur boşu boşuna lastikleri bitirdin!

17. tura gelinmişti… Xevi’nin sesi iki telsizde birden cızırdar!

– Beyler Hamilton içeride, ancak biz devam edeceğiz. Arkamızda çıkacak. Lastikleriniz buradan iyi görünüyor, sizce nasıl?

* İyi görünüyor, devam edebilirim.

Xevi Mete’nin cevabına güvenemese de Nick’ten gelen tepki sonucunda rahatlamıştı. İki pilotu da benzeri sürüş stiline sahiptiler ve lastikleri aynı kullanıyorlardı.

+ Yeni gibi, sorun yok.

Arkalion’ın aracına verdiği ARK01 ismindeki ARK’ın ‘Nuh’un gemisi’ anlamına geldiğini biliyor muydunuz?

Lewis neden bu kadar erken pite girmişti? Nasıl bir strateji kuruyorlardı? Mete bunları düşünmemeye çalıştı. Gaza basmak ya da lastikleri korumak konusunda sorun yok gibiydi ama bir strateji oluşturmak ve gerekirse oluşan şartlara göre yeniden şekillendirmek şimdilik zor geliyordu. Vettel’in çaylak olduğu dönemde üye olduğu tüm web sitelerinde, aracın gelişimi için hiçbir halt yapmadığı yönünde konuşmaları hatırladı. Aynı Vettel artık takımının yarış içindeki stratejilerine karşı çıkabilen bir adama dönüşmüştü. Hem de doğru kararlarla. Nasıl olsa ben de öğreneceğim diye düşündü. Öğrenmek zorundaydı elbette… Yine çok şey düşünüyordu, sadece motorun sesini dinlese olmaz mıydı?

İki tur sonra motor sesine konsantre olmaktan sıkılmış bu kez de turbonun tıslamalarını seçmeye başlamıştı. Tam bu sıralarda viraj çıkışlarında arka tarafın artık daha oynak davrandığını farketti.

* Xevi, lastiklerim bitmek üzere, sadece 3-4 tur kadar dayanabilir.

– Tamam Mete, 25. turdayız. ARK 02 moduna geç ve onları tüket. İçeri gel.

* Tamam.

– Lastiklerin nasıl Nick, Mete içeri geliyor.

+ İyi görünüyor, devam edeceğim.

Mete pite geldiğinde süper yumuşak lastikler takıldı. Sky Sports F1’dan Ted Kravitz, Arkalion’ın öndekilerden farklı strateji kullandığı ve onları zorlamak istediği bilgisini geçti.

– Bu lastikleri bitime kadar kullanacaksın Mete, dikkatli ol.

* Tamam Xevi, kibar olacağım.

Nick pite geldiğinde tur sayacı 32’yi gösteriyordu. Arkalion stratejiyi bölmeye kadar verdi ve diğer pilotuna sarı renkli yumuşak lastikleri taktı.

+ Hayııır!!!

Nick pit alanından sorun olmadan ayrılmış gibiydi ama ekranları başında oturanlar tüm kameraların sert bir hareketle döndüğünü gördüler. Görüntünün netleştiği yerde Arkalion mekanikerlerinden biri sol eli ile zemini dövüyordu. Nick Heidfeld pit çıkışına kadar geldikten sonra sağa çekerek durdu. Aracı pit yolu boyunca takip eden örümcek kamera sağ arka tekerleğinin doğru oturtulamadığını tüm izleyenlere gösteriyordu.

Telsizdeki ses Nick’e aitti.

Arkalion yarışta tek başına kalmıştı ve süper yumuşak ayakkabıları olan Mete Atay ile Ferrari pilotu Kimi Raikkonen’e yaklaşmaya çalışıyordu. Tüm kameralar ARK01’e dönmüş ve mavi aracın kırmızı olana nasıl yaklaştığını gösteriyordu.

– Kırmızıdan yarım saniye hızlısın Mete, bu tempoda devam et.

34. turda Mete, Raikkonen’in 1 saniye arkasına gelmiş ve ana düzlükte bir atak denemesi yapmıştı. Ancak eksik olan bir şey vardı. Xevi diğer mühendislere dönmeden önce Mete’ye sormayı tercih etti.

– DRS’i niçin kullanmadın Mete! Onu kullan!

* DRS’siz şansımı denedim. Adalet!

– Saçmalamayı kes! Bir dahakine kullanacaksın! Arkada kalarak lastiklerini tüketiyorsun! Önündeki Kimi!

* Tamam patron, nasıl istiyorsan…

35. tur için ana düzlüğe çıkılmıştı ve bu kez 35 numaralı Arkalion aracının DRS’sinin açıldığı görüldü. Mete Atay kırmızının yanına kadar gelmesine rağmen dıştaydı ve denemesi başarısız oldu.

* Hadi ama!

İlk şikanın ardından ikinci DRS bölgesi başlıyordu, Mete dıştaydı ve tekrar şansını denedi. Ancak aracını iyi konumlayan Raikkonen bu kez de atağı boşa çıkardı.

– Geçişi yapman gerek Mete, yapamazsan geri çekil. Lastiklerini bitiriyorsun.

* Bir kez daha…

Kameralar peş peşe giden ve pozisyon için savaşan iki aracı gösteriyordu. Mete bu kez Kimi’yi savunmasız yakalamalıydı. Bu kez DRS bölgesini beklemeyecekti. Son sektörde şansını deneyecekti. Son şikanın Senna virajına çok geç frenajla girdi ve Raikkonen’i dışta çaresiz bıraktı. Fin pilot temastan kaçınmak için pist dışındaki kerblere kadar çıkmak zorunda kaldı.

Ana düzlüğe mavi araç önde girmişti ve hakkı olan DRS ile uzaklaşacaktı.

– DRS’i kullan Mete, buna hakkın var.

* Hayır, onunla işim bitti.

– Kural bu Mete, kullanabilirsin. İkinci bölge de senin.

* İşimi bitirdim. DRS’ye ihtiyacım yok!

– Tamam Mete, bravo!

Xevi pilotuna daha ağır bir şeyler söylemek istedi, ancak moralleri yukarıda tutmak adına bunu yapmamaya karar verdi. Sonuçta iki kırmızıdan biri yarışı kazanmaya doğru gidiyordu ve Mete en azından diğer kırmızıyı geçmeyi başarmıştı, hem de DRS olmadan!

Son 10 tura girildiğinde Mete arkasındaki Kimi ile farkı 6 saniyeye kadar çıkarmıştı. İlk yarışında podyumdan uzak olsa da sağlam bir dördüncülüğe gidiyordu. Bu esnada Nick Arkalion pit duvarına gelmiş ve Xevi’nin yanından yarışı takip ediyordu.

* Ne kadar kaldı? Lastiklerim bitmek üzere!

– Dayan Mete, daha 8 tur var. Temponu düşür, lastikleri maksimum koru.

* Kimi nerede?

– Yaklaşıyor, ama endişe etme. Geçemeyecek.

Ancak Raikkonen tur başına bir saniyeye yakın farkla yaklaşıyordu ve 2 tur kala DRS mesafesine girebilmişti.

* Hemen arkamda! Lastikler bitti!

– Sorun yok Mete, hata yapma. İçeriyi kapat. Geçemeyecek.

Xevi’nin ‘geçemeyecek’ derkenki sesi kendinden emin bir şekilde gelmişti.

Son tura girilirken Raikkonen DRS ile Mete’nin hemen arkasındaydı. İlk viraj öncesi frenlemeye gelirken Mete son saniyede yön değiştirdi ve içeriyi kapattı.

Haah… Max manevrasııı !

İçe girmeye hazırlanan Ferrari dış tarafı tercih etmek zorunda kalınca atağı başarısız oldu. 20 tur önce savunma amaçlı yaptığı manevra şimdi kendisine karşı kullanılıyordu.

İlk şikana girerken momentumunu kaybeden Raikkonen ikinci DRS mesafesinde atak yapabilecek pozisyonu bulacak kadar yakın değildi. Koenigsegg Arkalion Racing ilk Formula 1 yarışında, çaylak bir pilotla bir Red Bull ve bir Ferrari’yi geçmişti ve sağlam bir dördüncülük için damalı bayrağa doğru yürüyordu.

* Xevi, güç kaybediyorum, her şey susuyor!

Bu telsizi duyan tüm pit duvarı yıkılmıştı, pit duvarına koşmaya hazırlanan mekanikerler bir an tereddütte kaldılar. Xevi de kendini tutamayıp masayı yumrukladı.

– Devam et Mete, her şeyini ver! Devam et!

35 numaralı ARK01 son şikanı geçtiğinde tüm garaj arkada beyaz duman olup olmadığına bakarken, telemetri başındaki tüm mühendisler de aracın önceden kendilerine verilmiş bölgelerinde sorun arıyorlardı. Pit duvarına aracın kenara çekip çekmeyeceğini görmek için koşan birkaç mekaniker dışında neredeyse kimse 35 numaralı ARK01’in damalı bayrağı dördüncü sırada geçtiğini görememişti.

* Sadece şakaydı çocuklar! Ahahahah! Cosworth motoru tıpkı bir çığlık gibi!

Telsizden Mete’nin sesi gelmeye devam etti, ama kimsenin anlamadığı bir dilde;

Aaaayyydınlııııkkk, güneşliii biiiiirrr havaaaaa….

Sür sür arabbanııı, gez sokaklarıııı

Keyifli, neşeli, tasasız, dertsiiz çıkarr hayatınn taddınıııı !!!

SONRAKİ BÖLÜM: Patinaj #B13: Islak

Soner Küpücü/xtrabit racing

8 Yorum

  1. elinize sağlık beyler keyifle okudum.Tabi okumadan önce neymiş bu patinaj.arkeleon diye önceki haberleride okudum.
    -Mete kısmına gelince ilk başta şu sauberdeki italyan gio geldi aklıma 🙂
    -yarışı vettel in kazandığını varsaydım 🙂
    -kimi ayar problemi yaşamış olmalı 🙂
    -nick heildfield te komplo yoktur umarım. 🙂
    -son olarak geçmiş olsun jimmy diyelim.

    • -Eh Ferrari’nin uzun zamandır aldığı ilk zafere kan doğrasak olmazdı 🙂
      -Kimi hafta sonu boyunca sorun yaşadı, rahat olmadığını söyleyip durdu zaten. Birilerine geçilmesi anormal olmayabilir.
      -Arkalion’da komplo olacağına inanmıyorum 🙂
      -Yaşasın Jimmy!

    • Hikayeyi pazar günü yapılan yarışa yedirmek düşündüğümüzden daha karmaşık bir işti. Dahası, yazmak için elinizde bir takvim varsa işler daha da zor oluyor. Ne olduğumuzu göreceğimiz birkaç yarış sonrasında işler rayına oturmaya başlayacaktır. Tüm takımlar gibi Arkalion da (dolayısıyla PAtinaj da) sezon içinde gelişecektir mutlaka.
      Sağol varol…

      • Sürünün.. 😀

        Abi bir kere orta grupta olması bile hayli iyimserdi. Adamlar biraz kassa yarış kazanacak ultra çaylak pilotla.
        Quick Nick zaten bahtsız bedevi. Kutup ayıları burda da bırakmamış peşini 🙂
        Son tahlilde ben engin mühendislik bilgimle (!) Arkalion aracının illegal olduğunu düşünüyorum. 🙂 Dave Ryanın da kabul ettiği gibi Jimmy’nin cereyana kapılıp yaşam mücadelesi vermesinin sebebi bu araç ve Fia’nın bu şartlarda yarışmalarına izin vermesi bile başlı başına skandal.

        Farkındaysanız ben sağlam kaptırdım kendimi :)) Devamını bekliyoruz sabırsızlıkla..

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]