Patinaj #B08: Acil servis

3

Patinaj, 2017 sezonunda şok bir şekilde Formula 1’e katılmış Arkalion Racing adlı kurgusal bir takımın ve pilotlarının maceralarını anlatan yazı dizisidir, anlatılanlar tamamen hayal ürünüdür.

İkinci sezon öncesi testleri, birinci gün…

Mini Eriksson, oğlu Jimmy’nin kazasını öğrenir öğrenmez Barselona’ya ilk uçuş için yer ayırtmış ve küçük bir sırt çantası ile yola çıkmıştı.  Eşinin kalp krizi geçirdiğini öğrendiğinde ise Barselona Uluslararası Havalimanı’ndan henüz çıkmış, hastaneye ulaşabilmek için taksi ayarlamaya çalışıyordu.

Jimmy’nin durumunu öğrenmek için hemen telefona yapışmış ve eşi Albin ile konuşmuştu. Ancak bu konuşma sırasında Jimmy’nin durumu henüz belli değildi.

– Bayan Eriksson, Bayan Eriksson!

Mini Eriksson, seslenen adamı tanımıyordu ama gömleğinin üzerindeki logoları çok iyi biliyordu.

– Bayan Eriksson, ben Jonah. Sizi almak için geldim. Bu taraftan lütfen.

+ Oğlumun durumu nasıl, O iyi mi?

– Birkaç dakika sonra oğlunuzun yanında olacağız Bayan Eriksson, orada sizi daha doğru bilgilendirebilecek doktorlar var. Ancak hayati tehlikeyi atlattığını söylemeliyim.

+ Hayati tehlike! Ooh, oğluma ne yaptınız?

Jonah, Bayan Eriksonn’u biraz olsun rahatlatmak istemişti, ancak artık çenesini tutması gerektiğini de anlamıştı. Yoksa işler sarpa saracaktı. Belki de aracını düşündüğünden daha hızlı kullanmalıydı.

Jonah, Bayan Eriksson’u oğlunun odasının bulunduğu Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi bölümüne getirdiğinde onları Dave Ryan karşıladı. Yanında da Gary Hartstein hazır bekliyordu.

Hartstein, Jimmy hakkındaki son gelişmeleri mümkün olduğunca sade şekilde anlatmaya çalıştı. Doktoru dinlerken güçsüzleşen Bayan Eriksson’u kollarının altından son anda yakalayan Jonah oldu. Kendisi için bir dinlenme odası  hazırlayabileceklerini söyleseler de Bayan Eriksson bunu ısrarla reddediyordu. Oysaki sağlık durumunu kontrol edebilmeleri gerekliydi. Çünkü Bayan Eriksson’a, Jimmy’den sonra bir kötü haberleri daha vardı.

Tam bu sırada aklı Jimmy’nin durumu ile katılaşmış olan Mini Eriksson eşinin eksikliğini fark ediverdi.

– Albin nerede?

-o-

Katalunya pistinde ikinci testlerin ilk günüydü. Arkalion’un Towcester’daki çalışanları aralıksız çalışarak yeni şasi ve test edilecek diğer aero parçaları yetiştirmeyi başarmıştı. Cosworth çalışanlarının da Arkalion’un hızından bir eksiği yoktu, FIA araçla birlikte motora da el koymuştu ve yeni bir güç ünitesini hazırladılar.

ARK01 testler için yeniden hazırdı, sadece kostümünün giydirilmesi gerekiyordu. Pit ekibi de tam olarak bununla uğraşmaktaydı. Takımlar aracı parça parça nakletmeyi seçseler de, Arkalion tek parça halinde taşıyabilecek özel bir teçhizata sahipti. Böylece piste varıldığında tek yapmaları gereken ön ve arka kanatları monte ettikten sonra lastikleri takmaktı.

Nick piste yeni ulaşan aracın üzerine sponsor logoları ile birlikte kendi numarası olan 23’ün yapıştırıldığını gördü. Bu biraz canını sıktı. 10 numaraya sahip ilk araç, şu anda FIA’nın inceleme merkezinde beklemekteydi.

Nick’e göre -kimse henüz itiraf etmemiş olsa da- Jimmy’nin artık yarışamayacağı kesin gibiydi. Hatta daha bu sabah okuduğu bir haberde AMuS, tüm o yüzsüzlüğü ile yeni pilotların kimler olabileceğini sıralamıştı; Nyck de Vries, Felix Rosenqvist, Gustav Malja ve Pastor Maldonado!

Motorhome’a geçen Nick stresini azaltmak için kulaklığını taktı. Stresli durumlar için hazırladığı bir listesi vardı. 10 dakika kadar sonra Era’nın Mother isimli parçasının ortalarındayken motorhome’un kapısının açıldığını gördü.

– Piste çıkma zamanı!

Dave ve Jonah haricinde herkes garajdaydı. Nick, herkesle bir kez daha selamlaştıktan sonra kendisi için ayrılmış tezgahın üzerindeki eldivenleri ve kaskını aldı. Yine siyah balaklavasını tercih etmişti. 23 numaralı, #02 şasi kodlu ARK01’in kokpitine geçtikten sonra verilen kağıtta yazılı test programını gözden geçirdi.

Xevi, günün ilk telsiz temasını başlatarak;

– Bugün en azından 100 tur çıkarmak niyetindeyiz Nick.

+ Sorun değil.

– Jimmy’nin durumu herkesin moralini bozdu biliyorum ancak, bugün bu duruma ara verelim.

+ Merak etme Xevi, ben iyiyim. Cosworth yapabilirse 200 tura da varım.

Bu sırada mekanikerler ARK01’in lastiklerini takmış, elleri lastik battaniyelerinde, beklemedeydiler.

– Bu harika Nick. Ama o kadar zorlamasak da olur.  … Evet beyler, motoru çalıştıralım.

Mekanikerler aracı sehpadan indirdiler ve araç çalıştırıldı. Ön tarafta bulunan diğer bir mekaniker pit çıkışının uygun olduğunu gösteriyor ve eliyle sağ tarafı işaret ediyordu. ARK01’in lastikleri Nick’in de eskisi kadar beğenmediği bir homurtu ile birlikte dönmeye başladı.

Nick sabah 250 km/h sabit hızla birkaç aero parça test ettikten sonra uzun sürüşlere yönelmişti. Öğleye kadar yaptığı 62 turluk yarış simülasyonunu yakıt tüketim testi ile noktalamıştı. Şansına yine pit girişinde kalmış, ancak Xevi’den gelen emir doğrultusunda bu kez direksiyondaki ED modunu kullanmamıştı. Mercedes ve Ferrari’nin yaptıklarını duymuştu, her şey sonlanana kadar bu modu bir daha kullanmayacaklardı.

Öğleden sonra aracına oturmak için yaklaşan Nick kokpitin kenarına monte edilmiş bir cep telefonu görünce önce afalladı, sonra güldü. Arkalion kendisini bir kez daha şaşırtmıştı. Telsizden Dave’in yokluğunda her şeyle uğraşmak zorunda kalmış sinirli Xevi’nin sesi duyuldu:

– Telefon pist üzerindeyken motor haritaları değişimi yapabilmek için. Bir şey yapmana gerek yok, biz deneyeceğimiz modları telefona göndereceğiz, telefon da ECU’ya bağlı.

+ Peki nasıl sürmem gerekiyor?

– Bildiğin gibi Nick, test pilotu gibi. Spin atmamaya çalış, her turunda motor haritası farklı olacak. Aşırı modlar da var, onlar yüklenmeden önce seni uyaracağız.

+ Jimmy nasıl? Haber var mı?

– Bilgim yok Nick, devam et.

Quick Nick öğleden sonra yumuşak lastiklere geçiş yapacaktı, ancak piste çıkar çıkmaz ayacın ayarlarının sorunlu olduğunu fark etti. Arkalion mühendisleri yine kendi hesaplarıyla ayar denemeleri yapıyorlardı. Bununla Jimmy’i hızlandırabilirlerdi, ancak Nick’ten öğrenecekleri daha çok şey vardı.

– Xevi, ben içeri geliyorum, bizimkiler ayarları mahvetmişler.

+ Tamam Nick, sen halledersin, beni meşgul etme.

Tüm öğleden sonrayı farklı motor haritalarıyla geçiren Nick Xevi’den yarım saatte bir duyulan “Çok iyi gidiyorsun” sözü dışında kendi başınaydı. Aşırı olduğu söylenen motor haritalarından biri daha yüklendiğinde durumdan haberi olmasına rağmen beşinci virajda spin atmaktan kurtulamadı.

Gün sonlandığında Nick 1:21’li dereceler yapmıştı ve Hülkenberg’in Renault’sundan biraz daha hızlıydı.

-o-

Kardioloji departmanından Dr. Mira Ramirez, karşısındaki Mini Eriksson, Dave Ryan, Jonah Harris ve Gary Hartstein dörtlüsüne Albin Eriksson’un son durumu hakkında bilgi veriyordu.

Bay Albin, küçük çaplı bir enfarktüs geçirmişti. Ancak bunu, en güvende olabileceği  yerde yapmıştı.  Elbette bu hastanenin her koridorunda bir crash card* bulunuyordu ve ilk müdahale sadece birkaç saniye içinde gelmişti. Albin’in kalbi, aslında durmaya fırsat bile bulamamıştı.

Dr. Mira Ramirez artık kendinde olan Albin’e vücudunda başka bir noktadan kopan bir yağ parçacığının kalbi besleyen ana arterlerden birini kısmen tıkadığını ama artık korkacak birşey olmadığını anlatıyordu. Tabi bundan sonra yediklerine dikkat edip, fazla kilolarından kurtulması ve gerekli egzersizleri yapması karşılığında. 1.88’lik Boyuna bakıldığında çok da fazla kilosu olmayan Albin, bununla baş edebileceğine emindi.

– Bayan Ramirez, şimdi oğlumun durumundan bahsedebilir miyiz?

+ Oğlunuzun durumu benim uzmanlık alanıma girmiyor maalesef. Ancak merak etmeyin, oğlunuza iyi bakılıyor ve kısa bir süre sonra nasıl olduğunu öğrenebileceksiniz. Öncesinde, dinlenmenizi öneriyorum.

Aynı gün iki kötü haberle oldukça zor anlar yaşayan Bayan Eriksson, eşine biraz olsun rahatlamış gözlerle bakıyordu.  Oğlunun mu yoksa eşinin mi yanında kalması gerektiğini bilememişti. Hastanenin başhekimi ile görüştüğünde Jimmy’nin odasında kalamayacağını öğrendiğinde bir yandan içi burkulduysa da ikisi arasında bir karar vermek zorunda kalmadığı için rahatlamıştı da. Ancak hissettiği bu rahatlık aynı zamanda midesini de bulandırmıştı. Oğlu ve eşi arasında bölünmek zorunda kalmanın yaratacağı konforsuzluk, bu kararı verebilmesine engel olmamalıydı. Onun görevi her ikisinin de yanında olmaktı çünkü. Doktorun, eşi hakkında anlattıkları sayesinde biraz rahatlamıştı. Jimmy için olan endişe ise hala devam ediyor, bu da içini kemiriyordu. Oğlunun bir daha yürüyemeyebileceğini öğrendiğinde bunu tek başına göğüslemesi gerekmişti. Ne de olsa Albin de bu hastanenin başka bir odasında yatıyordu artık. Mini Eriksson, koridordaki kahve makinesine doğru yürürken bundan sonraki hayatlarının ne şekilde değişmek zorunda olduğunu düşünmeye başladı. Oğlunu bir tekerlekli sandalyede hayal ederken kendini daha fazla tutamayıp, göz yaşlarını serbest bıraktı.

Bayan Eriksson’un kahve makinesinin önündeyken ağladığını fark eden Dave Ryan hemen oraya doğru ilerlerdi.

– Bayan Eriksson, gerçekten çok üzgünüm.

Kahve makinesinin menüsüne hızlıca bir göz attı, aradığı şey suydu. O sırada bir hemşirenin elinde bir şişe su ile yaklaştığını gördü. Mini Eriksson, hıçkırıkları arasında suyunu elinde tutarken;

-Mini, Mini! Bak, her şeyi düzeltemeyebilirim ama merak etme, hiç yalnız kalmayacaksınız. Şimdi sana bir kahve alalım. Belki de bir şeyler yemeliyiz ha! Sonrasında söz veriyorum, Jimmy’nin yanına gideceğiz.

Hastanenin kafesine vardıklarında Jonah’da onlara katılmıştı. Oturacak bir masa bakırken Dave’in telefonu çaldı. Ekrandaki isim Arkalion CEO’su Axel Nordström idi.

-Hey Dave, son haberleri aldın mı?

Nordström’ün sesi biraz sıkkın gibiydi.

+ Amus’un saçma haberinden mi bahsediyorsun? Onların işi bu Axel, buna takılmamıza gerek yok.

– Hayır hayır, o değil. Şu anda SkySports’a bir göz atabilir misin?

+ Elbette.

– Sonrasında konuşalım.

Dave, kafenin televizyonunda SkySports kanalının açılmasını rica etti. Kanal açıldığı anda ekranda ARK01 ile turlayan Nick’i gördü, aynı zamanda da Ted Kravitz’in sesini duyuyordu.

TK- Arkalion aracının geçtiğimiz test günü kenara çekmesinin ardından Heidfeld’in motoru kapattığını hepimiz biliyoruz. Ancak bu andan sonra hepimize çok  garip görünen bir şey oldu öyle değil mi? ARK01’in motoru kapatıldıktan sonra neredeyse hiç ses çıkarmadan ilerleyebilmesi, sanırım 2017 kuralları ile mümkün kılınabilir bir durum. Bunu sağlayan teknik, MGU-K’nın içten yanmalı motorun krankına değil de, debriyajdan sonra vites kutusunun giriş şaftına direkt bağlanmış olması olabilir. Böylece MGU-K aslında doğrudan kranka bağlanmamış olur ve debriyaj çekildiğinde tamamen elektrik motorunun gücü ile aracı yürütebilirsiniz. Kurallardaki bir açık bunun yapılabilmesine izin veriyor gibi görünüyor.

Dave Ryan telefonunu eline aldı ve son arayan numarayı tuşladı.

– Şimdi ne demek istediğini anladım Axel.

+ Bernie beni aradı. Ferrari, FIA’ya sistemimizin yasal olup olmadığını sormuş. Mercedes ise güvenliği bahane ederek çoktan protesto yazısı göndermiş bile.

– Endişelenme Axel. Geri döndüğümde halledeceğim. Şimdilik bırakalım da bağırsınlar.


*Crash card : Tekerlekli, çekmeceli, tek kişi tarafından kolayca hareket ettirilebilen ve üzerinde Defibrilatör (elektro şok cihazı), CPR** da dahil olmak üzere ileri yaşam desteği için kullanılan araçları barındıran acil durum donanımıdır.

**CPR : Cardio Pulmonary Resuscitation (Kardiyo Pulmoner Resusitasyon) Ani kalp ve solunum durması durumunda, daha ileri yaşam desteği sağlanıncaya kadar yapılacak aktivite.

SONRAKİ BÖLÜM: Patinaj #B09: Jimmy hâlâ bizimle

3 Yorum

  1. Elinize sağlık 🙂 Arkalion’da var bir şeyler belli zaten. Jimmy’nin durumuna üzüldüm. Artık iyi haberlerle gelin…

    Bu arada 8 Mart dünya kadınlar günü kutlu olsun. Bu sitede yalnızım sanırım ama siz de eşlerinizinkini kutlayın en azından 🙂

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]