Patinaj #B04: Jimmy’nin kalbi

0

Patinaj, 2017 sezonunda şok bir şekilde Formula 1’e katılmış Arkalion Racing adlı kurgusal bir takımın ve pilotlarının maceralarını anlatan yazı dizisidir, anlatılanlar tamamen hayal ürünüdür.

Jimmy’nin kalbi 3. test gününün sabahında beklemediği kadar çok devir çeviriyordu. Cosworth’ün istekleri doğrultusunda değişen test programı nedeniyle 2. gün de aracı kullanamamıştı. Bu durumdan hoşnutsuz sayılmazdı. Hem böylece heyecanını yenmek için bir gün daha kazanmıştı. Ayrıca babasını uğursuz geldiğine inandığı oteli terketmeleri için ikna etmesi de uzun sürmemişti. Yeni otelinin deniz manzaralı odasında gözlerini açtığında dinçti. Ülkesinde denizin görüntüsü her zaman biraz soğuk gelirdi ona. İspanya’da öyle değildi.

Mutluydu ve piste gitmek için sabırsızlanıyordu. Yatağından doğruldu.

Duşa girdiğinde işler biraz değiştimişti. Jimmy’nin kulakları çevresine karşı hissizleşti, başı dönmeye başladı ki o sırada şampuan kutusuna uzanıyordu. Elini raftaki küçük şişeye denk getiremedi. Gözleri de bulanık görüyordu artık. Ancak buna bir hastalığın mı yoksa başından aşağı süzülen suyun mu neden olduğunu kavrayamadı. Onun için durumun bu kadar hızlı değişkenlik gösteriyor olması bir yenilikti. Buna aşina değildi. Kabinin içinde yere oturdu ve suyun ısısını biraz düşürdü ki su neredeyse soğuktu artık. Bunun kendisini toparlamasını umuyordu. Tam bu sırada babasının seslendiğini duydu. Şirket aracı otelin park yerinde beklemedeydi. Zamanı gelmişti. Bu hayatının fırsatıydı ve Formula 1’de şans çok az kişinin karşısına ikinci kez çıkmıştı. Jimmy bu fırsatı ikinci kez bulacağına inanmıyordu. Duştan çıktı ve giyinmeye başladı.

– Kahvaltın için yoldan bir şeyler alırız baba.

– Sorun değil Jimmy, garajda yeterince yiyecek var.

Piste doğru giderken Jimmy  iki gün boyunca  Nick’i izlerken tuttuğu notları ve “gizli” kaşesi altında dosyalanan Nick’e ait telemetri verilerini gözden geçiriyordu. VR destekli bir teknoloji kullanarak Nick’in sürüşlerini izlemiş ve olabildiğince not tutmuştu.

İlk günün sonunda telemetri verilerine baktığında sadece büyük şampiyonlarda olduğunu sandığı şeyler görmüştü. Nick’in attığı 5. tur ile örneğin 41. tur arasında neredeyse hiç fark yoktu. Pist üzerinde hep aynı noktada kalmış, hep aynı direksiyon/pedal hareketlerini yapmıştı.  Aracın pedal/direksiyon hareketlerini belirten telemetre çizgilerinden 30 küsür tanesi üst üste bindirilmiş olmasına rağmen orada her bir donanım için sadece bir tek çizgi varmış gibi duruyordu. O andan itibaren zihnini korkutucu bir düşünce kapladı. Kendisinden beklenen de bu muydu? Takım patronu Mr. Ryan beklentisini söylediğinde her şey basitleşmişti aslında.

– Sadece piste çıkıp sürmeni istiyorum Jimmy. Hepsi bu.

İşte bu basitti. Şimdiye kadar diğer serilerde binlerce kilometre yapmıştı. Yeni nesil bir Formula 1 aracını ilk kez kullanacak olsa da bu ona basit geliyordu. Fazladan gelen torkla başedebilirdi. Ama Nick’in telemetresini gördükten sonra endişelenmişti. Nick bambaska bir seviyedeydi. Dahası bu adam hiç şampiyon olamamıştı. Hatta şampiyonluğu bir kenara bırakalım, hiç yarış bile kazanamamıştı.

JE- Tanrım kazanan pilotlar hangi seviyede sürüyor?

AE- Ne dedin Jimmy, duyamadım evlat?

JE- Ne, haa… Yok birşey baba. Düşünüyordum sadece.

Jimmy artık uyandığı anki kadar enerjik hissetmiyordu. Midesi yine hareketlenmeye başlamıştı. Hem de hiçbir şey yememiş olmasına rağmen.

Jimmy, araç etrafında geniş boşluklar olan bir araziye geldiğinde piste yaklaştıklarının farkına vardı. Başını bir süredir zaten okumayı bıraktığı notlarından kaldırdı ve aynı tabelayı 3. kez yüksek sesle okudu.

“Circuit de Catalunya”

“Her şeyin başlangıcı”, diye düşündü Jimmy.

SONRAKİ BÖLÜM: Patinaj #B05: Çaylak

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]