Patinaj #B03: Sessizliğin ardındaki fikir

2

Patinaj, 2017 sezonunda şok bir şekilde Formula 1’e katılmış Arkalion Racing adlı kurgusal bir takımın ve pilotlarının maceralarını anlatan yazı dizisidir, anlatılanlar tamamen hayal ürünüdür.

Testlerin ikinci günü de bittiğinde, Nick de bitmişti. Catalunya’nın pilotun başını döndüren virajlarını tam 122’şer kez geçmiş ve iki yarış mesafesinden sadece 10 tur geride kalmıştı. Aslında bugün takımın çaylak pilotu Jimmy’nin araçta olması gerekiyordu, ancak mühendisler henüz bebek olan araçta Nick’in istikrarlı sürüşü ve telsizden sürekli eş zamanlı bilgi ve öneri geçiyor oluşundan etkilenmiş ve aracın temeli oturmadan F1 tecrübesi Sauber’le birkaç antrenman seansından ibaret olan çaylağı piste çıkarmayı düşünmüyorlardı.

Aerodinami testlerine devam etmek isteyen takım Cosworth mühendislerinin ısrarına boyun eğmek zorunda kalmış ve uzun süreli sürüşlerdeki dayanıklılığa odaklanmayı tercih etmişti. İngiliz motor devi, iki elektrik motoru eklenince adı ‘güç ünitesi’ olan bu karmaşık organizmanın ne kadar dayanacağını merak ediyordu.

Ancak Arkalion mühendisleri de önceden hazırladıkları test programının iptal olmasına içerlemişlerdi ve motor testlerini en zor şartlar altında yapmaya karar verdiler. Motor kapağındaki hava çıkışları daraltılırken, kokpit kenarlarındaki çıkışlar ise kapatılmıştı. Bundan sonrasını Cosworth’ün düşünmesi gerekiyordu.

Arkalion mühendislerinin şeytani şakası hemen patlak vermiş, ve Cosworth mühendisleri motorun aşırı ısınmaya başladığını fark ettikleri an Arkalion pit duvarına koşmuşlardı. Xevi Pujolar’ın telaşlı telsizi Nick’in yüreğini ağzına getirdi. Yavaşlayarak pite yönelen Quick Nick hızlıca garaja alındı ve kokpit omuzlarındaki soğutma yarıkları tekrar takıldı. Arkalion mühendislerinin motor kapağını genişletmeye niyetleri yoktu.

Nick tüm gün boyunca orta sert lastiklerle çalışmış, lastiklerin eskiden kullandığı Bridgestone’lardan daha yumuşak olduğunu fark etmişti. Daha önce hiç sürmediği ultra yumuşak lastikleri tahmin bile edemiyordu. Lotus’tan tanıdığı yarış mühendisi Ayao Komatsu’nun lastik performansı konusunda usta olduğunu hatırlamış, ancak Japon teknik adam takımın maddi sıkıntılar çekmesinden dolayı Haas ile uzun vadeli bir sözleşme yapmıştı. Takım patronu Dave’e Komatsu’ya ihtiyaçları olabileceğini söyleyip, boşa çıkması halinde mutlaka anlaşmaları gerektiğini tembihlemişti. Tüm bu konuşmaların telsiz üzerinde yapılıyor olması mühendisleri de heyecanlandırmıştı. Nick Formula E’de biraz paslanmış olsa da, sakinliğinden ve dayanıklılığından bir şey kaybetmemişti.

Jimmy Eriksson da garajdaydı ve gözündeki VR benzeri bir gözlükle Heidfeld’in sürüşünü takip ediyor ve telsizini sürekli dinliyordu. Takım genç pilotunun testlere yakından dahil olabilmesi için aracın üzerine yerleştirdiği kameradan aldığı veriyi telemetri verileri ile birleştirip garajdaki diğer pilotunun hizmetine sunuyordu. Bu, Formula 1’de bir ilk.

Nick günün sonlarına doğru, ikinci yarış simülasyonunun son 10 turuna girdiğinde telsizden araya giren Pujolar’ın sabahki telaşlı sesinin aynısını duydu;

“Motoru durdur, kenara çek!, motoru durdur, kenara çek!”

“Bu kez oldu” diye düşündü, ancak motorundan kötü bir his almıyordu. Sıcaklıklar tekrar yükselmiş olabilirdi. Telsiz mesajı geldiğinde 13. virajı yeni dönmüştü ve aslında pite kadar gelebilirdi. “Peki ya sorun büyükse? Ya yangın çıkarsa? Ya motoru kaybedersek?”

Mühendislerine hak veren Nick hiç yapmadığı bir hata yaptı ve aracını yarış çizgisinin hemen dışına çekti ve durdu. Kırmızı bayraklar sallanmaya başlamıştı, ancak Nick, pilotlar önceki virajdan çıktıklarında onu göremeyip, olası dışarı taşanların doğrudan ona çarpabileceğini fark ettiğinde motoru çoktan kapatmıştı.

Pist kenarında araçları izleyen takipçiler ve gazeteciler bir an gözlerine inanamadılar. Stop ettiğini duyduklarına emin oldukları Arkalion aracı motor sesi çıkarmadan tekrar harekete geçmiş ve hiçbir ses çıkarmadan hızlanarak pit girişine yöneliyordu.

İzleyicilerin video çekebilmelerine bile vakitleri olmamıştı. Sessiz F1 aracı motoru çalışmadan garajlara yöneldiğinde pit girişinden araç geçtiğinde otomatik çalışan düdüğün sesi hiç bu kadar çok çıkmamıştı. Bir araç hiçbir ses çıkarmadan pite gelmişti ve takım telsizleri tüm mühendislerinin dışarı çıkmasını haykırıyordu.

Quick Nick, Felipe Massa’nın Brezilya’da yarış dışı kaldıktan sonra garajına yürürken karşılaştığından çok daha fazla mekaniker ve mühendis ordusunun gözleri önünde kendi garajını arıyordu. Tüm grid nefesini tuttuğu halde, önlerinden geçen mavi aracın geçişini seyretti.

Formula 1 dünyası yepyeni bir şeye tanıklık ettiğinin farkına varamayacak kadar şaşkındı.

SONRAKİ BÖLÜM: Patinaj #B04: Jimmy’nin kalbi

2 Yorum

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]