Zafer Turu S01B04 | Buz adam Raikkonen

2

Mete K. Atay, Onur Tezoğlu ve Soner Küpücü Formula 1 gündemini yorumluyor. Daha fazlası için: www.sonsektor.com

2 Yorum

  1. Bu da güzeldi
    tabi Kimi gibi bolca taraftarı olmuş birini anlatacak pek birşey bulamamakta F1’in ayrı ilginçliği tabi. 😀 Siz yine de sıkıp suyunu çıkarıp doldurmayı başarmışsınız. 🙂

    Dinlerken derlemiştim ama özellikle başta ki meseleler için şimdi yazacak pek takat bulamadım.
    Sırayla verelim gitsin işte bakacak olan bakar. 🙂

    1.
    http://www.sonsektor.com/makaleler/yorum-finansal-gundeme-dair-29322/
    Yüzünden böyle birşeyler yazmıştık görmeyen varsa..

    2.
    “2011’de, Ferrari, Fiat Chrysler Automobiles grubundan akranı olan lüks marka Maserati’yle 2020’ye kadar toplamda 160,000 motor için anlaştı. Beklentiler ise 2023’e kadar bu sayıyı 275,000 motora çıkarmaktı. Anlaşmanın Ferrari’nin FCA’dan ayrılmasından etkilenmeyeceği belirtildi.”
    https://businessht.bloomberght.com/guncel/haber/1137134-ferrari-halka-aciliyor

    3.
    “Bir araçtan ortalama 69 bin euro kazanan Ferrari’ye bu anlamda yaklaşan firma bulunmuyor. Örnek vermek gerekirse Jaguar; otomobil başına yalnızca 800 euro işletme karı elde ediyor. Stuttgart merkezli spor otomobil ve SUV üreticisi, sattığı araç başına (Porsche) 17 bin euro kar sağlıyorken Mercedes, Audi gibi markalarda bu kar oranı yaklaşık 9 bin euro civarında. Yani üst düzey araç üreten Porsche’nin ortalama olarak iki kat daha fazla işletme karı elde ettiğini söyleyebiliriz. Son olarak Birleşik Krallık markası Bentley (VW sub brand) ve elektrikli araç üreticisi Tesla ise sattıkları araçlardan zarar ediyorlar. Bentley sattığı araç başına 17 bin euro zarar ediyorken….”

    Geleceğin ürünü denilen Tesla’lar modeline göre araç başına 4 bin ila 12,500 $ zarar ediyor. Bu herhalde tüm modernizasyonuna rağmen İETT’nin ilelebet zarar etmesi gibi birşey. 🙂 Yani teşvik, destek ve piyasadan topladığı paralar ile ayakta kalabiliyor. Bu devam ettiğinde Lamborghini gibi batıp oradan oraya sürüklenecek yada daha muhtemel olan kapıya kilit vurulacak. Hakeza tüm azmine rağmen Fiat500 hybrid’leri ilk dönemleri itibariyle 500 $ zarar ediyordu bu tipte olmayan Stilo ve bazı Alfa’lar grubun geçmiş örnekleri.
    Şuan alanında ve genel en iyi durumda sayılan ve hızlı büyüyen Porsche önceki döneminde ürün başına işletme zararı söz konusuydu bu tabi yönetim, güç değişikliği ile sonuçlandı meyvesini de verdi. Ben tabi şişirme alman üçlüsüne bakıp batak Lotus’un ürün başına ne kadar az kâr ettiğini merak ediyorum ama tabi net bir değer yok.
    Bir de Lamborghini’nin açıklansa dahi Ferrari düzeyinde bir ürün kârı elde etmesi pek mümkün değil. Bir modelden çok fazla üretmek bunu direkt olarak sağlamıyor. Ferrari de tabi her zaman bu kârı elde edemiyordu. 2000’lerin ikinci çeyreğinde bazı çok satan modelleri için 40 bin € civarında şeklinde rakamlar hatırlıyorum. Bizim yanlış dediğimiz ancak hisse satışının ve büyümenin de getirisi ile baz seviye/teknolojiden model/platform çeşitliliğini arttırdıkça bu yönde gelir uzun bir süre daha artacak. Akabinde tanımlanamayan 🙂 max çizgiye ulaştığında marka değerini oluşturan etki koşulları artık beslenemediğinden düşmeye başlayacak. Bu düşüşte bir max çizgiye oturur tabi. Piyasa vaay be nereden nereye geldi der.. Herhalde planları da o çağda çok yüksek adet üretip satarak kârlılığı sürmektir. Ancak işler öyle gitmeyebilir [çünkü bugün Mercedes dahi ürünlerinin adetlerini seviyelerine göre kontrol eder.]
    518 Cibiesta GTV nize 😛 aynı sayı ve arzuda insan kuyruğa girmezse galerilerinize doldurduklarınızı satabilmek için binek üreticileri gibi indirime gitmek zorunda kalabilirsiniz. Porsche ve Lambo. gibi… Mesela öylece türkiyeden de kota arttırım talebi gelmez elinizdeki adetleri süsleyip nasıl satacağınızı düşünürsünüz.
    Bunlar tabi şuan ki duruma göre çok uzun vade sonrası işler. Ancak o group ilk defa hata yapmıyor. Alfa gibi bir markayı batırmakla meşhurlar. 🙂
    Peki neden; Şuan global piyasada yutubırlı mutubırlı felan da sosyal incelemelere konu olan bir açlık durumu var hani Veyron’un, R&R, Bentley’in 7-8 yılda sattığını sadece bir iki yılda satmasına sebep olan açlık. Ancak bu böyle gitmez bunun şimdilik kestirilemeyen bir doyum noktası olacak. Zira o kitlenin oranı şuan ki açlığın oranıyla aynı oranda artmayacak… Sadece zengin sınıfı arasında bir şekil değişimi var. Mesela basitçe sanayicilerin yerini reklamcılar alıyor diyebiliriz. Yani merdiven basamaklarındakiler ve sayıları değişiyor ancak merdiven çok fazla genişlemez. Aşağıdan da tehdit unsurları söz konusu… Velhasıl şuan herkes bu fırsatın peşine düşmüş durumda çünkü çok temiz para dönüyor doğrusu. (F1’in beklenen ölçekte düzelmemesinin temel nedeni de bu. Ancak bana göre buhranlarda olduğu gibi pek yakında yanıldıklarını görecekler…). Yiyip kusup kusup tekrar yeme devrindeyiz yine… Neyse…
    Porsche’nin daha yüksek arge ve production harcamalarına rağmen kârlılığını arttırmasının nedeni de bu. Çok daha fazla pembe porşe var artık.:)

    Konuşmada ki konuya gelirsek. Marka değerlemeleri ve finansallar ne gösterirse göstersin bu marka satın alabilme ve almamayı bu ürün kârlılık oranı çok net belirler. Anlık varlıklar ile uzun vadeli varlıklar benzer oranlı değildir çünkü. Yoksa böyle satışları ancak türkiye siyaseti gibileri yapar. 🙂 Yani ele geçirecekseniz 10-20 yılın toplamını da cebinize koymanız gerekli. Tabi artık hisse’ler de söz konusu olduğundan maddi gücünüz ve cesaretiniz yeterli koşul olmuyor bu işleri de anca Uzan’lar gibileri becerebiliyor hani.:) Tabi karşılığı var herşeyin.:) Velhasıl satın alma ile ortaklık başka şeyleri de konuşmayı gerektiriyor diyelim. Bunun aksi örnek ise mesela Volvo ve Saab örneğinde görüldüğü gibi velev ki işletme kârınız, cironuz kurtarıyor olsa bile aşırı borcunuz varsa çok mantıklı da olsa size talep olmayabilir. Yani borçlar ve günün varlıkları üzerinde ki teminatlar herşeyi belirlemede önemlidir. Bu ticaret de ancak yine bu ülke gibi dandik bölgelerde usülsüzlükler üzerinden teminatlar ve garantörlükler gösterilerek yapılır.

    4.
    http://corporate.ferrari.com/en/2017-another-record-year-0
    Yukarıda açıklanan kalemler neticesinde 2017 yılı için ayarlanmış net kar (1), 112 milyon euro (+% 26,4) artışla 537 milyon Euro olmuştur.

    “Peki Ferrari’nin değeri ne kadar? Halka arzdan önce bu soruya net bir yanıt vermek mümkün değil. Ama elimizde bazı doneler var. Fiat CEO’su Sergi Marchionne, Ferrari’nin 10 milyar euro’dan daha az etmeyeceğini söylüyor.Borsacılar, halka arzda Ferrari’nin değerinin 5 ila 10 milyar dolar arasında bir yerde belirleneceği tahmininde bulunuyor. Halka arz edilecek hisse sayısının kısıtlı olması nedeniyle, bu rakamın tavana yakın bir noktada olacağı konuşuluyor.” eski özet…

    Yani hesaplanmamış değerlemeleri ile 5 milyar € basıp Ferrari’i alamazsın bugün.
    Toplam hareketi 800 ila 1,2 milyar € civarında kârı ise yukarıda.
    Mesela ek olarak Scuderia group’ları sadece birkaç sponsorluktan 4-5 yıl için 500 milyon € elde edebiliyor.
    Görebildiğim kadarıyla Scuderia’a düşen yıllık ham kârı 100 milyon € civarlarında yani öyle büyük bir para da dönmüyor zaten bu tip olumlulukları da ancak avantajlı ek gelirler ile elde ediyorlar.
    Velhasıl F1 için Scuderia Team herhangi bir savaş modeli değil ancak Ferrari markası vazgeçebilecekleri bir model değil.
    Hakeza F1’in ve takım yönüyle Ferrari’nin ilk paylaştığım link üzere görece diğer sportif organizasyonlar kadar hızlı büyümediğini görebilirsiniz.
    Toplam 8-10 milyar $’lık hareketliliği olan bir sanayi den bahsediyoruz ancak bu ortaklık yapısının çok daha farklı olduğu önce ki dönemden pek de farklı değil. Uzun yıllar önce de 1 milyar $’lık bir sanayiden bahsediliyordu ama tabi full kadro tüm argesi herşeyiyle ancak 50-60 milyon $’lık Ferrari gibi bir marka yarış üretimi söz konusuydu bugün bu rakamın nerelere çıktığı ortada. Pek tabi sadece sportif gelirden bölüşülen rakamları da artıyor derlemiştik daha önce.
    Ancak benim görebildiğim kadarıyla 10 katla gerçekleşen harcama ve gelir paralelliği yok. Bu da onlara FIA’nın hediyesi olsun ne diyelim. 🙂

    Şayet isteselerdi Futbol, Basketbol, NFL gibi bir büyüme kârlılığı yakalayabilirlerdi ancak bu yolu dolaylı sanayi gelirleri ile domine etmeyi tercih ettiler bu tabi tabi ölçeğin görece küçük gelişimini getirmiş oldu.
    Eh varlıkları fiyatlarına göre aynı oranda artmamasına rağmen ürettiklerini biz aptal insanoğluna bu kadar rahat satabilmesi mümkün olmayacaktı belki de. 🙂
    Hani ürün yerleştirme var ya işte onun gerçek anlamı. 😀

    5.
    meraklısına, tabi okuması biraz zor…
    https://www.gurufocus.com/term/ev/RACE/Enterprise-Value/Ferrari-NV
    http://www.affaritaliani.it/static/upl2018_restyle/docv/docview.pdf

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]