Zafer Turu S01B03 | Turbolar, kadınlar ve Schumacher

4

Mete K. Atay, Onur Tezoğlu ve Soner Küpücü Formula 1 gündemini yorumluyor. Daha fazlası için: www.sonsektor.com

4 Yorum

  1. Bende beğendim özellikle sakinlik, hafif konuşma tarzı çok güzel olmuş. İyi kıvam tutturmuşsunuz ha bizle zor. 🙂
    Yazmasak olmaz tabi. 😛
    – Aptallık yapmıyorsunuz… 🙂 Buna temas eden şeyleri çokça haddim olmadan yazıyorum ama… global de hemen hemen birçok şey kötüye gittiğinden terki diyar etmek onca yıl verilmiş hobi, özel çaba/birikim yönünden pek olumlu olmasa gerek ve yerine birşeyler koyulabilmeli. Mesela kitap okumak, gezi ve futbol hobi olamayacağı gibi (burada gençliğe çakma var:) ) bu ilginin alternatifi de olamayacaktır mutlaka başka birşeyler bulunmalı…Kısaca yapılabilecek daha iyi bir şey mevcut dünya düzenin de pek de yok sayılır. Zaten birçoğumuzun odağı yarışın kendisi değil, bakılan şey de sadece Formula değil malum. Show’la gelen show’la gider hani… 😀

    – Günayın başta değindiği birşey var öğrenilmiş odak konusudur. Aşağıda bahsini yapmaya çalışırız.

    – Dediğin gibi önce ki gibi dillendirmiyorlar şuan ama MB’nin ayrılabileceğine dair en iyi delillerden birisi F-e HWA hareketi. HWA AG, Mercedes-Benz markasının neredeyse motorsports fabrikası gibidir [zaten zamanın AMG’si olan bu fabrika zamanın MB’nin beceremediği işleri, asıl ünsan sahibi AMG’si gibidir]. HWA Racelab
    olan ismi önümüzde ki yıl devrederek biraz da işi öğrenerek Mercedes EQ Formula E Team yapacaklar.

    – Kitap okumayla ilgili şöyle bir önerim var:) ekran da akan hızlı tren onboard görüntüsü eşliğinde Günay okuduğu kitaplardan bize anektodlar paylaşsın. Ne kolaycılık ama demi. 🙂 motorsports Sesli Kitap…
    Hayatımız bedava bilgi vermekle geçti nede olsa. 😛

    – Yakıtla ilgili cevap gelmemiş :). Unutmuş galiba millet. Küsüratı vardı sanki ama saniyede 12 Lt olması lazım. 2010 ‘dan sonra düzenlenen kural ile pitte ikmal olmamasına rağmen şuanda da saniyede 1 lt altında sınır olması gerekiyor. Yalnız geçmişle ilgili hesap yapılıyordu ama o biraz net değil yaklaşık oluyordu. 12 Lt max akış limiti her saniye ulaşılabilir olmayabilir. Bir de daha önceleri uygulama standartları zordu yakıtlar her üretici tarafından ayrı tercihlerle soğutuluyordu (bu da maliyet oluşturuyordu) ve katkıları da aynı değilmiş bir nevi çeşitlilik ile üreticinin motoruna göre tercihi konusu. Bunlar küçük farklarla akışkanlığı değiştiren konular. Not olarak da 90’lar başında katkılar yani alkol türevleri fazlaydı eh yanma/güç verimliliği de fazla oluyor tabi. Asıl yakıtla ilgili şeyler dediğiniz gibi 96’dan sonra katılaştırıldı. Özellikle başta Ferrari’de 90’larda yakıt yükü hesapları dengesizlikler yada yetersizlik diyelim gösteren konu yarışın ortasında kal geliyordu adamlara.:) Yakın yıllarda McLaren da felan da olmuştu galiba böyle şeyler bu tabi o zamanlar biraz da pilotların switch’den AFR vs değiştirip laf dinlememesi ile alakalı.
    Şunları atalım.
    https://www.raeng.org.uk/publications/other/14-car-racing
    https://www.youtube.com/watch?v=PKoOeNUoNHU

    – Özellikle şunu vereyim geçmişte ki durum buydu. Odak konusu…
    https://youtu.be/4eHtaa-Z8jI?t=3063

    Geçmişte yürüyen parçaları (Renault, Ferrari yasaklanan suspension çözümleri),
    şasi dayanık ve hafiflik (Ferrari yılda 2 sürüm şasi),
    Motor güç, dayanıklılık geliştirme,

    Asıl maliyet ve kazanç kalemlerini oluşturuyordu. Aero’a neredeyse birikim ve çalışma azlığından para ve zaman kalmıyordu. (Bu günün otomotivi için de geçerli heryer rüzgar tüneli dolu ama aero bilinmesine rağmen mesailer kısa.)
    Aero biraz daha Williams, Redbull, Sauber gibi motor üretim yeteneği olmayan küçüklerin oyun/harcama alanıydı lakin bütçeleri de yine küçüktü.
    Yani boynuzlar eklemek o kadar da pahalı değildi hele ki ucuzcu denilen bugünün CFD’lerine göre..

    İşte bütün bunlar motor’ların ve part’ların çalışma alanlarının köreltilmesi ile aerodynamics yönüne kaymış oldu ve artık bu öğrenilmiş odak noktasını unutturmak pek kolay olmayacak.
    O yüzdendir ki hep dediğim öncelikle motor (14 itibariyle motor varlık güç oranının artmış olması bu konuda değil.)
    ve şasi ile üzeri birimlerin paylarını arttırmadan yani basitleştirme ve çeşitlilik ile kazanç alanını yükseltmeden…
    ne yaparsanız yapın aerodinami kaynaklı sorunları değiştiremez, çözemezsiniz. Çok büyük değişiklikler getirseniz de çok kısa sürede asli pozisyonuna dönüş sağlar.
    [O sunumda görülebileceği gibi drag yönüne rezalet tartışmalar çıkmadan rahat kaymak için motor varlığı (Hybrid’de değil ICE) ve gücüne artış ihtiyacı var. Bu da skor HP ile ilgili değil sadece. Basitçe F1 çoğu zaman tek ve en hızlı 0-100 araçları değildi alternatifleri söz konusu olabiliyordu ancak çoğunluk zamanda F1 gibi 0-300, 100-350 kapasitesinde şeyler var olmadı yani toplam ivmelenme becerisi… 200/100-0 gibi toplam akselerasyon kapasitesini de var sen ekle (burada hafiflik büyük çalışır). Pillerden dolayı ICE gibi sürekliliği olmayan birşeyle uzun bir süre daha bu yaklaşım mümkün değil sonra; bunlar yarışta çok zaman 10 sn yavaş lan gibi şeyler olmaya devam eder.
    Yani motorları çözmeden Downforce>Dragforce yönünde bir eğilim sağlayamaz DF düşürme gayretleriniz açık alanları kapatamayacağınızdan drifting/drag yönünde kalamadan DF yönünde devam edecektir.
    SSC rekoru ötelemek için boş yere yeni motor/güç üretici fikirlerine abanmıyor yoksa başka birileri gibi küçük küçük öteler milleti yemeye devam ederler zaten TopList’deler.
    Yani her zaman denilen ve bence de sığınılan “mühendisler her zaman bir yolunu bulacaktır…” noktasının hedef, denge ve ağırlıklarını komisyonlar ve kurallar belirler…

    – Son Schumacher ile ilgili şunu ekleyeyim birkaç kelam etmiştim geçenlerde. Vakanın değerlendirmesinde bu adamı yani tanımadığımız ailesinin geçmiş kabul, güdülerini unutuyoruz. Schumacher kendisi de her zaman hayatını sakladı, uzakta yaşamaya çalıştı o kadar komisyonda üyeliği, birçok defa ön kişi seçilmişliği olsa bile. Internet çağını felan da gördü ama adam neredeyse ancak mektupla ulaşılabilen felan biriydi. 🙂 İmza dağıtayım, tv de orda burda şişirileyim gibi birşeyi de yoktu malum. (Mesela ben ist.park da diğer pilotların sıradaki insanlardan aldıkları tepkiyle nasılda şişip durduklarını görüp bu adamda böyle bir hali görmemeyi ilginç bulmuştum ben yapamazdım). Ralf gibi olmadığını herşeyi yaşarken göstermedi mi bu tip bize. Hadi aklı yerinde değil şimdi de belki bunu şart koşmuş yada buna ikna olmuş karısı var. Valla ben mali düzenler değişmiş olsa da adam sağ salim olmuş olsa eski pilotlar gibi tv, handcam’le geziciliği yapmayacağını tahmin ederim. Tahmin tabi sadece.

    Velhasıl bu tur güzel olmuş.

  2. Çok keyifli bir dinlemeydi ağzınıza sağlık. Ben de diyorum nereden çıktı bu turbo yazısı. Günay abi Mansell’in kitabından daha fazla yayın bekliyoruz 🙂
    Sağda solda okuyamıyoruz bu anlatıları buradan dinleyince ağzımızın suyu akıyor tabiri yerindeyse 🙂

    “Bir set lastik için bir motor ve ikinci set için başka bir motorumuz vardı – her turda bir motor.”

    Lotus Goes Turbo: https://www.youtube.com/watch?v=Mm3vUM_ns8s

    Efsanenin durumu hakkında en çok bilgi veren Fatih Altaylı sanırım. Schumacher’in sağlık durumunu değerlendiren Altaylı, “Ben Schumacher’i geçen sene gördüm, eşinin verdiği bir davette. Pek iyi durumda değil. Yani bence adama eziyet ediyorlar. Hala belki bir gelir kapısı olarak görülüyor. Kaşık kadar kalmış diyebilirim. Ben gördüğümde 37-38 kilo kadardı.” şeklinde konuştu. Schumacher’in geri dönüp dönemeyeceğinin sorulması üzerine Fatih Altaylı, “Ben sanmıyorum. Dönerse de sağlam dönmez.” yorumunda bulundu.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]