Geçici bir uygulama da olsa insanların, yorumlarımızla bazı fikirler üretebilmesini, bir miktar görüş elde edebilmesine uğraşıyoruz. Bunu da alıntılar üzerinden çoğu zaman ilgisiz görünebilecek yorumlar ile sağlamaya çalışıyoruz. 🙂

“….örneğin Mercedes’in yer sezon yarım milyar dolar harcamak istemediği biliniyor.”

Söylev ve üretilen algı bu şekilde olabilir. Ancak bütün büyük markalarda olduğu gibi Daimler Benz sadece reklam, tanıtım, algı bütçesini milyar $ seviyesinde kanalize edebilir. Bu sadece tv, billboard, broşürler itibariyle bir durum değildir. Redbull’un yaptığı gibi motorsporları bunun bir uygulama yöntemidir.

Kısaca bu marka bir süspansiyon sistemi için dahi 100 milyon € harcamaya hazır ve nazır…

Fakat Ferrari’nin böyle bir durumu, imkanı kendi iç finansallarına göre gerçekte yok… Bunu onlara sağlayan ancak FIAT group…

Ticari, finansal zeka ve plan ile FCA group dışarısında tutulan Ferrari yarıştığı markalar arasında yani geçtiği veya yakalamaya çalıştığı… mukayese edilemeyecek kadar küçük bir şirket. Yani Ferrari diğer yarış takımlarında olduğu gibi finansal planda 100 milyon $’lık ana sponsor anlaşmalarına çok daha bağımlı, gelişmiş varlık hayatını salt olmasa da bunlara borçludur. Yani Ferrari’nin yarışma maksatları dev group’lar ile aynı değildir ve olamazda. Basitçe Ferrari’nin, somut rakamları belirlese de soyut kavramlara milyar € kanalize edebileceği bir lüksü, imkanı yok. Fakat bir simülatör odasına 60 milyon $ harcaması nedense eleştirilmiyor. Mecburiyetlerin dışında bir durumu anlatmaya çalışıyorum.

Peki o zaman bu genel görülen tavır da neyin nesi? İşte başında hangi görevleri gören bir başkan olduğu burada belirleyici olmakta ve bu sonuçları itibariyle bizim için rahatsız edicidir.

Bu insanlar group çıkarları itibariyle Ferrari’nin olamayacağı şekilde bir harcama ağına EVET demeye devam diyorlar malesef. Ve bu yeni başlamış bir durum değil.

Ferrari, pist üstü rakipleri gibi çok fazla harcamayı devam ettirerek büyümüş gibi görünüyor olabilir fakat gerçek düzey bu olmayabilir.

Ferrari’nin açık media reklamına büyük bir ilgisi yok. Burada model tanıtım dönemlerinden bahsetmiyorum. Ferrari araç deneme, testlerine dahi odaklanmayan bir marka. Bu tabi geçmişten bugüne kurdukları her koşulda satabilme ile de ilgilidir.
Yani bu alanda ki finansalı üretime, dar çerçevede clup ve topluluğuna kanalize ederek büyük ve bilinir kalma planını gütmekte. Zaten bundan daha iyi bir plan da olamaz.

Yani 1; Ferrari sadece bilinir kalmak için yarışmıyor. İş kolu tamamen bu.

Yani 2; Ferrari, Porsche gibi dahi değildir ve olamaz. Ancak daha iyi bir plan olduğunu belirtmemizle birlikte bunun izahı şöyledir. 6 aylık bir finansal geri dönüş planına kıyasla Ferrari tek bir günden bir sefer de 5 milyon $ gelir elde edebiliyor. İşte bu tek bir sponsordan 250 ila 500 milyon $ gelir elde edebilmenin açılımıdır denilebilir.
Diğer sportif markalar bu yüzden tanıtıma ve basının ilgisine daha muhtaç konumdadır.

Forbes: Dünya’nın en değerli 50 takımı (2014)

1. Real Madrid / 3.44 Milyar Dolar
2. Barcelona / 3.2 Milyar Dolar
3. Manchester United / 2.81 Milyar Dolar
….
21. Chicago Cubs / 1.2 Milyar Dolar
22. Ferrari / 1.2 Milyar Dolar
23. Indianapolis Colts / 1.2 Milyar Dolar

Forbes: Dünya’nın en değerli 50 spor kulübü (2017)

1. Dallas Cowboys, $4.2 billion, 5% (NFL)
2. New York Yankees, $3.7 billion, 9% (MLB)
3. Manchester United, $3.69 billion, 11% (Soccer)
….
18. Chicago Cubs, $2.68 billion, 22% (MLB)
50. New Orleans Saints, $1.75 billion, 16% (NFL)


Diğer bir konu;

“FIA, maaşını ödediği muhasebecileri takımlara yerleştirerek gelir ve giderlerin kontrol edileceğini düşünüyor.”

Açıkları olmasına rağmen birçok uygulama şekli vardı. Bu denetimde en iyi olmamakla birlikte kurumsal zihin itibariyle en kolay ve oturmuş yöntemlerden biridir. Ve çeşitli eklerle desteklenebilir.

Bu eleman yerleştirmeyi yapılamaz olarak görmüştü birçokları, küçük takımlar dahi. Pek tabi yapılabilir çünkü zaten farklı bir kontrol içeriğinde yapılıyor. Büyük şirketlerde devletlerin mali mekanizmaları veya kendi başvurularıyla anlaşmaları itibariyle özel denetim şirketleri, mecburi dinamikleri itibariyle sıkı denetime tabi tutar. Bunların kanuni yahut özel şirket statüleri ile en yukarda ki yönetim mekanizması arzusuyla mecburiyetleri vardır yani ne isterlerse yapmak zorundasınız.

Denetim personeli, Mali işler müdüründen, CEO, CFO dan büyüktür….

Tabi ki “Watergate” gibi çizgi dışına çıkmış örneklerde var fakat bunların bir şekilde er yada geç açığa çıkma realitesi vardır.

FIA bir bağlayıcı mekanizma olduğundan mecburi tutulan özel anlaşmalar ile bunu gerçekleştirebilir. Mevcutta bunu sağlayamaz olarak görülebildiğinden bu konuda yaptırımlara! ihtiyaç olabilir. Fakat zaten Concorde içermedikleri ile dahi çok ciddi bir mecburiyetler anlaşması ve idare psikolojisi getirmekte…

FIA’nın herhangi bir markayı bir anda ortamdan el çektirme, kovma yetisi hali hazırda var. Bunu finansal, ticari nedenlerle tabi ki saklı halde dahi tutmuyor. Yönetme ve kontrol tahakkümü adına bunu öne çekerse şayet, markaların mecbur olduğu farklı ülkelerde ki kanuni mecburiyetlerin dışında bir kanun hükmünde bağımlara bağımlı hale getirilmeleri mümkündür. Liberty ise özel bir şirket olduğundan sahiplik anlaşması ve pozisyonu dahi olsa bunu yapamaz. Basitçe bu şirkete karşı, hiç kimse finansal harcamalarını teslim etmek zorunda tutulamaz.

Tabi ki açıklar, küçük kaçaklar olabilir. Bunun mevcut motor gelişim kontrol mekanizmalarında olduğunu da düşünüyoruz çok zaman. Fakat koydukları mecburiyetler itibariyle işler iyi gidiyormuş gibi görünüyor.

1-2 milyon $’lık kaçaklar olsa dahi bir düşük ekonomi henüz yakalanmadığı mevcut durumda bunun sezonu belirleyiciliği söz konusu olamayacaktır.

Kısaca bütün bunları şayet adam gibi çalışmış ve gerçek bir istek ortaya koymuş olsalardı bugüne kadar başlatmış, şuan uygulama dahilinde olabilirlerdi. Yani FIA bu planı başka bağımları nedeniyle satış yani Liberty dönemine bırakmış oldu.

Basitçe bağımsız motorları oylattınız politik olarak o süreçte istediğiniz küçük mali, ekonomik anlaşmaları dayatabilirdiniz.

FIA’nın tam bir kontrol altına alma hedefli bir üst mekanizmasının olmadığını her zaman söylememiz ile birlikte “ayrılırız” tehdidinden daha kuvvetli olan “seni kovarım” tehditidir…

Hiç bir marka en azından 250 milyon $ ve dahi milyar $ harcadığı bir olgudan bir anda kovulmayı, borsa gibi finansal sonuç krizlerini göze alamaz…

Bu tehdit ise gerçekçi değil çünkü her zaman belirttiğimiz üzere FIA bir federasyon gibi değil aynı MotoGP serisini işletenler gibi para odaklı bir özel şirket gibi yönetiliyor…

İşlerine geldiği zaman bir standart koyucu olduğunu, başka türlü işlerine geldiği zamanda marka group’ları kurtarıcı bir kural koyucu olduğunu hatırlıyorlar.

Bu idarecisiyle ‘işine geldiği gibi çalışmayı’ HALO denilen düttürü uygulama itibariyle tüm güvenlik araştırmalarının yeterli düzeyde olmadığı halde ve ortamın önleyici görüş ve yorumlarının dikkate alınmadığıyla belirtmiştik.



2013 yılına ait sponsor sektör oranları ve harcamaları



Sponsor harcama oranları

  • Red Bull, Formula 1’in en büyük harcama oyuncusu olduğu görüldü. Enerji içeceği şirketi, bu motor sporu serisinde sponsorlarının ortalamasından 26.1 kat daha fazla harcıyor.

 

Sektörlere göre sponsor katılım oranları

  • Otomotiv, F1’e sponsorluk yapan en aktif kategoridir. 2017 IEG Motorsports Sponsorluk Raporu’na göre, Formula 1’e sponsor olan tüm kategorilerin ortalamasına oranla 4.6 kat daha yüksektir.
  • Spor giyim ve ekipmanları sektörü F1’e sponsor olan en aktif, ortama özgün olmayan (non-endemic) kategoridir ve Formula 1 sponsorluğu tüm kategorilerin ortalamasına oranla 4.1 kat daha yüksektir.

 

Sektörlere göre harcama oranları

  • Otomotiv liderliğindeki F1 kategorisinde en çok para harcayanlar (Otomotiv markaları ortalama kategoriye göre Formula 1’e 6.4 kat daha fazla harcıyor), alkolsüz içecekler 5.1 kat, alkollü içecekler 3.4 kat….

7 Yorum

  1. Ferrarinin son yıllarda cirosu katlanıyor, 800 900’lerden 1.2, 1.5 milyar euroluk rakamlara çıktı. Özellikle Marchionne ile birlikte. Yanlız büyük şirketlerin yaptığı cirodan ziyade hisse fiyatları daha önemlidir. Ferrari bugün 800 900 ciro yapsa bile hissesi pek kaybetmiyor, ciro artınca hisse değeri kat kat artıyor.

    Hatırladığım kadarıyla Red Bull’un cirosu 5.5 6 milyardı, Mercedes’in de aynı koşullarda. Ancak Ferrari’nin F1 takımına yatırımının çoğu FIAT’tan gelmedir. İstediği anda 100 milyonlarca lirayı negative anlamda kaybetmiyor, positive anlamdaki parayı harcıyor. Zaten diğer türlü olsa Yılda 200 300 400 500 milyon eurolar harcayamazlar.

    Mesela Mercedes AMG F1’e büyük oranda katkıyı sağlayan Benz’in sponsorluğudur. Ferrariye ise FIAT.

    Velhasıl Ferrari parlayan bir marka ve güneş gibi yanıyor. Ancak doğru yönetilmiyor. Yıllardır gönül vermiş kişiler gittiği yolun doğru olduğunu söylemez zaten. Ha bunlar Enzonun veya hissedarlarının umrunda olur mu ? Olmaz, hiç bir zamanda olduğunu sanmıyorum ve olmayacakta. Çünkü günümüz Dünyayı sapıklaştıran tek bir şey var; mani mani mani.

    O yüzden F1 temiz bir seri artık değildir. Maliyetlerin düşmesini veya standart parça istemiyorum, Bu adamlar bu kadar kazanacağına harcasınlar banane. Hiç umrumda değil. Küçük takımlar mış bilmem kimmiş fasa füso, F1’de hiç bir zaman onların esamesi okunmamıştır, okunmayacakta bu büyükler olduğu sürece..

    Bu arada yazı için teşekkürler, yazarına bakmadım ama muhtemelen İbrahim abi’nin yazdığını düşünüyorum. Eyw.

    • Eyw.
      Başarıyı Süveter Marciye kilitleyen başka bir hata daha. 🙂
      Yukarıda ki 1. finansal 2014 yani doğal olarak 2013 sonu verilerinin derlemesine ait.
      Yani Luca di Montezemolo dönemine. Luca, Sergio dan üst bir mevkideydi ancak işler değişti… Luca, John Elkan’a bağlı idi. Tecrübesiz, bu işlerden kökenden anlamayan Elkann ise Agnelli’nin idari prensi…
      FCA resmi olarak 1 Ağustos 2014 de birleşti veya birleşimini kamuya açık tamamladı. Luca ise 10 Eylül de kovuldu… Yani nasıl olduysa kökten gelen büyük adam president kovuldu yerine sadece bir CEO olan süveter geldi. Luca, 2010 da FIAT SPA başkanı olmuştu. [Bana göre en büyük hatada buydu… Böyle olmasaydı bugün Luca halen konumunda olabilirdi…] Bu dönemde Sergio ise sadece yönetim kurulu üyesi…
      Yani Alfa=Maserati=Ferrari, Magneti sporting re organizasyonunu yapan Luca’dır. Alfa, Lancia, Fiat yani yol reorganizasyonunu yapan da daha öncesine ait olmak üzere Elkann altında Sergio’dur.
      Ferrari’nin halka arzı 2014 de planlanmıştı ancak satışa FCA birleşmesinden sonra 2015 de geçildi. %10 hisse açıldı sadece. Ve hisse alım oranıyla yükseğe girişene yönetimde söz hakkı tanındı.
      Yani Honda yazısında gördüğünüz üzere yönetim kurulu hatalarına açık hale getirildi bu F1’den ibaret olmayan Luca’nın devleştirdiği marka. Burada kimler ne kadar hisse aldı bunu bilemiyorum bu konunun etkisini de bilemiyorum. Ancak Ferrari’nin aldığı geleceğini körelten ticari kararlarda bu satış oranlarının etkisi malesef ki olabilir…
      Kimse Scuderia ve Ferrari’e hayranlık gözüyle bakmaz… cebine girecek para gözüyle bakar… Biz ise 1. sınıf kitleyiz ve müşterilerin çoğunluğu da öyle…

      Bunun dışında yukarıda ki 2014, 2017 kıyaslı istatistiğine göre. Aslında gerileyen salt Ferrari değil Formula 1 global spor şirketleri, organizasyonlarına göre gerilemiş. Artan, katlanan gelirler itibariyle 22. sıraya girebiliyorken ilk 50’e giremez olmuşsunuz.
      F1 markalarında ve gelirlerinde genel olarak global zenginleşme ile birlikte bir doğal artış durumu her zaman mevcut. Fakat görülüyor ki diğer halka açık spor organizasyonlarına göre F1 kaybetmiş…

      Burada Bernie’nin politikalarının etkisi büyük. Bu durumun devamı ise F1’in daha kötü finansallara doğru yol almasına yol açabilir. Global zenginlik, taban fiyat artışlarıyla gelen büyümeyi, gerçek büyüme olarak görmemek gerekli. Liberty’nin batak verip vermeyeceği ise burada saklı. Ve onlarda biliyor ki gelinen durum itibariyle 2021 çok ileri, geç bir tarih..

      Gelelim başka bir yoruma. İş bu halde Formula 1; gelecek olanlar meçhul iken Mercedes, Ferrari, Redbull ve hatta Honda’ı kaybetme riskine giremez. Bu durumda bir fasih daire, içinden çıkılmaz döngü… Bu seyirci yani bizim için olumlu bir durum değil.
      Hiçbir sporu, seyircinin desteği olmadan yapamaz, büyütemezsiniz.

      Küçüklerle ilgili yorumuna ise doğal olarak katılmam mümkün değil. Cosworth’ü, Lotus’u sonradan giren Williams’ı yazdık durduk bunlar banane dediğiniz markaları dağıtıp geçtiler… Biri gelir sizi dağıtır geçer Brawn, Redbull gibi ve devleşirler… Esame derken de nice büyük markalar, grouplar küçükler madara ettiği için girip çıkmışlardır. Ferrari’nin tarihinde ki dev boşluklara değinmeye zaten gerek yok. Şu son 10 yılı zaten siz hali hazırda yaşıyorsunuz. Yani bu işin sırrı harcama da değil…
      Pilot maaşını dahi borç hanesine yazan Brawn’ın ortalığı dağıttığını gördünüz, çok daha düşük gelir dolayısıyla iyi organize edilmiş harcamayla deha görülen adamlarla ezici dominasyon kuran Redbull’u da gördünüz. Yukarıda ki bir tablo Redbull’un F1 özelinde motorsporlarında nasıl bir dev olduğunu ortaya koyuyor ayrıca. Kaldı ki Scuderia Ferrari ve McLaren da bir zamanlar küçücük takımlardı devleri dağıta dağıta bu güne ulaştılar. Karşılarında Ford gibi bir devin nasıl da çaresiz kaldığını, ne kadar çılgınca işlere girişmek zorunda kaldığını da okudunuz. Bu görüntü sahnesinde bugünün devi Ferrari niye olmasın pek tabi ki olabilir, oluyor…

      🙂

      • Başarıyı Süveter Marciye kilitleyen başka bir hata daha

        Monte adam olsaydı Ferrariyi doğru yönetir senelerce süründürmezdi. Gidişinin sebebi ise zaten çöküşe geçirmesiydi takımı. V6’lara onay verip, Ferrari ve F1’i milyarlarca harcamanın içine sokmaya sebeb veren kişilerinden biri. F1 takımını doğru yönetemiyorsa isterse Ferrariyi amuda kaldırsın umrumda değil. Marchionneyi övmemin sebebi; doğru veya yanlışlarıyla bu takımı hak ettiği konuma getirdi. Bakma bu sene pilot yüzünden olamadık yoksa şampiyon araç var pistte. Hala eksikleri var ama bir şeyleri başardı. Ha standartlaşmayı ve harcamayı savunmasının tek sebebi dominicin takımı bu dönemece sokması olmuştur.

        Kimse benim bu teknolojilere milyarlarca euroyu harcatıp sonra aynı teknolojinin bir benzerini standartlaşmaya yönelik ve harcamaları kısıtlatarak getirmeye çalışmasına mantıklı baktıramaz.

        Buna ilaveten Ferrari eski Ferrari değil, F1 eski F1 değil, dolayısıyla doğru yönetilen Ferrari ile savaşmak zor.

        Hiçbir sporu, seyircinin desteği olmadan yapamaz, büyütemezsiniz.

        F1 seyircisi = Ferrari demek.. Yani Ferrari olmadan bu sporu büyütemezsiniz.

        Yani bu işin sırrı harcama da değil…

        Örnek Mercedes, 2,5 milyar euroya yakın harcama yaptı. + Ferrarinin son 3 yılda 1.5 milyar harcaması ve iki takımın bulunduğu konumlar, demekki işin sırrı harcamada da olabilirmiş.

        • Eyw.
          Bana sanki biraz kendi içerisinde çelişiyormuş gibi gelen bir yorum oldu.:) Malesef ki Ferrarici olarak Ferrari’i pek tanımıyorsunuz.
          Tek tek alıntılayarak gitmeyeyim. Luca çöküşe geçirdiyse şayet 2014 sonunda gitti kaç yıl geçti? Yine Luca döneminde kıl payı farkla şampiyonlukların kaçırıldığını hatırlatırım madem Sergio ile muhteşem bir sahne çizmeye çalışıyorsunuz. 🙂
          Zor ama belki hatırlayanlar olacaktır o devirde her zaman basın, şu bu vs kimi zaman da kasti olarak öyle gösterilmeye çalışılmasına rağmen birçok markanın durumuna göre tablonun öyle abartılı rezil olmadığını, başta Fernando’cuların (düştükleri hal ortada…) bu işi abarttığını savundum durdum. Kaynağını ise istatistiklere dayandırdım. 2009 da rezil olunduysa herkes oldu. Yapılan motor dizayn hatasını da bir president, ceo’dan bilmeyeceğiz herhalde değil mi.
          Her zaman söyledim ve tekrar söyleyeyim ki eski Scuderia Ferrari dominasyonu Luca’nın başarısı de ğil di…
          Bir gün şayet Scuderia tekrar dominant olabilirse ki (bence olabilecek fakat bu kadro ile değil) o da Sergio’nun başarısı olmayacak…
          Bir tek Mr. Brawn finans ve teknik sahipti. Ne MB bu başarısını CEO’suna nede Redbull Mateşitz’e 🙂 borçlu… İlk önce Racing nasıl yapılır ve hakim olunur bunu iyi öğrenmek lazım.

          Mesela yukarıda rakamsal başarı istatistiği çizdin ancak o Luca’a ait. Luca, FCA (Chrysler) birleşmesinden sonra kovuldu. Ve takım halen şampiyon olamadı. Ferrari SPA tarafında da henüz Luca’nın yaptırdığı çalışmalardan soyutlanabilmiş değil Sergio’nun etkisi asıl önümüzde ki dönemde ortaya çıkacak.
          Yani Sergio, Ferrari’i zaten çok kârlı, group şirketlerini ayakta tutar şekilde devr aldı. Elbette ki bir gelir artışı yaşanmış olabilir bunu özellikle araştırmadım olması gerekende bu, satış grafiği de bunu düşündürüyor. Artı olarak da bu normal çünkü hisse satışı yaşandı. Araştırmada bunu soyutlayarak bir durum çıkarmamız pek mümkün değil.
          Luca döneminde fabrikasyonda eksiklikler olduğu ortaya çıktığı gibi Sergio döneminde de bunlar çıktı. Halen de yaşanmaya devam ettiğini görebiliyoruz.
          Domenicali örneği gibi halen Scuderia’nın başında F1 kökenli olmayan Racing tecrübesi şüpheli biri var….
          Gelecek sezon başında şunu yanlış yapmışız demeyeceklerini kimse söyleyemez. 🙂
          Zira Buji, lastik gibi parçalanan şeyleri de hiçbiri öngöremiyordu…

          Kısıtlamaya karşıtlığın fikrindir birşey diyemem. Herkesin haklı olduğu yönler var. Sadece şunu ekleyebilirim her zaman dediğim aşırı pahalılaşma her zaman Ferrari’nin aleyhine olmuştur, olacaktır. İşte FIAT’ın tutumu burada Scuderia geleceği için yanlış…!
          Hatırlamak lazım ki kısırlaştırma adı altında V10’lardan bu güne gittikçe pahalılaşan motorlarda yıllardır Ferrari 1 nolu motor üreticisi olamadı.
          ERS sistemleri önemli pozisyonda kaldığı sürece de olamayacağını söylerim.
          Tabi ki şampiyon olmak için 1 nci sırada ki bir üretici olmaya gerek yok Redbull ve Brawn örneğinde ki gibi.

          F1 seyircisi = Ferrari…
          böyle birşey bence yok. Aynı düşünceye 2006 den önce sahiptim. İlk geniş kapsamlı anket yayınlandığında Michael Schumacher var olmasına rağmen McLaren’la arada ki fark (yanlış hatırlamıyorsam McLaren takım taraftar sayısı biraz daha fazlaydı) beni şaşırtmıştı ve bu söylemi bu haliyle terketmiştim. Belki şuan Ferrari çok daha öne çıkar McLaren ve Renault’nun yokluğunda seyircinin bölünmüşlüğünü düşünürüm. Zira yapılmış geniş bir anket hatırlayamadım.
          Derken hatırladım 🙂
          https://f1survey.motorsport.com/
          Buradan bakılabilir 34. ve 32. sayfa…

          Evet şuan önde görünüyor. Fakat McLaren koca bir kayıp yaşamışken (takibi bırakan taraftara malum anket yapamazsınız:) ) ve diğerleri son 2 yılda bir miktar artış göstermişken Scuderia önemli bir artış kazanamamakla birlikte takım taraftarlığında tek başına kalmış. Buradan F1’in hali üzere yeni başlayan nesil dışında Tifosi’nin de bir kayıp yaşadığını algılayabiliriz.
          Sahne ne durumda bilmiyorum şayet Monza tribün doluluk oranları 5 yıl önceye kıyasla elimizde olsaydı Tifosi durumunu biraz daha iyi anlayabilirdik.
          Ferrari’nin kaybı F1’in dağılması demek evet fakat bu salt taraftar sayısı konusu olmadığı için =eşittir durumu bence yok.
          Zira F1 Renault, Honda’ı kaybetse belki kötü etkilenmeyebilir ancak Redbull, MB hangisi olursa olsun küresel krize gireceği ortada.
          * 2008 de BMW/Sauber ‘in ne kadarlık bir kitlesi olduğu görülüyor.
          * Williams da uzun zamanlı başarısızlıkların kitle kaybına dair en güzel örneklerden birisi. Buna McLaren’i de eklemek lazım.

          Baktığın sıralamayı belki de değiştirmek lazım. Zira “3 yılda 1.5 milyar” bunu Scuderia sonradan yaptı ve halen büyük puan farkları ile kaybediyor…
          Bu işin sadece harcama kaynaklı olmadığı planlama kaynaklı olduğu da ortada. [Ferrari’nin önünde ve arkasında bitiren Redbull… 2013 de 2. takım olan Mercedes..]
          Şöyle ki; Mercedes, McLaren’den ayrıldığı dönemde kimse araç konusunda daha önce geçebileceklerini düşünmüyordu… Mercedes devamlı ileriye doğru adım attı ve organizasyonunu kayıplarına rağmen geliştirdi. Motoru önceden bilerek, hareket etmesi de sadece para konusu değil malum. Onlar açısından eksik olan tesislerin de yenileşme… Eh koydukları düzey itibariyle aynısını Ferrari de Redbull da yapmak zorunda kaldı. Renault ve Honda halen yapmaya çalışıyor. 🙂
          Harcama ve rakamlara rağmen rezil olmanın Ferrari dışında diğer örneği de McLaren malum.
          Bunlar dışında her zaman şunu dedim. F1 Motoru üretme dahil bu işin bu seviye konusu tamamen para ile ilgili. Gözünüzde mühendislik ile abartmayın zira o mühendislerin kan, genlerinde markalar yazmıyor. Onları çalıştırabilecek şey para ve onları birçok yere taşıyarak birşeyler oluşturabilirsin. Dışarıda ki başkalarının yapamıyor oluşu da tamamen para ile ilgili…
          Basitçe paran yeterli olmadığı için F1’in rüzgar tünellerine çıkamazsın. Kimse sana o kadar para bayılamayacağı için Ferrari V12’lerini alıp garajda modlayamazsın çünkü o kranı yamultup tekrar cnc’leyecek parayı veremez kimse sana… Sektörde ki kit üretim işi de tamamen bunun üzerine döner…

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]