21 yarışlık dev sezonun yarısından biraz daha fazlasını geride bıraktık ve bir ay kadar sürecek yaz arasına girdik. 2018 Formula 1 sezonu beklediğimizden çok daha iyi gidiyor, Mercedes ve Ferrari’nin bu kadar yakın bir mücadele içinde bulunabileceğini asla tahmin edemezdik.

Sezon bu iki takımın birbirine çok yakın olmasının yanında, geçtiğimiz senelerde çok uzakta kalan Red Bull’un da zaman zaman güçlü olabilmesi için fırsatlar veriyor. Renault güç ünitesinin biraz daha güçlü ve dayanıklı olması halinde üç takım ve altı pilotun olduğu gerçek üstü bir şampiyonaya tanık olabilirdik.

Yarışlar ilerledikçe şampiyonluk savaşında Red Bull’un geride kalacağı ile birlikte mücadelenin sadece iki pilot arasında geçeceğinin anlaşılması açıkçası beni biraz üzdü. Mercedes’ten Lewis Hamilton ve Ferrari’den Sebastian Vettel’in savaşı iki takım barındırdığı, bunlardan birinin Ferrari olması da en azından geçtiğimiz senelerde gördüğümüz Mercedes-Diğer Mercedes savaşına göre çok daha heyecan verici.

Sezon arasına girmişken de Vettel’in 4 ve Hamilton’ın 5 yarış kazandığını görüyoruz Red Bull pilotları ise ikisi Daniel Ricciardo ve biri Max Verstappen olmak üzere üç yarış kazanmayı başardılar, ancak kazalar ve mekanik sorunlar nedeniyle şampiyonluk yarışından çok uzak kaldılar.

12 yarışlık ilk bölümde şampiyona liderliğinin Vettel-Hamilton arasında beş kez el değiştirdiğini gördüğümüz sezon bana bir yerlerden tanıdık geliyor. Bu yazıda da sezonun ilk yarısını geçmişe ve geleceğe işaret ederek inceliyorum.

2017’ye geri dönelim

Geçtiğimiz sezonun başında, teknik kadrosunda alışılmışın dışında bir yapılanmaya giden Ferrari’nin oldukça iyi bir araca sahip olduğunu ve Mercedes’in görece iyi araca rağmen lastikleri kullanmakta büyük sorunlar yaşadığını gördük.

Kanada GP öncesi kampa giren ve lastikleri daha iyi kullanmayı anlamak için büyük çaba sarf eden Mercedes büyük oranda başarılı olmuş ve performansını yükseltmeyi başarmıştı.

Sezon arasına girilirken dört yarış galibiyeti olan Vettel rakibi Hamilton’ın 14 puan önünde liderdi. Üreticiler şampiyonası ise büyük denebilecek bir farkla Mercedes’in liderliğiyle devam ediyordu. Bu da takımın diğer pilotlarının (ikinci pilot demeye dilim varmıyor) performansları arasındaki farkı yansıtıyordu.

Vettel ve Ferrari, sezon arasından sonra sadece bir yarış galibiyeti kazanabildi ve iki şampiyonluğun da sezon bitmeden rakibine gitmesine engel olamadı.

Bildiğimiz bir şey vardı; Ferrari’nin Sergio Marchionne’nin gözetimi altında oluşturduğu yeni teknik kadro birbiriyle çok uyumlu çalışabileceğini kanıtlamıştı ve sonraki sezonlar için daha büyük umut vaat ediyordu.

2018: Daha iyi hazırlanan bir Scuderia

Halo belasını ilk kez gördüğümüz bu sezon ise, zorlu geçen sezon öncesi testlerin ardından Hamilton’ın Avusturya’daki 0.7 saniyelik farkla polü almasının şoku ile başladı.

Ferrari’den Vettel ise aracından doğru hisleri almakta zorlanıyor ve bu süreçte takım arkadaşı Kimi Raikkonen’in gerisinde kalıyordu. Hamilton’ın bu devasa farkının Vettel’in düşüşünden de büyük oranda faydalandığı açıktı. Sıralamaların ardından sezonu kapatan Tifosiyi sakinleştirmeye çalışmıştım, ama nafile.

Ferrari, hibrid döneminde ilk kez Mercedes ile denk bir araç ortaya koyabilmişti. Ancak kırmızılıların gelişim ve kuralları bükme konusunda pes etmeyecekleri ve sınırları zorlayacaklarını anlamamız uzun sürmedi.

İspanya’daki aptalca ayna olayından sonra rakiplerinin şikayetlerinden küçük tavizlerle kurtulmayı başaran takım asıl bombayı Kanada’da patlatacaktı. Mercedes’in sorunlarına karşın getirdikleri yeni güç ünitesinin önemli bir güç avantajına sahip olacağını tahmin edemezdik.

Takımın da güç ünitesini tam performansta kullanmayı öğrenmesi biraz zaman aldı, ancak sadece Scuderia değil, Haas ve Sauber de bu yeni güç ünitesinin çok faydasını gördüler. Çünkü arka taraftaki mücadele öndeki üçlüye göre çok daha yakın ve 0.1 saniyelik bir avantaj bile sizi 5-6 sıra öne taşıyabiliyor.

Ferrari SF71-H, ikinci seri motoruyla birlikte şu an en hızlı araç konumunda ve lastik kullanımı da dahil olmak üzere hiçbir sorunu yok.

Şampiyonu ne belirleyecek?

2018 sezonunun yaz arasına girdiğimizde Hamilton Vettel’in 24 puan önünde ve üreticiler şampiyonu da 10 puanlık küçük bir Mercedes liderliği ile devam ediyor.

Ferrari aracının Vettel’in hünerli ellerinde en hızlı kombinasyon olduğu ve Hamilton’ın Mercedes’inden artık 0.2-0.3 saniye kadar hızlı olabildiğini görüyoruz.

Ancak şampiyonluk her zaman en hızlı pilot/araç kombinasyonu tarafından kazanılmayabilir. Pilotlar ve takımların yapabilecekleri hatalar ve yarış içindeki SC/VSC gibi değişkenler asıl belirleyici etmenler olabilir.

Bunun ilk örneğini sezonun ilk yarışında, Avustralya’da görmüştük. Daha sonra Çin, Bakü, İngiltere, yağmurlu Almanya ve Macaristan hafta sonlarında da hata yapan veya SC/VSC periyotlarından yararlananların işleri değiştirebileceğini defalarca yaşadık.

Mercedes’ten Toto Wolff sezonun ilk yarısını değerlendirirken tam da bu noktaya değiniyor;

“F1’e girdiğimden beri en heyecanlı sezon. Mücadele çok yakın. Pistte lastik lastiğe mücadeleler olsa da sürpriz galipler çıktı. On iki yarışın yedi tanesinde en hızlı olmayan araç kazandı.”

Ek olarak, sezon boyunca sadece üç güç ünitesi kullanılacak olması da son bölümde yarışlara etki edebilir ve hatta kendi başına şampiyonu değiştirebilir. 2016’daki görece rahat koşullarda bile bir motor arızasının şampiyonanın yönünü değiştirdiğine şahit olmuştuk.

Mercedes ve Ferrari durmaksızın gelişim yapmaya devam edeceklerdir ve ikisinin de bir sonraki sezona erken odaklanma fırsatı olmayacak.

Pistten piste gidildikçe lastiklerle birlikte pist koşulları da değişecek ve toplam puanlara ulaşırken lastikleri doğru aralıkta kullanabilmek de hayati olacak. Ferrari’nin motorundan kaynaklı düzlük hızının yanında her tür lastiği oldukça iyi kullanabiliyor olması da kendileri için büyük bir avantaj konumunda.

Son sözler

Geçtiğimiz sezon ile birlikte ele aldığımızda, bu sezonun tam tersi bir şekilde devam ettiğini açıkça görüyoruz. En güçlü araç Mercedes’ten Ferrari’ye geçmiş durumda, ve farklar yine de yakın olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Mercedes ve Ferrari’nin üçüncü seri güç ünitesini ne zaman getireceği ve bunlarda ne gibi kazançlar elde edebilecekleri sezonun devamı için önemli bir merak konusu olacak. Ancak kuralların oldukça sıkı olması ve yarış içinde yaşanabilecek bir güç ünitesi sorununun sonraki yarışlarla birlikte zarar verecek olması herkesi kara kara düşündürüyor.

Ancak görünen o ki, Ferrari 10 yıldan sonra ilk kez iki şampiyonluğa da bu kadar yakın ve her şeyi doğru yapmaları durumunda bu emellerine ulaşabilmeleri fazlasıyla olası.

Sezonun ikinci yarısı birkaç yarış haricinde Mercedes aracına daha uygun gibi denebilir, ancak mevcut durum düşünüldüğünde, kendi düşünceme göre Vettel, bu sezon şampiyonluğu ancak kendi hatalarıyla kaybedebilir.

Ek olarak;

Batıl inancınız var mı?

Bilmiyor olabilirsiniz, Macaristan GP’nin son dönemlerde kendine has bir laneti bulunuyor.

2004 sezonundan bu yana, Hungaroring pistinde zafere ulaşan pilot sezon sonunda şampiyon olamıyor. Geçen sezon Vettel, zor durumda bile galibiyete ulaştığı yarışın ardından çok kötü zamanlar geçirmiş ve ikinci yarıda sadece tek bir zafer kazanabilmişti.

Bu sezon ise ‘yancı’ Valtteri Bottas’ın desteği ile birlikte, Hamilton’ın rahat galibiyetini gördük.

Bakalım bu lanet devam edecek mi…

2 Yorum

  1. Eline sağlık çok akıcı bir yazı olmuş. Geçen sezona kıyasla daha değişik mücadele var pist üzerinde. Özellikle VSC fotoğrafı çok manidar olmuş 😀 Bakalım Hamilton laneti kırıp beşinci şampiyonluğunu alabilecek mi 🙂

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]