Charles Leclerc, bu sezon başladığı Formula 1 kariyerine önümüzdeki yıl Scuderia Ferrari’de yarışacağını bilerek devam edecek.

Takımın emektarı ve son şampiyonu Kimi Raikkonen ise takımdan ikinci kez ayrılıyor ve bizi şaşırtarak emekli olmak yerine Sauber’e geçiyor, hem de iki yıllık bir anlaşmayla.

Bu değişimdeki üç hareket de bizi şaşırtıyor: Raikkonen’in ayrılması, Sauber’e geçmesi ve Leclerc’in erken terfi ettirilmesi.

Peki gridin en muhafazakar ve temkinli takımı Ferrari neden böyle bir adım attı?

Raikkonen’in tek yıllık kontratları

Fin pilot, 2014’te şampiyon olduğu takıma iki yıllık bir kontrat ile geri döndükten sonra hep tek yıllık kontratlarla pamuk ipliğinde ilerledi. Tek yıllık kontratlarla bir sorunu olmadığını hep söyledi, ancak takımın bu hareketi her sezon ortasında Raikkonen için söylentilerin yükselmesine neden oldu.

2015’te takıma katılan Sebastian Vettel’in yakın arkadaşı olması ve çoğu zaman performans anlamında gerisinde kalmasından dolayı takım içinde oluşan huzur atmosferi (Nico Rosberg’in ayrılığından sonra akıllıca bir tercihle getirilen Valtteri Bottas’tan sonra Mercedes’te de benzer bir atmosfer ortaya çıktı) hem takımın, hem de Vettel’in işine yaradı ve kontrat uzatmak için yanında Raikkonen’in olmasını şart koştuğu yönünde iddialar ortaya atıldı.

Üstelik takımda (eski) başkan Sergio Marchionne dışındaki herkes Raikkonen’in performansından memnun görünüyordu. Marchionne ise daha pragmatik yaklaşıyor ve takım arkadaşının Vettel’in üzerinde daha büyük bir baskı kurması gerektiğine inanıyordu.

Halbuki Scuderia, geleneği olan tek pilota yönelme stratejisiyle mutluydu ve başarının ancak böyle geleceğine inanmaya devam ediyordu. Tam da bu sebeple adları Raikkonen’in yerine geçen Daniel Ricciardo ve Max Verstappen’e en ufak bir ilgi göstermediler. Vettel’i rahat ve adanmış tutmak için en doğrusu da bu olmalıydı.

Monza’daki yol ayrımı

Formula 1 dünyası, Kimi Raikkonen’in kontratının Scuderia’nın geleneksel kontrat açıklama yarışı olan Monza’da açıklanacağından emindi. Ancak sıralama turlarının ardından Maranello kökenli takımda işlerin hiç de yolunda gitmediği ortaya çıkacaktı.

Raikkonen 0.161 saniye farkla takım arkadaşı Vettel’in önünde pole pozisyonunu kazanmayı başardı. Vettel’in Monza’da polü alamaması yüzünden yaşadığı hayal kırıklığı, bitirdiği turunun ardından garaja dönerken bile anlaşılabiliyordu: “Sonra konuşuruz.”

Daha sonraki demeçlerinde mutlu olmadığını söyleyen Vettel, takımın sıralamaları iyi yönetemediğini ve bazı iddialara göre polde kendisinin olması gerektiğini söyledi.

Raikkonen’in pole turunda kendisinin arkasında çıkmasından yararlandığını, ancak bunun değişimli olarak yapılan bir prosedür olduğunu ve sıranın Kimi’de olduğunu söylemesine rağmen ortada bir sorun olduğu açıktı.

Raikkonen-Sauber-Leclerc anlaşmalarının Monza’dan önce tamamlanmış olma olasılığı yüksek görünüyor ve Fin pilot belki de bu yüzden sıralamalarda şampiyonluk için savaşan takım arkadaşına yardımcı olmak için kendini feda etmek istemedi.

Peki ya anlaşmalar Monza’dan sonra, ‘Monza’da olanlardan sonra’ yapıldıysa?

İşte bu fark her şey hakkında çok farklı düşünmemize neden olabilir. Raikkonen ve Ferrari Monza gibi hava koridorunun önemli olduğu bir pistte neden Vettel’e yardımcı olmak istememiş olabilir? Son dönemlerde uygulamalarıyla herkesi şaşırttıkları eşit yaklaşımda aşırıya mı kaçmışlardı? Yoksa geri planda farklı hesaplar mı vardı?

Olasılıklar takımın Monza’da pilotlarını yönetememesinden, Vettel’e sert bir uyarı vermesine, hatta tam tersine Vettel’in takımına ültimatom çekmesine kadar uzanan geniş bir aralıkta olabilir.

Leclerc’in pozisyonu

Scuderia’nın bir şekilde Raikkonen’den vazgeçmesiyle birlikte Fin pilotun yeri için görünen en mantıklı aday, kendi çaylak akademilerinde geliştirdikleri Charles Leclerc’ti.

GP3 ve F2 şampiyonluklarının ardından diğer adayları geride bırakarak Alfa Romeo Sauber takımıyla Formula 1’e giren Leclerc, sadece bir sezonun ardından Scuderia’ya yükselecek ve uzun süredir Maranello’da böyle bir şey görülmüş değil.

Ferrari 1961’den bu yana en genç pilot tercihini Leclerc ile yapıyor ve Ferrari tulumunu giydiğinde Monakolu pilotun sadece 1 yıl ve 21 yarış tecrübesi olmuş olacak.

Peki bir sezonluk tecrübe üst sıralardaki bir takımda, üstelik Ferrari gibi çok yüksek baskı altında çalışmak zorunda olacağı bir takımda iyi performans gösterebilmek ve dik durabilmek için yeterli midir?

Aptal sezon süresince ortaya atılan fikirlerde Leclerc’in Sauber’de bir sezon daha devam edebileceği veya yükseltilecekse de Haas’a getirilerek biraz daha önlerdeki mücadeleye alıştırılabileceği belirtiliyordu. Haas’ın Ferrari pilotlarını alma alışkanlığı yok, patronları da böyle bir şeyin pek de olası olmadığını söylüyorlar. Peki Sauber’de bir yıl daha geçirmesi takım ve kendisi için daha iyi olmaz mıydı?

Ferrari’nin bu konuda büyük bir hata yaptığını düşünüyorum. Leclerc’i bu kadar az tecrübeyle takıma getirme kararının ise Marchionne’den başkası tarafından alınmış olabileceğine inanmıyorum.

Leclerc’in terfisi, Vettel ile ilişkisi

Sebastian Vettel’in her fırsatta arkadaşı Raikkonen’i desteklediğini, takımdaki huzurun ve işbirliğinin onun sayesinde yüksek seviyede olduğunu söylediğini biliyoruz.

Vettel Red Bull yıllarından bu yana açıkça desteklenen bir pilot ve Ferrari’deki bu pozisyonunda da rahat bir şekilde performans gösterebiliyor. Ferrari’nin de istediği de bu, değil mi?

Peki aslında Vettel sonrası dönem için düşünülen ve yetiştirilen Leclerc’in destek rolü oynaması gereken bir pozisyona getirilmesi bu düzeni nasıl etkiler?

Bu sorunun cevabını büyük ihtimalle uzun süre boyunca bilemeyeceğiz. Tek bildiğimiz şey, Leclerc’in ikinci pilot rolüne girmek istemeyeceği.

Gençliğinin ateşi ve yeni nesillerin keskin yeteneklerinden biri olması nedeniyle artık olgunlaşmış ve gereksiz riskler almamayı öğrenmiş Vettel’e karşı sorun olması fazlasıyla mümkün. Vettel’in karşısına çıkabilecek sorunu Ricciardo’yu takımdan ayrılmaya kadar zorlayan Verstappen’de gördük.

Ferrari’nin bu hamlesiyle birlikte başına geleceklerin Leclerc’in beklenenden iyi bir performans göstermesi ile sınırlı kalması en iyimser ihtimal gibi görünüyor. Vettel’in de kendisine karşı getirilen bu genç tabanca karşısındaki durumu, öncelikle takıma karşı olmakla birlikte kendisine de olan güvenini kaybetmesi ve hatalar yapmaya başlaması (daha da fazla hata yapması da denebilir mi?) ile sonuçlanabilir.

Genç yetenek Leclerc’in ilk yarışlarda, belki de tüm sezonda çaylak hataları yapmaya devam edebileceğini öngörmek çok da anormal olmaz. Peki ya yapmazsa? Vettel ile denk performanslar gösterir ve kendisinden beklenmeyen istikrarı da gösterirse takımın tutumu nasıl olur?

Akıllara hemen 2007 sezonunda McLaren’ın Fernando Alonso ve Lewis Hamilton ile yaşadıkları geliyor. Aynı olayların Ferrari’de tekerrür etmesi pek mümkün görünmese de, farklı şekilde sonuçlanabilir.

Ferrari neden hata yaptı?

Bana göre Scuderia, Leclerc-Raikkonen değişimini yapmakla kendisini büyük bir çıkmaza sürükledi.

Leclerc’in henüz yeterince hazır olmaması en şaşırtıcı olan hata gibi görünse de, diğerlerinin olası etkileri düşünüldüğünde en masum olanı bu olarak kalıyor.

Bu sezon küçük bir miktar da olsa daha iyi araca kavuşmuş ve kafasını sakin tutarak şampiyonluğu kovalaması gereken Vettel’in dikkatinin dağıtılmaması Ferrari’nin birincil önceliği olmak zorundaydı. Vettel elbette öncelikle kendisi için en iyi performansını göstermek ve kazanmak için mücadele verecek, ancak F1 pilotlarının performanslarını büyük oranda etkileyen psikoloji konusu, bu konuda diğer bazı pilotlara görece daha hassas Vettel’i düşürmeye yetebilir.

Vettel bu süreçten etkilenmeyip iyi performans göstermeye devam etse dahi, ayrılacağını (hatta kovulduğunu?) bilen Raikkonen takım oyununa yanaşmak istemeyebilir. Her ne kadar Scuderia’nın Raikkonen’den destek sözü almış olma ihtimali çok yüksek olsa da, morali düşen Iceman istese de yardım edebilecek pozisyonlara ulaşamayabilir. Bu da Vettel’in bu sezonki şampiyonluk umutlarını zora sokacaktır.

Üzerinde çok konuşulmayan bir konu da Raikkonen’in Ferrari destekli Sauber koltuğuna alınarak çaylakların hak ettiği koltuğu işgal edecek olması. Iceman’in gridde yarışıyor olmasını elbette görmek istiyoruz, ancak genelde çaylak pilotların doldurduğu koltuklardan birinde bulunması hem Ferrari’nin geleceği, hem de çaylak pilotlar için doğru seçim değil.

Ferrari çaylağı Antonio Giovinazzi iki yıldır Formula 1’de bir koltuk bulmak için sırasını bekliyor ve Leclerc’ten sonra Sauber’de olacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Takımın ikinci koltuğu henüz boş görünüyor, ancak takım sahiplerinin eskiden bu yana desteklediği Marcus Ericsson’ın devam edeceğini varsayabiliriz. Bu yüzden Giovinazzi’nin önümüzdeki sezon da F1’de bir yer bulamayacağı gerçeği ile karşı karşıyayız.

Eski F1 pilotu Martin Brundle güzel özetliyor: “F1’de şu an koltuğu olmayan çok fazla genç yetenek var: Esteban Ocon, Stoffel Vandoorne ve F2’i kazanmaya giden George Russell.”

Takımın bu sezon Vettel-Raikkonen ikilisini, önümüzdeki sezon ise Vettel-Leclerc ikilisini nasıl yöneteceğini görmek ilginç olacak. Harika mücadeleler bizleri bekliyor, ancak her şekilde takımın ana hedefleri kapsamında, alelacele yapmış gibi göründüğü bu değişiklikten dolayı pişman olacağını düşünüyorum.

7 Yorum

  1. Bence Leclerc tamamen doğru karar. Ferrari Leclerc-Vettel ikilisiyle uçar. Leclerc çok yetenekli bir genç, çabuk öğreniyor aynı zamanda. Vettel’den çok ama çok şey öğrenecek. Fakat 2019-2020’de Vettel’i yenemez diye düşünüyorum. Vettel fazla küçük görülüyor son zamanlarda ama unutulmasın ki bu adam 4 kez şampiyon bir isim.

  2. zaman değişti. rakiplerin genç pilot kararları etkili. hamilton ın genç yaşta takıma gelmesi, genç max. verstappen, mclaren ın genç pilotlara yönelmesi. modaya uydular. Bianchi yi arar gözler ama.

  3. Pek takip etmem girmem de bu tip toplara ama herşey temel de o kadar basit ki… Değişen racing sahnesiyle stratejik ölçekler de çok değişti konular sadece subteam, s.team ihtiyaçları olmadığı gibi ölçekleyemediğimiz mekanizmalarda da var herhalde. Scuderia’nın yaptığı sadece çok alanda takip ettiği rakibinin olumlu yaptığını yapma, yola gitmesi benim gördüğüm. Ortada marka açısından Lew-Bot. yönüyle doğru bir kurgu var riskler taşısa da Scuderia’da aynı yol ile savaşı göze almak zorunda kaldı. Zorunda kaldı çünkü herkesin öngördüğü gibi riskleri de var ancak ihtiyacı karşılayacak yönetici kafasıyla en doğru tercih bu bana göre. Kimi ihtiyacı karşılayamıyor. Asıl belirleyicilikte Leclerc felan değil halen Vettel yönetim için. Mevcuttan verim alınamadı, Fernando davasında olduğu gibi değişen yönetim için asıl riski yeterli adımları atamayacak Vettel oluşturuyor. Yani Leclerc herhangi bir kişi… Formulün çalışması Lew de olduğu gibi Vet’e bağlı.
    Artı birşey yaşayarak gördüler ki asıl alternatifleri olmayan Kimi göndermek işlerine gelmeyecekti içerde değerlendirdiler. Vet’in alternatifi var marka için. Scuderia’nın anlaşma bozdurup alamayacağı şampiyon yok. 🙂 basit dedikte ifadesi yine uzun oldu lan. 😀

  4. Yazı çok güzel olmuş ellerine sağlık. Ama ben aynı düşünce içerisinde değilim. Bir pilotu alın bir sene daha tecrübelendirin mantığına karşıyım. Bunun bir sürü örneğini futbolda gördük ve böyle kaç tane yıldız söndü. Umarım Leclerc potansiyelini gerçekleştirir. Çok hızlı bir pilot olarak göremesem bile yetenekli bir isim. Bir gün aldığı galibiyetten sonra ‘Zaferi Bianchi’ye adıyorum’ demesi dileğimle…

  5. Ferrari’nin kararı yanlış verdiği yok. Leclerc Sauber ile ilk yarışlarında ayar problemleri yaşıyordu ve bunu çok kısa süre de çözüp iyi yarışlar çıkarmaya başladı. Kendisinin ayarları bulma konusunda iyi olduğu açık. Raikkonen’den pek kötü olacağını sanmıyorum. Vettel’i yenme ihtimali bence çok az da gelişecektir, ilerleyen süreçlerde dişe diş performans gösterebilir.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]