1990’da McLaren’da test pilotu olan Jonathan Palmer, Senna’nın nasıl daha hızlı olduğunu anlatıyor.

Palmer ismi yabancı gelmemiş olabilir, evet, geçtiğimiz yıllarda Renault’da yarışan Jolyon Palmer’in babası.

Önce videoyu izleyin, sonra alt kısımdan videodan kesitlerle birlikte Palmer’in söylediklerini yazıya dökeceğim.

Formula 1’de Ayrton’a karşı 6 yıl yarıştım, 1990’da McLaren’a test pilotu olarak katılana kadar onun tam olarak ne kadar hızlı olduğunu ve bunu tam olarak nasıl yaptığını anlayamamıştım.

O günlerde bir Avrupa pistine, Monza veya Estoril’e üç günlük test için gidiyorduk. Normalde ilk bir veya iki günde ben turluyordum ve iyi olduğunu söyleyebileceğim turlar atıyordum. Senna geliyordu ve 10 tur içinde benden 1 saniye daha hızlı oluyordu.

Peki o bunu nasıl yapıyor?

Görüntülere bakarak anlamanız zor. Ancak sürücünün araç kontrollerini nasıl kullandığını gösteren veri kayıtlarına bakarsak Senna’nın tekniğinin örnekleri görülebiliyor.

Önce bir viraj öncesindeki frenlemesine bakalım, mavi çizgi benim frenlememi gösteriyor. Kırmızı olan ise Ayrton’un frenlemesi.

Burada açıkça görülüyor ki, açıkça benim kadar sert ve uzun süre boyunca fren yapmıyor. Sonuç olarak viraja daha hızlı giriyor.

Viraj çıkışındaki hızlanmada ise, Senna’nın kendine özgü tekniği açıkça görülüyor. Ben gazı giderek açmayı tercih ederken, Ayrton hiç vakit kaybetmeden gaz pedalına yüklenmeye başlıyor ve çok daha erken tam gaz veriyor. Böylece çıkışta da daha hızlı oluyor.

Bu ikisini bir araya getirdiğinizde tek bir pist bölümünde 0.2 saniye kazanabiliyor. Bu da tüm turun sadece küçük bir parçası.

5 Yorum

  1. 90’larda hatta 2000’lerin başında bu tip değerlendirmeler muazzamdı.
    [Pedal cam’lerin dahi paylaşıldığı zamanlardı.. en son VR olmayan pedal ne zaman gördünüz… Yani yarışlar artık yarışmak için yapılmıyor hiçbir yerde eh o zaman niye izliyoruz ki…]
    Bilişimin ortama yeni yeni katıldığı zamanlardı ve pek tabi ki insanların faydası ve içerik için de bunları kullanıyorlardı. Düşünün pek az kimse de vardı bunları yaptılar halen zamana taşıyoruz… yıl olmuş 2019, şimdi bilişmek herkesin cebine, koluna girmiş ama halen aynı şeyler… yeni hiçbirşey yok…
    Aç Sky’ı o da aynı anca görsellik yeni adam gibi birşey yok…

    Değişenleri göz önüne koymak korkutucudur bazen.

    Eh hadi sürüş sürücüsüne bakarakta öğrenilir de o sürüş yöntemlerinin hepsi değişti be kardeşim çünkü makineler değişti o bilgilerin incik boncuğu sindirilip sindirip çıkarıldı artık.
    Kıymetli çünkü yenisi yok…
    Yenisi üretilmeyen şey tabi ki efsane olacaktır.

  2. Yüzeysel şeyler söylemiş sürüş tekniği değil de tercih mi desek. Zor çizgilerde sürebilmek yetenekle direkt alakalı. Kimisi alışkanlıklarla sürer kimisi fark yaratır. Oğlu Hulkenberg’in 2017 telemetrisine bakınca da aynı şeyleri görebilir 🙂
    Bana en ilginç gelen Hamiltonun sıralamalarda kullandığı çizgiler. Kendine has sürüyor o da.

    • Yeteneği ve ruhu pek kolay tarif, analiz edemezsin koca koca check list’ler gerektirir. Ancak aklı yerinde adam bilir ki tarif edemesekte var birşey arkadaş.
      Odaklanmaya devam ederek belki daha tarif edilebilir kılacaklar yaşanmadan bilemiyoruz.
      “yetenekle direkt alakalı.”
      Bunun dışında pilot kişileri de nefsani duygularını aştığı anlarda çalışmakla belki daha doğrusu doğru çalışmakla çok alakalı olduğunu söylerler.
      Yani Aİ için de kavramsal, varlıksal yeteneği matematize edemesekte doğru çalışmayı edebiliriz artık. Zaten Big Data’nın bir yönü de budur. 😛
      Biraz da şans denir bunlara. Onun da aynı şeyi zor ama belki simule edilebilir zamanla. Basit ifadesiyle herkes aynı şansa sahip olmayabilir yani çevre ve imkan şartlarına… bu eskiden daha yoğundu sanırım. Genellikle geçmişte herkes çok erken başlayamayabiliyordu birşeylere yada erişimlere. Bilindik isimlerde çoğunlukla bunu da görürüz.
      ‘nu da çünkü yeterli gelmiyor içimize tarifi.
      Şimdi ise Big data gibi tanımlar çok daha güç ve karmaşık çünkü çok erken tecrübe biriktirme genellik halini almaya başlamış. Eh o zaman gördüğümüzü sandığımız farkları ne oluşturuyor?

      Belki de eskilerde ki gibi farklı daha açık çizgilerde yeni pilotlar görememizin nedeni aralarında ki bu tip yakınsamalar olabilir. Tabi parasal konular tamamen hariç diyeceğiz ama diyemiyoruz artık. 🙂 Adamın biri yıllar boyunca sıralı seri işgal edebiliyor. Aklıma Kenan sof., Kimi, Fernando gibi isimler geliyor nedense 😀 neden acaba.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]