Merhaba değerli yarış severler,

Yoğun dönem bir nebze de olsa geçti. Önümüzde, geçtiğimiz iki haftayı değerlendirmek için yeterli zaman oluştu.

Rusya GP’sinin analizini yaparken, sık sık Singapur GP’sine de atıfta bulunacağım. Çünkü o yarışta analiz ettiğimiz bazı noktaların teyidini Rusya’da almamız lazım demiştim. O nedenle, teyit mahiyetinde atıfta bulunacağım.

Bu yarışta da diğer yarışlarda olduğu gibi soru cevaplarla ilerleyeceğim. Eğer yazı çok uzarsa yazıyı ikiye bölebilirim. Çünkü bu yarışta orta sıraları da konuşmak istiyorum.

Öncelikle lastiklerle ilgili şu bilgiyi verelim:

C4: Yumuşak hamur.

C3: Orta hamur. C4 lastikten tur başına 0,6 saniye daha yavaş.

C2: Sert hamur. C3 lastikten tur başına 0,7 saniye daha yavaş.

Mercedes bu seneyi çantada keklik gördüğü için 5 yarıştır güncelleme getirmiyor. O nedenle geriye düştüler. Ancak bu yarışla, kötü gidişe bir son verdiler. Hamilton, yine %110 ile yarıştı.

Hafta sonunun en hızlı pilotu kimdi?

Yarış temposunda Hamilton. Sıralama temposunda Leclerc. Cuma antrenmanlarında Hamilton, özellikle orta hamurda rakiplerinden, 1 saniye kadar hızlıydı. Bu hafta sonu Merc’in en iyi kullandığı lastik de oydu. Yumuşak hamurda ise rakiplerinden sadece 0,1–0,2 saniye kadar hızlıydı. Dolayısıyla aslında hafta sonunun en hızlı pilotu yarışı kazandı diyebiliriz.

Antrenmanlardan sonra internette, takımların yarış tempoları ile ilgili bazı Excel tablolar dolaştı. Ancak bu tabloların çoğunda yanlışlıklar vardı. Zira bu hafta özellikle Mercedes takımı, antrenmanlarda elini gizlemek için blok halinde, çok sayıda tur atmadı. Attıkları turlarda çoğunlukla DRS’yi kullanmadılar ve genellikle daha ağırdılar. Özellikle ağırlık konusu önemli. Çünkü Rusya’da, her turda yaklaşık 2 kg yakıt kullanılıyor. Her 10 kg yakıt, yani depoya fazladan koyulan 5 turluk yakıt ise tur zamanlarını 0,3–0,4 saniye yukarı çekiyor. Dolayısıyla yarış tempoları ile ilgili tespitimi, bu tip sapmalar doğrultusunda yapmıştım.

Yarış sırasındaki tempoları da bu verileri doğruladı.

Ferrari stratejik bir hata yaptı mı?

Hayır. Ferrari lastik seçimi ve pit stratejileri konusunda, bu koşullarda olabilecek en iyi yarışını ortaya koydu. Pilotların yönetilmesi konusunu ayrıca işleyeceğiz.

Cuma antrenmanlarında Ferrari’nin en iyi kullandığı lastik yumuşak hamurdu. Ferrari, yumuşak hamur ile atılan turlarda Mercedes ve Red Bull’dan minimal yavaştı. Yıpranma yok denecek kadar azdı. Yıpranmanın olmaması, Ferrari’nin tur derecelerini çok zorlamadan yaptığının bir göstergesiydi ki bu durum Ferrari’yi de umutlandırdı. Mercedes mühendisleri, kendilerinin yumuşak lastik ile 25 tur civarında atabileceklerini tahmin ediyorlardı. Ferrari, Vettel ile o değere yaklaştı. Yumuşak lastik kullanımı, Ferrari’de oturmaya başladı, yukarıdaki tablo da bunun ispatı.

Ferrari, yarışın ana lastiği olacak olan orta hamurda ise daha çok zorlanıyordu. Orta hamurda (C3), Mercedes’ten 1 saniye civarında daha yavaşlardı ve yıpranma daha fazlaydı. Dolayısıyla Ferrari’nin, yıpranmanın en az olduğu, Mercedes’i uzun turlar boyunca rahatlıkla arkada tutacağı yumuşak lastikle başlamak istemesi doğru karardı.

Ferrari’nin orta hamurda (C3) daha yavaş olmasının nedeni, lastikleri ısıtmakta zorlanması. Ferrari, yere basma gücü getiren son güncellemeler ile birlikte en azından C5 ve C4 lastikleri ideal sıcaklığa çıkarıyor ve orada tutuyor. C5 için ideal çalışma aralığı 85–115 °C. C4 için ise çalışma aralığı90–110 °C. Ferrari için bu lastikleri sıralamalar dışında, yarışta da kullanabilmek önemli bir ilerleme.

Ancak yere basma seviyesi halen Mercedes’in altında ve bu nedenle C3 lastiklerden (çalışma aralığı 105–135 °C) itibaren, lastikleri istedikleri gibi çalıştıramıyorlar. Lastikleri o sıcaklığa kendi yere basma kuvvetleri ile çıkaramadıkları için çevresel koşullara ve diğer fiziksel koşullara bağımlı oluyorlar. O andan itibaren devreye virajların yapısı, asfaltın yapısı, hava sıcaklığı gibi faktörler giriyor. Yani C3’ten itibaren Ferrari’nin lastiği çalıştırması dış etkenlere çok bağımlı oluyor.

Pirelli bu seneki yarışa en yumuşak lastik olarak C4’ü getirdi. Yani Ferrari’nin en iyi kullandığı C5 ve C4 lastiklerden sadece C4 vardı. O nedenle, işler onlar adına zorlaştı.

Yumuşak lastikleri ideal olarak kullanan Ferrari de stratejisini bu lastikler üzerine kurdu. Strateji son derece basitti:

i) Yumuşak lastik ile yarışa başlamak ve farkı olabildiğince açmak.

ii) Yumuşak lastik çökünce orta hamura geçmek. Pit aşamasında undercut korkusu yaşamalarına da gerek yoktu. Çünkü Mercedes orta hamuru daha uzun turlar kullanmak zorundaydı.

iii) Pit sonrasında taze orta hamurlarla, eski lastikli Mercedes’e karşı önde kalacak farkı açmak ve korumak. Bunun için Ferrari’lerin pit’ten çıktıktan sonraki turları çok önemliydi. Pit sonrasındaki ilk turlarda lastikleri aşırı zorlasalar bile önemli değildi. Önemli olan pit’ten çıkan Mercedes’i arkalarında bırakmaktı. Ferrari mühendislerinin düşüncesine göre, Mercedes bir kere arkada kaldığında, kirli havanın ve kendi arabalarının düzlük hızlarının yardımıyla, Mercedes’i arkalarında tutabilirlerdi.

Yarış temposu biraz daha zayıf olan Ferrari’nin uygulaması gereken en makul strateji buydu. Ne pahasına olursa olsun önde kalıp, rakibi arkada tutmak. Bu hesap da tutabilirdi. Çünkü Rusya’da rakibi geçmek için gerekli fark 1,5 saniye. Yani arkadaki arabanın, öndekinden 1,5 saniye hızlı olması lazım.

Ancak önce kendi neden oldukları sanal, sonra da Russel’ın neden olduğu gerçek güvenlik aracı bu süreci bombaladı.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]