Ross Brawn ve Adam Parr’ın kitabını bitirdim. Kitabın büyük kısmı Formula 1’e yaklaşım felsefesi ve stratejiler üzerine kurulu, ama geçmişten ve bazı insanlar arasında küçük detaylardan da bahsetmiş.

Bu makalede bunlardan dikkat çekenleri derledim.

Parr: Gerçekten büyük generaller korkunç savaşları ucu ucuna kazananlar değil, onları kolaylıkla unutulacak kadar kolay bir şekilde kazananlardır.

Brawn: Doğru. Şampiyonlukları kazanırken bazıları bize gelip ‘Kolaydı, öylece sürdünüz ve kazandınız’ diyorlardı. Onlar tüm gerilimin, arkada yaşanan duyguların ve tüm hazırlıkların farkında değillerdi.

Çünkü bir araç ürettik, kazanması gereken bir araç ürettik ve hedeflerinizi tamamlamak için devasa bir baskı vardı. Potansiyelimizin farkına varmamız gerekiyordu.

Brawn, Michael Schumacher hakkında

Michael testlerle, lastiklerle çok fazla ilgileniyordu. Rubens de bu konuda çok iyiydi. Ancak Michael yorulmaksızın çalışıyordu ve tüm takımla çalışabilecek kapasiteye sahipti. Araçta yarım saniye bulabilmek için aylarca çalışmak, rüzgar tünellerinde zaman harcamak, piste çıkıp testler yapmak ve sürekli yeni parçalar üretmek gerekiyordu.

Ancak aynı yarım saniyeyi biraz daha farklı bir lastikle bir anda elde edebiliyordunuz. Bridgestone ile bağı çok daha yakınlaştırmamız gerekiyordu. Bizim onların fabrikasında çalışan mühendislerimiz olmasını sağladık. Onların da bizim fabrikamızda mühendisleri vardı. Onlara ‘Siz tedarikçi, biz müşteri değiliz, sen veya ben yok, biz bir takımız’ demiştim.

Bridgestone bir anda yeni lastikle geliyordu ve test etmek gerekiyordu. Michael’ı arayıp ‘Yarın burada olabilir misin?’ diyordum ve ‘Evet, saat kaçta?’ diyordu. Asla tereddüt etmiyordu. Diğerleri ‘çocuklarımı göreceğim veya doğumgünü partisine gideceğim’ diyebiliyordu.

Parr ekliyor

2003’te Williams’a katıldığımda Frank Williams’a Michael ve diğerleri arasındaki farkı sordum. Bana üç şey olduğunu söyledi. İlki bilgisi ve teknik anlayışı. İkincisi fiziksel formu. Ve üçüncüsü ise araçta olmayı seviyor oluşu. Bu iyi bir özetti.

Konu fiziksel forma geldiğinde ise Frank bana şunları dedi: ‘Ralf ve Juan Michael’ın bir günde yaptığı antrenmanı bir haftada bile yapsalar buna minnettar olurdum.’ Michael podyumlarda hiç terlememiş görünüyordu. Yanındaki pilotlar yorgun görünürken, o ise zıplıyordu.

Brawn, Schumacher’in 2006 Monako’daki olayı hakkında

Orada FIA’ya karşı onu savunmak zorunda kaldım, çünkü benim takımımdaydı. Ama savunulacak bir tarafı da yoktu. Muhtemelen içgüdüsel olarak bunu yaptı. Hafta sonu boyunca en hızlı araca sahipti. Ancak Monako’da polde değilse bile yarışı strateji ve yakıt ikmali ile kazanabileceği gerçeği vardı. O bunu düşünemedi.

Ben endişeli değildim, yarış için planlarımı zaten yapmıştım. O ise bu konuda paranoya yaşadı. Belli ki son anda bunu yapmaya karar verdi ve kötü bir iş çıkardı. Bunu yapacaksa duvarı öpmek yerine aracı oraya çakması gerekirdi. Sonra ise kendimi FIA’nın merhametine muhtaç halde buldum. Bu konuda yapabileceğim hiçbir şey yoktu.

F1’in doğası gereği FIA ile ilişkiniz %90 teknik, %10 sportiftir. Teknik konularda FIA ile çok yakındım, bana güveniyorlardı ve onlara yalan söylemeyeceğimi biliyorlardı. Asla kasıtlı olarak kural dışı bir şey yapmayacağımı bilirlerdi. Ancak o durum başkaydı.

Brawn, 2014 motor kuralları hakkında

Renault bu yeni motor kurallarının getirilmesinin arkasındaki ana destekçiydi. Düştükleri durum için paradoks ya da ironi diyebilirsiniz. Otomobillerdekilere daha yakın motorlar getirilmesini istediler. Tüm argümanları buydu.

Mercedes ile yeni motor üzerinde çalışmaya başladığımızda FIA’ya motor kuralları hakkında ne zaman bir açıklama veya yorum sorduğumuzda bunu soran ilk kişiler olduğumuzu fark ediyorduk. Bunu gördüğümüzde motor konusunda diğer üreticilerden önde olduğumuzu anlamıştım. Motor projesini geliştirmeye diğerlerinden erken başlamış olmalıydık, diğerleri ise görünüşe göre önlerinde çok uzun bir zaman olduğunu düşünüyorlardı.

2014 gelişim kadromuzu ayırmıştık. Geoff Willis şasi, Andy Cowell motor proje liderleriydi. Tüm aracı yeni kurallara göre birlikte tasarlamalıydık. Şasi ve motor bir arada tasarlanmalıydı ve soğutma sistemi bu konuda çok önemliydi. Soğutma sisteminin en iyi tasarımı turbo türbini ve kompresörünü birbirinden ayırmaktı ve biz de bu yola gittik.

İlginçti, çünkü Stefano Domenicali bana Ferrari’nin de bu konsepti değerlendirdiğini, ancak motor tasarımlarına entegre edebilmek için çok geç kaldıklarını söylemişti.

Brawn, Aldo Costa hakkında

O çok önemli bir değerdi, onun müsait olacağını duymak bizim için bir mucize gibiydi, hemen iletişime geçtik ve takıma kattık. Bana takıma katılma sebebinin benim orada olmam olduğunu söyledi. Michael da aynı sebeple Mercedes’e katılmıştı.

Brawn, gittiği takımlarda yaptığı organizasyon değişiklikleri hakkında

Gittiğim yerlerde üç yıllık bir plan yaparım. İlk yıl tesisleri ve ekibi tanırım, ikinci yıl organizasyon ve altyapı değişikliklerini yaparım, üçüncü yıl da uygulamaya geçerim.

ÇN: Belli ki başarılı olmuş, 1999 sezonu Ferrari’deki 3. yılıydı, 2009 da Honda’daki 3. yılı.

Mercedes’teki 2010 yılı kötü geçecekti, çünkü bir önceki sene, 2010 gelişimi için paramız yoktu. Gerçekten çalışmaya 2011’de başladık, 2013’te ise oldukça iyi bir aracımız vardı. Ancak o zaman da 2014 aracı ve motorunu geliştirmeye odaklandık.

Başta Mercedes, takımın sadece sponsorlarının getirileri ile çalışabileceğini düşünüyordu. Mosley’in RRA’sı (kaynak kısıtlama anlaşması-ilk bütçe sınırı denemesi) yeter diye düşündüler. Ancak bu olmadı, Ferrari ve Red Bull bunu istemedi. Biz de pahalı sürücülere sahiptik. 2010’da önerdiğim bütçeyi 29 milyon sterlin kırptılar, bu gerçekten çok kötü oldu. Paraya asıl o zaman ihtiyacımız vardı.

2012 başlarında Stuttgart’ta yoğun tartışmalar vardı, çekilmeyi gözden geçiriyorlardı. Ancak sonra bir anda vazgeçtiler ve bütçeyi artırdılar. Geoff Willis geldi, Aldo Costa geldi, rüzgar tünelimiz güncellendi, taze kan vardı.

Ancak sonra Mercedes takımın başına güvenemediğim insanları getirdi. Toto ve Niki yüzüme başka, arkamdan başka konuşuyorlardı. Her konuda beni görmezden geliyorlardı. Ekibe yeni birilerinin katılması benim kontrolümde olmalıydı, Paddy Lowe’ün katıldığını Stuttgart’ta öğrendim.

Bunu Toto’ya sordum, Niki’nin üzerine attı, Niki’ye sordum, Toto’nun üzerine attı. İkisini bir araya getirip sordum, yine birbirlerinin üzerine attılar. Üstelik ikisi de sağda solda beni eleştiriyorlardı, artık motive olmadığımı, takımın geriye gittiğini söylüyorlardı. Halbuki biz yarışlar kazanmaya, şampiyonluk yolunda savaşabilmeye başlamıştık.

Takımı Mercedes’e satınca kazandığım para ile mutlu olduğumu söylediler. Toto daha sonra bir röportajında Paddy Lowe’ü takıma kendisinin getirdiğini açık açık söyledi. Hatta kendisinden önce Lowe’ün takıma katılması için çalıştığını itiraf etti.

Artık motivasyonum kalmamıştı, güvenemediğim insanlar varken çalışamazdım. 2014’te her şeyi kazanabileceğimizi biliyordum, ancak böyle zehirli bir ortamda çalışamayacağıma karar verdim. Tüm başarının üzerine onların konacaklarını bile bile takımdan ayrıldım.

Brawn, Mercedes ile ilk sezonu hakkında

2010 için belirlediğim bütçem Mercedes yönetimine bile gitmeden, Norbert Haug tarafından 29m sterlin kırpılmıştı. Üstelik şasi bölümü olarak motorlar için Mercedes’e 8 veya 9m sterlin ödememiz isteniyordu. Buna karşı çıkmalıydım.

Brawn, Mercedes’in Red Bull’a motor verme fikri ile ilgili

Lauda Avusturyalı olarak Red Bull’a motor vermek istiyordu, tam bir devlet adamı gibi davranıyordu ve Mercedes’i ikna etmiş gibiydi. Toto Wolff ise buna karşıydı. Wolff Mercedes yönetimini ikna etmek için bir şey bulmalıydı. Takımda ben olsaydım buna asla derdim.

Toto ise yönetimdeki herkesle teker teker görüştü ve Red Bull’a neden motor veremeyeceklerini anlattı. Onlara ‘Red Bull motorumuzu aldıktan sonra tüm sırlarımızı bilecek, bu motor sırlarını katılmak için pusuda bekleyen Audi’ye verecekler ve onlar da 2-3 yıl içinde F1’e katılacak.’ dedi. Mercedes yönetimi panikledi ve vazgeçti. Bu konu Red Bull’a umut verip, son anda, iş işten geçtikten ve onlar gemileri yaktıktan sonra motor vermeyeceklerini söylemek olarak algılandı, bence böyle bir şey yok. Olanlar buydu, sonucu da bu oldu.

Brawn, 2008 sezonundan

2009 kurallarını netleştirmeye çalışırken çok çalıştım, ancak bunlar hep Brawn GP ile birlikte hatırlanıyor, o zaman Honda’nın çekileceğini bilmiyorduk, her şeyi takımım için, yani Honda için yapıyordum. Makinanın çarkları dönmeye başlamıştı.

Brawn, Mercedes’in Brawn GP’ye motor vermesi hakkında

Motorun bize verilmesinde McLaren’dan Martin Whitmarsh çok yardımcı oldu. Ron Dennis bu yüzden onu hiç affetmedi.

Parr: “Çünkü sizden kötü bir iş yapmışlardı.”

Brawn: “Kötü iş yapsaydık Mercedes bizi satın almazdı.”

Brawn, mühendislerin takım verilerini saklamaları ile ilgili

Her yarışta takım fotoğrafçıları binlerce fotoğraf çeker. Herkes birbirinin aracının detay fotoğraflarını ister ve bunlara bakarak uzun zaman harcar. Aslında herkes birbirinin garajını yarım saatliğine herkese açsa ve serbestçe bakılabilse daha kolay ve ucuz olur.

Mühendisler garaj ve pit duvarı arasında kollarının altındaki dosyalarla birlikte geçerler, bu dosyalar o anda fotoğraflanır ve takıma iletilir. Bu kağıtlarda aracın gizli ayarları veya yakıt yükü olabilir, bunları fotoğraflamak hile değildir, bu onun aptallığıdır. Benim mühendislerim her zaman kapalı dosyalar kullanmak zorundadır, açık halde dolaştıklarını görmemiz halinde bazı yaptırımlar bile uygularız.

Bazen pit duvarı ekranlarında da bazı bilgiler olur, garajın üzerinden fotoğraf çekerek bu bilgilere ulaşmanız da mümkün. Yani takımlar arasında çok fazla bilgi akışı olur. Ancak bu konuda ince bir çizgi vardır. Buna ahlakınızla karar verirsiniz.

Birisi pit yolundan açık bir dosya ile geçerse bu onun aptallığıdır, ancak birisi X takımının çizimleriyle gelirse bunu asla kabul edemem. Çizgi budur. Bize gelen insanlar oldu. Yeni başvuran bir çalışana şunları söylerim, ‘Buraya kendi zekanla, kendi tecrübenle geliyorsun. Diğer bir takımın verileri ile gelemezsin.’ Diğer takımlardan gelen verileri görmek istemiyorum.

Ferrari’ye geldiğimde öncesinde Benetton’dan geçmiş ve Benetton’dan pek çok veri getirmiş biri olduğunu fark ettim. Sonunda onu gönderdik, çünkü aynısını Ferrari için de yapacağını kabul etmek zorundaydım.

Brawn, sonraki sezonlara hazırlanma stili hakkında

Benim çalışma tarzım kaynakları her zaman bölmek ve sonraki sezon için de çalışan bir ekip kurmaktır. Ancak Sauber ve Force India gibi takımların bunu yapabilecek kaynakları yoktur, iki yıl sonrasını planlayamazlar.

İlginç bir şekilde bunu yapabilecek olup da yapmayan bazı takımlar olduğunu da fark ediyorum. Mesela Red Bull. Dikkatlerinin dağılmasını sevmiyorlar. Hep bugünü, yarını ve kısa vadeyi düşünüyorlar. Geleceğe bakmıyorlar demiyorum, gerçekte ne yaptıklarını da bilmiyorum.

Ancak yeni turbo motorlar geldiğinde bu konuda eksik kaldıklarını açıkça gördüm. Yeni motor için Renault’yu yeterince sıkıştırmadılar, onlara yardım etmemiş göründüler. Ki motor o dönemde aracın çok önemli bir parçasıydı.

2013’ün sonunda bunun sinyallerini gördük. 2013 yazına kadar onları şampiyonluk yolunda zorluyorduk, ancak sezonun ikinci yarısında biz 2014 aracına odaklanırken onlar ise o sezon için ciddi bir çaba gösterdiler ve çok yarış kazandılar.

Biz bunu yapmadık, 2014’e odaklandık ve görünüşe göre faydası görülüyor. Mercedes 2014 ve 2015’i domine etti ve sonrası da geliyor, çabalarımızın faydasını görüyoruz.

Ben gelecek planı yapmaktan çekinmem. Gelecek araç için her zaman 3-4 kişiyi görevlendiririm. Arada başka işe bakabilirler, ancak yalnız bırakılmadıklarını gördüğümde içim acır. Bu kişilerle sürekli toplantılar yaparım, onlarla ilgilenen diğer insanlar atarım.

2014 kurallarına gelecek olursak, o proje üzerinde çalışacak insanları 2011’de atadım. Geoff Willis takıma katıldı ve konsept proje üzerinde çalışmaya başladı. Sonra projeyi Aldo Costa devraldı ve gerçeğe dönüştürdü.

Erken safhada ayrık turbo konsepti ve diğer konseptlerin çok etkili ve komple bir paket olacağı açıktı. Çalışmaya çok erkenden başlamıştık ve bu projeye kaynaklarımızı aktarmaktan çekinmemiştim.

1 YORUM

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]