AMuS, 2018 Formula 1 sezonu sonrasında Sebastian Vettel ile çok güzel bir röportaj yapmış.

Bir röportajdan beklenene göre bazı cesur sorular da sorulmuş, Vettel de samimi ve özgün yanıtlar vermiş.

Bana da tercüme etmek düştü. İyi okumalar.

Hala süren var: Michael Schumacher 5. yılında Ferrari şampiyonu olmuştu. Bu seni sakinleştiriyor mu?

Vettel: Ferrari’ye geldiğimde ondan iki fazla şampiyonluğum vardı. Benzerlikleri anlasam da, gerçekten kendimi karşılaştırmak istemiyorum. İkimiz de Almanız, Ferrari adına sürüyoruz, ikimiz de 4 yılı şampiyonluksuz geçirdik. Eğer kazanırsak bunun hakkında konuşabiliriz. Sonra ise Michael’ın şampiyonluklarının yarısı da bana yeter.

Ferrari’de dört yıl geçirdikten sonra özet olarak ne düşünüyorsun?

Bunu açıklaması zor. Takım bu süreçte çok gelişti. Bugünün takımı çok daha güçlü ve dört yıl öncesine göre çok daha derli toplu. Başlarda her şey çok dağınıktı, şimdi ise tek parçayız. Her ne kadar büyük başarı henüz olmasa da, mevcut başarı bunu kanıtlıyor. Son yıllarda takımın potansiyeli olduğunu gösterdik. 2017’de çok iyi bir aracımız vardı ve bu yıl da hedeflediğimiz amaçları gerçekleştirdik. Geriye bakıldığında bazı şeylerin biraz daha hızlı olmasını isterdik, ancak hala olmak istediğimiz yerde olmamamıza rağmen trend olumluydu.

Şampiyonluğa geçen yıl mı, bu yıl mı çok yakındın?

Bu yıl diyesiniz geliyor, ancak iki yıl da şaşırtıcı bir şekilde benzer. Geçen yıl motor gücümüz azdı. Araç iyiydi, ancak bazı pistlerde çok verimsizdi. Bu yıl aerodinami daha verimli. Motorda Mercedes’e daha yakındık, ancak araç bakımından olmamız gereken yerde değildik.

Ancak sezonun bazı bölümlerinde Ferrari’nin daha iyi bir paketi vardı

Asla Mercedes’in İspanya, Fransa veya Rusya’da olduğu kadar baskın olduğumuz yarışlarımız olmadı. Bu sezon hiç duble zaferimiz veya iki kez ön çizgi kalkışımız yok. Geçen yıl bu farklıydı. İki sezonun da benzer bitmesi işte bu yüzden.

Ferrari’yi düşüren Singapur, Sochi ve Suzuka’daki yarışlar mıydı?

Elbette o yarışlar bize çok fazla puana mal oldu, ancak genel olarak hızımız olması gerektiği yerde değildi. Aksi halde bazen düştüğümüz bu tip durumlarda olmazdık.

Ferrari’ye yaz arasından sonra hep aynı şeyin olması tesadüf mü?

Böyle olduğuna inanıyorum. Elbette kendimizi de geliştirmemiz gerekiyor. Belki yarışlar iyi gitmedikten sonra tansiyon biraz fazla yüksekti. Sonra her şey bir sonrakini tetikledi. Bir kez sorun yaşadığınızda bunlardan kurtulması zordur.

Mercedes bir yenilgiden sonra hemen dönebiliyor. Ferrari’de ise bu üç yarış alıyor. Ferrari’deki tepki süresi çok uzun zaman mı alıyor?

Kesinlikle çok fazla zaman kaybedildi, ancak sorunların nerede olduğunu anlamamız da bizim için zordu. Pist üstündeki performansı geri getirmek için büyük bir geri adım atmamız gerekti. bu yüzden rakiplerimizle aynı gelişim etabında değildik. Mercedes’in gerçekten sorunu olduğunda bunu tam olarak nerede yaşadığını bilmiyorum. Belki onların tekrar doğru yolu bulması daha kolaydı.

Ferrari başkanı Marchionne’nin ölümü bu olanlar için bir sebep miydi? Arka planda çalışan organizatör gibiydi.

Söylenmemesi gereken şey şu: O an her şey berbat oldu. Bu takım adına adil olmaz. Elbette başkan organizasyonda önemliydi, ancak yaz arasından sonra olanlar başkanımızın ölümünden önce çoktan planlanmıştı. Ondan önce bile yarış takımı günlük işlerinde bağımsız bir şekilde çalışıyordu. Sonrasında hiçbir şey değişmedi veya durmadı. Hayati olan sonraki aylarda olacak. Dışarıdan bakan insanlar böylesi merkezi ve önemli figürün yokluğunun resmini çizebilir.

Şampiyonluk savaşında bir dönüm noktası var mıydı? Hockenheim’daki kaza veya Monza’daki yenilgi?

Hockenheim’daki gibi bir kazadan sonra öncelikle kendimi toparlamam gerekti. Bu gerçekten kötüydü. Küçük bir hata, ne yazık ki büyük sonuçlar doğurdu. O an saldırmaya çalışmıyordum, arkamda kimin olduğu konusunda hiçbir fikrim yoktu, farkımın ne kadar büyük olduğunu, kazanıp kazanamayacağımı bilmiyordum. Sadece yarışıma konsantre oldum, bir virajdan diğerine bakıyordum, özellikle de yağmurda. O viraj için sadece küçük bir miktar geç kaldım. Kaydım ve sadece tek bir düzeltme yapabildim, ancak tek tekerleğim çoktan çakıla çıkmıştı. Hız da görece yavaştı. Olanlara inanamadım. Elbette orada çok fazla puan kaybettim.

Bu yıl Mercedes’in güçlü olma nedeninin bizim zayıflıklarımızdan çok iyi yararlanmaları oralarda sıçramaları olduğuna inanıyorum. aynı zamanda Mercedes herkese aracımızın ne kadar baskın olduğunu söyledi ve bize daha fazla baskı kurdu.

Aracımız baskın değildi. Şanslarımız oldu. Çoğunu kullandık. Ancak sonunda bir şeyler eksikti.

Bu yıl oldukça fazla hata yaptın. Ters giden şey neydi?

Çoğu durum 50/50 idi. Monza’da bu Lewis’e de olabilirdi. O an hemen arkasında olduğumu görmedi. Lewis aynı zamanda kapıyı kapatmasının sonuçlarını düşünmeyecek biri değil. Kazadan kaçınmak istedim, ancak temize çıkamadım. Sonrasında belki hızlanabilir ve ikimizi de götürebilirdim. Ben spin attım ve o devam etti. Aracım hasarlıydı, onunki değildi. Elbette aptalca göründü. Ne yazık ki böyle şeyler oluyor. Bu yıl birkaç kez yanlış yerdeydim.

Verstappen gibi bilgisayar çocukları boş zamanlarında PlayStation’larında yarışıyor. Her yarış durumunu 1000 kez oynuyorlar. Bu, böyle anlar için bir avantaj mı?

Bu saçmalık. Öyle olsaydı harika bir futbolcu olurdum. PlayStation oynadığımda futbol oynarım. Bu asla bana yardımcı olmadı. Veya sürekli James Bond filmleri izleyen birilerinin de harika bir gizli ajan olması gerekirdi.

Şampiyonluk savaşındaki iki rakip arasındaki mücadelede psikoloji nasıl bir rol oynar?

Bu psikolojik savaşlar hakkında çok fazla düşünmüyorum. Kendimi geçmiş yıllarda başkaları arasında olduğu türden birebir savaşlardan uzak tuttum. Bu beni asla etkilemedi. Birilerine zehirli oklar atmış biri de değilim.

Tüm dünya görünüşe göre dijital şekilde çalışıyor. Bu iyi mi kötü mü?

Spor bakımından, bilgisayarın işlem gücü bize devasa yardım ediyor. Bu araçları sadece bu şekilde yapabiliyoruz. Genel olarak tüm bu konu hakkında çok şüpheciyim. Kendimizi tamamen ortadan kaldıracaksak, model gerçekten geleceğe yönelik değil. Ne kadar ileri gideceğimizi görmek ilginç olacak. Sonuçta, herkesin kendilerinin bu dijital dünyaya ne derece bağlı olacakları konusunda karar vermesi gerekiyor.

Bu dijital platformlarda (sosyal medya) bulunmayan tek sürücüsün. Diğerlerinin seni nasıl gördüğünü kontrol etmek istemiyor musun?

Platform tam olarak olması gerekenin tersini yapıyor. Gerçek resmi göstermiyorlar. Eğer milyonlarca takipçiniz olursa, hiçbir fotoğraf sansürsüz olmaz. Bu insanları televizyondan tanımak gibi. Kendinizi ifade etme şekli para getiriyor. Kullanıcı gerçekten hiçbir şey öğrenmez. Bu eğlence kategorisine giriyor.

Normalde içe kapanık olan takım arkadaşın Kimi Raikkonen’in bir anda bu oyunda (sosyal medya) olmasına şaşırdın mı?

Dürüst olmak gerekirse evet. Ancak görünüşe göre oradan çok fazla para kazanabiliyorsunuz. Bu bir çeşit para birimi haline geldi.

Sen de bundan kazanmak istemiyor musun?

İletişim kurmama ihtiyacım yok. Neden insanlara şu an tam olarak nerede olduğumu söylemeliyim ki? Bu sadece hayatınızdan zaman çalar. Bunu yapanları da eleştirmek istemem. Herkesin istediği şeyi yapma özgürlüğü vardır, ancak benim dünyam bu değil. Bu yarışa katılmam.

Formula 1’de veri akışının kendi avantajları var. Bu spor sadece sürücü dönütleri ve tur zamanlarına güvenerek çalışsa farklı olur muydu?

Bence öyle olurdu. Elbette veri bize her şeyi çok daha hızlı tartışma ve doğru resmi daha hızlıca bulma fırsatı veriyor. Bu her zaman iyi midir? Bunu ister misiniz? Dünya böyle gelişti ve spor bunu reddedemez. Her zaman çok teknik olmuş Formula 1’de değil. Diğer sporlar da birer bilim haline geldiler. Şimdi bu bilgiye sahibiz ve artık bundan kaçamazsınız. Ancak bence bunu basitleştirmek spor için iyi olabilirdi.

Teknik olasılıklar bazen mühendislerin yolunu tıkamıyor mu, tüm ağaçlardan dolayı ormanı göremez hale gelmiyorlar mı? Eğer daha sağduyulu bir şekilde yaklaşsaydınız Ferrari’nin aerodinamik sorunu daha erken keşfedilmez miydi?

Evet ve hayır. Pek çok parametreyi düştükten sonra kalanlara güvenmeniz gerekir. Sürücünün dönütleri daha merkezi bir rolde olurdu. Çok fazla bilgi olduğunda ve her ayrıntıya odaklandığınızda belki büyük resmi görmekten çok uzaklaşırdınız. Öte yandan ise bu teknik olasılıklar olmadan bu noktaya hiç gelmeyebileceğinizi de söyleyenler olabilir. Ancak bu bireysel bir karardır ve sürücüyü daha fazla dinlediğiniz zaman daha hızlı olabilirsiniz. Sürücünün dönütleri bir sensörün veremediği şeyleri verebilir. Hisleri ölçemezsiniz.

Bataryada 120 kilowatt olmasına 12 silindiri tercih ediyorsun. 10 yıl içinde birlikte büyüdüğümüz araçları artık kullanmamıza izin verilmemesinden korkmuyor musun?

Bir noktada bu sevdiğimiz araçlar artık üretilmeyecek. Bunu kabul etmek zorundasınız. Ancak yine de eski araçlarla ortalarda sürebileceğinizi düşünüyorum. Geri kalan her şey suç olabilir.

Hiç elektrikli bir otomobil kullandın mı?

Evet, birkaç yıl önce. A noktasından B noktasına taşımaya karşı biri değilim. Ancak bu elektrikli otomobillerin bu dünyanın tüm sorunlarını çözebileceğine inanmıyorum. Bana göre bu yanlış bir teknoloji. Çok pahalı, bazılarının anlattığı kadar temiz değil. Bataryaları imha etme sorununu düşünün. Olduğu yeri kirletmediği için insanlar mutlu, ancak başka bir yeri kirletiyor.

Peki motorsporlarında?

Bunu ayırmak zorundasınız. Burada yaptığımız şey eğlence. Bu duygularla ilgili bir şey. Eğer bir rock konserinde sadece bir lazer şovu görürsek, bir şeyler eksik olur. Oraya müzik için giderim. Soru, her bir kişinin görmek istediği şeyi neyin gösterdiğidir.

1 YORUM

  1. İlk kısmı biraz fazla bahaneci. Eh yapabileceği pek birşey de yok. 🙂
    İkinci kısım ise mevcut duruma bakışını öğrenmek ayrıca güzel.

    Geçen değinilmiş ilk soruda ki cevap tarzı ayrıca önemli ve yerinde olmuş. Sosyal media felan boş mesele ama mutlaka birşeyler yapıp bu soruları, algıyı, beklentiyi kırdı kırdı yoksa kendi kaybedecek.
    Olamayacakları zamanları tahmin ettiğimiz gibi birgün bu takımla mutlaka şampiyon olacak çok da kalmadı ancak o kadar sabırlı olabilir mi görülecek.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]