Red Bull Racing 2010-2013 yıllarında Formula 1’i domine etmişti, ancak hibrit çağ döneminde fabrika takımlarını yakalamakta zorlanıyor. Bu durum önümüzdeki sezon takımın Honda motoru kullanmaya başlamasıyla değişebilir. Macaristan GP hafta sonunda Tomasz Kubiak’ın takım patronu Christian Horner ile yaptığı röportaja bakıyoruz.

Bu sezon şimdilik 3 yarış kazanabilidiz, bu beklediğiniz bir şey miydi?

Öyle tahmin ediyorum. Şu ana kadar 3 yarış kazandık ve sezonun ikinci yarısında daha fazlasını kazanabilmek için zorlamaya devam ediyoruz. Tabiki her zaman daha fazlasını istersiniz, ancak elde ettiklerimize bakarsak kötü sonuçlar aldığımızı söyleyemeyiz.

Gelecek yıl Honda ile yeni bir partnerliğiniz olacak. Bu ne kadar önemli?

Bu çok önemli olacak çünkü geçtiğimiz 5 sezonda en zayıf tarafımız güç ünitesiydi, Ferrari ve Mercedes ile olan farkı kapatmak için oldukça hevesliyiz. Honda gibi kaynakları ve heyecanlı olan bir üretici ile bu fırsatı yakalayabileceğimizi düşünüyoruz.

Son yıllarda olabildiğince yüksek yere basma gücüne odaklanıp düşük hızlı virajlardan maksimumu almaya çalıştınız. Güvenebileceğiniz düzlük hızına sahip olursanız bu durum değişecek mi?

Hayır, aynı kalacak, sadece daha fazla motor gücü olacak ve tam olarak buna ihtiyacımız var. Harika iki sürücümüz ve harika bir şasimiz olduğunu düşünüyorum.

Tarihe biraz bakalım, orta sıra takımını şampiyonluk için mücadele edebilecek bir takıma nasıl dönüştürdünüz?

Bu tamamen insanlarla ilgili. Doğru insanları bir araya getirdik ve bir takım olarak çalıştık. Ortak hedeflerimiz ve net görevlerimiz var, bunları doğru kültür ve doğru altyapı ile birleştirdik. Günün sonunda yaptığımız şey insan işi.

Bu sadece teneke kutuda enerji içeceği satmakla alakalı değil, aynı zamanda teknoloji ve yol otomobilleri tasarlıyorsunuz…

Bu takımın ve şirketin evriminin bir parçası. Adrian’ın yol otomobili geliştirme konusunda büyük tutkusu var ve bu fırsatı Aston Martin ile elde etti. Aston Martin’den Andy Palmer ile iyi ilişkilerimiz var, Andy daha önce Infinity’de görev almıştı. Bu yüzden bu proje doğası gereği oldukça iyi çalıştı.

Red Bull her zaman bir şeyleri farklı yapmayı denedi, bu yaklaşım sizin için nasıl çalıştı?

Bence biz farklı olmaktan hiç korkmadık. Gençlere yatırım yaparak ve genç sürücüleri yarıştırarak riskler aldık. Max, Daniel, Sebastian ve Carlos Sainz Jr gibi sürücüleri genç yaşta bünyemize alıp yetiştirdik ve bu bizim için oldukça iyi çalıştı.

Kendini kanıtlamış sürücüler ve genç sürücüler ile çalışmak arasında fark var mı?

Bence tecrübeli sürücüler kendi bildiklerini okumak konusunda daha katılar ve daha az tolerans gösteriyorlar, ancak tamamı profesyonel sürücüler, açlar ve özeleştiri yapabiliyorlar.

Mevcut sürücülerinizi nasıl değerlendirirsiniz?

Dürüst olmak gerekirse bence onlar en iyileri ve sahip olduğumuz en iyi ikililer. Bize çok uygun olduklarını düşünüyorum.

Sebastian’a karşı yarışmak nasıl hissettiriyor?

Rakiplerimizden bir tanesi. Birlikte çalışırken harika zamanlarımız oldu, ancak şu an ona karşı yarışıyoruz.

Formula 1’in yeni sahipleri bazı değişiklikler yaptı, bu ilerlemeyi nasıl görüyorsunuz?

Formula 1 için ilginç zamanların olduğunu düşünüyorum, çok fazla şey oluyor ve yeni sahipler Liberty Medya, neyi başarmak istedikleri konusunda net bir yol haritası belirlemeli. Heyecan verici zamanların geleceğini düşünüyorum.

Takvimde yeni cadde pistleri olması fikri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Düşünmüyorum, ancak buna karşı değilim. Bence klasik pistler ile cadde etkinlikleri arasındaki dengeyi ayarlamak oldukça önemli.

Peki yarış sayıları?

Doygunluğa ulaşma konusunda dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu biraz kitap gibi, bölümlerle ilgilenmelisiniz ancak aşırıya kaçmamalısınız.

Birileri yakın zamanda takım patronlarının da yarışması fikrini ortaya attı. Bu fikri sevdiniz mi?

Bence eğlenceli olurdu.

Toto Wolff ile sizin aranızda bir yarış yapılsa kim kazanırdı?

Bunu yanıtlayabilmek için yarışıp sonucu görmeliyiz…

 

1 YORUM

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]