Charles Leclerc henüz dört yaşındayken bir Formula 1 pilotu olmak istediğini biliyormuş.

Monako’da, en ünlü yarışın yapıldığı yerde büyüdü ve yarışı ilk olarak bir arkadaşının ilk virajın çıkışına bakan apartmanının balkonunda oyuncak arabalarla oynarken hatırlıyor ve “bir gün orada olmayı” hayal ediyor.

En çok hayalini kurduğu araç ise Michael Schumacher’in Ferrari’si. Ve şimdi, 17 yıl sonra, rüyası gerçek oldu. Leclerc kendi Ferrari F1 aracını sürüyor ve oldukça iyi bir iş yapıyor.

Britanya GP’de manşetler Lewis Hamilton’ın Silverstone’daki rekor altıncı zaferine odaklanmışken, yarışın önemli anlarından birisi Leclerc’in Red Bull’dan Max Verstappen ile ilk 20 turda yaşadığı efsane savaştı. Bu Leclerc’in çok parlak bir geleceğe sahip olabileceğinin sadece son göstergesiydi.

Ferrari’deki ilk sezonunun yarısına gelmişken, F1’deki sadece ikinci yılındayken, 21 yaşındayken hiç olmazsa bir zafer kazanabilirdi, belki birkaç tane daha.

Leclerc elbette baskın olduğu Bahreyn’deki yarışın son turlarında motor sorunu yaşadığında hayal kırıklığı yaşamıştı. Bakü’deki sıralama kazası da kendisini çok yaralamış olmalı, çünkü hafta sonu boyunca çok iyi görünüyordu.

Monako’da son antrenmanda en hızlıydı, Ferrari’nin strateji hatası kendisini sıralamaların ilk turunda eledi. Avusturya’da bitime iki tur kala liderliği yaklaşan Verstappen’e kaptırması da onu üzdü.

Ancak şöyle diyor: “Bu beni ilerlemeye çalışma ve ilk zaferi mümkün olduğunca çabuk alma konusunda daha da motive ediyor. Hedefim bu. Mümkün olduğu kadar sıkı çalışmaya çalışıyorum ve umarım yakında gelecek.”

F1’in en parlak yeni yıldızlarından birisi BBC Sport ile yaptığı özel röportajında şunlardan bahsetti: ilk yılları, babasının ve yakın dostu Jules Bianchi’nin ölümlerinin etkileri, dört kez dünya şampiyonu Sebastian Vettel’in takım arkadaşı olmak, şimdiye kadar yaptığı ilerleme ve gelecek için hissettiği tutkuları.

Zengin bir adamın oyun bahçesinde mütevazi bir terbiye

Leclerc’in babası, Hervé, Formula 3 pilotuydu ve oğlunu henüz üç buçuk yaşındayken neredeyse tüm F1 pilotları için anaokulu olan kartinge başlattı.

Leclerc: “O andan sonra bunu yapmak istediğim oldukça açıktı.”

Zenginlerin oyun bahçesi lakabına sahip Monako’da yaşıyorlardı, ancak Leclerc şöyle diyor: “özellikle zengin değildik, 2011’de babamın devam edebilmem için yeterli parası olmadığından dolayı karting’i bırakmak zorunda kalmıştım. Bize yardım edecek yeterli sponsorlarımız da yoktu.”

Sonra ise, 14 yaşındayken kariyerine devam edebildi, çünkü Nicholas Todt onun yönetimini devraldı. FIA başkanı Jean Todt’un oğlu önemli bir pilot yönetim akademisi kurmuştu ve Bianchi de GP2’deyken, Ferrari’nin test pilotuyken onun yanındaydı.

Todt’un sayesinde, Leclerc Ferrari sürücü akademisi yolunda Bianchi’nin peşinden gitti.

Bianchi, Leclerc’ten sadece sekiz yaş büyüktü, daha çok ağabeyi konumundaydı ve genç pilotun karting’deki ilk yıllarında kendisine çok yardımcı olmuştu.

Ancak yarışçı arka planı ve karting’de harika bir kariyeri olmasına rağmen Leclerc F1’e gelmeyi “oldukça geç” düşünmeye başladığını söylüyor.

“Kendime asla buraya gelebileceğimi söylemedim. Kendime sadece çalışmaya, o güne odaklanmaya ve o an sahip olduğumu geliştirmeye çalışmayı söyledim, sonra da muhtemelen oraya gelme fırsatım olacaktı.”

Bianchi ve babası ona bunu yapmak için yeteneği olduğunu söylemedi mi?

“Evet, ancak bence daha çok ‘Ayakların yere bassın ve çalışmaya devam et’ diyorlardı. Evet, sonunda diğer tarafa baktığımda çalışmaya devam ettim ve Formula 1 hakkında çok fazla düşünmedim.”

Leclerc’teki bu alçakgönüllülüğü F1’e girdiğinden bu yana fark etmiş olmalısınız. Kendisi şöyle anlatıyor: “Bunun ondan geldiğinden oldukça eminim. Hiçbir zaman kibirli veya onun gibi bir şey olduğumu düşünmüyorum. Bence bunun bana yararı oldu.”

İki korkunç trajedi ile baş etmek

Leclerc F1’e yükselme sürecinde pist üzerinde mümkün olduğu kadar sessiz ve sorunsuzdu, önüne gelen neredeyse her şeyi kazandı.

Pist dışında ise korkunç karanlıklarla baş etmesi gerekti, yükselme aşamasında Bianchi ve babasını kaybetti.

Bianchi F1’de Marussia adına yarışırken 2014 Japonya GP’deki kazasında korkunç kafa yaralanmaları yaşamıştı. Dokuz ay sonra hayatını kaybetti. Bu trajediye rağmen Leclerc yarışları bırakmayı asla düşünmediğini söylüyor.

“O zamanlar bundan dolayı kariyerimi durdurmayı hiçbir zaman düşünmedim. En başından bu yana, bu spora girdiğinizde ne kadar tehlikeli olduğunu bilirsiniz. Asla güvenli bir spor olmayacak.”

“Elbette araçlar giderek daha güvenli oluyor ama 340 km/saat ile giderken asla güvenli olamaz. Bunu başından bu yana biliyordum. O zaman sadece onun için iyi olmayı istedim, çünkü bana çok fazla şey öğretti.”

“Beni her zaman ileri doğru itti ve daha iyi olmamda bana yardım etti, bu olduğunda tek düşüncem onu gururlandırmak ve sadece onun için iyi olmaktı.”

Sonrasında ise Leclerc, 2017’de Formula 2’de yarışırken Azerbaycan GP’deki yarıştan hemen önce babası hayatını kaybetti.

Hafta sonuna odaklanan Leclerc: “çok, çok zordu.” Antrenman “çok kötüydü.” ancak sonra kendisiyle konuşmak zorunda kaldı. “Kendime böyle bir hafta sonunda ne elde etmemi isterdi diye sordum, cevap ise çok hızlı geldi, kazanmamı isterdi.”

Ve bunu yaptı, iki yarışı da ilk sırada bitirdi, ancak ikincisinde aldığı 10 saniye cezası kendisini ikinci sıraya attı.

Zihinsel çalışmaların yararları

Leclerc bunları atlattı, bunu yapabilmesini de kariyerinin en başlarından itibaren aldığı zihinsel desteklere borçlu olduğunu söylüyor.

“Bunu kelimelere dökmem her zaman çok zordur çünkü ağırlıklar kaldırdığınız ve her hafta daha fazlasını kaldırabildiğiniz için farkı görebildiğiniz fiziksel antrenmanlarınız gibi değildir.”

“Biraz aynı süreç gibi. Ancak sonuçlar, onları kolayca görmüyorsunuz, çünkü ne hissettiğinizle ilgili bir şey ve baskıyla nasıl baş ettiğinizle ilgili. Yani bu çok daha doğal bir şekilde geliyor.”

“Ancak çok fazla testim oldu ve bunun sonuçlarını daha fazla görebildim. Ve her şey konsantrasyonla ilgili, bu gergin anlarda sakin kalmak ki bu çok önemli, kendinizi mümkün olduğunda çabuk sakinleştirebilmeniz gerekiyor.”

“F1 hafta sonları pek çok şeyle dolu ve beş dakikaya sahip olduğunuz her an bunu kendinizi sakinleştirmek için kullanmanız gerekiyor. Tüm bu küçük ayrıntılar günün sonunda küçük bir fark yaratıyor.”

Ferrari’deki takım emirleriyle baş etmek

Leclerc’in baskın F2 sezonu 2018’de ona Sauber’de bir koltuk kazandırdı ve sallantılı ilk üç yarıştan sonra Bakü’de büyük bir adım attı ve altıncı bitirdiği harika bir yarış çıkardı.

O andan sonra ise asla geriye bakmadı.

Etkileyici performansları ona Ferrari kontratını kazandırdı ve 1977’nin sonunda imzalayan efsane Gilles Villeneuve’den sonraki en deneyimsiz Ferrari sürücüsü oldu.

Leclerc ilk yarışına bile çıkmadan, takım patronu Mattia Binotto Vettel’in “50-50 durumlarda” önceliği olacağını açıkça söyledi. Bu söylem sezonun ilk beş yarışında takım emirlerinin iki taraflı olarak uygulanmasıyla sonuçlandı.

Leclerc kabul ediyor, “kolay değildi, ancak bu bunun bir parçası, bu yüzden buna alışmalı ve anlamalısınız, onları kabul ederken ve etmezken akıllı olmalısınız, şimdiye kadar oldukça iyi çalıştılar.”

Emri uygulamadığı tek durum, Bahreyn polünden yaptığı kötü başlangıçtan yükselirken lider devam eden Vettel’in arkasında iki tur beklemesinin söylenmesiydi. Leclerc birkaç viraj sonra geçişi yaptı.

“Bunun kabul edilebilir olduğu birkaç yarış vardı ve Bahreyn’deki gibilerde onlara uymamanın daha iyi olduğunu düşündüm. Çünkü araçta onların pit duvarında sahip olduklarından daha fazla bilgiye sahip olduğumu hissettim. Hissettiğim şey buydu.”

“Ciddi bir hız avantajına sahip olduğumu hissettim, oldukça hızlı geliyordum ve geçiş yapmanın kabul edilebilir olduğunu hissettim.”

“Sonunda, takım için en iyi işi yapmaya çalıştıklarını anlıyorum ve bunu tamamen anlıyorum. Bazen araç içinde çok sinir bozucu olabiliyor, ancak her şey sakin kalmakla ilgili ve kariyerimin başlarında yaptığım zihinsel çalışmalar buna yardım ediyor.”

Dört kez şampiyon birine karşı yarışmak

Ferrari’nin rekabet eksikliği, geçtiğimiz birkaç yarışın getirdikleri takım emirleri sorunlarının buharlaşması anlamına geldi.

Odak noktası iki Ferrari sürücüsü arasındaki dinamiklere kaydı. Leclerc sezonun başındaki birkaç yarışta Vettel’den hızlıydı, Bahreyn, Bakü ve Monako, ancak şanslarını sıralamalardaki bir dizi hatasıyla kaybetti. Bazıları büyüktü, Bakü’de hafta sonunda baskın olabilecek gibi görünürken yaptığı kaza, geri kalanı ise küçüktü.

Kanada’daki ortalama performans ise onu biraz kendini aramaya ve kendini analiz etmeye yöneltti. Sıralamalara olan yaklaşımını değiştirdi ve Q3’e nasıl yaklaşacağı üzerinde çalıştı. Leclerc o zamandan sonraki üç yarışta da sıralamalarda Vettel’i geçti.

Bunun bir dönüm noktası olduğunu düşünüyor mu?

“Bu kesinlikle sezon için olumlu bir noktaydı. Bunun bir dönüm noktası olup olmayacağını ise, bilmiyorum.”

“Ancak söylediğim gibi, hala kariyerimin çok erken bir noktasındayım ve öğrenebileceğim çok fazla şey olduğundan ve pek çok şeyi daha iyi yapabileceğimden oldukça eminim. Bu şeylere odaklanacağım ve umarım gelecek için daha da fazla dönüm noktaları olacak.”

Eğer Leclerc böyle devam ederse, hayat Vettel için şu an hali hazırda olduğundan daha da rahatsız bir hale gelecek, ki geçen yıl da bir dizi kaza yapmıştı. Leclerc ise böylesi bir kaliteye sahip bir sürücüye karşı ölçülmenin tadını çıkaracak.

“Bu her zaman benim için çok ilginç bir mücadele olacaktı. Kariyerimin başındayım. O ise çok deneyimli bir sürücü ve onunla yan yana olmak çok önemli, çünkü ben kesinlikle çok fazla büyüyebilir ve ondan çok fazla şey öğrenebilirim, bu da sezon başından bu yana yaptığım bir şey.”

“Ancak onu yenmeye çalışmak benim için ayrıca büyük bir mücadele, bu yüzden buradayım. Her zaman pist üzerinde en hızlısı olmak isterim ve her zaman önde olabilmek için kesinlikle her şeyimi veririm.”

Verstappen ve gelecek

Leclerc’in Silverstone’da Verstappen ile yaptığı muazzam savaş aslında geçmişteki zamanların bir yankısıydı, bu onyılın başlarında karting şampiyonlukları için mücadele ediyorlardı ve şimdi kendilerini en yüksek seviyede kafa kafaya savaşırken buldular.

Şu an görüldüğü kadarıyla, Leclerc-Verstappen ikilisi gelecekte büyük bir F1 rekabetine dönüşebilir.

“Gerçekten umarım öyle olur. Karting’de bazı iyi savaşlarımız oldu ve her zaman iyi bir şekilde bitmemişti, ancak eğlenceliydi, iyi zamanlar.”

Geçtiğimiz iki yarışta tekerlek tekerleğe savaşlara girmek zorunda kaldılar, Avusturya’da liderlik için yaptıkları kısa ama gergin savaş Silverstone’da çok daha uzun ve çok daha gergin bir şeye dönüştü.

“Ve onunla daha fazlasını yaşamak için sabırsızlanıyorum. Sonunda, kariyerimizin büyük kısmını birlikte geçirdik, birbirimizi Formula 1’de, burada tekrar bulmamız eğlenceli.”

Peki gelecek için genel hayalleri neler?

“Umarım ilk zafer çok yakın zamanda gelir. Ve sonrasında çok daha fazlası. Ancak sonunda hedef şu an için ilk zafer, sahip olduğum anda bu fırsatı kullanmaya çalışmak.”

“Gelecekte… çocukken hayalim dünya şampiyonu olmaktı. Şimdi nihayet bunun gerçek olabileceğini düşünebileceğim bir takımdayım,yani çalışmaya devam etmeliyiz ve umarım bir gün bu gerçekleşecek.”

F1 kariyerinin ilk 18 ayından sonra gördüklerimiz düşünüldüğünde, bunun olmayacağını kim söyleyebilir ki?

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]