“Babam üç yaşımdayken viraj dönerken Scandinavian flick’in nasıl yapılacağını bildiğimi gördü. ‘Ona bunu kim öğretti?'”

Crash.net’ten Josh Kruse baba-oğul yarışçı ailenin Formula 1’deki çocuğu Carlos Sainz Jr. ile özel bir röportaj yaptı ve Formula 1 yolundaki ilhamlarını sordu.

Sezona güçlü bir şekilde başladın. Bu yıl şimdiye kadar Toro Rosso’yu azamiye taşıdığını hissediyor musun?

Carlos Sainz: Elbette ilk yarışların gidişatından dolayı gerçekten mutluyum. İlk puanlar, özellikle Monako benim için büyük bir hafta sonuydu. Göründüğü kadar kolay değildi, sıralamalarda geçen yılla kıyaslandığında bazen ilk 12’ye, ilk 10’a girmekte zorlandık. Oraya girmek çok daha zor. Arkadan gelerek çok fazla yarış çıkarmak zorunda kaldık, ancak yine de puanlar almayı başardık. Takım da pit stop stratejisinde çok gelişti, bunun da yardımı oldu.

Yani bu büyük bir takım çalışmasının sonucu…

Geçmişte sıralamalarda son seansa kalıp pozisyonumuzu korumaya çalışmamıza göre farklı bir durum. Bu yıl sıralamalarda hız eksikliğinden dolayı biraz daha gerilerdeyiz, ancak yarışlarda iyi işler çıkarmaya çalışıyoruz, çok iyi kalkışlarımız oldu. Kalkışta henüz pozisyon kaybettiğimi düşünmüyorum. Çok zorlayarak, çok risk alarak bir şekilde puanlar alıyoruz.

Abu Dhabi’deki son yarışta başarılı bir sonuç, senin için hangisi olacak?

Üreticiler şampiyonasında hiç olmazsa beşincilik olurdu, Toro Rosso’nun hedefi bu, geçtiğimiz üç yılda hedef bu oldu. Sonrasını göreceğiz. Kişisel olarak, bir yarışı bitirdiğimde puanlar almak ve şu an olduğu gibi bu istikrarı sürdürmek olurdu.

Geleceğe gidecek olursak, 2018 ve sonrası için senin için ideal durum ne olurdu?

İdeal olarak, dünya şampiyonluğu için savaşmak, herkese dünya şampiyonluğu için savaşabileceğimi gösterme şansına sahip olmak isterim. Red Bull bunu biliyor, onlara bunu söyledim, bunu çok iyi biliyorlar, eve iyi sonuçlarla gelmeye devam edersem, fırsat gelecek ve umarım Red Bull ile gelecek, hedefim bu ve bunun için çalışıyorum.

Küçükken motorsporlarının ortasındaydın, ilk yarış hatıran nedir?

Muhtemelen üç yaşındayken ilk yarışlarımdan biridir, daha da öncesinde çocukken ilk akülü arabam verilmişti. Üç yaşındaydım, çok küçük bir akülü arabaydı ve evde küçük şovlar yapıyordum. Bu ilk hatıram.

İçine oturabildiğiniz bir akülü araba mı?

Evet. Babam, ben üç yaşımdayken virajı dönmeden önce Scandinavian flick yapmayı bildiği gördü. “Ona bunu kim öğretti?” dedi. O zaman babam yılın 300 günü uzakta olurdu ve bana öğretmemişti, bu yüzden biraz yeteneğim olduğunu gördüğünde oldukça şaşırdı.

Karting’e başlama sürecini ne ateşledi?

Evin içinde bir kart vardı, orada oynamaya başladım ve hızlı tur zamanları atmaya başladım. 10 yaşıma geldiğimde düzgün şekilde yarışıyordum.

Babanın adımlarını takip edip ralli yapmak yerine, açık tekerde yarışmayı tercih etmene ne sebep oldu?

Muhtemelen Fernando Alonso’dan aldığım ilham. 2004 ve 2005’ti ve Formula 1’i takip ediyordum. 2006’da Fernando ile tanıştım ve o zamandan sonra babama Fernando Alonso gibi olmak istediğimi söyledim. Bir gün dünya şampiyonu ve bir Formula 1 pilotu olmak istedim, yani her şey 2005/2006’da başladı.

En hızlı Sainz hanginiz?

Toprakta, kesinlikle babam. Buzda, babam. Pistin dışındaki her durumda babam. Ancak pistte, ben!

Kartlarda veya benzer bir şeyde hiç birlikte yarıştınız mı?

Kartlar ağırlık farkından dolayı biraz aldatıcı olur, eğer topraktan yapılma bir pistte ralli aracı olursa ona yaklaşabilirim, çünkü o bir pist ve öğrenebilirim. Ancak sürüş notları ile açık yollara girdiğimde hiçbir şey yapamam.

Çıkıp çok fazla ralli yapıyor musun?

Elbette biraz ralli yapıyorum, evde bir ralli aracımız var, ancak tam yarış notları ve diğer şeylere alışkın değilim, bana kimsenin virajın açısının ne olduğunu söylemesine güvenemem.

Tanınmış, kendini kanıtlamış bir yarışçı olduğunda, kendine aldığın ilk büyük hediye hangisiydi?

Kendime büyük bir şey almadım, belki bir araba? Henüz değil. Belki geçtiğimiz yılın sonundaki tatil gezisi, gerçekten bu! Yalan söylemeyeceğim, güzel bir tatil gezisiydi, evden bir hafta uzak kalınan bir gezi, hepsi bu.

Kartingde yarışırken okul çalışmanı nasıl yaptın?

Söylemeliyim ki, okul muhtemelen benim en zorlu dönemimdi. Go kart yarışlarını, Formula 3 ve GP3’ü yaparken okulu da sınıfta kalmadan bitirmeye çalışıyordum. Üniversiteye giriş derecemi almak, bunları aynı anda yapmak hayatımın en zor zamanlarıydı. Çok fazla çalışmam gerektiği için çok az uyuyabiliyordum, aynı zamanda Formula 3 ve GP3’te profesyonel olarak yarışıyordum. Ancak sonunda sınıfta kalmadan bunu tamamladım ve bunu yapabilen çok fazla yarış pilotu olduğunu düşünmüyorum. Bundan çok gurur duyuyorum ve aileme de bunun için teşekkür etmeliyim. Tüm diğer sürücüler artık okula gitmiyorlardı ve sadece yarışmaya odaklanıyorlardı, ben ikisini de yaptığım için gurur duyuyorum.

En iyi ve en kötü olduğun dersler hangileriydi?

Edebiyatta çok iyiydim, neden bilmiyorum, çünkü bunu sevmem! İyiydim. En kötüsü, muhtemelen çok fazla çalışma isteyenler, çünkü felsefe, tarih gibi bir şeyler öğrenmek için zaman isteyenler için zamanım yoktu. Her derste limitlerdeydim, belki yazma ve edebiyat, bunlarda biraz daha az çalışıyordunuz ve daha çok bir fikri dışa vurmak veya bunun gibi bir şeydi.

Çocukken kartinge girmeseydin, şu an ne yapıyor olurdun?

Muhtemelen başka bir şeyde sporcu olurdum. Çok küçükten beridir tenisi çok seviyorum, bilmiyorum. Muhtemelen üniversiteye giderdim, muhtemelen işletme veya bunun gibi bir şey okurdum.

Formula 1’den uzaklaşmak için neler yapmayı seversin?

Şu an çok fazla golf oynuyorum, çok fazla golf oynadım, çünkü bu dört saat boyunca telefonumu ve her şeyi unutmamı sağlıyor. Çünkü gerçekten odaklanmanız gerekiyor. Aynı zamanda, bir barda arkadaşlarımla olmak, bir şeyler içmek, burger veya bir şey yemek, en iyisi bu.

Yarışmak için favori sürücün hangisi? Kiminle yarışmak sana en büyük tatmini veriyor?

Muhtemelen Fernando, Lewis, tüm bu çocuklar, çünkü onların dünyadaki en iyileri olduğunu biliyorum, 2015’te onların yanında olmak bir rüyanın gerçek olması gibiydi. Şimdi, tam olarak öyle değil, çünkü buna alıştım, ancak ilk yarışlarımda bunun oldukça iyi bir his olmuştu.

Yarıştığın herhangi bir seriden favori pistlerin hangileri?

Silverstone, Macau ve Spa.

Takvime eklenmesini istediğin pist hangisi olurdu?

Bathurst’un gerçekten iyi olduğunu duydum, oraya gitmek için endişe etmezdim.

En iyi üç emojin hangileri?

Gözleri olan maymun, parmak ve  tüm ailem için, ve pis pis sırıtan o geniş gülücük.

Bildiğin en kötü şaka hangisi?

İngilizce olarak söylemek zor, belki ‘why is six afraid of seven… because seven eight nine!’ [Altı, yediden neden korkar… çünkü yedi dokuzu yedi! (sekiz (eight) İngilizce’de yemek fiili olan ate gibi okunur, 7-8-9 derken yedi, dokuzu yedi şeklinde anlaşılabilir. Anlatması bile saçma!)]

5 Yorum

  1. Güzel röp olmuş.
    3 yaşında birşeylere binmek 10 yaşında yarışmak… biz 7 yaşında ferrarileri biliyorduk diye övünç sallıyoruz bir de.. ne acayip hayat farkları..

    Bir adam çocuğuna kendi adını niye koyar yahu ek isimler farklı olsa da. Hayata +5 başlasın diye mi. 🙂
    Mesela üniversiteli olması dediği gibi önemli bir durum ama anlattıklarına göre… Ben böyle bir babanın oğlu olsam çıkmadığım etap, yarış makinesi bırakmam.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]