“Şahsi isteklerimden biri, Toro Rosso’da oturmamaktı. Dr. Marko’yu tanıyorum, genç sürücülerin kariyerlerini nasıl mahvettiğini biliyorum. Buna ihtiyacım yok.”

Bu sözler Renault’nun gelişim pilotu Artem Markelov’a ait. Markelov Rusya’da karting serilerine katıldıktan sonra Formula 3 ve GP2 yoluyla Formula 1’e yükselmeye çalışıyor ve bu süreçte Red Bull’un çaylak akademisinden uzak durmaya çalıştığının altını çiziyor.

Peki neden?

Yetenek gördüğü pilotları bünyesine katarak sponsor arama derdine bir son veren ve kariyerlerini profesyonel bir şekilde yönlendiren bir akademiye, özellikle de Formula 1’in tartışmasız en iyi akademisine katılmayı neden istemiyor?

Cevabı basit, bir kenara ‘tükürülmekten’ korkuyor.

Aslında bu kararı veren ilk pilot Markelov değil, daha öncesinde başka örnekleri de olmuştu. Şimdi bu meşhur akademiye bir göz atalım ve gerçekten girmeye değer olup olmadığını araştıralım.

Red Bull Junior Team

Enerji içeceği [meşrubat!] üreticisi Red Bull, Formula 1’de bir takım olarak yer almaya karar vermesinden çok daha önce bir çaylak akademisi olarak kullanılacak alt seri takımları kurmaya karar vermişti.

Şirket 1999’dan bu yana, Gerhard Berger ve Karl Wendlinger gibi pilotları Formula 1’e kazandırmış olan eski F1 pilotu Helmut Marko’nun Formula 3000 takımına sponsorluk yapıyordu. 2001’de ise Marko’nun takımını devralan Red Bull, gelecekte tüm alt serilere yayılacak olan takımın adını Red Bull Junior Team olarak koydu.

Çaylak ekip kısa zamanda alt serilere yayıldı ve şemsiyesi altına pilotlar almaya başladı. Akademinin Formula 1’e ulaşan ilk üyesi 2004’te bunu başaran Christian Klien olurken, ilk Formula 1 yarışı kazanan ismi ise 2008’de Sebastian Vettel oldu.

Şu an Red Bull akademisinden çıkarak Formula 1’e girip yarış kazanan üç pilot bulunuyor; Sebastian Vettel, Daniel Ricciardo ve Max Verstappen.

Red Bull Racing

2005 yılında Jaguar’ı satın alarak Formula 1 takımına kavuşan Red Bull, aero dehası Adrian Newey başta olmak üzere önemli mühendisleri takımına katarak uzun bir yapılanma süreci atlattı.

Bu süreçte Cosworth, Ferrari ve sonrasında Renault motorları kullanan takım uzun süredir Renault ile devam ediyor ve farkını, şasi ve aerodinamide göstermeyi hedefliyor.

Elbette Red Bull Racing, 2001’den bu yana pilotlar yetiştiren Junior takımın başarılı pilotlarının ulaşacağı son noktaydı. Takım kurulma sürecinde Christian Klien, Vitantonio Liuzzi gibi çaylak akademisinden gelen pilotların yanında mihenk taşı olması amacıyla David Coulthard ve Mark Webber ile yarıştı. Red Bull’un kurucusu Dietrich Mateschitz’in özel isteği doğrultusunda takımda tutulan Webber 2013 sonunda Formula 1’den emekli olmuştu.

Takım da bu süreçte Helmut Marko’nun ‘keşfettiği’ genç yetenek Sebastian Vettel ile yarışlar kazanmış ve dört şampiyonluk elde ederek takımının ve Junior ekibinin başarısını tescillemişti.

Scuderia Toro Rosso

Red Bull, ana yarış takımını kurduktan sadece bir yıl sonra efsane Minardi takımını satın alarak Toro Rosso’yu kurdu. Bu Formula 1’de bir ilkti, çünkü bir şirketin zaten 10-11 takıma sahip olan Formula 1’de iki takıma birden sahip olması daha önce görülmüş bir şey değildi.

Red Bull, Toro Rosso hamlesiyle birlikte Junior takımdan gelen çaylaklara bir gelişim alanı sunmayı hedefledi. Böylece hedefleri ve standartları giderek yükselen Red Bull Racing için çok daha deneyimli ve başarılı pilotlar tedarik edilebilecekti.

Şu ana kadar Toro Rosso’da yarıştıktan sonra Red Bull Racing’e geçmiş pilotlar Sebastian Vettel, Daniel Ricciardo, Daniil Kvyat ve Max Verstappen oldular.

Toro Rosso’da yarışmış, ancak yükselme şansı bulamamış pilotlar ise Jaime Alguersuari, Sebastien Buemi, Jean Eric Vergne, Scott Speed, Carlos Sainz, Pierre Gasly ve Brendon Hartley.

Bu sezon sonrasında kontratı biten Daniel Ricciardo’nun takımdan ayrılması halinde şu an Renault fabrika takımında yarışan Carlos Sainz’ın ana takıma geçirileceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Ya Red Bull Racing, ya hiç!

Çok sağlıklı bir çaylak akademisine sahip ve Formula 1’de de bir çaylak takımına sahip olarak eşsiz bir yere sahip olan Red Bull Racing elbette bir hayır kurumu değil.

Markelov’un şikayetleri ise tam da burada başlıyor. Red Bull Racing, Formula 1’de yarışlar ve şampiyonluklar kazanmak için orada olan bir takım ve her büyük takım gibi büyük bir profesyonellikle idare ediliyor.

Elbette bu ciddiyette yürüyen bir organizasyon, üyelerini mümkün olan en uzun süre boyunca tutmayı hedefler. Junior kadrodan gelen ve Toro Rosso’da kendini kanıtlamış üst düzey pilotlar ana takıma alınır ve kariyerleri boyunca kendilerine yapılan yatırımı geri ödemeleri beklenir.

Peki RBR’deki pilotlar uzun süre boyunca kalırsa Toro Rosso’da yıllar geçiren ve iyi kötü kendini kanıtlamış pilotlara ne olur?

Bu sorunun cevabı Jean Eric Vergne.

2012, 2013 ve 2014’te Toro Rosso’da yarışan ve ilk iki senesinde takım arkadaşı Daniel Ricciardo ile denk sonuçlar elde eden Vergne, bir türlü ana takıma seçilmedi.

2014’te Sebastian Vettel’in yanına Daniel Ricciardo seçilirken, 2015’te Vettel’in ayrılmasından sonra yeri Vergne’i şok eden bir kararla Daniil Kvyat ile dolduruldu. Vergne ise Max Verstappen ile takım arkadaşı olmayı umarken, Carlos Sainz’ın seçilmesiyle birlikte Formula 1’deki yarış koltuğunu kaybetti.

2015 ve 2016’yı Scuderia Ferrari’nin test pilotu olarak geçiren Vergne, yarış koltuğu bulamayacağını anlayınca Formula E ve Dünya Dayanıklılık Şampiyonasına yöneldi.

Formula 1’e geri çağrılması durumunda ne yapacağı sorulan Vergne’in cevabı net.

“Formula 1’den ayrıldığım için pişman değilim. Brendon Hartley’de olduğu gibi geri dönmek için davet edilsem bile, bunu kabul edeceğimden şüpheliyim.”

“Hartley’in neyi var? Bir yıllık kontrat, en fazla iki yıl. Sonra ne yapacak? Ben ise aynı anda iki farklı şampiyonada mücadele etme fırsatını daha çok seviyorum.”

Öncülü Sebastien Buemi de Vergne ile aynı kaderi paylaşmıştı. Buemi’nin şanssızlığı ise kendi döneminde Red Bull Racing’de bir pilot değişikliği yaşanmamış olmasıydı.

Kısıtlı fırsatlar ve Red Bull akademisinden ayrılmak

Anlaşılacağı üzere Red Bull Junior Team’ın hedefi Red Bull Racing’e üst düzey pilotlar yetiştirmek. Şirketin ve akademinin tek amacı bu ve bu amaca uymayan pilotlar gözlerinin yaşına bakılmaksızın akademiden çıkarılıyor.

Brendon Hartley de bu pilotlardan biriydi. Ancak nasıl olduysa Hartley, sezon ortasında takımdan ayrılan Carlos Sainz ve Daniil Kvyat’ın yerini doldurmak için takıma yeniden çağrıldı.

Red Bull’un motorsporları şefi Helmut Marko, Brendon Hartley’i Toro Rosso’ya seçmelerinin genel seçim standartlarına aykırı olduğunu söyledi.

“Red Bull herkesten farklıdır, bu yüzden neden olgun bir çaylağımız olmasın? Çaylak sürücülerimizden hiçbiri hazır değildi ve etrafa bakmaya başladık.”

“Brendon 20 yaşında gibi görünüyor, belki onu bir ergenmiş gibi pazarlayabiliriz!”

“Brendon’u almak standartların dışına çıkmaktı, bu ayrı bir hikaye, ancak onunla mutluyuz.”

Ancak 2018’de takım arkadaşı Pierre Gasly’ye oranla yaşadığı performans eksikliği sezon ortasında gönderilebileceği söylentilerini doğurdu.

Sky Sports yorumcusu ve eski F1 pilotu Martin Brundle konu hakkında şöyle konuştu;

“Formula 1’e gelmek çok zordur ve orada kalmak daha da zordur. Red Bull’un içindeki hiyerarşinin ölümcül bir yer olduğunu biliyor, çünkü çoktan bunun sonuna geldi.”

“Onun hızı ile ilgili bazı endişeler var. İyi sonuçlara ihtiyacı var. Pierre Gasly diğer araçta iyi işler yapıyor ve birileri zor zamanlar geçiriyorsa üzerinde akbabaların toplanması kaçınılmazdır.”

Brendon Hartley’in Formula 1 kariyerinin, yerini aldığı Daniil Kvyat’a benzeyip benzemeyeceğini göreceğiz…

Toro Rosso ve Red Bull’un bir diğer pilotu da Carlos Sainz. Ralli Şampiyonu’nun oğlunun Formula 1 kariyeri biraz farklı ilerliyor ve geleceği belirsiz. Red Bull akademisinde bulunan Sainz, bu sezon için Renault fabrika takımına kiralık olarak verilmişti.

Geleceğini nerede gördüğü sorulduğunda Sainz şöyle konuştu.

“Pek çok insan önümüzdeki yıl benim hakkımda neler olacağını bilmek istiyor, ancak gerçekten tüm dikkatimi, tüm motivasyonumu Renault’ya veriyorum. Çünkü bu yıl bana sahip olmak için yatırım yaptılar ve her şeyi onlara borçluyum.”

“Bu yüzden zaman gelmeden önce 2019 hakkında düşünmüyorum. Renault’nun bir parçasıyım ve burada yıllarca kalacakmış gibi davranıyorum, sonra ise olacak olan olur. Yaklaşımım tamamen bu.”

“Red Bull rekorları sever”

Red Bull Racing ve Helmut Marko’nun bir hedefi de Formula 1’de rekorları elinde bulundurmak için çalışmaları.

Sebastian Vettel ve Jaime Alguersuari ile başlayan, Max Verstappen ile devam eden bu rekor kırma sevdası şirketin motorsporları danışmanı Helmut Marko’nun kendi akademisinin başarısını kanıtlamak ve imzasını atmak için üstüne düştüğü bir detay.

Red Bull akademisinin en başarılı üyesi Sebastian Vettel, 2008’de (o zamanın) en genç pole sahibi ve yarış galibi olurken, 2009’da en genç şampiyona ikincisi oldu. 2010’da en genç şampiyon rekorunu ele geçirirken, daha sonrasında en genç çifte, üç ve dört şampiyonluğa sahip pilot rekorlarını da eline geçirdi.

Jaime Alguersuari 2009’da F1’e katıldığında 19 yıl 125 gün ile en genç GP pilotu rekorunu ele geçirmişti. Alguersuari’nin rekoru 2015’te 17 yaşında Formula 1’e yükselen Max Verstappen’e geçti.

Verstappen daha sonra, bir GP yarışında lider giden en genç pilot, puan alan en genç pilot, en hızlı turun sahibi olan en genç pilot, podyuma çıkan en genç pilot ve yarış kazanan en genç pilot rekorlarının sahibi oldu.

Elbette Red Bull’un bu tür rekorları elde etme sevdası adına bazı pilotlarını geri plana atmaktan çekinmeyeceğini de görmüştük. Eski Red Bull pilotu Mark Webber 2016 İspanya GP’den sonra attığı tweet’te her şeyi şöyle özetlemişti: “Red Bull rekorları sever.”

Yani akademiden çıkmış yetenekli bir pilot dahi olsanız, takım arkadaşınızın kazanıp takıma bir rekor getirmesi için alternatif strateji ile ortamdan uzaklaştırılabiliyorsunuz.

Rekorlar peşinde koşarken defalarca kaza mı yaptınız? Hiç önemli değil!

Red Bull takım patronu Christian Horner, Max Verstappen’in aşırı zorladığını ve takım arkadaşı Daniel Ricciardo’dan öğrenmesi gerektiğini söyledi.

“Max’te bir yetenek bolluğu var ve bu yıl bazı büyük dersler aldı. Bence yaklaşımını biraz değiştirmesi ona yardımcı olur. Komşu araçta onun için çok iyi bir öğretmen var.”

“Max, F1’e çok hızlı geldi ve öğrenmesini herkesin içinde devam ettiriyor. Çoğu pilot alt serilerde bunları öğrenir ve onun da diğer tarafa geçeceğinden eminim.”

Son Sözler

Red Bull Junior Team, kendine güvenen ve sponsor bulmakta zorluk çeken parlak pilotlar için bulunmaz bir nimet olabilir. Sizi Formula 4 gibi en alt serilerden itibaren yetiştirebilecek ve Formula 1’deki iki takımında zirveye taşıyabilecek devasa bir fırsat.

Öte yandan, bu basamakları tırmanırken bir yerde tıkanırsanız, veya siz harika olduğunuz halde geçmeyi hayal ettiğiniz daha üst kategoriler bir şekilde doluysa bir anda akademiden gönderilebiliyorsunuz ve ortada kalıyorsunuz.

Red Bull akademisinden ayrılmak ise özgeçmişinize bir başarı hanesi olarak değil, “Red Bull’un istemediği pilot” gibi bir olumsuzluk olarak yansıyor ve başka takımlarda koltuk bulmanız da çok zorlaşıyor. Bunu en acı şekilde yaşayan pilotlar yukarıda da bahsettiğimiz gibi Buemi ve Vergne oldular.

Kısacası, Red Bull akademisine girmek istiyorsanız, en iyisi olduğunuzdan emin olmanız temel şart. Sonrası mı? Ana takımda bir yer açılması gibi çok nadiren gelen bir şansa sahip olmalısınız.

2012’de çok başarılı bir alt seri kariyerine sahip olmasına rağmen Red Bull’u reddeden Robin Frijns’in sözleriyle kapatalım;

“Onların oyunlarını biliyorum. Ne yapmak istediğinize karar veremezsiniz, eğer onların yapmak istediklerini yapmazsanız, atılırsınız. Size köpek muamelesi yaparlar.”

“Kariyerimde her zaman kendi seçimlerimi yaptım ve böyle yapmaya devam etmek istiyorum. Yanımda güvenebileceğim insanlara ihtiyacım var. Her ne kadar Formula 1’e gelmeden önce Vettel’in yaptığından daha fazla kazanmış olsam da, bu sebepler yüzünden Red Bull bana göre değil.”

1 YORUM

  1. Bu şayet kara delik oluşturuyorsa Sony, McLaren, Redbull gibi şirketlerin desteklediği Sim league’leri temelli oyunculukları da kara delik oluşturuyor deriz.
    Bu işler böyledir talepler arzı, arz talepleri oluşturur gerçekte suçlu olan bir nokta olmaz sadece. Hepsi suçludur. İnsanların bu çılgınca koşturması da F1’i, Redbull’u bu halde tutuyor denir geçilir.
    Ajanslar böyledir bazen birileri hak etmediği derecede ünlenir öne çıkar, bazıları da bu ajanlar yüzünden hak ettiği pozisyonu elde edemez. İnsanlarda bunları doğal olarak bilmez populizm, etiketçilik konuşur.
    Dünya ve msports 1st salt para odağına döndüğü için bu şikayetler de normal, haksızlıklar pek normal eski düzenler daha iyi denebilirdi ancak her zaman geçerli değil eski zamanlar içinde bunlar geçerlidir ve haksızlıklar oluyordu.
    Mesela çok bilindik kişi Ayrton çok harika, muhteşem ötesi istatistikleri sayesinde değil babadan zenginliği sayesinde o kadar hızlı yükseldi ve para gücünün karşılığında mclaren dan o ilk 1 milyon $’ını kazandı… Yoksa hak ettiğinden felan değil. Eski, yeni motorsporları her dalıyla her zaman aşırı parası olanların ortamıydı ve bunun değişmesi mümkün değil. İşte bir yandan da ajanslar, manager’ler, Redbull JT gibiler bu döngüyü delecek fırsatlar oluşturabiliyor birilerine. Biri taksiciyle kavga etti diye fırsat çıkmasıyla, taksicilikten pilotluğa imkan her zaman olan şeyler değildi. Bunların da adaleti, hakkaniyeti gerekirse tartışılabilir. Mesela Rush filmi iyi okunmaya çalışılırsa eski dönemde pilotların yükselişi yönünde biraz fikir, referanslar verebilir.
    Bunların bir kısım ortadan kalkması sadece birilerinin değil tüm dünyanın suçudur.
    Hiç bir zaman yarışmak için çok yetenekli sürücü olmak yeterli değildir. Futbol yıldızı olunamadığı gibi…

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]