Craig Scarborough 20 yıla yakın Formula 1’in teknik yanını araştıran İngiliz yorumcu. Onu Autosport, Sky Sports F1 ve Formula E için hazırladığı içeriklerden biliyoruz.

Ben de kendisini zamanında TRF1 için çevirmeye başladığım, ancak malum F1 duayenimiz tarafından ispiklenerek yayından kaldırtılan ‘Formula 1’in teknik yanı’ makaleleri ile tanımıştım.

Son Sektör olarak bu kez doğrudan kendisine ulaştık ve aklımızdaki bazı soruları sorduk, hayallerini öğrenmek istedik. O da sağ olsun bizi kırmadı, buyrun;

F1 2017 araç lansmanları ile birlikte tekrar parmak burunları görüyoruz. Bu tasarımı neden kullanıyorlar? Mercedes bunları tercih etmiyor, hangisi avantajlı?

İki tip burun da, parmak ve Mercedes stili de aynı kurallar dahilinde yapılıyorlar, aynı kesit alanlarına sahipler, ancak şekilleri farklı. Parmak burun kurallarda belirtilen kesit alanları kapsamında burunu küçültmek ve aracın altındaki hava akışını azamiye çıkarmak için kullanılıyor. Mercedes’inki ise daha ince bir burun yapısı oluşturarak burun altındaki yönlendirici plakalar ve bargeboard’ların daha etkili çalışmasını sağlıyor. Bu sadece takımların hava akışının gitmesini istedikleri yer ile ilgili, hiçbiri diğerinden açıkça daha iyi değil.

Yeni kurallarla neredeyse herkes yakın takip sorunlarından endişe ediyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Yeni kuralların geçişleri daha zor yapacağı yönünde küçük şüpheler var, çünkü hala karmaşık ön kanatlar ve aeroya sahibiz ve frenleme mesafeleri kısaldı. Ek olarak araçlar daha geniş ve bu pist alanını azaltacak. Ayrıca DRS etkisi de düşecek, çünkü yeni kuralların daha büyük bir difüzöre izin vermesinden dolayı arka kanat artık eskisi kadar büyük ve güçlü değil. Ancak düşük azami hızlar araçların düzlüklerde daha fazla zaman geçireceği anlamına geliyor ve eğer FIA da DRS alanlarını daha uzun belirlerse düzlüklerde daha fazla geçiş şansı olabilir.

Testlerden hemen önce Ferrari süspansiyon tartışmasını başlattı. Bu ‘ön yüklemeli’ süspansiyonların tur zamanına ne kadar katkı sağladığını tahmin edebilir miyiz?

Mercedes ve Red Bull tarafından kullanıldığına inanılan sistem enerji geri dönüşümlü süspansiyon, ön yüklemeli olan tamamen farklı bir şey. Ferrari, FIA ve tüm takımlar bu süspansiyon sistemlerinde bir şeylerin döndüğünü biliyorlar ve gridin üstlerinde ve altında ortak şekilde kullanılıyor.

Bu sistemlerin nasıl çalıştıklarını tam olarak bilmemekle birlikte takımların da yasallıklarını protesto edebilmeleri de zor. Ayrıca bu bilinmezlik bizim de takımların bu sistemlerden elde ettikleri performans kazancını tam olarak tahmin etmemizi zorlaştırıyor.

Ancak özellikle ön süspansiyonda sürüş yüksekliği kontrolü faydası düşünüldüğünde, ek olarak bu araçlara eklediği harcama ve karmaşıklık ile birlikte kazançlar ölçülebilir olmalı, muhtemelen tur başına saniyenin birkaç ondalığı olabilir.

Aktif süspansiyon Formula 1’e geri dönecek gibi görünüyor, bunlar spora ne katabilir?

Aktif süspansiyonun dönmesi kesin olmaktan uzak. Son yıllarda birkaç kez önerildi, ancak her seferinde reddedildi. F1 aktif sistemlerin spora dönüşünü kabul etmekte zorlanıyor. Ancak artık süspansiyon gibi aktif bir sistemi kontrol edebilecek ve izleyecek standart ECU’ya sahibiz. Böylece daha ucuz, daha uyumlu ve takip edilebilir olabilir. Kişisel olarak bunun dönmesini istiyorum.

Newey yeni kuralların güç ünitesini olduğundna daha önemli olduğunu söylüyor, yeni kuralların aero dengesi için getirildiği söylenmişti?

Söylediklerinizin, veya herhangi Red Bull üst düzey üyesinin söylediklerinin genel olarak politik ve lobi çalışması olduğunu söylemek gerekiyor. Ancak yeni kuralların daha düşük tur zamanlarını viraj hızlarını artırarak elde etmesi biraz daha düşük azami hızlar ile birlikte takımların tur zamanlarını daha da ileriye taşımak için azami hızı da yukarıya çekmek isteyecekleri anlamına geliyor. Araçlardaki bu kadar sürüklenme ile birlikte düzlüklerde daha yavaş olackalar ve bunu artırmak tamamen motor gücüne kalacak. Ancak şu an güç ünitelerinin performans olarak giderek yakınlaştığı bir noktadayız ve ben hala 2017’nin motor yerine şasinin önemli olacağını düşünüyorum.

Mercedes motor performansında daha da ileri gidebilir mi? Bu konuda teorik limit nedir?

Evet gidebilirler, son üç yılda onlara baskı kuracek bir rakiplerinin olmaması sebebiyle güç ünitesinde çok fazla zorlamadıkları söylenebilir. Yeni Mercedes güç ünitesinin performans olarak daha da ileri gittiği kesinlikle görülüyor. Verilen yakıt göz önüne alındığında, limit motor içerisindeki sürtünmenin azaltılması ve enerjinin tur boyunca kullanıldığı sürenin azamiye çekilmesine bağlı. Ancak gerçekçi sınır 1000 beygir gibi görünüyor.

F1 hibrid sistemlerin ‘yol araçlarına aktarılması’ için kullanıldığını söylüyor, yol araçları F1’den ne elde edebilir? Yol araçlarında MGU-H görebilir miyiz?

Yol araçları iki şekilde kazanırlar; Birincisi Formula 1 hibrid teknolojiyi sportif ve pazarlanabilir kılıyor. İkincisi ise frenleme altında enerjinin nasıl elde edilebileceği ve turbodan da ne kazanılabileceği anlaşılıyor. Bu yol aracı üreticileri için çekici iken aynı zamanda yarış araçlarının da ilgisini çekiyor. Ortada hiçbir şey yokken daha fazla güç elde edebiliyorsunuz!

Hibrid sistemler F1 araçlarına çok fazla güç ekliyor, ağırlıklarını telafi edebiliyorlar mı? Yoksa sadece pazarlama için mi kullanılıyorlar?

Ağır oldukları doğru, ancak çok daha az yakıt kullanılarak araca tur başına devasa bir performans ekliyorlar.

Formula 1 için ‘azami beygir gücü sınırı’ kuralı düşünecek olursak, bu bize ne sağlayabilir? Düşük harcamalar veya farklı gelişim alanları bulunması?

Bence F1 güç ünitesi gelişiminin sorunlarından biri kuralların çok kısıtlayıcı olması. Güç ünitesinin boyutlarının büyük kısmı önceden sabitlenmiş durumda. Bence üreticilerin belirli yakıt enerjisi ile sınırlandırılarak tasarımda daha fazla özgür bırakılmaları çok daha iyi olurdu.

Biraz da Honda hakkında konuşalum, iyi bir ERS’ye sahip olduklarını söylüyorlar ve turbo’dan kaynaklı sorun yaşıyor gibi görünüyorlar. Hangi turbo tasarımını kullandıklarını biliyor muyuz? Güç sorunlarına ne sebep oluyor?

Honda F1’e dönüşündeki çok kötü başlangıcından sonra devasa bir ilerleme kaydetti. Artık iyi bir ERS, iyi bir azami güce sahipler, ancak yakıt tüketimleri kötü. Bu yarışta elde edebilecekleri gücü etkiliyor, araçta motorun ihtiyaç duyduğu kadar yakıt yükü yok. Bu da yanma teknolojisinden ileri geliyor, ön yanma odası teknolojisini kullanmaya başlayacaklarına inanılıyor ve bu şekilde 2017 sezonunda rakiplerini yakalayabilirler.

2020’den sonra F1 yeni bir çağa geçebilir, Liberty Media’nın sahipliğinde neler değişebilir? Hibrid sistemler kalacaklar mı?

Liberty’nin gideceği yönün şov için teknolojiden ne kadar ödün vermeyi gerektireceğini tahmin etmek zor. Umarım hibrid teknolojiler kalır ve teknik kurallar daha iyi yapılandırılmış bir yol haritası ile bir araya getirilir.

Ve, son soruya geldik, biraz fantazi içeriyor. Hangi tür F1 motorunu tercih edersiniz? Yapı, hacim, teknoloji ve ömür hayalleri…

Popüler olmayabilir, ancak Formula 1’in son tahrik olarak elektriğe geçmesini isterim. Bu Formula 1’in tamamen elektrik motorları ve bataryalardan oluşan Formula E olacağı anlamına gelmiyor. Ancak ben kurallarla takımlara belli bir miktar enerji verilmesi, bu enerji batarya, hidrojen, benzin veya dizel olabilir, takımların da bunu elektriğe dönüştürerek tekerleklere elektrik motorları yardımıyla aktarmak zorunda kalmalarını isterdim.

8 Yorum

  1. Teknik doluluğa sahip aktif insanların “technic converter” varlıklarının dışında bireysel düşünce ve yanıtlarını görmek türk izleyicisi için önemlidir. [Bu bir nevi tarihe bir de İlber hocanın gözünden bakalım.. gibidir. Malum tarihin kendisi yahut tek tarihçi değil]
    Cevapları düşünerek vermiş ileride tekrar tekrar bakarak bu adam nasıl bir profile sahip sorusunu cevaplayabilecek kadar geniş perspektif olgunluğunda. Kendisine buradan tekrar teşekkür ediyoruz.

    Thank you Craig… 🙂

    İnce gören adamların hali başka oluyor. Cevaplarında beni çok şaşırtan birşey olmadığını sayabilirim. O sorulan günün şartlarında ki belirsizlik büyüktü bugün aynı sorulara daha farklı cevaplar vereceğine inanıyoruz.
    Yapılan işte profil, karakter önemli değildir “ayinesi iştir kişinin, işe bakılır” ancak ben gönüllü mesai harcayan, arzulu insanların düşünce profillerinin öğrenilmesini de faydalı bulanlardanım. Craig burada kendisini pek az tanıyanlara güzel ipuçları veriyor. Bu ayrıca samimiyetinin göstergesi.

    Bazı yanıtlar, izahlar tatmin edici gelmeyebilir bazı tırtıklardan sıyrılmak gerekiyor ve kabul edilmeli ki Motorsporlarında tek bir bakış açısı yok. Güzelliği de burada.
    Velhasıl Craig, F1’in mevcutlarından büyük şikayetleri olmayan kitlenin içerisinde sayılabilir. ‘Ne bulduklarına’ dair onları da dinlemek faydalıdır bence. Zaten bu yüzden de F-e gibilere odaklanabiliyor.

  2. ” Ben de kendisini zamanında TRF1 için çevirmeye başladığım, ancak malum F1 duayenimiz tarafından ispiklenerek yayından kaldırtılan ‘Formula 1’in teknik yanı’ makaleleri ile tanımıştım. ” Derken 🙂

    Hiç Ferrari hakkında soru sormamışsın 🙂

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]