Yeni araçlar, yeni yüzler. 2019 Formula 1 sezonu öncesinde Barselona’da başlayan testler sezonun nasıl geçeceği hakkında küçük bir ipucu vermiş olabilir. Ancak bu yazı, kimin kimden ne kadar önde olduğunu tahmin etmeye çalışmayacak.

Ferrari favori görülürken, Mercedes ve Red Bull’un çok uzakta olmadığına inanılıyor. Ferrari pilotu Charles Leclerc de Ferrari’nin rakiplerinin henüz gerçek ellerini göstermediğini söylerken, Renault ileri yönde bir adım atmış gibi göründü. Orta grupta en çok gelişen ise Alfa Romeo Sauber olabilir.

Ferrari’nin etkileyici başlangıcının ardından bazı takımlar ilk sezon öncesi test haftasının sonlarında boş depoyla şeref turu atarak haber olmak ve sponsorlarını memnun etmek istedi.

Geçtiğimiz beş yılın baskın takımı Mercedes ise her zamanki gibi testlerde düşük bir profil çizdi.

Elbette kimse Mercedes’in Melbourne’e tam gaz geleceğini, kendi aramızda sık sık söylediğimiz şekliyle ‘vanayı açacağını’ garanti edemez. Ferrari geçtiğimiz yıl motorda iyi bir performans bulmuştu ve bunu bu yıl da devam ettirmemesi için bir sebep yok.

Mercedes’in yeni ön kanatlar temelindeki kurallara oldukça geleneksel bir yaklaşımla yanıt vermesi ise ben dahil herkesi şaşırttı. Testlerde henüz elini göstermemiş olmaları nedeniyle nerede olacaklarını bilemiyoruz.

Artık Ferrari’ye çok daha yakından bağlı olan Alfa Romeo Sauber, özellikle son derece agresif ön kanat tasarımıyla pek çok kişinin dikkatini çekerken, Racing Point, Haas, Toro Rosso ve hatta McLaren’ı bile göz ardı etmek hata olur.

Ancak araçların üzerindeki konseptleri, pist üzerinde olanları ve söylenenleri göz önüne aldığımızda bir şeylerin farklı olabileceğini anlıyoruz.

Hesaplar, hesaplar…

Perşembe akşamı damalı bayrağın ilk test haftasının bittiğini işaret etmek için son kez sallanmasının ardından herkes, atılan toplam 4270 turun analizini yapmaya, yakıt yüklerinin ve sıkı test programlarının ne olduğunu bilmeden sadece lastikler ve tur zamanlarıyla bir kanıya varmaya çalıştı.

Pirelli bile böyle bir hesaplama furyasına dahil oldu.

Her zaman dediğim gibi, testlerdeki tur zamanları çoğu zaman anlamsızdır. Neden? Yakıt yüklerini, motor güçlerini, kullanılan aero seviyesini, kuru araç ağırlıklarını, sürücülerin yaptıkları sürüşün hangi turlarında, hangi sektörlerinde zorladıklarını tam olarak bilmiyoruz.

Takımların en sert hamura sahip C1, en yumuşak hamura sahip C5 ve Pirelli’nin gelişim için getirdiği işaretsiz bir set daha olmak üzere altı set lastiği test ettiğini gördük.

Pirelli ise hesaplarıyla Ferrari’nin, Mercedes’in yarım saniye önünde olduğunu buldu. Pirelli’nin bu rakamları her yerde paylaşıldı ve kimi zaman şaşkınlık, çoğu zaman da heyecanla karşılandı.

İşte lastik farkları dikkate alınarak oluşturulan Pirelli verisi:

1. Leclerc	Ferrari 	1:16.846s
2. Giovinazzi	Alfa Romeo	1:16.961s +0.115
3. Grosjean	Haas		1:17.363s +0.517
4. Hamilton	Mercedes 	1:17.377s +0.531

Hey! Alfa Romeo (Sauber) ve Haas, Mercedes’i geçmiş!!!

Elbette bu tablo, takımların bulunduğu yerin doğru bir göstergesi değil. Tekrar söylüyorum, yakıt yüklerini, motor güçlerini, kullanılan aero seviyesini, kuru araç ağırlıklarını, sürücülerin yaptıkları sürüşün hangi turlarında, hangi sektörlerde zorladıklarını tam olarak bilmiyoruz.

Ancak yine de Ferrari’nin çok iyi bir yerde olduğu açık…

Ferrari: Her zamanki gibi, daha iyi

İlk testin manşet takımı kesinlikle Ferrari oldu. Testin ilk saatlerinden itibaren pistte gösterdiği istikrar ve tutunma, SF90’ın başından itibaren dengeli ve hızlı bir araç olduğunu gösterdi.

Atılan birkaç spin pistin durumu, sıcaklığı, lastikler veya sürücü hatalarından dolayı geldi. Dört gün boyunca atılan uzun turlar ise aracın motoruyla birlikte neredeyse tamamen sorunsuz olduğunu bize kanıtladı.

SF90 oldukça dayanıklıydı, zaten ilk testlerden anlayabileceğiniz tek kesin şey araçların dayanıklılıklarıdır. Pilotları Sebastian Vettel ve Charles Leclerc aracı kullanmanın ne kadar rahat olduğunu, başından itibaren ne kadar hızlı olduğunu saklama ihtiyacı hissetmediler.

Üstelik bu sezonun görece arka tarafı daha sağlam olacak yeni araçları, Vettel’in sürüş tarzına çok daha uygun.

İtalyan takım için mükemmel bir başlangıç oldu.

En hızlı zamana bakmak yerine takımın her seanstaki en iyi zamanına ve bu zamanları yaparken kullandığı hamurlara bakmak çok daha doğru bir yaklaşım. Scuderia aracının istikrarı şöyle anlaşılıyor; takım dört günü de çok benzer hızlı turlarla tamamladı.

Takım, günün hangi zamanı olursa olsun 1:18’li dereceleri rahatlıkla elde edebildi. Bu derecelerin çoğu orta denilecek C2 hamuru ile geldi, Leclerc ve Vettel C2 hamurla düzenli olarak 1:19’un altına indi ve 1:18’lerde turlar atabildiler.

Leclerc’in inanılmaz sakinliği ve hızlı uyum kabiliyeti, dahası yeni takımını bir süredir tanıyor oluşu Monakolu pilota büyük bir şans veriyor.

Ancak testlerdeki verilerle Ferrari’yi okumak zor, çok zor. 2014’ten itibaren Ferrari 19 kış testi birinciliğine sahipken, Mercedes 10 kez zirvede yer aldı. Peki Scuderia bu dönemde kaç şampiyonluk elde etti: sıfır.

Mercedes cephesi: Dayanıklılık var, hız belirsiz

İlk testte de geçmişe göre benzer bir yapı görüyoruz, Ferrari başlarda kendini gösteriyor, zaman tablolarında zirvede yer alıyor ve Mercedes ise sakladığı hızları kimseye göstermiyor.

2019 testlerinde Mercedes hız ölçüm noktalarında 320 km/saat hızı ancak geçebiliyordu, ancak testte herkesten daha fazla tur tamamladı.

Şampiyon takım, haftanın büyük bölümünde daha yavaş olan lastikleri kullanmayı seçerken, kısa sürüşleri ise farklı araç ayarlarını deneyerek geçirdi. Her zamanki gibi önümüzdeki hafta da göz önünde bulundurulması gereken büyük takım konumundalar.

Mercedes’in yıllardır alıştığımız dayanıklılığa ve uzun sürüşlere odaklanan test stilinden bahsettik. Takım aynı zamanda iş yükünü, pilotları Valtteri Bottas ve Lewis Hamilton arasında bölerken de farklı bir yöntem izledi. İki sürücü de öğle arasında yer değiştirerek testin her gününde sürüş yapabildi.

Mercedes geçtiğimiz kış testlerinde en yumuşak hamurları kullanmamıştı. Bu kez biraz şaşırttılar, çünkü en yumuşağına kadar tüm hamurları kullanırken, Pirelli’nin getirdiği prototip lastiklerle bile turlar attılar. Ferrari ise Mercedes’in geçmişte yaptığını yaparak sürüşünün çoğunu daha sert olan lastiklerle yaptı.

Mercedes’in geçen yıl zaman tablosunda yükselmeye başlamasının dördüncü günü bulduğunu görmüştük, bu yıl da Barselona’da aynısı oldu, en iyi turları yine son gün geldi. Hamilton ve Bottas’ın rakiplerinin dikkatli gözlerinden uzak durmak için, klasik taktiklerini kullandığını bir kez daha gördük.

İçimizde takımların sıralamasını öğrenmek için büyük bir istek var, aylarca araçların piste çıkmasını bekledik ve şimdi ilk haftanın sonuçları geldi: Ferrari önde, Mercedes ise hemen arkasında. Ancak geçen sene de böyleydi, ondan önceki sene de…

Bir şeyler normal değil

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi geçtiğimiz yıllarda Mercedes’in hız sakladığı açıkça görülüyordu ve testlerdeki sürüşlerinden gerçekten hızlı oldukları anlaşılabiliyordu. Merak edilen şey sadece ne kadar hızlı olacaklarıydı.

Bu testte Mercedes’in turlarını inceleyenler aracın başından bu yana stabil olmadığını fark etti. W10’un sorunu geçmiş yıllardaki ‘diva’ araçları gibi lastikleri doğru sıcaklıkta çalıştırmak değildi. Bu kez aracın bazı viraj giriş ve çıkışlarındaki kontrolünün Ferrari’ye göre daha zor olduğu rahatlıkla anlaşılabiliyordu.

Araçta bir denge sorunu olduğu artık kabul ediliyor. Takımın çıktığı ve uç araç ayarlarını test ettiği kısa sürüşlerin eskiye göre fazla olmasının da sebebi bu denge sorunu olabilir. Takım pilotları Bottas ve Hamilton bunu açıkça söylediler.

Bottas: “Yapmamız gereken iş var, ancak potansiyel olduğunu da hissediyoruz. Geliştirmeler yapmamız gerekiyor. Hafta boyunca tüm virajlarda iyi bir denge bulmakta zorlanıyorduk. İyi olduğumuz bazı virajlar varken, bazı virajlarda da denge sorunlarımız vardı, diğer virajlarda da devasa denge sorunu yaşadık.”

“Hafta sonuna doğru çok daha iyi bir durumdaydık, aracın bazı sürüş sorunları ancak güncellemelerle çözülebilir. Bunları en kısa zamanda çözmeyi umuyoruz.”

Hamilton: “Şu an gerideyiz. Bu yüzden ilk yarışa rahat bir şekilde yaklaşmayacağız, hiçbir zaman böyle bir şey yapmadık. Yapmamız gereken hala çok fazla iş var.”

Sorun geleneksel aero felsefesinde mi?

Mercedes aracı ilk kez piste çıktığında sadece biz taraftarları değil, diğer takımları bile şaşırttı. Çünkü daha geniş ve basitleştirilmiş ön kanatların geldiği bu sezon takımın yenilikçi ve cesur bir tasarımla ortaya çıkması bekleniyordu.

Sauber’in agresif ön kanadı herkesin ağzını açık bırakmıştı. Ardından Ferrari’nin de -Sauber kadar agresif olmasa bile- benzer bir ön kanat felsefesine sahip olduğu ortaya çıktı. Lansman görüntülerinde klasik bir ön kanat kullanan Toro Rosso da testlere Ferrari tipi bir ön kanatla çıkmıştı.

Mercedes ise oldukça klasik görünen ön kanat flaplarını kullanmayı tercih ederken, 2017’de Ferrari’nin ortaya attığı ve gridde neredeyse herkesin kullanmaya başladığı yüksek sidepod tasarımına bile geçmedi.

Takımın testte denge sorunları yaşadığının herkesçe anlaşılmasının ardından araç felsefesine işaret edilerek aerodinamik gelişimde yanlış yola sapılmış olabileceği söylentileri ortaya atıldı.

Takım patronu Toto Wolff’ün sözleri de takımın, işlerin yolunda gittiğini düşündüğü ve gelişimini buna göre yaptığı kuşkusunu destekler nitelikteydi.

“Her zaman son ana kadar gelişim yapmak ve yeni parçaları test etmeden araca ilk kez Melbourne’de takma konusunda dengeyi kurmanız gerekir.”

“Biz her zaman bu konuda ortayı bulmaya, test etmek istediğimiz parçaları piste getirmeye ve Melbourne’e test edilmemiş parça götürmemeye çalışırız. Bu yüzden araçlarımız ilk testte son parçalara sahip olur ki böylece daha fazla şey öğrenebiliriz.”

Sonrasında gelen demeçler ise takım içinde şüphelerin oluşmaya başladığını açıkça gösteriyor.

Wolff: “Ferrari konseptini analiz ediyoruz, ardından vereceğimiz kararda mevcut yaklaşımı korumak veya değiştirmenin daha iyi olup olmayacağına bakacağız. Önümüzdeki hafta yeni bir aero paketimiz geliyor, bu yüzden bizim için önemli bir test olacak.”

En agresif ön kanat tasarımına sahip olan Alfa Romeo Sauber takımının teknik şefi Beat Zehnder ise Mercedes’in geleneksel çözümü kullanmasına şaşırmış: “Mühendislerimiz Mercedes ve Red Bull’daki kanadı gördüklerinde çok şaşırdı. Bunların sadece lansmanda kullanılacağını sanmıştık.”

Ancak Racing Point’in şef tasarımcısı Andrew Green ise her zamanki gibi çok açık konuştu ve Mercedes’in sorununun aero felsefesi olmayabileceğini, zira iki farklı felsefenin de benzer sonuçlar doğuracağına dikkat çekti.

“Ön kanatta bazı küçük felsefeler var, bazı takımlar bir felsefeyle devam ederken, bazıları da diğeriyle devam ediyor, ancak yeni olan hiçbir şey yok, çok başlarda bizim de denediğimiz felsefeler. Bu yüzden insanların denedikleri şeylerden ve birinin bir yöne, diğerinin de diğer yöne gitmesine şaşırmadım.”

“Bence insanlar çabucak belirli bir ön kanadı tercih edecek, sonrasında gelişim yarışı aracın ortasında, yani bargeboard alanında, tüm bu ön taban alanında devam edecek, burada devasa bir özgürlüğünüz var.”

Ferrari ve Sauber’in, hatta Toro Rosso’nun gittiği yön belli. Gelişimlerini, kenarları düşük ön kanat felsefesi üzerinden yapacaklar.

Mercedes ve Red Bull’un, arka tarafta da Renault ve Haas’ın geleneksel tip ön kanatlara sahip olduğunu görüyoruz. Bu konuda felsefe değişikliği yapılacaksa, bunu en iyi Red Bull yapabilir. Mercedes bugüne kadar bu tip bir değişiklik yapmak zorunda kalmamıştı.

Sonuç: Mercedes ne yapacak?

Mercedes’in, W10’daki denge sorununu çözebilmek için öncelikle neden kaynaklandığını anlaması gerekiyor. Bu sorunun cevabı ise oldukça geniş.

Takım patronu Toto Wolff de Ferrari’nin konseptine geçebileceklerini kabul etti.

“Kurallarda büyük değişiklikler var ve iki farklı konsept olduğu görülüyor. Ferrari kurallardaki optimum noktayı tam olarak bulmuş gibi. Ferrari’nin konseptine bakıp, kendi felsefemize sadık kalmalı ve sezon boyunca bununla devam etmenin mi yoksa değişimin mi daha iyi olacağına karar vermemiz gerekiyor.”

“Eğer felsefemizi değiştirmek zorunda kalırsak bu haftalar, hatta aylar sürecek. Ama ne olursa olsun elimizden gelen her şeyi yapacağız.”

Birinci ihtimal, sorunun süspansiyon çalışma aralığı veya geometrisinden kaynaklanıyor olabileceği. Testte yaptıkları ve ayar çalışmaları denedikleri bolca sürüş de çözümü burada aradıklarını gösteriyor. Ancak yanıtı bulamamış görünüyorlar.

Bu tip bir sorunun çözümü görece kolay, fabrikada istenen aralıkta bir süspansiyon sistemi hazırlanır ve testlerde tamamen yeni ayar çalışmaları yapılarak işler yoluna koyulabilir.

İkinci ihtimal takımın ön kanattaki felsefesini değiştirmek zorunda kalması. Daha önceden mutlaka değerlendirdikleri, Ferrari ve Sauber aracılığıyla testlerde de araçlarda gördükleri bu konsepti üretip ikinci testlerde denemeye başlayabilirler. Bu da görece kolay, ama gelişim bakımından takımı biraz geriye düşürecek bir çözüm.

Üçüncü ihtimal biraz komplo teorisi, Mercedes de belki Ferrari/Sauber tarzı bir kanat tasarladı ve aracını buna göre kurdu, ancak bunu rakiplerinden saklamak için ilk teste getirmedi. Denge sorunu da bundan kaynaklandı. İkinci testte yeni kanadı getirecekler, ve her şey yoluna girecek. Tekrar söylüyorum, bu bir teori ve yine de sağlam bir olasılık.

Dördüncü ihtimal, mevcut ön kanat ve aero felsefe ile devam etme kararı alacaklar, bargeboard bölgesi gibi yerlerde yapacakları iyileştirmelerle gelişmeye çalışacaklar. Mercedes’in gelenekselci yapısı düşünüldüğünde bu en akla yatkın olanı.

Beşinci ihtimal ise Mercedes’in hiç hoşuna gitmeyecek, en iyi ön kanat aero felsefesinin Ferrari/Sauber tarzı olduğunu, kendi konseptleriyle buna asla yetişemeyeceklerini anladıktan sonra, bu konseptin çalışabilmesi için de yine geleneksel kaldıkları sidepod yapısını da değiştirmek zorunda kalacaklarını fark etmeleri.

Sidepod yapısını değiştirmek sadece yeniden tasarlanacak bir soğutma sistemi ile sınırlı kalmıyor, aynı zamanda aracın şasi üzerindeki yan çarpışma yapılarının da yeniden konumlandırılması gerekiyor ki, bu da şasi değiştirilmeden, yeniden kaza testine girilmeden, aylar kaybedilmeden yapılabilecek bir şey değil. Bu durumda efektif olarak sezonu çöpe atmış olacaklar.

Kısaca, Mercedes’i zor zamanlar bekliyor.

10 Yorum

  1. Yıllardır sergilenen sahnenin değişmesini gerektirecek birşeyler halen ortada yok.
    Dominantlar eninde sonunda yakalanır, yenilir bu diğerlerinin basireti, başarısı ile gerçekleşiyor. Bu da sadece makineyle, mühendislerin eliyle olmaz bu işin teması mekanik makineler olsa da… Politikadan başlar, en alt mekanikerin mutluluğu ile devam eder. Hele ki F1 gibi karmaşık yapılarda… WTCC yada DTM gibi değil bu işler tekil motor veya aero ile dominantı deviriyor olasın.
    Ferrari’nin sorunu mühendislik değil rakiplerinden o kadar artı spec/birim koydular sonuç değişmiyor. Bu kafayla değişmesi de zor.
    Beceriksizlerin eline en mükemmel makineyi ver mıçar. Millet mekanik varlıklarının suyunu çıkarıyor neredeyse bunlar cepten dağıtmakla meşgul. Sadece diğer herkes mıçtığında en ideal, hızlı makine ipi göğüsleyebilir.
    Bu işler kadro işi, balık baştan çalışır. Kısaca Mercedes’in dengi değil Ferrari… Yıllardır gridin en iyi, nadide pilotlarını saçmalamaya, acziyete sürüklüyorlar. Ders çıkarabilecek kadroları halen yok. Hep görünürde en iyi şeyleri bir araya getirince olacağını sanıyor ahmaklar türkiyenin futbol kulüpleri gibi yaşıyorlar. Brawn Jenson’dan, MB Nico’dan şampiyon çıkardı Scuderia hakkını veremediği ismi nanıma Felipe’den çıkaramadığı günlerden bu yana aynı şeylerle debelenip duruyor.
    Grid de MB’nin dengi kadro ve idari kaabiliyete sahip sadece Redbull var. Onların da varlıkları yetmiyor yoksa yıllardır milletin zaaflarının üzerine gidemediği MB’i sık boğaz ederlerdi.
    Yıllardır gününde rakiplerinde aynı derecede olmayan geliştirdikleri şeyleri, sezon girişlerini takip ediyor okuyorsunuz. Mühendisliği yatırımlarıyla da gittikçe daha da ilerliyor ancak aynı dereceden fazla yönetimi de gittikçe zayıflıyor. Scuderia’nın yönetimi süveter ölmeden öncekinden çok daha kötü durumda.
    Bu marka mı Daimler Mercedes’i zorlayacak. 🙂
    Ferrari’nin yarış sanayisinde ki çağı kapanalı çok oluyor daha açamadılar. 🙂 Yollarda ki çağı da kapanacak bir gün onu siz göreceksiniz. Ben yanılmak isterim, kenarda köşedeyim de zor hani her yıl şaşırtmalarını beklemekten sıkıldım. 😀

    • Cidden herkes Ferrari mi daha hızlı Mercedes mi daha hızlı diye tartışarak geçiriyor da olay şu ki Ferrari 2018 de de testlerde iyidi ki sezonun başında da en iyi araçtı. 2017 de de aynı şey oldu. Yani tartışmaya gerek yok ki Ferrari yine çok iyi bir araç üretmiş. Amma Mercedes den hızlıdır amma değildir. Ama şampiyonluğa yarışabilecek bir araç bu. Mercedes sorun yaşıyor da olabilir. Ama asıl sorun şu Mercedes getirdiği güncellemeler yaptığı çalışmalar ile bu sorunları sezon ilerledikçe çözebiliyor bunu daha önceden de gördük. Ferrari ise aksine sezon ilerledikçe geriye gidiyor. Son iki yıldır sezonun ikinci yarısında güncellemelerle geriye gidiyor takım. 2018 de bi taban güncellemesi 2 3 yarış geldi geldi gitti. Bi takıldı bi söküldü bi daha geliştirilip takıldı yine yok. Üstüne bir de bana göre takım yönetimi ve operasyon olarak Mercedes in fersah fersah gerisindesin. Böyle olduktan sonra şuan Ferrari daha hızlıymış değilmiş bana anlamsız bir tartışmaymış gibi geliyor. İlk 3 – 5 yarışa bakılarak verilmiyor şampiyonluk sonuçta. Mercedes geriden başlasa da gelip yakalayabilir Ferrari yi

    • Mercedesin milleti fena keklediğini düşünüyorum 😀

      Bu kanıya da tamamen ispanya da önü kayan Ferrari’nın onboard araç üstü görüntüsünden vardım.Mercedes çok daha kıvrak dedim, dediğim de çıktı.Ispanya da Ferrari’yi denize dökecekler.

      • Bu kanıya varmanızdaki temel sebep aracın önden kayması mıydı?
        Ben ikinci hafta yeni bir araba getirdiklerinde baskınlığın devam edeceğini anlamıştım.
        İlk hafta da m1chael hiç beklemeyin tadında yorumlar yapınca ferrariden ümidi kesmiştik 😛
        Mercedes’in arkası çok oynak olduğundan denge yok sıkıntı yaşıyorlar yazılmıştı. Meğer araç öyleymiş 😛

        • Geçen sezon sonu Ferrari neredeyse en hızlı 3 takımdı.Kurallar değişse de büyük bir değişiklik olmadı.Birde tamamen bomboş depo hızlı tur attıkları, aracın önü kaymasına rağmen gelen hızlı turlardan belliydi.Mercedes belki ufak denge sorunları yaşasa da, virajlara saldırıyordu.
          Kafamda bir istişare yaptığımda, Ferrari’nın gösterdiği gibi hızlı olmadığı sonucuna vardım.3 yarış geçti hala ispanya dan bahsediyorlar.ispanya bir testti.

          Redbull şasi kısmında ve lastik kısmında ilerleme sağlarsa büyük adımlar gelecektir.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]