Lewis Hamilton Röportajı: Her Günümü Sonmuş Gibi Yaşıyorum

0

Formula 1’de gösterdiği performansla pistin yıldızı haline gelen Lewis Hamilton, yalnızca motor sporlarında değil; moda, müzik, şov dünyası, sinema ve daha birçok alanda popüler bir profil. Kendisini seven kadar sevmeyeni de var, ancak şu bir gerçek; Lewis Hamilton tarihin en yetenekli sürücülerinden birisi…

Lewis çocukluk günlerinden beri en büyük düşmanının zaman olduğunu söylüyorsun. Pistteki onda birlik hatta binde birlik saniyenin bile senin için çok özel olduğunu biliyoruz. Peki senin için bunun anlamı ne?

Zaman en değerli hazinenizdir. Hepimizin kaçtığı ve hepimizin de gerisinde olan bir şeydir zaman. Bu kısıtlı süreyi trafikte harcamak, uçak beklemek yerine daha verimli kullanmalıyız. Her gece yattığımızda ertesi günü düşünür yapacaklarımızı tasarlarız; ama ertesi gün sağlıklı bir biçimde kalkacağımızın garantisi yok. Eğer her gün depresyona girer gibi yaşarsanız hayatınızı mahvedersiniz, küçük veya büyük her olaydan keyif almaya bakın.

Zamanının serbestçe harcama şansın olsaydı neler yapardın?

Aslında günlük yaşantımın kontrolü –çoğunlukla- benim elimde. En sevdiğim şey kesinlikle ailemle zaman geçirmek. Yılın sonunda Colorado’ya gidip kayak yaptığım, sabahları uyanıp krep aldığım, şöminenin başında arkadaşlarımla veya ailemle konuştuğum anla benim için çok özel… Arkadaşım Marc’in bir oğlu var ben de onun vaftiz babasıyım. Noel’i her yıl beraber geçiririz, bir diğer arkadaşım da saç ve makyaj stilisti; o da önemli olan her organizasyondan önce bana yardım ediyor hatta bebeğini bile yanında getiriyor. Çocukları, hayvanları severim; ancak Iphone ve Ipad gibi cihazlar onları canavarlaştırıyor ben de çevremdeki çocuklarda bunu engellemeye çalışıyorum.

Roscoe ve Coco adında köpeklerin var. Peki gelecekte çocuk sahibi olmak ister misin?

Çocukları çok seviyorum ama daha yapmak istediğim çok şey var. Bu nedenle çocuk sahibi olmak için uzun bir yol var! Aile kurmak önemli bir mesele, çok fazla ilgi göstermeniz lazım. Şu anda ona zaman ayırmak istemiyorum, bu nedenle aile veya çocuk düşüncesini aklımdan bile geçirmiyorum. Zaten bir vaftiz oğlum ve köpeklerim var bunlar yetmez mi? Bence yeter onlarla ilgilenmek çok daha kolay (Gülüyor). Ve çocuk sahibi olmak için de doğru kişiyle tanışmalısın.

Yapılacaklar listende müzik hangi sırada?

Yapılacaklar listem tamamen şampiyonluklar kazanmaya yönelik. Ancak müzik ve hobi ilgilenmeyi sevdiğim hobiler.

Kendi müziklerini duyabilecek miyiz?

Bu alana yöneldiğimde kafamda müzik yapmalıyım gibi bir düşünce olmadı; şu an için acelesi olduğunu zannetmiyorum. Ancak gelecekte neler olur bilinmez. Müzikte de her geçen gün daha iyiye gittiğimi hissediyorum.                                                          

Çoğu kişi hayatınızı içgüdüsel olarak yaşadığınızı düşünüyor…

Hayır kesinlikle hayır… Ben kalbimle yaşıyorum! Benim için doğruyu söyleyen aklım olsa da kalbimi sık sık dinlerim, kalbimin kararları aklımı geçersiz kılar.

Kalbin sana yarışmayı bırak diyor ancak aklın devam et şampiyon olacaksın diyor. Hangisi?

Kalbim. Eğer 7-8 yıl önce yarışı bıraksaydım depresyona girebilirdim çünkü elimde hiçbir şeyim olmazdı. Şimdi çok fazla harika anı elde ettim ve gelecek yıllarda daha da fazlasını elde edeceğim. Sonunda bırakacağım bir zaman olacak ama bu yakın zamanda gerçekleşmeyecek; ve ben bu spora aşığım.

Sosyal medyayı harika kullanıyorsun. İnsanlar seni büyük bir ilgiyle takip ediyor. Bunun arkasında bir konseptin var mı?

Neyi paylaşacağınızı düşünürken karar vermek çok zordur. İnsanlar küçük bir detaydan bile farklı anlamlar çıkarabilir, Dünya bencildir. Gerçekten de vahşi bir dünyadayız insanlar sizi yaralamak için olabildiğince çaba sarf eder. Sosyal medyamda da hayatımı paylaşıyorum; dövmeler, yarış haftaları, tatilleri, snowboard turu… Sosyal medyayı kullanırken zevk alıyorum ama bu zevk hastalık derecesinde değil. Mesela  Floyd Mayweather’ın para yığınlarıyla fotoğrafını görüyorsunuz, ama insanlar ona bayılıyor. Bu garip, gerçekten de çok garip. Bu yüzden sosyal medya değişik bir kullanım gerektiriyor yani benim konseptim dikkat üzerine kurulu.

Sıkıcı, üzücü veya yorucu anlarda neler yaparsın?

Oh… Film veya reklam çekimlerinde saatte sıfır kilometre ile gittiğim için sıkılırım (Gülüyor). Zihinsel olarak zorlandığım, sıkıntıya girdiğim günler tabii ki var. Hiçbir şey yapmadığınız, ilerlemediğiniz veya hüzünlü olduğunuz günler bana denk geldiği zaman kendim gibi hissetmeye çalışıyorum. Bazen bir kitapçıya gidiyorum, bazen de keşke 16 yaşında almaya başladığım piyano derslerine devam etseydim diyorum. Bu zamanlarda eski yaptıklarınıza ve daha fazla üretmeye çalışıyorsunuz, hayatınızda değişikliğe ihtiyaç duyuyorsunuz.

Zihinsel olarak zorlandığın anlarda neler yapıyorsun?

Kulağımda son ses müzik ile antrenmana gidiyorum. Bu benim odağımı genişletiyor ve diğer her şeyden uzaklaşıyorum. Koşuyorum, ağırlık çalışıyorum ve müzik listemi kurcalıyorum. Reggae tarzını dinleyerek büyüdüm daha sonra hip hop v tarzına yöneldim, ama sadece bunlar. Daha sonra gitar çalmaya başladım. O zamanlarda Beatles, The Rolling Stones gibi efsanevi grupları tanıdım rock hayatıma böyle girdi. Daha sonra klasik müziğe yöneldim Beethoven Mozart hatta Luciano Pavarotti… Ne zaman zorlansam antrenmana giderim, müzikle ilgilenirim; hayalinizi genişletin.

Vücudunun birçok kesiminde dövme var. En değerli dövmen hangisi?

‘Tanrı Aşktır’ Bu kelimeler her şeyi özetliyor.

Ayrıcalığı ve konumu yüksek birisin. Yine de tüm takdirleri paylaşıyorsun…

Her günü bir lütuf olarak kabul ediyorum. Hayatında inanılmaz engellerle mücadele eden insanlara rastlıyorum çoğunun ya annesi ya da çocuğu hastanede hayat mücadelesi veriyor. Bu yüzden bilincimi aktif tutuyorum benim başarımın ardında koskocaman bir ekip var.  F1’de 20 koltuk var ve onların en tepesinde olmak inanılmaz bir lütuf. Hayatımdaki şansların farkındayım, o yüzden elimden gelen emeği her zaman veririm. Her zaman şükrederim yoksa bunların bir anlamı olmaz.

Bu felsefeni nasıl şekillendirdin?

Sanırım yaşınıza paralel olarak hayata bakışınız da gelişiyor. Benim yaşımda evli ve çocuğu olan bir adamın, ailesini geçindiremediği durumlar oluyor bu gerçekten de acı verici. Eğer özgür ruhlu olur, çevrenizdekilerin durumuna kayıtsız kalmazsanız sizin de hayatınız olumlu yönde ilerler. 22 yaşında geldiğimde bile çocuklu ruhlu olmayı seviyordum, geçmişe hep bir özlem duydum. 20, 30… Bu döngü ilerleyecek… Yaşınız ilerledikçe felsefenizi de genişletin.

Geç olgunlaşan ama hızlı öğrenen?

Evet, şu anda bunu deniyorum. Ancak büyüme sürecini hızlandıramazsınız. Ben de kendi hakkımda daha çok şey öğreniyorum.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]