1.383 km yarıçapına ve 1.386.000.000 km3 hacmine sahip büyük mavi küre yeryüzünde bulunan tüm suyu; 93.113 km3 hacim ve 56.2 km yarıçapındaki küçük mavi küre ise
tatlı su miktarını yeryüzünün boyutlarıyla karşılaştırmalı olarak ifade ediyor.
Jack Cook ve Howard Perlman, USGS.


  • Eğer yeryüzündeki tüm su kütlesi bir küreye doldurulsa (okyanuslar, buzullar, göller, akarsular, yer altı suyu ve atmosferdeki su buharı), oluşacak su topunun yarıçapı yaklaşık 1385 km, hacmi 1386 milyon km3 olurdu. 1 km3 su, 264 milyar galona denk geliyor.
  • Suyun 12.900 km3’ü, herhangi bir anda, atmosferde buhar halde bulunmakta. Eğer bu su buharının tamamı bir seferde yağış olarak düşse, bu yeryüzünün sadece, 2.54
    cm’ni kaplardı.
  • Hergün, 1.170 km3 su buharlaşma ve terleme (transpirasyon) yoluyla atmosfere karışıyor.
  • Dünyada bulunan tatlı su, göl ve akarsulardan daha çok yeraltında birikiyor. 8.400.000 km3 tatlı su yeryüzü yüzeyinin 1.6 km’si boyunca birikirken, bu miktar
    buzullarda 29.200.000 km3’e ulaşıyor (Çoğunlukla kutuplar ve Grönland’da).
  • Yeryüzünde bulunan tatlı suyun %68’i buzullarda, %30’u ise yeraltında bulunuyor. En çok akarsular içme suyu olarak kullanılıyor, fakat toplam suyun yalnızca yüzde birinin 1/10.000’ini oluşturuyorlar (1.250 km3).


  • Bir evin günlük su tüketimi ortalama 190 litredir (Bu miktar az gelişmiş ülkelerde 60 litrelere kadar düşmekte ve gelişmiş ülkelerde 700 litreye kadar çıkmaktadır.)
  • Bir otomobil üretimi için 150 ton civarı su harcanmaktadır.
  • Bir bisiklet için ise 1 ton dan çok daha az 200 lt civarı.
  • Bir kWH pil için 33 Litre su kullanılır. Katot üretim süreç su tüketimi ise günde 100 ton civarı (4 gallon/kg NMC). LIB (Lithium-ion battery) için tüm tesis tüketimi ise günde 200-300 ton civarıdır.
  • Bir gofret büyüklüğünde elektronik devre için 5 ton’u saf su! toplam 8 ton su harcanmaktadır. Bir fabrika ise en az 50 bin kişinin su kullanımına eşdeğerdir.
  • Dünya’da da tüketilen suyun yaklaşık %10’u evlerde, %70’i tarımda, %20’si ise sanayide kullanılmaktadır.
  • 1 kutu meyve ya da sebze konservesi elde etmek için 35 litre su, bir gazete için 300 lt, bir A4 kağıt için 10 lt su harcanmaktadır.
  • 1 varil petrol 7000 lt, 1 litre biyodizel 11000 lt, 1 Kg çelik için ise 240 lt.
  • Dünya nüfusu 4 kat artarken su gereksinimi 9 katına çıkmış, endüstriyel gereksinimler için gerekli su ise geçtiğimiz yüzyılın başına oranla 40 kat artmıştır. Yaşanan, suyun azalması değil, su ihtiyacının artmasıdır.
  • Atıkların 1 litresi ile 8 litre temiz suyun kirlendiği düşünülürse, 1 litre suyun temizlenmesi için harcanmayan para 9 litre suyun temizlenmesine harcanacak paraya mal olmaktadır.

1000 Lt = 1 ton
1 ton = 1 m3
1 m3 = 1000 Lt
150 ton = 150.000 Lt
1 km3 = 1.000.000.000 m3
1250 km3 = 1.250.000.000.000 m3 = 1 trilyon 250 milyar metre küp baz oranlarına sahiptir.

Otomotive dönelim.

Büyük group’ların çoğunluğu ek olarak yağmur suyu toplama ve geri dönüşüm yani filtreleme uygulamakta. Tüketimin çoğu kısmını malzeme işleme, yıkama ve boyama oluşturuyor.

* Tabi depo sorunu kaynaklı tek seferde tümünü boşaltma, filtrelemenin devre dışı kalması gibi şeyler yaşanmış. 

  • 2015 yılında Toyota Group dünya çapında montaj tesislerinde 29,3 milyon m3 su kullanmıştır. Birim başına ort 2,7 m3 belirtmişler.
  • 2015 yılında FCA 24,9 milyon m3, Honda Group 33,8 milyon m3,
  • GM, daha ayrıntılı rapor vermesiyle birlikte araç başına 4,31 m3,
  • Ford, 2009-2013 arasında araç başına %30 azalma sağlamış. 2015 yılında genel su kullanımını %2 azaltmayı hedeflemişler üretilen araç başına kullanım oranını %5
    azaltma sağlayarak Dünya çapında toplam 16,1 milyon m3 su kullanmış.

Sadece bunlar 104 milyon m3 yapmakta yani bizim için aktif, ucuz suyun 1/12000’i.


Otomotiv genel ağır sanayi kolları içerisinde son kullanıcı ilişiği, satışı açık olduğundan işletme verimlilikleri yüksek olmak zorunda ve tutulmakta, döner sermaye ve gelirleri birim başı verimlilikten oldukça etkilendiğinden doğal çevrim yatırımları oldukça yüksektir. Ve bunu reklama da çevirebilmekte.

Bu yukarıda ki değerlerin üretici raporu kaynaklı olduğunu ayrıntı analizlerde işlerin pek açıkladıkları gibi çıkmadığını da belirtelim.

Buradan her yere niçin otomobil fabrikası kurulamayacağını anlayacağınız üzere bunu da açıkçası heves ve arzularından değil yukarıda kaynakların yüzdesel dağılımını gördüğünüz üzere yapmaya mecbur oldukları ve tutulduklarından dolayı yapıyorlar. Örneğin geri dönüşümlü malzeme ve robotik kullanımları hammadde azalması ve global pazar savaşı sıkılaştığından birim başı gelirlerini koruyabilmeleri için mecburiyetleriydi.

Ürünün nitelik ve nicelikleri sebebiyle marka başına çalışan sayıları yüksek, üretim tesisleri oldukça karmaşık ve büyük yapılardır.

Peki ya diğer sanayi?

Özellikle son kullanıcıya arayüzü olmayan, nasıl üretirsen üret denilen tedarik, maliyet sanayii…

Birçok değer gördüm ancak bunlar kadar raporlar net olmadığından karmaşa söz konusu.


Bireyselde bisiklet, 2-3-4 tekerlekli mini taşıtların ve global çözüm yöntemi toplu taşımaların özendirilmemesi de dikkate değer ve kastiyet içeren bir sorun.

Akla memnun olması gereken %1 kitle için %99’unun sömürülmesini getiriyor. Bunu %10’a çıkartmakta durumu değiştirmiyor.

Bir Station Wagon veya SUV yerine 1 motorsiklet tarzı veya Smart ebadında aracı yıkamak için ne kadar daha az tüketirdik…

Burada aslında hedeflenen şu;

  • Güneş gibi yeni doğal enerji yönetimleri ve yeni gelecek yerine öncelikle su…,
  • Daha fazla üretim ve tüketim ile yeni doğal kaynaklara açılmak yani daha fazla harcamak ve çalıştırmaktansa öncelikle asıl hayati olan kaynakların tüketimini düşürmek daha akılcı değil midir,
  • Temizlemek ve düzeltmek için tekrar tekrar bir araya gelmek ve çok daha fazla harcamamak için mevcutların revizyonu,
  • Daha çok güneş paneli, metal pervane, yeni pil üretmek için fabrikalar kurmak yerine elimizdekileri azaltsak mesela birkaç milyon adet daha az otomobil üretsek, sadece 5 tane yarış serimiz olsa ölür müyüz, aç mı kalırız,
  • İnsanları ve tesisleri, daha fazla oyuncak, taşıt, araç ve silah üretmek ve tabi kullanmalarını arzulamak yerine şehirler ve alt yapılarının iyileştirilmesi için kullansak işsizlik, kredi borç yükü, açlıkla ölenler olacak mıdır,
  • Gelişmek ve iyileştirmek, kaynakları düşünmeden sondan başa doğru hareketle gerçek tanım karşılıklarını sağlamakta mıdır.
  • Devletlerin başta özelleştirme ile insanların su maliyetini %300 hatta %600 arttığı örnekler gördüm. Benzeri Antalya da yaşanmış. Sonucunu bilmediğim genel olarakta böyle bir çalışma vardı.
  • En büyük kullanım sanayiden çok daha yüksek olmak üzere tarım alanında ancak bu tüketim şeklinde değildir. Bu su doğada gerçekleşmekte yani temiz çevrime girebilmekte, direkt yaşamı desteklemekte. Dengesiz sulama bir toprağın üzerine güneş paneli koymak gibi değildir. Tabi plansız, yönetilmeyen sulama ile tarım havzalarını hızla kaybetme gibi sorunlar mevcut.
  • Mesela boylu boyunca otomotiv ve aerodinami mühendisleri yerine tarım mühendisleri yetiştirilse doğal yaşamlarıyla da daha iyi olmaz mıydı.
  • Aslen sorun ulaşılabilir yani düşük maliyet erişimli su itibariyle değildir. Aynı konu tükenmesi söz konusu olmayan petrol gibi yer altı kaynaklarının maliyet dengesi için de geçerli. Deniz suyunu arıtarak kullanmaya mecbur kalma gibi sanayii var kılan diğer yer altı kaynakları, metallerin ham kaynakları da tükeniyor yani uygun maliyetli erişimlerden çıkıyor. Bu yüzden de yine devasa yatırım ve tüketimle Astroid madenciliği gibi sahalara akın söz konusu.

Her zaman motorsporları kapsamında söylemek istediğimiz bugün ki koşullarda aslında bizlerin elinde ki uygulamaların mesela otomobillerin, güneş panellerinin iyileştirilmesi ve yenilenmesi, aerodinami sahasının zararları arttırmaktan ve asıl tüketime göz yumup aldatmaya çalışmaktan başka hiçbir gerçekliği olmayabilir…

Pek tabi evimizde ki musluk kullanımı olmayabilir ama tek belirleyici her bir insan olabilirdi…


http://www.manufacturing.gatech.edu/sites/default/files/uploads/pdf/2012-01-0646_0.pdf
https://scholar.uwindsor.ca/cgi/viewcontent.cgi?referer=&httpsredir=1&article=6459&context=etd

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]