Formula 1 için çalışan teknik gelişim ekibinin başında bulunan tecrübeli mühendis Pat Symonds’ın ortaya attığı iki zamanlı motor fikri ne alaka diyenleriniz olabilir.

Dilim döndüğünce açıklayayım.

Ross Brawn, Pat Symonds ve teknik ekibi 2021 için hazırladıkları yeni kurallar ile şasileri olabildiğince düzeltmeyi umuyorlar. 2025’te ise yeni motorlar gelecek ve sırada Formula 1’in yeni motor formülünü hazırlamak var.

F1 dünyası yeni motorlar konusunda eskisine göre zor durumda. Çünkü gelişen Formula E serisi ve elektrikli otomobiller büyük bir furya halinde ilerliyor ve başarıları (bana göre sanal olarak da olsa) artmaya devam ediyor. Formula 1 de bu akımın baskısı altına girmiş durumda.

2009’da ortaya çıkan KERS de bunun ilk adımıydı. Günümüzde kullanılan turbo hibrid motorlar da yükselen bu akım nedeniyle getirilmişti. Kısaca F1 dünyası içten yanmalı motorların zamanının dolmuş görülmesinden endişe ediyor. Ve taraftarın ne istediğini iyi biliyorlar.

Dünyanın elektrikli otomobillere doğru gittiği düşünülüyor, ancak elektrikli yapılar F1 gereksinimleri için henüz çok çok yetersiz durumda. Otomobil üreticilerinin elektrikli diye tutturmalarının da bir sebebi var. İçten yanmalı motorları ‘ucuz tutarak’ geliştirmenin sınırına vardılar.

Hükümetlerdeki yarı-cahil milletvekilleri üreticilere çevreye daha duyarlı otomobiller üretmeleri için baskı yapıyorlar. Üreticiler de elektrikli otomobilleri ‘bakın yapıyoruz’ diye görece küçük üretim rakamlarıyla galerilere diziyor. Unutmayın, konu her zaman maliyettir. Bir de politika tabi, yazmasam olmazdı.

F1’in turbo hibrid motorları %50 verimliliğe ulaşmış durumda. Ama içten yanmalı motorlu hiçbir yol otomobili bunun yanına yaklaşabilmiş değil. Bana MGU-H’ye sahip bir otomobil gösterin. Bulamazsınız. Çünkü maliyet. F1’de şampiyon olmakla olmuyor.

Symonds kendisini içten yanmalı motorun g.tünü kurtarmak zorunda hissediyor. Çünkü geleceğin F1 araçları için;

  • ağır ve büyük bataryalar ile çalışmayan,
  • 1000 beygire yakın güçler üretebilen,
  • sesi iyi olan ve
  • geniş devir aralıklarında çalışabilen

İçten yanmalı motorlara ihtiyaçları var.

F1 dünyası mevcut turbo hibrid motorlarda verimliliği artırmak için pek çok yöntemi çoktan uyguladı, turbo kullanılması ve MGU-H’nin varlığı temel konulardı. Yakıt akış sınırının iteklemesiyle birlikte yanma odasında HCCI ve Pre-Ignition yöntemlerini kullanır hale geldiler.

Ancak çevrecileri mutlu etmek için daha fazlası gerekiyor. Yakın zamanda F1’in gelecekte sentetik yakıtlara geçeceği açıklandı. Yani toprağın altında çıkarılan petrol yerine fabrikada üretilmiş ve çevreye çok çok daha az zararlı yapay yakıtlar.

Symonds bununla birlikte gizliden gizliye gelişen ve günümüzde yatırım yapmaya değebilecek iki zamanlı motorlara geçiş hakkında konuştu.

İki zamanlı motor nedir, neydi, ne oldu, anlatayım. Konu yeni başlıyor.

İki zamanlı denince benim aklıma bu motosiklet gelir. Motosiklet kullanmayı bununla öğrenmiştim. O zamanlar ayaklarım yere zor değiyordu ve virajda ön frene abanılmayacağını bilmiyordum. Rezil bir şeydi. “Al bir MZ, rezil ol gez” deyimini çok sonra öğrendim. MZ’lerin motosiklet falan olmadığını da inip bir Japon motosikletinin üzerine binince anlıyorsunuz.

Her neyse…

MZ 301 iki zamanlı bir motosikletti ve tasarımı itibarıyla yağ ve benzini karıştırarak kullanıyordu. Bu da egzozdan çıkan iğrenç kokulu beyaz duman demekti. Konusu açılmışken bu iğrenç kokulu beyaz dumanın çoğu F1 pilotunun gözünü yaşarttığını da ekleyeyim. Çünkü hepsi yarış kariyerine küçücük çocukken iki zamanlı kartlar kullanarak başladılar. Apeksi kesmenin hazzını ilk kez o aletlerle aldılar.

İki zamanlı motorların mevcut kullanılan dört zamanlılara göre büyük bir avantajı var: durduk yere iki kat daha fazla güç üretebiliyorlar! Çünkü dört zamanlı motorlar 2 krank dönüşünde bir kez ateşleme yapabilirken, iki zamanlılar her krank turunda ateşleyebiliyorlar.

Dört zamanlı motorların tercih edilme sebebi yağ yakmamaları, yani çevreye iğrenç ve zehirli gazlar salmamaları (daha doğrusu çok daha az salmaları) oldu. İki zamanlı motorlar ise MX haricinde tedavülden kalktı. Ancak onlar da gelişiyor ve yağ yakmayan versiyonları geliyor.

Bakalım Symonds ne diyor;

“İki zamanlı konusunda çok istekliyim. Çok daha verimli, egzozdan harika ses çıkıyor ve eski iki zamanlıların pek çok sorunu artık yok. Gelecekteki güç ünitelerimizin nasıl olacağına bakmamız gerekiyor, şu an buna adanmış durumdayız.”

Symonds sonraki motorların gerçekten iyi olması gerektiğinden emin olmak istediklerini söylüyor.

“Sonraki güç ünitemiz sıvı hidrokarbon kullanan son ünite olabilir. İçten yanmalı motorun devam etmesi hala büyük olasılık, belki gelecektekiler hidrojenle çalışır.”

“İçten yanmalı motorun uzun bir geleceği olduğunu düşünüyorum ve bence bu, politikacıların düşündüğünden çok daha uzun bir gelecek. Onlar sürekli elektrikli araçlara asılıyor. Elektrikli araçların bir sorunu yok, ancak herkes için çözüm olamıyorlar.”

Symonds şu an motor gelişimleri yapan üniversiteleri ziyaret ettiğini ekliyor. İki zamanlı motorların geleceğinden emin.

“Yukarı aşağı yapan bir pistona sahip olacağımız aşikar, ama piston her indiğinde güç üretmeyi, iki inişten birinde güç üretmeye tercih edeceğiniz açık.”

“Zıt piston motoru geri dönüyor ve bugün hali hazırda %50 verimlilikle yol aracı halinde bulunuyor. Doğrudan püskürtme, turbo/süper şarj ve yeni ateşleme sistemleri iki zamanlı motorların çok verimli ve düşük emisyonlu olabilmesine yardım ediyor.”

“Bence onlar için iyi bir gelecek var.”

Bahsettiğim tam olarak buydu. Symonds iki zamanlı motorların F1 teknolojisi ve hibrid sistemler ile birlikte %50 verimliliğin çok üzerine çıkabileceğinin farkında ve gelecek için bunu hedefliyor.

Üstelik otomobil üreticileri de böyle bir verimli motor tipine geçmek için can atıyor olacaklardır.

Çünkü elektrikli otomobillerde batarya maliyetlerini düşürmek neredeyse imkansız ve yeni gelecek graphene katotlu bataryaların ise geleceği ve getirileri hala çok belirsiz.

Bir şekilde sentetik yakıt ve %50’den çok daha verimli bir iki zamanlı motora sahip bir Formula 1 aracı, elektrikli otomobil darboğazında bulunan otomobil üreticileri için çok iyi pazarlanabilir bir şey haline gelecektir.

Symonds’ın derdi üreticiler değil, o F1’i düşünüyor.

Symonds zıt piston motorlarından [opposed piston engine diye geçer, yanlış çevirmiş olabilirim] bahsediyor.

Geçmişte bazı kamyonlarda iki zamanlı dizel olarak kullanılan bu tip motorlar günümüzde çok geliştiler ve doğru uygulamada gerçekten verimli olabilirler. Zıt piston olması da şart değil, geleneksel içten yanmalı motor tipinde de yeni nesil iki zamanlı motorlar yapılabiliyor.

Ne kadar fazla yöntem olduğunu sayamam, yeni yöntemler de ortaya çıkacaktır. İki zamanlı rotary motorlar bile kullanılabilir, hangisinin daha verimli olduğuna bakar.

Özetle,

1. Formula 1’in kendisini Formula E’den uzaklaştırmak, daha çevreci ve yenilikçi görünmeye devam etmesi için böyle bir adıma ihtiyacı var.

Ses konusunu tahmin etmek zor, mevcut beğenmediğimiz motorlardan daha kötü olma olasılığı her zaman var.

2. Otomobil üreticilerinin de hükümetlerin dayattığı elektriklilerden kaçmak için de bu motorlara ihtiyaçları var.

Şu önemli; ne kadar teknolojik olursa olsun, yol otomobili motoru çok ucuza üretilir. Yani üreticiler böyle bir fırsata kesinlikle balıklama atlayacaklardır. Anlayacağınız yeni nesil, verimli iki zamanlı tasarımlar içten yanmalı motorun kurtarıcısı olabilir. Böylece hem Formula 1’in geleceği kurtulur, hem de otomobil üreticilerinin.

Bunun uygulanıp uygulanamayacağını, ne kadar başarılı olabileceğini sadece zaman gösterecek.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]