2018 Formula 1 sezonunun 18. yarışında Lewis Hamilton beklenenin aksine şampiyonluğunu ilan edemedi ve şampiyona 19. yarışa Meksika’ya, Autodromo Hermanos Rodriguez’e taşındı. Lewis Hamilton, burada Alman rakibine karşı puan farkını 5 puan daha arttırırsa, 5. kez dünya şampiyonu olacaktı. Adını bu pistte hayatını kaybeden kardeşler Ricardo ve Pedro’dan alan pistin 7500 feet yükseklikte olması beraberinde birçok dezavantajı da getiriyor. Örnek vermek gerekirse, havanın hafif olması yol tutuşunu azaltıyor, bu sebeple güçlü motora sahip otomobiller doğru ayarları yapmadıkları takdirde lastiklerini çok çabuk bitiriyorlar.


FP1 — Birinci Antrenman Seansı

Meksika pisti ile ilgili bahsettiğim sebepten dolayı Ferrari ve Mercedes motorları güç kaybetti ve Renault motoruyla benzer seviyelere yaklaştı. Red Bull’un yüksek yol tutuşuna uygun aerodinamik tasarım felsefesi sayesinde boğalar rakiplerine karşı avantajlı duruma getirdi. Hem Max Verstappen hem de Daniel Ricciardo cuma gününün ilk seansında bu avantajı iyi kullanarak ilk iki sırayı aldılar.

Bununla beraber hemen arkalarında Renault’lar 3. ve 4. sırayı aldılar, ki burada Red Bull’ların da Renault motoru kullandığını hatırlatmalıyım. Yani Meksika’da ilk ayarlarla beraber pistin en hızlıları ne Ferrari ne de Mercedes değildi.

Hemen arkalarında favoriler sıralandılar. Mercedes’ler, Ferrari’lere göre önde olsalar da, Lewis Hamilton güç kayıplarından şikayet ediyordu. Mercedes’in ortada bir sorun yokken Ferrari’yi yanıltmak için bu tarz demeçler verdiğine hepimiz aşinayız, çok da dikkate alınması gerektiğini düşünmüyorum.

FP2 — İkinci Antrenman Seansı

Red Bull için her şey kaldığı yerden devam ederken yine muazzam bir antrenman performansı ortaya koyuyorlardı. Bu seansta en yakın takipçilerine 1 saniyenin biraz üstünde bir fark atarken, Max Verstappen – Lewis Hamilton farkı tam 1,380 saniyeydi. Aerodinamik açıdan Red Bull’un ne kadar önemli bir iş ortaya koyduğunu buradan anlıyoruz.

Force India’nın yerel kahramanı Sergio Perez ilk 10’a son sıradan dahil olurken, ilk seans’ta koltuğunu Nicholas Latifi’ye devreden Esteban Ocon takım arkadaşının 0,3 saniye gerisinde 11. sırada yer alıyordu.

Burada Esteban Ocon’dan biraz bahsetmek istiyorum. Esteban, 2019 sezonu için henüz bir takımla anlaşmış değil. 2018 F1 sınıfından, favoriler dışında, en yeteneklilerden biri olarak gördüğüm Fransız pilot, aynı zamanda gridin en sempatik isimlerinden. Umarım 2019 için kendine koltuk bulabilirsin.

Haas’lar sezon ortalamalarına göre daha yavaş gözükürlerken Kevin Magnussen, Max’e göre yaklaşık 3 saniye geride kalarak son sırayı aldı.

Red Bull’lar için her şey güllük gülistanlık ilerlerken Max Verstappen hidrolik bir sorunla seansı noktaladı. Favori olarak görüldüğü hafta sonunda bu sorun ona bu hafta sonunu tam bir kabusa çevirebilirdi.

Ferrari ve Mercedes ikinci seansta da yavaş kaldılar ama bu çok büyük bir sıkıntı değildi çünkü cumartesi gününe geçerken çok büyük gelişmeler gösterebiliyorlar.

FP3 — Üçüncü Antrenman Seansı

Cumartesi gününe geldiğimizde beklenen oldu, Ferrari ile Mercedes ikilisi Red Bull’la arayı kapattı. Bununla beraber iki Red Bull sürücüsü de seans boyunca batarya problemleri yaşadıklarını söylediler telsizden.

Pistin durumundan pek bir haberi olmayan pilotlar henüz tur atmamışken, tecrübeli ve bir o kadar cesur Fernando Alonso ilk turu atan isim oldu ve daha sonra diğer pilotlar da onu takip ettiler.

15. virajda dumanlar saçan Valtteri Bottas, Sanal Güvenlik Aracı uygulamasını da beraberinde getirdi.

Sıralama turlarına doğru ilerlerken Ricciardo’nun tahminleri tuttu ve 6’lı bir kapışmaya doğru ilerledik.

Q1 — Birinci Sıralama Seansı

Kendilerini geliştirdiler, geliştirdiler ve zirveye oturdular. Evet Mercedes’ten bahsediyorum. Q1’de Valtteri Bottas pistin en hızlısı oldu.

Toro Rosso’lar etkileyici bir performans ortaya koysalar da Brendon Hartley pek memnun değildi, zira Pierre Gasly’nin onu aşağıya çektiğinden şikayetçiydi. Bu olayla beraber yüksek olan takım içi tansiyon daha yükseldi.

Haas çok büyük bir hayal kırıklığıyla beraber iki otomobilini de Q1’de bırakmış oldu.

Elenenler sırasıyla: GRO, VAN, MAG, STR, SIR.

Q2 — İkinci Sıralama Seansı

Hypersoft lastikler burada çok aşındığı için, yarış temposunu düşünen takımlar bu seansta Ultrasoft lastikleri tercih ettiler. Bu taktikler orta sıra takımları için pek kullanışlı olmasa da Q2’de elenme ihtimali olmayan takımlar için çok kullanışlı.

Pek sürpriz olmayan Q2’de elenen şu şekilde: OCO, ALO, PER, HAR, GAS.

Q3 — Üçüncü Sıralama Seansı

İlk turlar atıldıktan sonra Max Verstappen kariyerinin ilk pole’üne çok yakın gözüküyordu. Fakat, ikinci turlar atıldıktan sonra sadece 0,026 saniye farkla Avustralyalı takım arkadaşının gerisinde kalarak pole’ü kaçırdı.

Red Bull dışında alıştığımız sıralama yine karşımızda.

Yarış

Şampanya ve kupalar Verstappen, Raikkonen ve Vettel’e gitse de günün kahramanı 5 kez dünya şampiyonu unvanını alan Lewis Hamilton oldu. Yarışla ilgili bahsedecek çok şey oldu ama ben bu yazıda yarış kısmını Lewis Hamilton’a ve Hamilton’lı yıllara ayıracağım.

2007’de ilk kez Formula 1’de yer alan Lewis Hamilton, çaylak sezonundan itibaren çok iyi işler yapmaya başlamıştı zaten. İlk sezonunda şampiyonluğu son yarışta 1 puanla Kimi Raikkonen’e kaptırsa da nasıl bir kariyerin başında olduğunu herkese gösterdi.

2008 yılına geldiğimizde dönemin en sevilen isimlerinden Fernando Alonso ile takım arkadaşı oldular. Alonso ile yaşadıkları takım içi olaylardan dolayı birçok taraftar tarafından antipatik görülmesi onu pek etkilememiş olsa gerek çünkü bu sezonda ilk şampiyonluğuna ulaştı.

2009 sezonunda pek parlak bir performans gösteremeyen İngiliz klasmanda 5. sıradaydı. Şampiyonluğu ise Brawn GP takımında yarışan bir diğer İngiliz Jenson Button kazanmıştı. Sebastian Vettel rüzgarı ise esmeye başlamıştı.

2010 sezonuna geldiğimizde Sebastian Vettel rüzgarı kasırgaya döndü ve genç Red Bull pilotu Abu Dhabi’de şampiyonluğunu ilan etti. Çok çekişmeli geçen sezonda Lewis, 4 sıradaydı ama şampiyonla arasında pek fark yoktu.

2011 sezonu ise Sebastian Vettel’in yalnızca estiği değil bir de gürlediği sezon oldu. En yakın takipçisine bile 100 puanlık fark atarken sadece bir yarışta podyum dışında kaldı.

2012 sezonunda Fernando Alonso ve Sebastian Vettel arasındaki çekişmeyi izlediğimiz sırada Lewis Hamilton hala klasmanda ilk üçe giremiyordu. Bu sezonda da Vettel’in şampiyon olduğunu izledik.

2013 sezonunda Lewis Hamilton hala pek bir varlık gösteremezken Sebastian Vettel bu sezonda artık üst düzey bir performans göstermeye başlamıştı. Sezonun son 9 yarışının tamamını Sebastian Vettel kazanmıştı ve en yakın takipçisine tam 155 puan fark atarak tarihi bir başarıya imza atmıştı.

2014 sezonunda Lewis Hamilton sonunda emeklerinin meyvelerini almaya başladı ve şampiyon oldu. Bu sezonda Hamilton tamamladığı tüm yarışları podyumda bitirdi. Üstelik bu 16 yarışın 11’inde podyumun tepesindeydi.

2015 sezonu Lewis Hamilton’ın kendini kanıtlamaya başladığı ve zirvede kalıcı olduğunu göstermeye başladığı sezon oldu. Bu sezonda da 17 kez podyum ve 10 kez galibiyet alan Lewis üçüncü şampiyonluğunu elde etti.

2016 sezonunda Mercedes’lerin çok hızlı olduğunu gördük ve takım içi çekişmenin de kızışmasıyla güzel bir sezon izledik. Nico Rosberg bu sezonda şampiyonluk elde ederek emekliliğe ayrıldı. Bu sezonda Mercedesler iki otomobille beraber finish gördüğü tüm yarışları kazandı.

2017 sezonuna geldik ve artık Lewis Hamilton takımında mutlak 1. pilot olmuştu. Çekişmeli başlayan sezon daha sonra Lewis Hamilton’ın artan performansıyla kopmaya başlamıştı. Böylece Hamilton ve Vettel eşit şampiyonluk sayılarına ulaştılar ve 2018 için heyecanlı bir ortam hazırladılar.

Bu sezon başlangıcından bitişine kadar bence tek kelimeyle muazzamdı. Sezona 3 farklı yarış galibiyle başladık. Düzlüklerde Ferrari en hızlı olan otomobile sahipti. Sezonun ortalarına geldiğimizde şampiyonu tahmin etmek bile hala imkansızdı. Ta ki Sebastian Vettel kabus gibi yarışlar çıkarmaya başlayana kadar. Sebastian Vettel üst üste hatalar yaparken, Lewis Hamilton hatasız bir sezonla Amerika Grand Prix’ine kadar geldi. Bu yarışta 8 puan fazla alarak şampiyonluğu alacaktı. Yarışın son turlarında Max Verstappen’i geçmeye çalışırken dışarı taşarak bu sezonki ilk hatasını yaptı belki de. Meksika’da da temiz bir sürüş ile 5. şampiyonluğunu ilan etti.

Lewis Hamilton efsane olma yolunda ilerlerken, bir çoğuna göre efsane oldu bile. 5 kez şampiyon olan üçüncü pilot olma unvanını da alan Hamilton Schumacher’in 7 kez şampiyonluğunu geçebilecek mi, önümüzdeki sezonlarda göreceğiz.

Medium hesabıma ve Twitter sayfama aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Medium

Twitter

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]