Geçtiğimiz hafta Barselona’da Fernando Alonso’nun rekabetçi bir aracı olduğunda neler yapabileceğini tekrar gördük, İspanyol pilot sıralamalarda Mercedes, Ferrari ve Red Bull’un arkasında en hızlı isim oldu. Her ne kadar McLaren-Honda’nın düzlük hızı en düşüğü olsa da…

Yarışta Alonso geriye düşerken ön kısımda da dökülmeler yaşanmıştı. Geçtiğimiz yılın galibi Max Verstappen Valtteri Bottas’ın teması sonucu kontrolünü kaybeden Kimi Raikkonen’in çarpmasıyla Fin pilotla birlikte yarış dışı kalmıştı. Bir önceki yarışın galibi Bottas da yarışı tamamlayamayanlar arasındaydı.

2017’nin başından itibaren devam ettiği sürece, İspanya GP de Hamilton ve Vettel arasındaki ikili savaşlardan birisi haline geldi. İkili arasındaki düello tüm gerginliğine rağmen iyi hisler içinde kaldı.

Şüpheci birileri bunun değişeceğini söyleyebilir, çünkü her zaman öyle olur. Ancak Lewis, Rosberg’le de en iyi arkadaş olduklarını söylemişti, ancak şampiyonluk savaşı aralarındaki gerginliği had safhaya taşımıştı

O ve Sebastian hiç yakın olmadılar, ancak birbirlerine önemli bir saygı duyuyorlar. Elbette bu şu an için böyle.

Sezonun daha dörtte biri geride kaldı, 2016’da iki adam da ortalarda görünmediler ve sezonda neredeyse siliktiler. Vettel hayal kırıklığı yaratan Ferrari’sinden dolayı bezmişti, Hamilton ise takım arkadaşı hep orada olmasına rağmen bir gün iyi, bir gün kötüydü.

Lewis’in ortada olmadığı günler varken, Sebastian bunu bir adım ileriye taşıyordu, tüm sezon boyunca ortada olmayabiliyordu. 2013’te dördüncü şampiyonluğunu kazanırken sezon arasından sonra başka kimse yarış kazanamamıştı.

Hindistan GP sonrasında lastik yakarken şunları söylemişti: “Bu günleri unutmamalıyız çocuklar, her zaman böyle olmayacak.”

Haklıydı. 2014’te üflemeli zemin gitmişti ve Vettel yeni hibrid Formula 1’den hoşlanmadığını açıkça belirtmişti. Öte yandan başka bir takım, Mercedes bir anda baskın olmuştu ve bunun da üzerine Red Bull’daki yeni takım arkadaşı Daniel Ricciardo tarafından tamamen piste gömülmüştü.

Sergio Marchionne’nin nedeni bilinmeyen şekilde Ferrari’nin başına getirdiği Marco Mattiacci ise Alonso’nun yerini alması için ona yaklaşmış ve Sebastian da 2015’te kırmızıda Raikkonen’in takım arkadaşı olmak için can atıyordu.

O zamanlar Mark Webber şunları söylemişti: “Biliyor musun? Seb hayatında her şeyi erken yapacak, şampiyonluklarını erken aldı, erkenden çocuğu oldu. Bence erkenden emekli olacak, muhtemelen kırmızı araçta kasıp kavurduktan sonra olacak, sonra elveda… Ferrari’nin büyük zamanlarından birinde orada olması ise onun kendi şansı olacak.”

Başlarda kesinlikle öyle göründü, berbat 2014 sezonundan sonra Ferrari Vettel ile üç kez kazandı. İlk zaferi Malezya’da, Ferrari ile ikinci yarışında gelmişti, sonra Macaristan’da bir galibiyet daha, ve Singapur’daki baskınlığı. Mercedes yenildiğinde bunu yapmak için Maranello ve Vettel oradaydı.

Geçtiğimiz yıl ise beklentilerinin çok altında kaldı. Mercedes 21 yarışta sadece iki kez kaybetti, ve her ikisinde de Red Bull oradaydı. Vettel’in de sezonla başa çıkamadığını söylemek gerekiyor. 2014’te olduğu gibi, gülümsemesi nadiren görülüyordu ve araç içindeyken sürekli telsizden şikayetler yağdırıyordu.

Meksika’da Verstappen’in viraj kestiği için ceza almamasına kızan Vettel tamamen kendini kaybetti ve Charlie Whiting’e açıkça küfür etti. Bir noktada Maurizio Arrivabene doğrudan araya girerek onu sakinleştirmeye ve sürüşüne konsantre olmasına çalıştı.

Artık en iyi zamanlarının geride kaldığına inanılan Raikkonen’in sık sık gerisinde kalıyordu. Böyle bir ruh haline sahip birisinin McLaren-Honda’da olduğunu hayal edebiliyor musunuz?

Bu yıl bu tekrar değişti. Ferrari’nin kış arasında yaptığı ilerleme padoktaki herkesi şaşırttı ve Sebastian bir anda en iyi haline geri döndü.

Hamilton Barselona’da takım arkadaşının da yardımıyla nefes nefese kazanırken, hemen arkasından gelen Vettel ile birlikte bize uzun yıllardır gördüğümüz en iyi İspanya GP’yi yaşattılar.

Şimdi ihtiyacımız olan tek şey Ricciardo, Verstappen ve Alonso’nun da bu ikiliye katılması.

14 Yorum

  1. Güzel yazılar ve uzun düzgün yorumlar sevindirir. 🙂
    Tema;
    1. “Olağanüstü bir pilot ve takım arkadaşı olarak onu özel yapan nedeni net olarak görebiliyorum. Onu diğer pilotlardan ayıran özellik başkaları gibi kötü günü olamaması. Performansı hep sabit. Herhangi bir anda piste çıkıp hemen en iyi turunu atabilir. Otomobilini en iyi performansa çıkartmak için hiç yılmadan çalışıyor ve şu ana kadar ki başarılarının hepsini kesinlikle hak etti. Bütün bunlar zaten zor olan onu geçme işini daha da güçleştiriyor. Avusturya’da baştan sona en üst limitlerimde yarıştım. Sanki yetmiş tane sıralama turu attım ve hiç hata yapmadım. Yine de hemen arkamdaydı. Ona yol verdiğim için içimde en ufak bir kırıklık yok. Çünkü onu tanıyorum. Eğer şampiyonluk için mücadele eden ben olsaydım, yol vermekte bir an bile tereddüt etmezdi biliyorum. Yarış sonrası beni tebrik etti ve eminim ki o yarışı kazananın ben olduğumu o da kabul etmişti.”

    2. “uzun bir masanın bir ucunda yarış mühendisiyle birlikte çok karışık telemetre ölçümlerini konuşurken, masanın diğer ucunda da takım arkadaşı kendi mühendisiyle aynı işi yapıyordu. Çok sayıda teknisyende masanın etrafındaydı. Masadaki herkes birbiriyle konuşurken odaya çok ağır bir atmosfer hakimdi.
    yüzde yüz konsantrasyon gereken konuşmasını birden keserek odanın ve masanın diğer ucundaki takım arkadaşına döndü ve, “Bence yanlış bir yöntem kullanıyorsunuz. Ben onu denedim bir işe yaramıyor”

    3. “Yarış sırasında bazen, ben bu kadar yorulmuşsam diğerleri kim bilir ne haldedir der ve canlanırım.”

    Burada yazıya uygun bir hedef güdülüyor.

    – Bütün pilotlar bir motivasyon kaybı, bir düşüş yaşar. İstisnasız…
    Burada sadece bunun uzunluğu önemlidir. Kimisinde bu 6 ay kimi zaman 3 hafta, kimisi için de 3-5 tur yahut 1 gün…

    Benim az çok Seb ve Ham hakkında yıllar içerisinde fikirlerim oluştu, oturdu. Nitelik ve kapasitelerini görüyor, yazıyoruz. Değişkenliklerini de görüyor, seviyoruz aslen….
    Şimdi konu bu değil.

    Benim Seb ve Ham’dan asıl beklentim. Son zamanlarda dile getirdikleri ve önceden de ciddi bir problem yaşanmadığı üzere. Özlemlediğimiz, daha fazla değer katacak birşeyi bize yaşatmaları.
    Nedir bu Mika ve Michael örnekliği ve bir daha bunu tadamadığımız üzere saygınlık, şerefli-saygın rekabet… İkisi de biraz zorlasalar, kimi zaman eski huylarını terkedip, çenelerini tutsalar bunu yapabileceklerini düşünüyor yada hayal ediyorum. Yıllardır böyle bir şeye ihtiyaç var bence.
    <İşte bu bahis olduğunda şampiyonluk sayıları ve istatistik niceliklerini 2. planın da gerisine atabilecek bir konum, değerlemedir.>
    Varsın birileri medyadan, sosyalden kışkırtsın bizim gibi insanlar rekabet edecektir.

    Kötü, eksik yanlarınızı silecek daha öte birşey bence yok.
    Takımdaşlar zaten pek beceremiyorken 2 farklı karakterde ki rakibin bunu yapabiliyor olması kıymet ve hatıra katlayıcıdır. Bir gün gideceklerse gridden böyle gitsinler.

    Geçenlerde tevafuk etti 41 zafer sonrası ağlamanın tam kaydını tekrar izledim. Orada asıl dikkat çekici olan Mika’nın da duygusallığı paylaşması, kardeşi beceremezken teskin tavrı ve dahi konuşamıyor oluşu. Sözün, soruların kendisine çevrilmesini işaret ediyor ancak kendisi de konuşamıyor…
    İşte bu accayip birşeydir. Ve bunu çılgın dakikaları bolca yaşadıkları halde neredeyse ömür boyu devam ettirdiler. Basitçe söyleyeyim bizim gibiler için 2 şampiyonluğu olan adam oldu sana en az 5 şampiyonluklu bir değer. 7 şampiyonluklu adam saygın rakibi anılınca oldu sana 2 şampiyonluklu adam. Hiç biri de değerinden kaybetmesi üstelik katlanmış oldu. Biri anılınca diğeri geldi akla ve artı kaçtı gitti diyemedi birini ciddi sevenler diğeri için. Cahil cühelayı geçtik onların zaten söyleyebilecek sözü yoktur…

    Neden bu önemli ve önemini pek kavrayamıyor insanlar çünkü hudutsuz rekabette, çirkinlikte mutlaka sadece biri kazanır. Ve kendi elinde olmamak üzere biri mutlaka öne geçer ve kazanır.
    Damon-Michael, Jacques-Michael, Lewis-Fernando, Senna-Prost, Gill-Pironi ve bir sürü örnek daha.
    Bunlardan hep biri çoğu zaman kontrolsüz olarak kazanmış zaman aktıkça da diğeri tarihten, hafızalardan silinmeye yüz tutmuştur. Rakamsal değerler tek başına onlara başvurmadıkça bir anlam ifade etmez insanın hayatında bence.
    Diğer taraftan aklımıza bir anda daha az gelen örnekliği ile Niki-Hunt, Mika-Michael gibi olmak var.
    Biraz tarih biliyorsanız böyle alt alta üst üste koyduğunuz şimdi daha iyi anlayacaksınız bu durumu.

    Bunlar yarın öbür gün hakkınızda film yapılacağı zaman dahi ne idüğünü ortaya koyar…

    Velhasıl bu iki zamane yıldızın biraz akılları varsa dile getirdikleri şeyin arkasında durabilir ve devamını getirirler ve tabi keyfine erişirler. Yoksa ikisinin de büyük sorgulamalara matuf büyük eksiklikleri var ve kapatmaları pek güç bu yaştan sonra… insanlar haklarında kavga edip duracaktır.:)

      • 🙁

        İşte asıl kayıp olan hisli zamanları kaybetmemizdi. Tüm mekanizmin, şovenizmin içinde bize birileri hatırlatmayı biliyordu asıl bunu kaybettik. Onun tatsızlığını çekiyoruz. Yoksa olay öyle göründüğü çizgide değildi birinin ağlaması diğerinin ona omuz vermesi değil.
        İşte o yüzden sorulduğunda yüzlerce defa AYRTON SENNA 1. numaradır dedi insanlar yoksa salt ölümü değil zira ölen birçok insan var….

        ‘Sadece kendiniz için zaferler kazanıyorsanız unutulmaz olamazsınız…’

        Zaferler kazanırken insanlara da birşeyler vermen lazım. Hiç sevilmese, anılmıyor olsa bile akla kazıyıcı budur. Parmaktan, kelimeden irrite olmamalarını sağlayabilecek şeyler. Çünkü biz her zaman takılacak birşeyler buluruz.
        Bizatihi bulunduğun mevki milyonların gözü önünde bulunduğun bir alan, karşılığını ödemek senin elinde. Sen sadece sen değilsin…

        İşte yukarda bu hayalimi dile getirdim.

        https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/originals/35/c1/df/35c1dfbe9c54189b25fe568b9bfaaafa.jpg

        Çok değil sadece geçen hafta dahi duyulmayan makine seslerinin arasında tribünleri duymak güzeldi. İşte bu coşkudan başka hiçbir halta yaramaz, yaramıyor bu alan.
        Bunları genele yayabiliyorsan ne ala…

  2. vettel de hamilton da alonso da iyi pilotlardır.Birbirlerini yenebilirler.Birinin diğerinden bariz üstün olduğunu düşünmüyorum.takım arkadaşı button ken aralarında çok fark yoktu.Bu yıl vandoorne aracı süremediği için ve sürekli sorunlarla boğuştuğunda alonso ön olana çıktı.Ayrıca vettel çıktı ricciardo yenilgisini kabul etti ve büyük erdemdir bu.Hamilton ve alonsodan ise böyle şeyler göremiyoruz, hep egoist açıklamalar…
    19-0 yendim,ben izin vermessem kimse kazanamaz vs vs
    Vettel den böyle şeyler duymassınız.Araç içinde sinirlendiğinde şikayetler ediyor bu doğru.Fakat bu onun ne kadar hırslı ve başarıya aç olduğunu gösteriyor,bırakın da şikayet etsin sanki diğerleri etmiyor…
    Bu yıl gördük ki ferrari işini doğru yaptığında vettel zaten orada oluyor,önemli olan bu…
    yazılacak daha çok şey çıkar da uzatmanın anlamı yok.Aracın kadar iyisindir.kimse aracın limitlerini aşamaz öyle cebinden yarım saniye falan geçiniz…

  3. Her pilotun zor dönemleri olmuştur. Kazanamayınca hıncını bi yerlerden çıkarmak istemişlerdir. Geçmişte çook gördük. Bu pilotun kendi yeteneği dışındaki en önemli etken olan araçların performans farkımdan kaynaklandı. Kimi senna gibi bazıları elektronik ondan güçlüler dedi kimi Lewis gibi araçları yere yapışıyor deli df kasıyorlar ondan böyleler dedi. Alonso herkese salladı :))) Schumi bildiğim böyle açıklama kimseye yönelik yapmadı o hıncını pist üstündekilerden çıkarmaya çalıştı:))

    Webberin teşhisi çok doğru vettel çok erken yaşadı zaferleri sonrasındaki mağlubiyeti kaldırmak kolay değil. Özellikle takım arkadaşına mağlup olunca aslında araçtan dolayı mı iyi acaba Webber iyi değildi ondan rahattı soruları beyinleri kemirdi.Kim hangi konuda ne kadar iyi bilemeyiz. Belki de vettel ebd ile en iyi süren pilottu başkası olsa o zaferler gelemeyecekti belki.
    Rossi zamanında f1 de testler yapmış bu iş mühendis işi demişti. Schumacher de benim limitim değil aracın limitleri önemli minvalinde açıklamalar yapmıştı.
    Özellikle bu dönemde testler çok kısıtlı pilotlar eskisi gibi çabucak öğrenemiyor bazı şeyleri .Mental yönden kuvvetli olmaları çok önemli. Herneyse fazla gevelemenin lüzumu yok. Bana göre dolu etken var bi pilotu iyi veya kötü olarak nitelendirmek için . Ama kimsenin en iyi şu bu demesi onu en iyi yapmaz. Şu yönden kötü denilen adamın 4 şampiyonluğu var . E yani başkalarında olmayan iyi yanı var demek ki:))

    • Ben şahsen alıştım eski nesilin Schumi, Kimi, Alonso gibi pilotlara karşı, yeni nesilin pilotlarını güruh ilan etmelerini. Yok akılmış, mantıkmış, kompleymiş, takım arkadaşıymış hepsi enstantane. Bazıları bir parmak hareketine takar, bazıları takım arkadaşına olan davranışlarına takar, bazıları pist davranışlarına takar, sonra birdenbire tü kaka olur ya da nefret başlar sanki bizler çok düzgünmüşüz gibi 🙂

      Bazı kesimler Schumiyi 2006 ve 2010 ve akabinde da öldürdüler, bazı kesim Kimi’yi 2014’te öldürdü. Bakalım Alonso’yu ne zaman öldürecekler ve yakındır he sadece Mclaren’in yavaşlığı maskeliyor. He diğer iki dünya şampiyonun da zamanları gelecek. 🙂

  4. vettelciler gelmiş hemen 🙂

    alonso ile karşılaştırma yapılmasaydı iyiydi 🙂 her pilotun eksik yanları var. bu da normal. herkes schumi gibi olacak değil ya 🙂 şaka bir yana schumi’nin de eksik yanları vardı tabi. normal bu tür eksiklikler. karşılaştırması yapılan alonsonun da geçen yarışlarda neler dediğini veya neler yaptığını veya neler yapamadığını herkes biliyor.

    sürüş stilini araca uygun hale getirip en iyi sonucu alması gerekir üst düzey pilotun. bunda bence hemfikiriz. ama takımların bazı zamanlar bir pilotlarını öne çıkarmaları gibi bir durum da görmezden gelinemez.

  5. Bir pilotun en önemli rakibi takım arkadaşıdır. Herhangi bir pilot için ‘araç bana uymadı’ bir bahane değildir. Her tur biraz daha aşınan lastiklerde yaptıkları gibi, aracın tepkileri değiştiğinde en iyi performansı alabilmek için sürüş stilini değiştirmek zorundadır.

    Öte yandan, büyük takımlar bazen belli etmese de genelde bir yıldız, bir de istikrarlı pilot tercih ediyorlar. Ahlaki olarak yanlış, ancak genel toplamda takım için en verimli yöntem. Bu yüzden yıldız pilotun herhangi bir sebeple takım arkadaşından geride kalmaya bahanesi olamayacağını düşünürüm.

    Sürüş stilini değiştiren ve her şartta azamiyi alan bir Alonso örneği varken, Schumacher örneği varken bunu yapamayan pilot yeterince iyi değildir. Vettel’in de, Hamilton’ın da böyle zamanları oldu.

    • Schumacher’e diyecek bir şey yok. Mevzubahis O değil zaten. 😉

      Ricciardo da şampiyonluk kumaşına sahip olmadığını gösterdi. Adamın cv’sinde tek göze çarpan başarı 2014’te Vetteli yenmek. Hâlâ da bunun ekmeğini yiyor. Mesele puansa eğer 2015’te Kvyatın gerisinde kalmadı mı zaten?

      Bir de Alonso konusunu düşünelim. İyi bir kariyer başlangıcı yapsa da, son yarışlarda kaybedilmiş 3 şampiyonluk söz konusu.
      2007 de kriz yönetebilmiş olsaydı şampiyondu. 2010’da Petrovu geçebilse şampiyondu. 2012’de Singapura kadar 44 puan öndeyken bir anda mantara bağlayıp düzenli olarak Massaya geçilmedi mi? Ama kime sorarsan en büyük savaşçı ve baskıya en çok dayanabilen pilottur kendisi. Algı operasyonu müthiş. Adam kaleciyi bile çalımlayıp boş kaleye topu yuvarlayamıyor bana kalırsa.
      Ha bir de bunların ötesinde takım oyuncusu olabilme, motive etme ve itici güç olabilme konusu var ki Alonso bu konuda direk sınıfta kalıyor. Adam genellikle takımın diğer garajıyla sidik yarıştırmakla fazlasıyla meşgul olabiliyor.

      Velhasıl kelam, 2014’te o ya da bu sebeple bocalayan Sebastian 2015’te aynı kurallarla yeni takımında 3 yarış kazanmadı mı? Bu onun adaptasyon sorunu olduğunu mu gösteriyor?

  6. Ben Sebastian Vettel’in çok haksız eleştirilere mağruz kaldığını düşünüyorum. Keza onun ayarlarla boğuşan bir araçla çok iyi performans göstermesini beklemiyorum çünkü yarış sonu demeçlerini okuduğum zaman, 2017 Çin’de Rai ve Ricardonun arkasında kaldığında dedi ki sinir bozukluğu yaşıyordum ve bir kaç kere böyle söylemlerine şahit oldum ve kolayca sinir bozukluğuyla beraber hayal kırıklığına bürünüyor buna ayarlarla boğuştuğu araçlarda eklenince enteresan bir görüntü çiziyor olabilir.

    Ricardo’ya yenilmesini önemseyenler var fakat onlar benim lügatımda boş . Vettel’e yapılanların aynısı ona uygulanıyor ve Verstappen kısacası bir güzel yeniyor adamı. Çünkü Ricardo’nun istediği bir araç yok. Ve oda Vettel sinir bozukluğu ve hayal kırıklığıda yaşıyor olabilir.

    Yani üzüldüğüm bir nokta da, adamın trol sevdalısının çok olması eski F1 seyircilerinin hoşuna gitmiyor ve batıyor. Çünkü belki yeni F1 izlemeye başlayanlar belkide onla gözlerini açtı F1 dünyasına ve fanatiklik anlamında göz bebekleri diyebilirz. Sorun hem burdan hem Alonso-Hamilton gibi pilotları mağlup ettiğinden dolayı kaynaklanıyor.

    Allah büyük işte, zamanında Vettel’e yöneltilen spekülatif yorumların hepsini boşa çıkardı.

    Gerçekler bazılarına bazen acıtır ya da umurlarında olmaz çünkü bir spor için der ve geçerr 🙂

    Eleştirmenlerin atıflarından, onları eleştireceğim 2 nokta;

    2014 Vettel’in son senesinde sorun yaşadığı bir araç, sözleşmesi olan Ricardo’ya uyan bir araç.
    2017 Ricardo’nun sözleşmesinin son senesi, sorun yaşadığı bir araç-Verstappen’in sözleşmesi olduğu ve ona uyan bir araç.

    Zamanında kimler neler yazmadı neler ve kime ne anlatacaksın. Zamanında ve bir sürü insanın yazılarınıda da okuduk durduk ama o zaman böyle yorumların benim lügatımda geçerliliği yoktu ve hala yok.

    Oysaki bana göre Vettel yukarda anlattığım gibi bir adam yani. Keza Vettel’in bu sene gösterdiği performans onun tekrar ayağa kalktığını gözler önüne seriyor. Geçen sene Rai onu sıralamalarda geçse bile adam yarışta hep ondan iyi performans gösteriyordu. Bu da yetenek işi olduğunu düşünüyorum. Keza bu sene hafif bir araçla sıralama turları gibi giden Mercedes’e karşı tek başına savaşıyor ve performansına bakacak olursak Ferrari aracını pilotajıyla bir adım öteye götürdü. Geçen yarıştaki aldığı mağlubiyetler onu dahada acımasız ve aç yapacaktır ve yavaş yavaş gaddarlığa doğru gidecek ve keza Hamilton’da aynı şekilde.

    Not: Vettel veya başka bir pilotu desteklemiyorum çünkü insanlar bundan çok kötü soğuttular beni ve sadece Ferrari..

  7. Seb’i önyargılardan uzak bir şekilde iyi anlamak lazım. Webber’in de söylediği gibi başarıları çok erken yakaladı. Bu dönemde kariyer şansı fazlasıyla yanındaydı. O da üstüne düşen görevi gani gani yerine getirdi ve henüz 25-26 yaşında yakalanmış 4 şampiyonluk geldi. 2013 Hindistan’da lastik yakarken söylediği gibi o günler sonsuza kadar sürmeyecekti. Sonra 2014 malum. xtrabit’in söylediği şekilde piste gömüldüğünü düşünmesem de sürpriz Ricciardo yenilgisi hepimizi şaşırttı. Sitede geçmişe dönüş köşesinde Kanada 2014 yazısının altında detaylı yorumlamıştım, o sene tuhaflıklar bitmedi Vettel ve Red Bull cephesinde. Hibrid döneminde bocaladığına kesinlikle katılıyorum ama Ricciardo yenilgisini sadece bunla açıklamak yanlış.
    Ayrıca geçen hafta Mercedesle ön anlaşma imzaladı dedikodusu döndüğünde Vettel “bu sezon kariyerimde ilk defa, seneye nerede olacağımı bilmiyorum” dedi. Bu şu demek, 2014’te Ferrari ile 2015’te başlayacak bir sözleşmesi olduğunu teyit etmiş oldu. Resmen duyurulduğu Japonyadan çok daha önce. Red Bull da bunu biliyordu ve ellerinde genç bir yetenek varken pozitif ayrımcılık yapmaları sürpriz değildi.
    Sebastian özellikle 2016 sezonunda gösterdi ki çabuk demoralize oluyor. Özellikle Mercedese yaklaşmak için çok zorladığı cumartesi günlerinde genellikle hatalar yaptı. Ancak bu sene çok daha farklı, df’u yüksek araçta yeniden yenilmez olmaya doğru hızla ilerliyor. Ferrari’yi şu an Mercedes ayarında hızlı kabul ediyorsak bu Vettelin ekstra pilotajı sayesinde… Vettel ortalama bir pilot olsaydı şu an Mercedes hâlâ çok hızlı Ferrari farkı azaltmış ama daha yapılacak çok şey var vs konuşulurdu.
    Bir de Seb sadece önden başladığı yarışlarda başarılı olur, geçiş özürlüdür geyiğini geçişin zor olduğu bu sene açık ara en çok geçiş yapan pilot olarak yalanlıyor. Sezarın hakkı Sezara.

    Yazıda sözedilen Alonso ve Mclaren Honda konusuna değinmek lazım bir de. Bir kere anlaşalım Mclaren Honda en iyi şasiye sahip 4 takımdan biri. Motor faktörünün azaldığı her pistte ilk 10’a girmeleri sürpriz değil aksine çok normal bir durum. Cumartesi günü esen rüzgarın kötü şasileri daha çok zorladığını da biliyoruz. Üstelik Alonso gridin en iyi 3 pilotundan biri. 7.lik harika bir sonuç ama tarih yazmış gibi abartılacak bir durum da yok bence. Wehrlein’ı daha çok konuşmak lazım bu hafta sonu.
    Seb bu araçta olsaydı nolurdu bilinmez ama sonuçta biri kesin diğeri muamma şekilde Alonso’nun morali bozulduğu için kenara çektiği 2 yarış var. Yeteneği ile çok daha iyi araçları hakkediyor ama şimdilik durum bu.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]