DRS F1’deki geçiş sayılarını nasıl çarpıttı?

6

Max Verstappen bu sezon 78 geçiş yaparak 32 yıllık rekoru kırdı, ancak bu göründüğü kadar etkileyici bir şey mi?

Soruya yanıt vermeden önce verilerin nasıl toplandığını açıklamak önemli.

Bir geçiş manevrası tam hızlı turlar esnasında vuku bulanlar olarak sınıflandırılır, bu yüzden açılış turları sayılmaz.

Büyük mekanik sorunlar veya tur yeme/turunu geri alma manevraları ve pit stoplardaki yer değişiklikleri sayılmıyor.

Verstappen Niki Lauda’nın 1984’te elde ettiği 60 geçişlik rekoru eline geçirdi.

Alttaki tablonun gösterdiği gibi Lauda, Michael Schumacher ile birlikte DRS geçiş yardımları ortaya çıkmadan önce (2011) bu rakamlara ulaşmış iki pilot.

Verstappen’in bu sezon ki formu tartışılmaz şekilde yüksekti, ve Brezilya’daki performansı 13 geçiş birde yapmasıyla birlikte etkileyiciydi.

Ancak 61 ile bu yıl tabloda ikinciliğe yükselen takım arkadaşı Daniel Ricciardo Verstappen’in 17 geçiş arkasında kaldı, ikisi de DRS’ten faydalandı.

İkili bu değerlere 21 yarıştan oluşan rekor boyuttaki takvimde ulaştı. Ayrıca Pirelli’den yüksek aşınmaya sahip lastiklerin istendiği bir çağda sürdüler.

Önceki rekorun sahibi Lauda bunu sadece 16 yarışta elde etmişti. Schumacher’in 60 geçişlik istatistiği de aynı sayıda yarışta elde edildi.

Eğer tablo yarış başına ortalama üzerine kurulu olsaydı Lauda ve Schumacher rekoru yarış başına 3.75 geçiş ile paylaşırken, Verstappen 3.71 ile üçüncülüğe düşerdi.

Öte yandan önceki rekorun sahibi Vettel toplamda altıncılığa düşerdi.

DRS’in etkisi 1990’dan bu yana toplam geçişleri karşılaştırdığınızda daha açık ortaya çıkıyor.

2011’de DRS ortaya çıktığında geçişlerin sayısı 452’den 821’e ulaştı ve neredeyse iki katına çıktı. Bu 90’ların sonu ve 2000’lerin başlarının neredeyse dört katı demek.

Bir kural değişikliği ortaya çıktığı zaman, mesela 2009 ve 2014’te geçişler önceki yıla oranla düşüyor.

Geçiş rakamlarını çeşitli etmenler etkiliyor, pit stoplar, özellikle de lastik değişikliklerinin daha fazla olduğu 90’ların başlarında bu etkili oldu.

1994’te yakıt ikmali serbest bırakıldığında değerler bir kez daha düştü ve 21. yüzyılın ilk kısımları boyunca düşük kaldı.

Formula 1’in kural koyucuları 2003’te sıralama turları biçimini değiştirdiğinde rakamlar yükselmeye başladı, ancak yine de düşük kaldı.

DRS ve Pirelli’nin yüksek aşınma oranlarına sahip lastikleri ortaya çıktığında ise geçiş sayıları devasa şekilde artış gösterdi.

Bu kriterler altında, 1983’ten bu yana yapılmış 14914 geçişin 4462’si, yani neredeyse üçte biri DRS’in bulunduğu son altı sezonda yapılmış.

DRS hakkında daha fazla yorum için önceki yazımızı inceleyebilirsiniz: DRS liderler için zafer garantisi mi?

6 Yorum

  1. Aslında bu sezon , yeni kurallarla geçişlerin çoğalacağını ya da azalacağını anlamamız için lastik ve düzlük analizleri yapmamız lazım. Bir takım çalışanı olmadığımız içi koy ver gitsin 🙂

  2. “insan, gelip geçici hevesleri olan, tutarsız bir varlıktır ve tıpkı satranç oyuncuları gibi hedefe ulaşmayı değil de hedefe giden yollara bağlanır. emin olamayız elbette, ama insanın ulaşmak için çabaladığı şey, hedefe giden bu yol olabilir. o da hayatın ta kendisidir zaten. aslına bakılırsa hedef, iki kere iki dörttür; yani formüldür. ama bu formül, hayatın değil, ölümün başlangıcıdır. insan az da olsa iki kere ikinin dört etmesinden korku duyar. tıpkı benim duyduğum gibi. insan uğrunda denizler aştığı, hayatını tükettiği hedefi, iki kere iki dörttür, ama bir yandan da korkmaktadır, çünkü hedefine ulaştığı an hedefsiz kalacağını bilir”

    drs ile hedefe ulaşmayı değil birbirini takip eden araçların hedefe ulaşmasını amaçlayanlarız, bekleyenleriz bizzz 🙂

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]