Geçtiğimiz Brezilya GP, bize Mercedes’in motor gücünde diğer üreticilerden önde olmaya devam ettiğini hatırlattı. Lewis Hamilton’ın felaket sıralama seansından sonra fırtına gibi yükselişi diğer motor üreticileri ile olan güç farkını bize kanıtladı.

Mercedes, Brezilya’daki antrenman seanslarında baskın bir performans ortaya koydu, özellikle de Lewis Hamilton’ın ellerinde. Bu trend ise sıralama turlarında ilk turunda aracını bariyerlere çarpmasıyla da son buldu. Ancak takım arkadaşı Valtteri Bottas, rakipleri Sebastian Vettel’in hızlı turlarına karşı koyabildi ve polün sahibi oldu.

Hamilton gridin arkasından başlayacaktı ve Mercedes araçtaki içten yanmalı motor, turbo ve MGU-H’yi değiştirmeye karar verdi. Bunun üzerine İngiliz pilot, 71 turluk Brezilya GP’ye pit alanından başladı.

Şampiyon pilot yarış içinde dördüncülüğe kadar yükselebildi ve podyumdan 0.8 saniye, lider Sebastian Vettel’den de 5.4 saniye geride bitirdi. Bunu yaparken erken güvenlik aracı periyodundan, lastik stratejisinden ve elbette podyumdakilere kıyasla bir set kullanılmamış Süper Yumuşak lastikten de yararlandı. Ancak birinci ve üçüncü sektördeki tam gaz geçilen bölümlerdeki hızı da endişe vericiydi.

W08’i İngiliz pilotun rahat yükselebilmesi için düşük yere basma/düşük sürüklenme konfigürasyonuna getirilmişti, ancak iki Mercedes aracının baskınlığı da devasa şaşırtıcı oldu.

Polden kalkan Valtteri Bottas, sıralamalarda en iyi ilk ve son sektör zamanını elde etmişti. Fin pilot bu avantajını yarışa da taşıyabilirdi. Lewis Hamilton’ın bu iki sektördeki hızı ise çok daha korkutucuydu. İngiliz pilot yarışta bir dizi geçiş manevrası yaptı, ancak bunlardan sadece birinin eğlenceli olduğunu söyledi, çünkü tüm diğerlerinin düzlüklerde DRS ile birlikte daha da artan azami hız avantajından kaynaklanıyordu.

Hamilton’ın ilk sıralama turundaki hatasında araçta Mercedes’in 2.0 versiyon eski bir güç ünitesi bulunuyordu. Bu, sezonun ilk yarısında kullanılmaya başlanmış ve halihazırda pek çok yarış tamamlamıştı. Mercedes, Spa’da 3.1 versiyon motorunu getirmişti ve bu Abu Dhabi’deki finale kadar kullanılacaktı. GPS ölçümlerine göre bu iki versiyon arasındaki fark 15 beygir civarında.

Bu güç kazancı genel olarak tüm önemli sıralama seanslarında kullanılırken, yarışlarda ise motorun gücü kısıldı. Yeni takılan güç ünitesinin sadece iki yarış ve bir sıralama seansı tamamlamasının yetmesinden dolayı (Brezilya ve Abu Dhabi), Mercedes gaz kontrolünde Hamilton’a her şeyi serbest bırakabildi. İngiliz pilot, düzlüklerde takım arkadaşından 4 km/saat ve Ferrari’lerden 7.4 km/saat daha hızlıydı.

Mercedes güç ünitesinin üstünlüğü sadece Interlagos pistinde görülmedi, bir önceki yarış olan Meksika’da, Hermanos Rodrigues pistinde de bir şeyler göze çarptı. Güvenilir Alman gazeteci Michael Schmidt’e göre Mercedes aracı Meksika GP’de sadece 89 kg yakıta ihtiyaç duyarken, Ferrari ise aynı mesafe için 101 kg güce ihtiyaç duymuş.

Bu işaretler, FIA ve Liberty Media için endişe verici olmalı ve ciddiye alınmalı. Renault ve Honda standartları belirleyen Mercedes’e göre uzakta olmaya devam ediyorlar, ancak uzun süredir peşlerinde olan Ferrari’nin de kapatması gereken bir fark var.

FIA ve ticari hak sahipleri motor denkliğini sağlamak istiyorlarsa, bu sorunun kış arasında çözülmesi gerekiyor.

21 Yorum

  1. İstanbulPark, SPA gibi yüksek seviye rakım değişimi Brezilya Interlagos pistinde de motorların araç, araçlar üzerinde ki dengesini değiştirmekte. HP oranına daha duyarlı hale getirir. Bir de önemli olan pistin konum rakımı var ki bu da 750-800 civarı metre ile Interlagos yüksekler arasında (istanbulpark 100-150 m).
    https://ridewithgps.com/routes/114755
    http://veloviewer.com/segment/659864/Aut%C3%B3dromo+de+Interlagos

    Kısaca setup ile sönümleyeceğiniz küçük HP farkları ve tüketim oranlarının bandı genişler, kazanımlar için tavizler artar.
    Interlagos da özellikle, ortalama hızı önemli derecede belirleyen büyük rakım değişimli ve uzun çok ciddi bir full throttle geçilen tırmanma düzlüğü mevcut. Burada elinizde ki rpm/torque/hp çok daha önem kazanıyor.
    Mesela Sim oyunculuğunda setup’larınız ile sadece buraya odaklanarak diğer yavaş set’lerde kaybettiklerinizi geri çıkartmanız mümkün oluyor.

    Bütün içten yanmalı/patlamalı güç tahrik üniteleri atmosfer karışım, basınç, Oksijen gibi gaz derişimlerine aşırı hassastır. Fabrikaların tüketim değerlerini önemsizleştirecek kadar… Örneğin filtrasyon ve depolama akabinde emiş karışım düzeni enjeksiyon öncesi ve dahilinde olabilir çok fazla uygulanan bir durum değil.
    İşte bunun yerine ucuz perf. dünyasında NOS denilen ağır tüpler kullanılıyor. Bu tabi direkt kastımıza uygun bir uygulama değil.
    Petrol de doğal bir kaynak olmasına rağmen güneş enerjisi gibi kaynakların depolama uygulamalarında farklı etkileri var yine rakım gibi değişimler bahis konusu.
    Geleceği biraz da bu etkilerden daha fazla soyutlanmaya çalışılmış enerjinin direkt kimyasal depolanması yöntemiyle kurgulamak istiyorlar.
    Ancak bugünlerde sadece lafı güzaf emisyon tanımları altında yanma odalarına verimsiz içeriklere sahip, tüm dinamiği bozan yanmış gazları tekrar pompalıyorlar. Böyle absürtlüklere imza attıkları da oluyor.

    https://www.formula1.com/en/latest/features/2016/10/highs-and-lows—which-f1-track-has-the-most-elevation-changes-.html

    • Meksika da 2200 metredeymiş, o nasıl bir rakımdır 😀

      Motorların güç üretimleri aslında turbo basıncı ile dengelenebiliyor. Sadece devir yükseliyor biraz. Atmosferikleri kurtarmanın yolu yoktu. Öte yandan, daha az hava daha az DF demek, okumuştuk; Monako kanatlarıyla Monza DF’u elde etmek… Haliyle azami hız da yüksek kalabilir yine.

      • Meksikayla anlaşıldığında SPA’ı hayli hayli geçtiğini hatırlıyorum da ben brezilyayı 1 km civarında biliyordum daha düşükmüş.

        Aslında sormak lazım millete uçaktan f1 aracı atılsa çalışır kalır mı stop mu eder 🙂

        Başta Pikes Peak gibi yüksek tırmanmalarda turbo avantage gibi olsa da herşeyin bir negatifi olduğu prensibinden aslında başta software kod planından turbo motorlar kendi içinde rakım değişiminden akış geometrisi ve karışım volumüyle daha fazla etkileniyor. Bunu tabi atmo.a karşı almamak gerekli elma, armuttan.
        Bunları daha çok intercooler çözümüyle tolere ediyorlar. NA da devir çevrim değişimiyle tolerasyon daha kolay, hafif bir iş olarak değerlendirilebilir. Turbo vs Turbo, NA vs NA olarak bakmak doğru sonuç verir.

        İzahı zor bir konuydu ama şehir pistlerinin bu araçların dinamik verimliliği ile açık pistlere göre seyir dışında daha negatif olduğunu basit yönde anlatmaya çalışmıştık daha evvel.
        Bana kalsa Monaco dışında bir şehir etabı olmaması lazımdı. 🙂

        Değişken çok tabi de son 2 yılda Meksika da ferrari vs mb hangisi daha güçlü görünüyordu?

        • Bu sene haricinde MB hep güçlü olduğundan ölçek alamıyoruz 😀

          Bu sene Ferrari daha güçlüydü toplamda, ama motordan mıdır, şasiden midir hatırlamıyorum. Bunun için FORJUSTICE arkadaşımıza danışmayı öneriyorum 😛

          • ama motordan mıdır, şasiden midir hatırlamıyorum.

            Hee hatırlamıyosun 🙂

            Çağrıya sorunca illa ki ferrari’nin içinden bi güç çıkarmaya kalkar.

            Ne zaman yaptım bunu?

            Bana sorarsanız, 2016 yarışında Mercedes hem şaside hem motorda koydu.

            Bu sene şaside Ferrari, onlara kıyasla daha istikrarlı, zaman zaman çok iyi, iyi, eşit oluyor. Yani buradan yola çıkarsak Ferrari şasisi koydu geçti.

            2017 yarışında ise Ferrari, şasi farkındalığı koydu. Aynı zamanda RedBull’un saside çok iyi gözüktü. Mercedes ise ortalama altı kaldı.

            Gördüğüm şu; Mercedes ortalama pistlerde aerdinamiyi motorla dengeliyor, hızlı pistlerde çok iyi kullanıyor, yavaş’ı hiç sölemiyorum rezil. Brezilyada ise daha net gördük şasiyi; orta sektörde Ferrari bildiğin gömdü Mercoyu. Tırmanma kısmında Merco motoru, Ferrariyi gömdü. ilk sektörde 0.1 ortalama yavaştırlar. Lewis etkenine görede konuşuyorum, o önlerde olsa bile limitlerde aynıları olurdu. Velhasıl Mercedes engine büyüktür Ferrari engine, Ferrari şasisi büyüktür, Mercedes şasisi.

            • “Ne zaman yaptım bunu?”
              Sezon başından beri yapıyorsun cano. 🙂 Hep bir ümit pompası var. Hatta aşağıya bakınca 2018 için de aynı şekilde bir tarz var.
              Kızmıyorum tabi buna, şu halde ki duruma bile bir büyük heyecan bulmaya çalışmanın karşılığı. Sevmek, taraf olmak böyle birşey. Tabi analiz kasmaya kalkınca biraz garip görünüyor.:) Sen de twitte şurda burda analiz kasanlara kızıyorsun bazen biliyorum. 🙂
              Basın dahil kimseyi taraf tutuyor diye suçlayamayız suçlamamız lazım aslında. Bu birşeylerini tutmadan izlenmeye, takibe sabredilecek birşey pek değil.

  2. 89 kg yakıta ihtiyaç duyarken, Ferrari ise aynı mesafe için 101 kg güce ihtiyaç duymuş.

    sallama.

    Sezon basinda Ferrari motorda ciddi gelisim yaptiklarini soylemisti, seneyede bu devam ederse Mercedesi de yakalaması olağan. Aslına bakarsak Ferrarinin iyi bir motoru vardı. 2- 3. ünitede dayanlilik kastilar belki ama 4.motorda güç bulayım derken Ferrari sıvadı. Istenilen alinamadi. Sassinin sutlanmasından belliydi zaten. Ha birileri 3D yazılımı hala kullanmıyor, benzin kullanma sorunu var diyor. Hiç hir zaman bilemeyiz böyle şeyleri. Tek verimiz yok. Kısaca 2018 Ferrari güç ünitesi soru işareti ile dolu. Mükemmel paket çıkarabilirler. Mercedes bu sene dayanıklılığa odaklandık diyor. Adamlar sene boyunca dayanıklılık kastı. Şimdi güçde kasacaklar. Ferraride belki dayanıklılık kasmıştır bilemicem. Gelecek seneler çok önemli olacak.

    Honda daha iyi olacaktır. Renault güç ünitesini yakalarlar mı bilmem, çünkü güç demek ekstra dayanıklılık demek. Öyle hemen inanılmaz ileri adım atamayacaklardır. Ama aynı ünite felsefeleri ile devam etmeleri bir adim attiracaktir.

    Renaultda iyileşecektir. 2017 başında motor felsefelerini %90 değiştirdiklerini söylemişlerdi. Bu sene çuvallamaları o yüzdendi. Aynı motor felsefesi ile gelişeceklerdir.

    V6 güç ünitelerinde, Mercedes’in motorda bu kadar fark yaratmasının sebebi, en başından beri doğru felsefeyi korumasıdır. Ferrari-Renault-Honda sürekli felsefe değiştirerek başarıyı ilk başlarda yakalayamadı. Aralarında Ferrari, sonradan dogru felsefeyi yakaladı ve farkı çok aza indirdi. Şimdi doğru felsefeyi yakalayan Ferrari, gelecek senede bu motorun üstüne koyarlarsa Mercedes güç ünitesini yakalarlar. Renoda koyacaktır ve yaklaşacaktır.

    Eline sağlık.

    • Sende veri yok ama adam içeriden duymuş ki net veri yazmış. 🙂

      Motorlarda edinilmiş dayanıklık sabit kalmaz. Güç bandını geliştiriyorsan dayanıklılık değişir. Mesele ve vakit alan ikisini bir arada yapabilmek ve çok zaman rakiplerinin durumuna göre vakit yeterli olmadığından birinden tavizler vermeye başlarsın.

      Sallıyorum tamamen Mercedes’in elinde atıyorum 1250 HP kapasiteli bir ünite olup bunu dayanıklılık ve tüketimle birleştirip 1050 HP lik bir ünite çıkarıp çıkaramayacağını kimse bilmiyor.
      En başta Magneti’nin işi Daimler bileşiklerinden öteye taşıması gerekli.

        • 12 lt fark ilk bakışta oldukça büyük görünüyor. Ancak F1’in mevcut üreticiler arasında ki tahminsel devasa farkların oranına bakılınca normalleşmeye başlayabilir. Yukarda ki sallamasyon 1250 lik örneği de ona yönelik vermiştim.
          Bu bahsedilen değerler üzerinden %13 kadarlık bir tüketim farkını getirir. %10 küsür yüksek görünebilir ancak racing dünyasında pek olmayan şeyler değil bunlar [bu yüzdelerin volumetrik karşılığı aşağılarda artar yol alemi gibi]. MB de öyle az buz fark açabilen bir durumda değil hani.
          Bakın şimdi evvelde 900hp epey altı düşünülen Renault ünitesinin MB ile güç yüzdesel farkı (75-80 hp kadar zayıflık vs vs lafları) 950 hp leri felan alırsanız %8-10 arasında bir farklama yapar. Şimdi gözünüzde küçülmeye başladı mı?
          Aynı şekilde düzlemsel bir hesapla Fer.-MB üniteleri arasında %2 lik bir fark rahatlıkla alırsınız ki bu 20 hp civarı birşey yapar.

          Adam diyor ki aynı ünite için dahi “GPS ölçümlerine göre bu iki versiyon arasındaki fark 15 beygir”… 

          Bak bu da tahminen %1,5 ‘luk bir fark…

          Bir taraftan da eski Renault’lu Redbull’un ne kadar daha az tüketebildiğini düşünmek gerekebilir.

          Duyuma gelince ben de Günay’a katılırım. Mesela yıllardır başta HP ‘li güç rakam yazımlarına karşı olmuşumdur ama burada bahsedilen rakamlar pek söylenti gibi durmuyor.
          Duyumların şeklinden çok içeriğinde ki nitelikler daha önemlidir çoğu zaman. Bu olasılıklar ve doğruluklar ile ilgili referanslar verir insana.
          Ben bildiğim şeylerin çoğunu duyum, kulaktan duymalar ile biliyorum mesela. Anti tespiti oluncaya kadar bunları bozmuyorum.
          Tabi asıl önemli olan bunu kimden, hangi düzey insanlardan duyduğunuz…
          Mesela “padokta dolaşan söylentilere göre…” bu basında çok muteber bir tavır değildir 🙂 genelde tekil kaynağı olanlar saklamayı, dokunmamayı tercih eder.

    • 4.motorda güç bulayım derken Ferrari sıvadı. Istenilen alinamadi. Sassinin sutlanmasından belliydi zaten. Ha birileri 3D yazılımı hala kullanmıyor, benzin kullanma sorunu var diyor.

      Bunların kaynağı ne? Bunlar yukarıdaki adamın salladığından çok daha sallama şeyler.

      Kaldı ki araçların yarışta ne kadar yakıt kullandığı FIA’ya gidiyor. Mesela her yarıştan sonra araç ve pilot ağırlıkları diğer takımlarla da paylaşılıyor ama biz hiç duymuyoruz. Muhtemelen bu veri de paylaşılmıştır, bir yerden duymuştur.

      Mercedes’in 2014’ten bu yana az yakıtla çıktığını biliyoruz. Hatta başlarda ekrana gelirdi tüketim, hep 5 kg aşağıdan giderdi Merc motorlular. Bugün de böyle olmasını anlayabilirim.

      Bana da saçma geldi bu rakamlar, bu kadar fark olması saçma geldi, ama doğruluğuna inanmamak için sebebimiz de yok. Kaldı ki böyleyse Ferrari motoru ‘çok iyi ve çöp’ demektir.

      • Fark eğer böyle olup gerçek ise, zaten söyledikleri 4. ünite muhabbeti true olur. Ama vahimlik, çöplük bir durum yok. 2018’e çözerler sorunu.

        Ama en başından böyle bi sorun varsa zaten tasarım kaynaklıdır ve tüm sene kısarak gitmişlerdir. Bir kıyas noktasıda, Ferrari yıllardır zaten fazla yakıt yakan bir motorlara sahip. Tüketim açısından Mercedes en iyisi orayı kabul ediyorum. Onunda kaymağını yiyorlar he yarışta diyeyim, insanlar Mercedes motor ünitesinin güçlülüğünü bilmeli yani. 🙂

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]