Formula 1’in yakışıklı yeni araçları Avustralya’da kendisine yakışır bir yarış ortaya koyamadılar, peki bu Lewis Hamilton’ın dediği gibi ‘temel’ bir sorun mu?

Yeni kurallar harika bir fırsatla birlikte geliyor, ancak bazı mesuliyetlere de sahipler.

Her F1 sezon öncesi gibi Avustralya GP haftalarca testlerden sonra çok heyecan verici bir şekilde başladı ve tüm konuşmalar, tüm tahminler 58 tur boyunca bize kendisini gösteren gerçeklerle son buldu.

Yarış öncesinde genel merak konularının üzerinde de sorular bulmak mümkündü.

Hakkında çok konuşulan yeni kurallar sporu iyileştirecek miydi, yoksa gazetecilerin F1’in yeni çağında ışıklar söndüğünde neden böyle olduğu yönündeki ateşli sorularına mı yol açacaktı?

Ancak cevaplar bu yakışıklı araçların Melbourne’de heyecan verici yarışlara sahne olmasına engel olduğu yönünde oldu. Resmi geçit yarışlarını F1’de hep gördük, ancak daha ilk adımdan bunun ortaya çıkması korkuları daha da büyüttü.

Sürücüler çok agresif görünen yeni araçları başlangıçtan bitime kadar zorlayabileceklerini söyleyince heyecan da ister istemez artmıştı. Ancak 11 ve 12. virajların düz geçilmesi tek bir çizginin kullanılacağının en temel göstergesiydi.

Geçtiğimiz yıl Alexander Wurz mutlu sürücülerin daha iyi yarışlar ortaya koyacağını söylerken bizi meraklandırmıştı, peki Fernando Alonso’yu en son ne zaman F1’de sürüş yaparken çok neşeli olduğunu söylerken duydunuz?

Şimdi soru sorma zamanı… Yeni nesil F1 araçları Cumartesi günlerini izlemeyi Pazar günlerinden daha mı keyifli bir hale getirdi?

Gerçekler

Pirelli 2017’ye %25 dana geniş lastiklerle geldi ve bu araçlara daha agresif bir görünüm katarken aynı zamanda büyük aerodinamik değişikliklere yardımcı olacak mekanik tutunmayı da sağladı.

Pirelli’nin yaptığı bir diğer ayarlama da lastik hamurlarını değiştirmek oldu. Sürücüler ve takımlardan yapılan baskı üzerine FIA tedarikçiden daha fazla dayanacak ve yarışlarda daha fazla zorlanabilecek lastikler geliştirmesini istedi.

Sonuçta olanları görebiliyorsunuz, sezonun büyük kısmı tek pit stopla geçecek gibi görünüyor ve ultra yumuşak lastiklerle devasa mesafeler gidebilen pilotlar gördük. Daniil Kvyat sıralama turlarında da kullandığı ultra yumuşak lastiklerle yarışta dolu depo ile tam 34 tur gitmişti!

Testlerin son gününde Mario Isola ile yapılan konuşmada Pirelli’nin motorsporları şefinin hedeflerine ulaştıkları için çok mutlu olduğunu duyduk. Lastikler artık daha dayanıklıydı ve sürücüler gerçekten zorlayabiliyorlardı. Bununla birlikte ‘daha az pit stopların yarışlar için iyi olup olmadığı’ sorusuna verdiği kaçamak cevaplar da oldu. Dikkatli okumak gerekiyor.

Temel sorunlar

Stratejik seçeneklerin kısıtlanmasından ziyade korkular araçların fazlaca yere basma kuvveti üretmelerinden dolayı geçişlerin mümkün olmayacağı yönündeydi.

Lewis Hamilton pit stoplarda liderliği kaybettikten sonra Sebastian Vettel’i takip etmekten vazgeçtiğini çünkü kirli havada atak yapabilecek kadar yaklaşamayacağını söyleyerek bizleri büyük endişelere götürdü. Daha da kötüsü, İngiliz pilot bu kısıtlamaların ‘temelden’ olduğunu söyledi ve asla daha iyi olamayacağının altını çizdi.

“F1’e geldiğimden bu yana araçlarda olan temel bir şeydi, ancak şu an her zaman olduğundan daha da kötü. Kesinlikle daha iyi olmayacak. Bence kesinlikle sezonun geri kalanında aynı şekilde devam edecek.”

Toto Wolff Vettel’in yarışın ilk bölümünde İngiliz pilottan daha iyi olduğunu söylemişti, ancak türbülans onun bir saniyeden daha fazla yaklaşabilmesine engel olmuştu.

Bu sorunların en büyük göstergesi Fernando Alonso’nun açıkça zayıf motorlu McLaren-Honda’sının arkasında 34 tur boyunca takılı kalan Esteban Ocon’dan geldi.

Ocon sonunda geçebilecek bir yer bulduğunda 50. tura gelinmişti ve McLaren zaten güçten düşmüş ve kenara çekmek için hazırlanıyordu.

Gerçekte Vettel görünürde hızlı olmasına rağmen, Hamilton lastiklerinin durumu hakkında yanlış kanıya varmamış olsaydı Avustralya GP’sini hala kazanabilecek durumda olurdu.

Pirelli’ye göre Hamilton pite geldiğinde lastiklerinin %30’u hala duruyordu. İngiliz pilot lastiklerinde tutunma sorunu olduğundan şikayet etmiş ve daha erken pite gelmişti. Bu da Sebastian Vettel’e temiz hava sağlayarak istediği farkı yaratabilmesini sağlamıştı. Bu lastiklerin çalışma aralıklarını bilmemekten kaynaklanan ve muhtemelen gelecekte bir daha olmayacak bir yargılama hatasıydı.

Temiz hava aynı zamanda Alman pilotun 23. tura kadar lastiklerini kullanabilmesini sağladı ve erken pite giren Hamilton henüz pite gelmemiş Max Verstappen’in arkasında çıktı. Aynı durum geçen yıl olsaydı lastik ömürleri arasındaki fark ve DRS’in de katkısıyla Hamilton Red Bull’u kolaylıkla geçecek ve erken pite girerek trafiğin içine düşmenin kabul edilebilir bir şey olacağını kanıtlamış olacaktı.

Büyük test

Doğal olarak tek bir yarışa bakarak karar vermek tedbirli olmak anlamına gelmiyor. Aslında Albert Park aksiyon açısından en iyi referans noktası olarak kabul edilemez, klasik kabul edilen yarışları pist üstü aksiyonlarından çok kazalarının fazla olmasından dolayı olmuştu.

Ancak bu hafta sonu yapılacak Çin GP F1 için gerçek bir büyük test olacak. Geçtiğimiz yıl rekor sayıda pit stop ve farklı stratejilerin sonucu olarak devasa sayıda geçişler görmüştük ve yeni nesil Formula 1’i anlamak için gerçek bir referans noktası olmuş durumda.

Arka taraftaki uzun düzlük DRS’in daha verimli kullanımı ile iyi geçiş şanslarının olmasını sağlayabilecekken, pistin uzun ve hızlı virajları araç takip etmeyi Avustralya’da olandan daha zorlu bir hale getiecektir.

FIA DRS bölgelerini ayarlamak için düşüncelere çoktan dalmış durumda, ancak heyecan verici yarışların ortaya çıkması için tek yapılması gereken şey bu olmamalı.

Elbette tek bir yarış bir sezon etmez, umarız böyle olmaz! Ancak sürücülerden gelen yanıtlar bu canavarların birbirleriyle yarışmak için fazlaca zorluk çıkarttığı yönünde.

Felipe Massa geçişlerin daha zor olup olmadığı sorusuna çok özet sayılabilecek bir yanıt vermişti: “Ne geçişi?”

Haklıydı, bu başından bu yana bu konuda uyarılar yapılıyordu, ancak bu derecede bir şeye hazır olmadan önce F1’e bir şans vermek istedik.

Sonunda, sporun yeni sahiplerinin ganimetleri toplayabilmek için mücadele etmeleri gereken nurtopu gibi bir sorunları daha oldu!

5 Yorum

  1. Avrupa motorsporlarının başında öyle dandik adamlar var ki insan her seferinde hayret ediyor. Söylendiği halde herşey gözlerine sokulması, yaşayarak beyinciklerine girmesi gerekiyor. Nasıl bu kadar ahmak olabiliyorlardan öte birşey diyemiyor insan. Oturup ahmaklıklarına analiz yapıyoruz doğrusu. Böyle olacağını bilmiyorlar mıydı yada umurlarında mı günü kurtarmaktan başka dertleri var mı acaba…
    Takımlar denilen şeyde aynı patronlarının ahmaklık düzeyi de hayret ettiriyor. Dönüp dolaşıp kendilerini vuran şeylere, bu kadar bariz teknik uygulamalara nasıl da ses çıkarmıyorlar. İnsanın bildiği halde hatada ısrarcı olanına modern de troll eskide ahmak derler başka birşey değil…
    Briatore’i gözünüzde şerefsiz adama niçin çıkarttılar biliyor musunuz işte bu yüzden çünkü Briatore konuşuyordu bizim önümüzde konuşan adam kendi aralarında da konuşuyordu…
    Sanki bu sefer çok farklı birşey yapıyorlarmış gibi şu kadar marka katıldı… f1’in geleceğini şöyle görüştük diye caka satıyorlar. E mal biz bunların böyle olduğunu zaten biliyorduk bir kere de öngörülemez davranın yani değil mi.

    Lastikçi dedi bu istediğiniz şey yanlış hadi istediniz bu istediğiniz karşılığında şu tip şeyler yapmanız lazım düşünen, kurcalayan oldu mu yok! yaptılar mı yok! öylece yaşanmasını bekliyorlar.

    Aero da yanlış yoldasınız dendi o da değildi mesele çıkarılan süreler itibariyle rezil oluyorsunuz dendi, dalga geçilmeye başlandı, F1’in formülünde formülcülük, birincilik kalmadı.. o zaman şöyle yapalım dediler daha yapmayı düşünürlerken bu iş bak yanlış gidiyor bu şekilde yaparsanız sıkıntılı olur, yine istemediğiniz görüntüler çıkar sadece derdinizi geçiştirmiş olursunuz dendi… Pilotlar dedi, yorumcular dedi, tekniğe biraz odaklanabilen içeriden-dışarıdan herkes dedi. Yaptılar mı birşey yok ve yine yaşadılar.

    Yahu ben bazı sonuçları itibariyle hayret ediyorum. Durum çoklarının sandığından çok farklı. Son yıllarda olmayan ve yakalanması çok zor olan şekilde araçlar/takımlar gerçekte bir birlerine çok yakınlar. Ve sadece 2 takımda değil hem de bu kadar büyük değişimlerin sonucunda yaşanıyor bu. 1-1.5-1.8 sn içerisinde bir çok takım dizilebilir durumda.. Konuşmayalım diyoruz sezon hakkında ama bunu sezonun ilerleyen kısmında çok daha iyi göreceksiniz. Hatta yüksek ihtimalle farklar açılma değil bir birlerine yaklaşma yönünde evrilecektir daha alttakiler için.
    Fakat ortaya çıkan görüntü ne bunun tam aksi… Bunun anlaşılamaması yanında bu kadar yakınlık olmasına rağmen bir birlerinden koşar adım uzaklaşmak zorunda kalan araçlar, side by side olması gerekirken birbirlerini hiçbir şekilde kovalayamayan araçlar.
    Takip ettiğimiz de yok sadece 1-2 video izledim yetti görmemek için kör yada dediğim gibi ahmak olmak lazım yahu bu tip prototip bir seride arkadakinin bu kadar tutunma kaybettiği, contra çekmek zorunda olduğu bir zaman periyotu hatırlamıyorum yahu böyle bir seri zaten yok dünyada…
    Ortada o kadar rezil bir görüntü var ki katlı DRS’nin bile kurtarabileceği meçhul….
    Neden bu yakınlık gayet anlaşılır bizim için… Onlar anlıyorlar mı ondan da şüpheliyim.
    Nedense herşey yine motorlara gelip dayanıyor eh en baş yaptığın hatalara dayanır…
    Ünitelerde yanlış kurguladıklarından birçoğunu kaldırdın eninde sonunda olan şey birbirlerine olağan süreç içerisinde yaklaştılar.
    10 yıllarca mekanik tutunma diye inledi insanlar temelin bu olmalı dendi. Sonunda 95, 96, 97 itibariyle yasakladığın birçok şeyi kısmi tolere edebilecek şeyler getirdin bariz fark oluşturmanın çok zor olduğu mekanik tutuş alanında üreticilerin birbirlerine yakınlığını sağladı.
    Lan mal LMP1’ler dahil dünyada ki bütün araçlar aero dan daha fazla mechanic yönde çalışır bu yüzden tampon tampona denilen mücadeleler koyabiliyorlar ortaya. Bunlarda Aero base değil üst köprüdür sen yıllarca eksikttiklerini aero ile tolere ettin… [Yoksa senin cücük V8’lerini de dübür edecekti 700 HP üreten onlarca makine…]
    Fakat bunu gittin olmayacak bir aero üst koşuluna bağladın oldu sana içinden çıkılmaz bir hal. Çıkma derdin vardı sanki…
    Hepi topu 3 tane motor üreticin var birinin hazım sorunu bir anda 2 takımın birden düşmesini getiriyor, iyileşmesi de aynı şekilde. 6 motor üreticisiyle bu yakınlığı sağlayabilmen imkansıza yakın derecede zordu ancak kimse milyar €’ları harcamak zorunda kalmayacaktı.

    4 değişmez kanun vardır. Engine-Aero-Tire-Pilot… Bunların sırasını değiştirirsen dahi içinden çıkılmaz bir hale ulaşırsın. Ör Schumacher isimli bir pilot Tire önüne geçerse en sonunda çıldırmaya başlarsın.
    İlk 2’sini değiştirip değiştirir durursan saçma sapan görüntülere sebep olursun.
    Formulün 1. temeli olan motoru uzun yıllardır ahmakça böyle acizleştirdiğin için bunlar oluyor.
    Bu makinelerin farkı buydu o yüzden pergeli açıp götürdüler. En hafif motorları en yüksek güçlerle hafifliğin tüm koşullarına uyarak sağlarsın. 180 Kg engine koymaya kalkarsan olmaz. Başkalarının rahat aşabildiği güçleri aşamıyorsan tracktime çakılmalarına uğrarsın.
    Bu makineler ağırlığın güce oranıyla 2’e 1’e yakın formda olmak zorunda bunu 650 kg’larla 1000 hp düzeyleriyle sağlıyordun ki bu bile yeterli değildi 1100’leri aştığında sürekliliğin devamı için dokunmaman gerekir. Çünkü senin dışında ki dünya senden daha hareketli ve daha hızlı gelişiyor. Çünkü sen 1200+ hp’lerle 550 kg ları gördün geçmişinde… farkını böyle oluşturmaya başlamıştın ki sandığınız kadar büyük farkı yok diyorduk çünkü başkaları 800 kg’a 1400+ hp’lerle sana caka atıyordu. Sen sadece benim gibi viraj dönemezsiniz diyordun.
    Bunların hepsini söktün aldın ne kaldı elinde 750+ kg’ları aşan şeyler ve max 950’lik sürekliliği olmayan hayatı tasarruflar üzerine dönen güçler. Başkaları 1200+ den dev tasarrufla 880 hp dönüyorken senin elinde belki de 770 bile kalmıyor….
    İşte bu yüzden berbat durumda F1 arkadaşlar o yüzden en geridekini altındaki serilerin dahi geçebildiği görüntüler… 100’de 1’ini harcadığı halde her koşulda daha fazla spec. üreten şeyler… ortaya çıkıyor.
    Ses çok önemli ama salt herley değil. İnsanlara ulaşan 1. formül olduğu için 1. takıldıkları nokta.
    Sen bu herşeyi farklı prototip araçlara yollardan homolog edilen rally motoru gibi düzey şeyleri takamazsın. Bunu takacağım derken 300 kg ağırlaşamazsın. Kaldı ki o araçların ürettiği kadar ses zaten üretemezsin.
    Herşeyi farklı bu formülün sen bu formülün gereklerine göre hareket edeceksin. Bazı şeylerin olması gerekliliği çocukça tutturma usulü değil. 3-4+ sn daha hızlı olmak istiyorsan mecburiyetlerine uyacaksın arkadaş bunun lamı cimi yok. Uymadığında böyle komik dahi olmayan görüntüler ortaya çıkıyor işte.

    Bir yarış aracının yakıtının tükenerek yarış dışı kalması ne kadar komik, aciz bir görüntü ise istediğin kadar populizm çak kökü ne olursa olsun enerji sisteminin sorunuyla yahut tükenmesiyle kenara çekmesi bir o kadar rezil bir görüntüdür.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]