Valtteri Bottas emekli olan Nico Rosberg’in yerine Mercedes’e seçildiğinde ‘Lewis Hamilton’ sorusunun ortaya çıkması uzun zaman almadı.

Hamilton’ın takım arkadaşlarıyla çok iyi olmadığını söylemek bir yana, son yıllarda Nico Rosberg ile sert dinamikler oluşmuştu ve manşetlerden düşmemişti.

Saniyenin binde birleriyle ölçülen bir sporda akıl oyunları araçtaki ayar değişikliklerinden daha etkili olabilir.

Bu şartlar altında, bunun Bottas’ın bu durumda neler yapabileceğini ve zırhını inceliyoruz.

Hataları çok azdı ve peş peşe olmadı

İlk takım arkadaşı Pastor Maldonado’nun tam tersi bir yapıya sahip olan Bottas direksiyondayken kesinlikle kusursuz olabiliyordu. 2013’teki ilk sezonunda 7 yarışta 7 kez yarış dışı kalmıştı ve bunlardan sadece ikisi çarpışmalar sonucuydu. Daha da etkileyici olan ise bu çarpışmalardan hiçbirinde hatalı kendisi değildi. Komik olan bu hatalardan birisi 2013 Brezilya’da Hamilton, diğeri de diğer Finli Kimi Raikkonen’e aitti.

Taraftarlar 2016 Bahreyn GP’sindeki temasını hatırlayacaklardır, onu spin atarken veya kaza yaparken görmek çok nadirdir. Altında daha rekabetçi bir Mercedes ile birlikte bu yumuşak sürüşü ona çok yardım edecektir.

Sisu felsefesine sahip

Doğrudan başka dillere bir tercümesi olmayan ‘Sisu’, Mika Hakkinen zamanlarında tanıdığımız ve 2016’da Nico Rosberg’in de uyguladığı bir şey.

Vikipedi bunu sakinlik, adanmışlık, dayanıklılık ve cesaretin bir kombinasyonu olan bir kültürel konsept olarak tanımlıyor. Bu Finlere özgü bir şey ve Kimi Raikkonen ile biraz zaman geçiren kendisinde de bunu görür. Ancak Bottas bu konuda daha iyi bir uygulayıcı gibi görünüyor.

Hamilton ve Rosberg birbirlerine karşı psikolojik hileler kullanmışlardı, ancak yarı Finli Rosberg Sisu’yu uygulamaya başladığında bunun işe yaradığını görmüştü. Bottas ve bu konsepte olan adanmışlığı en zor durumlarda bile kırılmamasına yardım edebilir.

Hamilton’ı onun kendisini bildiğinden daha iyi tanıyor

Bottas bu yıl bilinmeyen olarak avantajlı konumda. Hamilton ve itibarı büyürken, takım arkadaşları ile yaşadıkları ile beraber çok fazla şey basın önünde yaşandı. Bottas ise her zaman perde arkasında ve sakin kaldı. Yarış zaferlerine ve şampiyonluk savaşına giderken bu sakinliği agresif Hamilton’a karşı ona yardımcı olabilir.

Bottas henüz iyi bir araçta neler yapabileceğini kanıtlamış değil ve bu Hamilton için işleri daha da bilinmez yapıyor. Bottas tüm kariyerini Williams’ta geçirdi ve dört yılda dokuz podyum elde etti. Yeri geldiğinde şimşek hızında olabilidi, ancak düzenli olarak önlerde mücadele edebileceği bir aracı asla olmadı.

Rosberg’in 2013’te Hamilton’la karşılaşmasına da değinmek mümkün, Alman pilot 2012 Çin’de yarış kazanmış olsa da, Hamilton ile karşılaşmadna önce yedi podyumu vardı, Bottas’ın ise dokuz. Rosberg düzenli podyum gören bir pilottan dünya şampiyonuna dönüştüyse, Bottas neden yapamasın?

Hamilton’dan bağımsız, Bottas için kazan veya batır durumu

Bottas kariyerinde baskıyı kaldırabileceğini ve bunu olumlu sonuçlara dönüştürebileceğini kanıtladı, bu da ona Mercedes ile bir yıllık anlaşma getirdi. Mercedes 2017 sonunda seçeneklerini açık tutmak istiyor, muhtemelen Fernando Alonso ve Sebastian Vettel gibi büyük isimleri yakalamak istiyor. Ancak Bottas’ın takım içinde kendini kanıtlamak için hiç sorun yaşamaması gerekiyor.

Birden fazla yılı kapsayan anlaşmalar sürücüler için tehlikelidir, bu bir şekilde baskıyı hafifletir ve hatalı bir güvende olma algısına sürükler. Bottas’ın Formula 1’in üstlerdeki bir takımında sadece bir yılı var ve kendisini kanıtlayabilmesi için olumlu bir baskıya sahip.

Bu yıl kontratlarının sonuna gelen Fernando Alonso ve Sebastian Vettel varken o bunun kendisini kanıtlamak için bir fırsat olduğunun farkında.

Durum böyle, garajın diğer tarafında ne olursa olsun, bir saniye bile duraklamak onun için güvenli bir seçenek değil.

7 Yorum

  1. Elinize sağlık güzel bi yazı olmuş.Ula kaç yıldır f1 izlerim sisu yu daha yeni duydum 🙂
    Bottasa gelirsek, sıralama ve start lara çok iyi çalışmalı geçen yıl rosberg iyi ekmek yedi buralardan 🙂
    Mercedes te önde olan ilk pite geliyor yani bu da ‘sıralama ve startı ‘ önemli yapıyor.

    • Genel kültür konusu çakmış Günay. 🙂
      http://www.mchs.net/iweb/mthomas/MI_Cross_Country/SISU_History.html

      Güya uçan finli yazdık Günay gibi nerden aklımıza gelsin ki.
      Yazıda da bunun ingilizcesi yok demişler ama ice man deyip geçecen işte.

      Eh yıldız bol bol şişirme adamlara karşı en iyi yöntem galiba Hakkinen abiye nispeten hakkını ödeten tavır.
      Hatırlayınca Alain de sakin kalabilmesiyle bilinir eki de sabır, azim. Aklıma geldi belki biraz farklı olacak ama Tommi Makinen’in o kadar sert sürüşe çetin mücadeleye karşı diyaloglarında nasıl sakin kalabildiği Colin Mc Rae ile o çetin savaşını sakinlikle nasıl verebildiği merak edilirdi. Arabı yırtar gibi kullanmış sorunlarla boğuşmuş dip dibe gitmiş adam inip nasıl da sakince açıklama yapabiliyordu.. Kendisini ayrıca neşeli bir adam diye biliyorum.
      “mitsubishi’sini cinayet işler gibi süren fin ralli pilotu.” ekşi den.

      Yada yapamıyorsan Sun Tzu felsefesini okuyup tatbik edeceksin tabi Fernando gibi yapıyormuş gibi görünerek değil. 🙂

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]