Analiz: 2017 Monako GP

4

Herkese merhaba Son Sektör okurları. Nispeten heyecanlı diyebileceğimiz bir Monako GP’sini geride bıraktık. Hemen kısa bir analiz yapayım dedim yarışı kaçıranlara özet geçip kimler nerede doğru kimler nerede yanlış yaptı gelin bir bakalım isterseniz.

Cumartesi günü yaşlı kurt Kimi 2008 Fransa’dan sonra ilk polünü almıştı. Vettel son zaman turunda aç gibi davrandığını ve polü kaçırdığını belirtmişti. Bottas ise 13. sırada kalan Hamilton’a göre gayet makul (Yüzde 5’lik bir farkla) bir şekilde üçüncü sırada tamamlamıştı. Button McLaren’i ile iyi bir iş çıkartıp dokuzuncu olmuştu (Ki pitten start aldı). Vandoorne ikinci seansın sonunda duvara toslamasa iyi bir iş yapmış olacaktı. Sainz gene iyi bir iş yaparak son bölüme kalmıştı. Hamilton ise (Özellikle ilk seanstan sonra) bir türlü ritmi yakalayamadı. Neredeyse Stroll ile aynı yerde (Massenet) bariyerlere çarpacaktı.

Gelelim yarışa. Start temiz geçildi. İlk sıralarda önemli bir değişiklik yoktu. Startın ardından Hamilton 1 sıra kazandı. Button ve Wehrlein ilk turun sonunda pite geldiler. Wehrlein Button’ın önüne çıktığı için incelemeye alındı ardından 13. turda 5 saniyelik bir ceza aldı. Tabi Wehrlein Button’ın önünde olunca Button yarış için bütün avantajını kaybetmiş oldu. Bottas yaklaşık olarak tur başına yarım saniye geride kaldı. Durum böyle olunca 15 turda 7 saniye civarında Ferrari’lerden geride kaldı.

16. turda Hulkenberg’in vites kutusunda takımın tabiriyle büyük bir arıza olduğu söylendi. Portier çıkışına Hulkenberg aracını park etmiş oldu.

Tur bindirmelere gelindiğinde ise alışık olduğumuz şekilde Ferrari pilotları araçlara biraz daha geç tur bindirmiş oldu. Fırsattan istifade eden Bottas (Arkasından onu takip eden Max) Ferrari’lere (3 saniye) yaklaşmış oldu. Ancak Ferrari tempo anlamında önde olduğunu bir kez daha gösterdi ve Bottas ile arayı açtı.

33. tura gelindiğinde ise Verstappen’e pite gir eğer Bottas girerse zıttını yap dediler. Böylelikle pit hamlesiyle Bottas’ı avlamak istediler. Bir tur sonra Bottas’ta pite girince Max Bottas’a yaklaşmış ancak geçememiş oldu. Bottas ve Max Sainz’in arkasına düşerek piste geri dönmüş oldular.

35. turda Raikkonen pite gelerek süper yumuşak lastikleri taktı. Sainz’in önünde çıkan Kimi için işler yolunda gitmekteydi. Ancak Vettel takım arkadaşını takip etmedi (2016 Abu Dhabi’de onların yaptıklarıyla aynısını yaparak yer kazanamayız demişti ve ondan sonra Ferrari farklılık deniyor) ve turlamaya devam etti hatta eski lastikler olmasına rağmen arka arkaya en hızlı turları attı.

39. turda Ricciardo pite geldi ve hem Bottas’ı hem de Max’i geride bırakarak podyumun son basamağına asılmış oldu. Hemen bir tur sonra eski takım arkadaşı Vettel (Aşağıda Vettel’in stratejisine ayrı değineceğim) arka arkaya attığı en hızlı turlarla birlikte liderliği ele geçirmiş oldu.

Bundan sonraki bölümde Seb bu lastiklerle daha hızlı olan isimdi. Yaklaşık 7 8 saniye kadar farkı zorlanmadan açtı. 47. turda geçen yılın galibi Hamilton yarıştaki son pitini yapmak için pite geldi.

50. turlara geldiğimizde Ricci Rai’yle arayı yaklaşık 2 saniye civarına indirdi ve baskı altında tutmak istedi. Tam bu mücadeleyi ve Bottas vs Verstappen mücadelesine bakarken bir aracın Portier’de sola yatmış bariyerlerde görmüş olduk. Bu isim Wehrlein’di. Ona çarpan isim ise tecrübesiyle, sempatisiyle padoğun sevilen ismi Jenson Button oldu. Button (Maldonado misali) içeriden girerek Wehrlein’in yan yatmasına sebep oldu. Şikan çıkışında Button süspansiyonu kırık aracını çekerek yarışa veda etmiş oldu. Wehrlein iki tura yakın araçta kaldı. Neyse ki bir şeyi olmadığını hem telsizden söyledi hem de yürürken kameralarla görmüş olduk. Aracı toparladılar. Derken Ericsson SC altında Sainte Devote’un bariyerlerine girmiş oldu. 67’de SC çıktı.

Sainte Devote gelirken Ricciardo bariyerlere öpücük atarak Rivage rampasına tırmanıyordu. Bunun sebebi olarak lastiklerin soğuk olmasını buz üzerinde gider gibi hissettirdiğini söyledi. Tabi buna ek olarak bir de Bottas’ın baskısını da ekleyebiliriz. Aynı tur Perez ilk viraja içeriden gelerek Vandoorne ile mücadele ederken Vandoorne bir kez daha bariyerlerde bir günü noktalamış oldu. Perez’in bundan sonraki kurbanı ise Rus pilot Daniil Kvyat’ti. La Rascasse virajına gelirken içeriden giren Meksika’lı Kvyat’a çarparak hem Kvyat’ın yarışını bitirmiş oldu hem de kendisini puan barajı dışında bulmuş oldu.

Damalı bayrak sallandı ve 2001’den sonra tam 16 Monako yarışının ardından Ferrari hem kazandı hem de 1 – 2 yaptı. Güler yüz Ricciardo üçüncü, Bottas dördüncü, Verstappen beşinci, Sainz altıncı, Hamilton yedinci, Grosjean kendi evinde sekizinci, Massa sessiz sedasız dokuzuncu ve Magnussen onuncu sırada tamamladı.

Gelelim yarışın analiz kısmına. Şimdi bir kısım Ferrari’nin Rai’yi pite almasıyla yanlış hamle yaptığını düşünüyorsunuz değil mi? Peki ya arkada hızlı bir Hamilton olsa fark 1 saniye olup pite girseydi Ferrari buna cevap vermeyecek miydi? Aynı şekilde hızlı olan başka bir araçta sebep olabilirdi. Ferrari stratejiyi bölme şansına sahipti. Belki de pit çıkışında Rai’nin turlarına bakıp Vettel’i beş tur sonra pite almaya karar verdiler. Belki de Alman pilot lastiklerden hala alınacak var diye takıma belirtti. Ki alacaklarını arka arkaya attığı hızlı turlarla göstermiş oldu. Ha Kimi’ye gelirsek yazık oldu mu? Oldu. Kazanabilir miydi? Nispeten geçiş yapmanın zor olduğunu düşünürsek süper yumuşak lastiklerle Vettel’in temposuna göre geride kaldığını düşünürsek gene de kazanabilirdi. Ancak Ferrari açısından bakarsak geçen yarışı VSC altında pit yapmayarak ya da ekstra bir pit yapmayan takım Vettel’e bir galibiyet borçluydu onuda bu şekilde ödemiş oldu.

Gelelim Red Bull kampına. Verstappen biraz daha yavaş olan Bottas’la farkı iki üç saniye civarına düşürünce erken bir pit stopla avlamak istedi. Ancak bu ikili erken pit yapınca Sainz’ın arkasında kaldılar. Bu ikili pit yapmayı tercih edince tıpkı Ferrari pilotu Vettel gibi Ricciardo’da pistte kalmayı tercih etti. o da bu bölümde en hızlı olmasa bile kendi en hızlı turlarını attı. Ve pitten çıktığında podyumun son basamağını ele geçirmiş oldu. Az önce de belirttiğim gibi takımlar stratejiyi bölmüş olabilirler ya da pilotlar hala lastiklerden performans alabileceklerini bildiklerinden kalmayı istemiş olabilirler. Burası biraz daha iç güdüsel. Sonuç olarak Ricci geçen sene stratejiyle yarışı kaybetmişti bu sefer strateji ile iki sıra kazanmış oldu.

Gelelim günün hasarı azaltan ismine. Hamilton makul bir start aldı. Bir sıra yükseldi. Hata yapma riski olmadığını biliyordu. Etrafı kolaçan ederek turlamaya ve kazanabileceği maksimum puanlara bakarak stratejiyi ayarladı. Tabii ki Mercedes VSC veya SC altında bir pit yapmayı tercih ederdi. Ama şampiyonluk yolunda ilerleyen İngiliz pilot için geçişin zor olduğu bu pistte 13. kalkıp 7. sırada yarışı tamamlaması makul bir yer oldu.

Vettel’e ayrı bir parantez açarsak. Hala şampiyonluk açlığı (Son şampiyonluğu üzerinden 4 sene geçti) bulunmakta. Sonunda Red Bull yıllarından sonra kazanabileceği bir araca sahip. Şampiyonluk yolunda (Turbo çağında) ilk kez Mercedes’i zorlayabilen bir başka takım görüyoruz. Hem yarış galibiyeti hem de tek tur olarak baktığımızda. Ancak sadece araç değil pilotunda çok önemli olduğunu geride kalan yarışlarda görmüş olduk. Özellikle Hamilton ve Vettel (Alfabetik olarak yazdım) bu yeni jenerasyon otomobillere çok çabuk alışan, sınırlarına ulaşan ve ayrı ligde olan iki pilot. Bakalım sezon bize ne gösterir göreceğiz. Hepinize buraya kadar okuduğunuz için tek tek teşekkür ediyorum. Kendinize iyi bakın. Son Sektör’den ayrılmayın.

4 Yorum

  1. Eline diline sağlık.

    Takımlar stratejiyi böldü elbette, ama pilotlarını [Verstappen ve Raikkonen] trafiğin içine atacak kadar neden salladılar onu anlayamadık. Şanslarına öndeki pilotlara da uzun süre mavi bayrak çıkmadı.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]