Merhaba değerli okurlarım,

Back-to-back dediğimiz, arka arkaya yarış yapılan haftaların zorluklarını yaşıyoruz. Nedir o zorluklar? Yarış analizi veya yarışa hazırlık yazısı yazmak için zaman yaratmakta zorlanıyorum.

O nedenle hemen kısaca pisti yorumlayarak yazıma girmek istiyorum. Akabinde de antrenman sonuçları bize neler anlatıyor, yarışta neler beklemeliyiz sorularının cevaplarına odaklanalım.

Teknik, uzun ve eğlenceli bir pist.

Pist

Pist yeni dünyanın en güzel pistlerinden birisi. Uzun bir pist. Böyle pistleri severim. Tur bindirmeler daha az ve daha rahat olur.

Pistte birim uzunluğa düşen araba sayısı az olduğu için motor soğutması, fren soğutması gibi kritik bir konu daha az mesele olur. Daha kısa pistlerde, yarıştığınız arabaların yanında sıkça tur bindirilen arabaları da geçme zorunluluğu nedeniyle, pistte her zaman türbülans (kirli hava) olur. Bu da tüm yarışı olumsuz etkiler.

Onun dışında pist orta seviyede yere basma istiyor. Ancak biraz karışık sinyaller veriyor. Barcelona gibi, Japonya gibi dengeli bir dağılım yok. Pistteki iki uzun düzlük ayar yapmayı zorlaştırıyor. Tüm takımlar, ne kadar sürüklenmeye karşı ne kadar düzlük hızı alırız konusunda bir orta nokta ayarlamaya çalışacak. Kanat açıları 2 derece artırılıp 1 derece azaltılacak. Mehter takımlarının 2 ileri, 1 gerisi gibi. Mücadele, kritik olan virajlı son sektör ile ilk iki sektör arasında bir denge arayışı olacak diyebiliriz. Dengeyi en iyi bulan takım yarışı kazanmaya yakın olacak. Sıralamayı saymıyorum. Ferrari ayarlarda çok ekstrem bir hata yapmazsa, sıralamalarda yine favori.

Bu pistin önemli özelliklerinden birisi de yanal yükler. Sezon içindeki diğer pistlerle kıyaslandığında ABD Austin pisti, lastiklere binen yanal yük sıralamasında, tüm pistler arasında 3’üncü sırada. Bu tip pistlerde lastiğin sadece yüzeyinin değil, tamamının ısıtılması daha büyük önem kazanıyor. Zira yanal yüklerin yüksek olması, virajlarda lastik omuzlarının ve kısmen yanaklarının da kullanılmasını gerektiriyor. Lastiğin sadece yüzeyini ısıtabilen arabalar, omuzların ve yanakların ısınmaması nedeniyle, bu tip virajlarda kayıyorlar. O nedenle lastiği ideal sıcaklıklarına çıkaracak derecede yüksek yere basma üreten arabalar virajlarda inanılmaz bir avantaja sahip oluyor.

Düzlüklerin toplamı 2 kilometreden biraz fazla, 2050 metre gibi. İkinci sektördeki düzlük 1100 metreden uzun. Burada bolca geçiş göreceğiz.

Bir de start düzlüğünün sonundaki eğim çok önemli. Yani yokuş desek daha doğru olur. Kısacık mesafede 41 metrelik bir yükseklik farkına tırmanılıyor. Motor gücü, özellikle arabalar yakıt ile doluyken burada önem kazanacak. O nedenle yarışın başlarında, Ferrari motorlu arabaların diğerlerinden daha rahat ettiğini görebiliriz.

Klasik bir tek pit stop yarışı beklemeliyiz. Pit’lerde kaybedilen zaman, lastik değişimi dahil 23,5-24,5 saniye arasında. Yani orta uzunlukta.

Start çizgisi ile ilk viraj arasındaki mesafe 360 metre civarında. Dolayısıyla pilotlar büyük bir hata yapmazlarsa, start’ta çok yer kaybetmelerini beklememek lazım.

Virajlar

Çok özel virajları var. İlk viraj yokuş yukarı gidilirken dönülüyor. Pilotların oturma pozisyonları nedeniyle görüş kısıtlı. Frenleme ve apekslerin yakalanması zor bir mesele. Bir de burada ilk viraj gerçekten çok geniş. Verstappen bile kaza yapamaz. Bu viraj çok farklı çizgilerle alınabiliyor.

İkinci sektör İngiltere GP’sinin Becketts-Maggots-Chapel 3’lüsüne benzer “S” virajlar sunuyor. Ağırlık dağılımı, bir anlamda denge çok önemli. İkinci sektörün başı çok önemli. 7-8-9 numaralı virajlar kritik. İyi yere basma üreten bir araba bu virajları iyi alır. Hatta bu sene bu bölümde yere basma diğer senelere göre daha da önemli. Neden böyle bir önermede bulunuyorum? Çünkü bu sene 9-11 arasındaki bölüm yeniden asfaltlanmış. Bu şu demek: Yeni asfalt kaygan olur. İnşaat mühendisi kardeşlerim daha iyi bileceklerdir, asfaltın hammaddesi olan “bitüm”, kaygan bir ham maddedir. Bitüm, yeni asfaltta yüzeye çıkar ve yol tutuşu olumsuz etkiler. Bir de 9’uncu virajdaki zeminin berbat olduğunu düşündüğümüzde, burada çok sayıda pist dışı ziyareti görebiliriz.

Son sektörün virajları ise sensörlerle donatılmış durumda. FIA’nın Cuma akşamı, ikinci antrenmanlardan sonra yayınlayacağı resmi dokümanda “pist sınırları” ile ilgili de maddeler olacaktır. 13 ve 19 numaralı virajlardan dışarı taşıldığındaki cezaları oradan öğreneceğiz. Ancak burada yayınlanacak maddeleri, Masi’nin yönetimindeki hakem heyeti yine keyiflerine göre değerlendirecektir.

Antrenman Sonuçları

Antrenman sonuçlarına odaklanacak olursak, ortaya beklediğimiz bir sonucun çıktığını değerlendirmemiz lazım. Renault hariç. Günün sürprizi Renault. Renault, özellikle sert lastiklerde Hamilton’dan sadece 0,25 saniye yavaştı. Bu lastiklerle pistin en hızlı ikinci arabasıydı. Yere basma konusunda mucizevi bir adım atmış olmaları imkansız olduğuna göre sonucu süspansiyonlara ve hava koşullarına bağlı tek günlük bir sonuç olarak görüyorum.

Bu hafta sonunun ev sahibi Haas Racing. Eski Lotus Livery’sine benzeyen sarı-siyah ile sahne alacaklar. Bu renklere Lotus’tan dolayı sempatim var.

Onun dışında her şey beklentilerimiz doğrultusunda gelişti.

Tek turda Hamilton, Leclerc ve Verstappen’in 0,3 saniye önündeydi. Ancak Hamilton’ın bu derecesi aldatıcı. Çünkü Hamilton Williams’dan hava koridoru desteği alarak bu dereceyi elde etti. Almış olduğu desteğin değeri yaklaşık olarak 0,3 saniye civarında. Yani Leclerc ile Hamilton benzer bir derece yaptı dememiz çok yanlış olmaz.

Fakat Ferrari, sıralamalardaki sırrı olan 50 beygiri kullandığında önde olacaktır. Yani tek turda Ferrari’yi favori görmeye devam ediyorum.

Yarış simülasyonlarında dikkati çok dikkat çeken bir durum vardı. Geçmiş haftalarda, Ferrari’nin Pirelli’nin en yumuşak lastikleri olan C5 ve C4 lastikleri artık iyi çalıştırdığını belirtmiştim. Bu iki lastiğin veya sadece C4 lastiklerin sunulacağı hafta sonlarında Ferrari’nin iddialı bir performans ortaya koyacağından bahsetmiştik. Öyle de olmuştu. Ferrari C4 lastiklerle, son yarışlarda hem tek turda, hem de yarış simülasyonlarında Mercedes’in önünde yer alıyordu. Yarış simülasyonlarında bu fark genellikle 0,1 saniye gibi bir farkla Ferrari lehine oluyordu.

ABD’de farklı bir durum var. Mercedes, ABD’de sunulan en yumuşak lastik olan C4 ile de en hızlı takım. O nedenle Ferrari taraftarlarının yarışta endişe etmesini haklı ve yerinde buluyorum. Ferrari’nin alışılmışın dışında yavaş kalmasının iki tane makul nedeni var:

İlk neden hava ve pist sıcaklıklarının aşırı derecede düşük olmasıydı. Dün maksimum hava sıcaklığı 16, pist sıcaklığı ise 25 derece seviyesindeydi. Bu değerler, Ferrari’nin sevdiği 30-35 derece pist sıcaklıklarının altında. Ferrari lastiklerini ideal sıcaklığa çıkaramıyor, bu nedenle de yolu tutmakta zorluk yaşıyor. Hafta sonunun bu şekilde gelişebileceğini Twitter’daki kısa flood’umda da anlatmıştım. Yukarıda da bahsettiğim gibi, yanal yüklerin etkin olduğu pistlerde lastiklerin tamamını ısıtmak çok önemli. Düşük sıcaklıklar, Ferrari’nin lastikleri ısıtmasının önündeki engellerden.

İkinci neden ise pistin zemininin aşırı derecede dalgalı olması. Dalgalanma nedeniyle lastiğin zeminle ilişkisi sınırlıdır. O nedenle süspansiyon geometrisi çok önemlidir. Mekanik yol tutuşu iyi olan arabalar, temasın sınırlı olduğu bu tip zeminlerde daha çok fark yaratıyor. Ayrıca süspansiyonların aşırı sert ayarlanması gerekir. Mekanik yol tutuş, sezon başındaki testlerden beri Ferrari’nin aşil tendonu.

Red Bull, sert lastikle yarış simülasyonu yapmadığını için tam net değerlendirme yapmak zor. Çünkü yarışın temel lastiği sert lastikler olacak. Onun dışında hem orta hamurda, hem de yumuşak hamurda Mercedes’ten sonra ikinci sıradalar.

Takımların birbirlerine karşı zaman kazandıkları ve kaybettikleri bölümler de Twitter flood’larımız ile uyuşuyor.

Mercedes 1, 11 ve 19 numaralı virajlarda Red Bull’dan hızlı. Bunlar mekanik yol tutuş isteyen virajlar. Demek ki Mercedes’in süspansiyon sistemi Red Bull’dan daha iyi çalışıyor. Düzlüklerde de Mercedes, Red Bull’dan daha hızlı. Yani düşük motor modlarına rağmen Mercedes motoru Honda’dan üstün. Onun dışında orta hızlı ve hızlı virajlarda denge var. Demek ki aerodinamik yapı olarak benzer yere basma kuvveti üretiyorlar. Fakat burada da Mercedes’in Red Bull’dan biraz daha iyi değerlere sahip olduğunu lastik kullanımından anlıyoruz.

Lastik ömründe ilk turlar önemlidir. Lastiklerdeki aşınmanın bir bölümü, lastik takıldıktan sonraki ilk turlarda, lastik ısınana kadar gerçekleşir. İlk turlarda soğuk olan lastiklerin yol tutuşu azdır. Bu nedenle pist üzerinde daha çok kayarlar ve lastik ömürlerinin bir kısmını da orada bırakırlar. İşte Mercedes’in biraz daha yüksek yere basma ürettiğini de buradan anlıyoruz. Mercedes biraz daha yüksek yere basma ürettiği için lastikleri daha çabuk ısıtıyor, ilk turlarda daha az kayıyor. Bu nedenle de lastik ömürleri Red Bull’a göre biraz daha uzun.

Ez cümle, iki takımın yere basma değerleri yakın olduğu için orta hızlı virajlarda aynı derecede hızlılar. Ancak Mercedes belki bir “tık” daha fazla yere basma ürettiği ve süspansiyon geometrisi daha iyi olduğu için lastikleri daha uzun ömürlü. Yani uzun vadeli bir yarışta avantajları daha da artacaktır.

Mercedes-Ferrari kıyaslaması da beklendiği gibi sonuçlanıyor. Ferrari düzlüklerde inanılmaz bir fark atıyor. Bu haftalardır işaret edilen motor gücünün teyidi. Hızlı virajlarda da Ferrari çok az daha hızlı. Ancak orta hızlı ve hızlı virajların mutlak galibi Mercedes. Mercedes sadece son sektörde Ferrari’den 0,6 saniye çalıyor. Sanki Barcelona’nın son sektörünü seyrediyor gibiyiz. Orada da Mercedes sadece son sektörde 0,6 saniye çalmıştı. Ancak ABD’deki durumun sorumlusu biraz da dalgalı zemin ve soğuk hava. Yani bu iki kombinasyon Ferrari’yi olduğundan kötü gösteriyor. Bu koşullarda Ferrari, yarış için üçüncü güç. Ancak hava sıcaklıkları biraz artarsa, onlar da kanat açılarını biraz daha dikleştirirlerse fark biraz kapanır. Elbette o zaman da düzlüklerde bu kadar hızlı olamazlar. Dediğim gibi, bu pistte temel amaç düzlükler ile virajlar arasında bir denge kurma mücadelesi. Bakalım Ferrari bugün üçüncü antrenmanlarda o dengeyi kurmuş gibi görünecek mi?

Büyük bir pilot için mutlu bitecek bir sezon çok yakın görünüyor. Mercedes ve Hamilton favori diyebiliriz. Hamilton rekorlar kitabına girmek için çok önemli bir adımı bu hafta sonu atabilir.

Sonuç olarak şimdilik her şey beklendiği gibi. Mercedes en güçlü, Red Bull ikinci güçlü, Ferrari üçüncü sıradaki takım gibi bir görüntü var. Eğer hava sıcaklıklarında 4-5 derecelik bir artış olmazsa, güç dengelerini bu şekilde düşünebiliriz. Fakat özellikle dün gece yapılmış olan ayar değişiklikleriyle, arkadaki takımlar ön tarafa biraz daha yakın olabilirler. Bekleyip görelim.

Son olarak, bu verilere dayanarak Hamilton’ın burada altıncı şampiyonluğunu kutlayacağını söyleyebiliriz. Mekanik bir sorun yaşamazsa.

İyi seyirler,

Fırat KESKİN

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]