16 haftalık hasret sona erdi, F1 sevdalıları pazar gününe aylardır beklediği yarışla başladı. Şubat testleriyle beraber hasret bir nebze dinse de asıl heyecan yarış hafta sonu gelene dek herkes için artarak devam etti, etmiştir bence. 🙂

Kış testlerinden ilk yarışın sonuna dek yaşananları sizler için derledim, keyifli okumalar dilerim. 🙂

Kış testleri: Sezona dair ipucu

Kış testlerini canlı olarak takip ettim. Öncelikle istatistiki bilgilerden bahsedip, kendi çıkarımlarımı paylaşmak istiyorum.

Williams: 2018’de 819 tur atan takım 2019 sezonuna kötü başlangıç yaptı. İlk test günlerine aracı yetiştiremeyen takım 2019 testlerinde yalnızca 567 tur atabildi. 2018 sezonunda en hızlı turu 1.19.189 iken bu dereceyi 2019’da 1.18.130’a çektiler.

Toro Rosso: 2018’deki 822 turunu 2019 testlerinde 935’e çıkardı İtalya merkezli takım. 2018’de 1.18.363’lük derecesini 1.16.882’ye dek geliştirdiler.

Alfa Romeo Sauber: Takım 2018’de 786 tur atmıştı, 2019’da ise daha dayanıklı gözüktüler ve 922 tur atmayı başardılar. Derecelerini ise 1.19.118’den 1.17.239’a çektiler.

Racing Point: Geçen sezonun ortasında Stroll ailesi tarafından borçlarının ödenmesiyle satın alınan takım 2018’e göre daha dayanıksız göründü. 711 turu 625’e düştü bu sezonki testlerde. 1.18.967’lik derece ise 1.17.556 olarak gelişti.

McLaren: Turbo hibrit çağıyla beraber doğru dürüst kış testi yapamayan takım bu sezon daha iyimser bir tablo çizdi. 619 turu bu sene 874’e çıkardılar. En iyi turları ise 1.17.784’ten 1.16.913’e çektiler.

Haas: 2018’de hızlı ama dayanıksız olan takım bu sene biraz daha toparlanmış gibi kağıt üzerinde. 694 tur 871’e çıkmış, en iyi turları ise 1.18.360’dan 1.17.076’ya gelişmiş durumda.

Renault: 2018’de 815 tur atan takım bu testlerde 961 turu geride bıraktı. 1.18.092 olan en iyi turları ise 1.16.843’e dek geliştirdiler.

Red Bull: Honda motoruyla beraber yeni bir sayfa açan takım testlerde de iyimser havayı devam ettirdi. 783 tur atmışlardı 2018 testlerinde, bu sene ise 833 tur attılar. En iyi turlarını 1.18.047’den 1.17.091’e çektiler.

Ferrari: Horner’ın değimiyle ‘kış testlerinde her sene şampiyon olan’ takım bu sene de dayanıklı ve hızlı gözüktü. 2018’de 929 tur atan takım bu sene 997 tur ile rakiplere gözdağı verdi. 1.17.182’lik derecelerini ise 1.16.221’e çektiler ve bu sezonki en hızlı kış testi turunu attılar.

Mercedes: Test canavarı takım bu sene de 1000 turu geçti. Geçen sene 1040 tur atmışlardı, bu sene 1190 turla en çok tur atan ünvanının da sahibi oldular. 1.18.400’lük derecelerini ise 1.16.224’e dek çektiler.

İşin istatistik kısmı bu şekildeydi. Futbolda, Danimarkalı bir teknik direktörün unutamadığım bir cümlesi vardı: ‘İstatistik mini eteğe benzer; çok şey gösterir, ama asıl görünmesi gerekeni göstermez.’ Bu söz çoğu zaman doğru çıkıyor sevgili dostlar. 🙂 Nitekim bu test sezonunda yaptığımız güç tahminleri Avustralya GP’de tutmadı.

Ne bekliyorduk, ne gördük?

Testlerin ardından Ferrari çok hızlı ve de dayanıklı gözüktü. Kırmızılı takımda Mattia Binotto’nun görevi Arrivabene’den devir almasıyla beklentiler yükseldi. Testlerin en hızlı takımı, tek turda rakipsiz gözüküyordu. Uzun turlarda lastik aşınması problemini farketmiştim. Stintlerde takım çabucak bitiriyordu lastikleri. Yüksek yere basma gücü aracı daha dengeli yapıyordu fakat lastikleri tüketiyordu. Aşılabilir bir problem gibi gözüküyordu dışarıdan. Ferrari’nin pole pozisyonu almasını bekliyorduk fakat ilk iki sırayı Mercedes’lere kaptırdıklarını gördük. Vettel ile Leclerc’in savaşmasını -en azından ben- bekliyorduk, daha ilk yarışta Leclerc’e ‘Vettel’e atak yapma’ emrinin geldiğini gördük…

Mercedes takımı ilk test haftasında paniklese de ikinci hafta bambaşka bir araçla geldi desek yanlış olmaz. Takım çok dayanıklı ve de uzun turlarda çok istikrarlıydı. Çoğu zaman verdikleri demeçlerle ‘Ferrari bizden daha iyi’, ‘Onları yakalamalıyız’ diyerek blöf yaptılar. Biz dahi buna inandık. Mercedes takımının yarışta hızlı olmasını bekliyorduk fakat Ferrari’nin bu kadar yavaş olacağını kimse tahmin etmiyordu; Mercedes bile… Bottas’ı daha iyi görmeyi bekliyorduk, Hamilton’a 25 sn fark atmasını beklemiyorduk. 🙂

Red Bull’un yeni motor tedarikçisi, McLaren’in canına tak eden Honda 2018’den sonra yine bir atılım yaptı. Testlerde hem Red Bull hem de Toro Rosso gayet dayanıklı ve de hızlıydılar. Hatta Helmut Marko rakiplerinin Mercedes olmadığını, zirve için Ferrari’yle savaşacaklarını söyledi. 🙂 Tabii ki Marko’nun abartılı açıklamalarına sadece Red Bull taraftarı inandı, belki de onlar bile inanmadı. 🙂

Red Bull’un en hızlı 3. araç olmasını bekliyorduk. İlk iki takımdan biraz yavaş fakat arka gruptan oldukça hızlı olduğunu düşünüyordum. Fakat ilk yarışta Verstappen, Vettel’i pist üstünde geçerek Ferrari’leri yendi, Honda’ya seneler sonra ilk podyumunu getirdi.

Renault testlerde hızlıydı, orta grubun lideri olabilir diyordum, Q3’e kalamadı takım. Lider Haas gibi gözüktü. En azından ilk yarış için.

Testlerin dayanıksız takımı Haas iyi bir yarış çıkarttı, Grosjean yolda kalmasa iki pilotla da puan alabilirlerdi.

-McLaren sezona umutla başlamıştı. Carlos Sainz motor problemiyle yolda kaldı. Sainz sabah Alonso’yla görüşmüş olabilir mi? 🙂 Norris ise McLaren kariyerine hızlı başlangıç yaptı. 3. bölüme taşıdı takımını hatta Kimi’yi ve Sergio Perez’i geçti. 🙂 Yine de takım yarışta yavaş kaldı ve puansız ayrıldı Avustralya’dan.

-Racing Point’i en hızlı 7. hatta 8. takım olarak bekliyorduk. Testlerde sönük kaldılar, dayanıksızdılar. Fakat Checo son bölüme kalmayı başardı, yarışta ise Lance Stroll, babasının takımına 9. olarak puanları kazandırdı. 🙂

Alfa Romeo Sauber takımı testlerde çok hızlıydı. Haas-Alfa-Renault-McLaren 4’lüsünün en hızlısı veya 2. sırasındaki takım olarak düşünüyorduk. Raikkonen tecrübesiyle son bölüme kalmayı başardı. Yarışta da 8. olarak takımına puanlar getirdi. 

-Toro Rosso’nun yavaş olmasını bekliyorduk. Haas-Alfa-Renault-McLaren 4’lüsünün hemen ardında olacağını düşünüyordum. Biraz öyle oldu denebilir fakat ilerleyen zamanlarda bu gruba katılacaklardır. Kyvat 10. olarak takımına tek puanı getirmeyi başardı.

-Gelelim Williams’a. Başarısız geçen testlerin ardından yeri tahmin edilen tek takım Williams idi. Tahminler doğru çıktı. 🙂 Williams, sıralama turlarında son sırada kaldı. Kubica’nın zayıf performansı kafalarda soru işaretlerine sebep oldu. Acaba elindeki problem sürüşüne engel mi oluyordu? Bence evet. Sıralamaları izleyen arkadaşlar görmüştür; Kubica direksiyonu istediği derecede ve çeviklikte çeviremiyor. Duvara sürtmesinin yegane sebebi bence elindeki problem. Testlerde de spin attığı bir video görmüştüm. Kontrayı veremiyor, eli müsaade etmiyor ve çok basit bir spin atıyordu…  Takım için ilk yarış test gibi geçti.

Formula 1’in her şeyi: Charlie Whiting

Testlerin ardından yarışı beklemek çoğu yarış-sever için çok sıkıcı bir o kadar da heyecanlı bir bekleyişken, tam da yarış haftasında tüm motor sporları camiasını yasa boğan bir gelişme yaşandı. Formula 1’in yarış direktörü; kural yazıcısı, kural denetleyicisi, start sorumlusu daha aklıma gelmeyen bir çok görevi üstlenen yetkilisi Charlie Whiting perşembe sabahı akciğer embolisi sebebiyle hayatını kaybetti. Sabah’ın 6’sında ne var ne yok diye Twitter’a girmişken bu haberi görmek beni ve diğer F1 severleri derinden üzdü. Bu ansızın gelen ayrılıkla aklıma direkt olarak Bianchi geldi. Huzur içinde yatsınlar…

Pilotların dostu, her daim sakin, teknik detayların uzmanı, esprili, işine hakim ve de severek yapan bir insandı. Serhan Acar’ın ‘Charlie Whiting eğlence butonuna basıyor’ cümlesi de onunla beraber anılarımızda yaşayacak…

Acısıyla, tatlısıyla testlerden bu yana yaşananları sizlere aktarmaya çalıştım. İlerleyen günlerde yeni yazılarla görüşmek dileği ile…

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]