Lewis Hamilton ve Mercedes sezon bitmeden iki şampiyonluğu da garantilemeyi başardı ve gerekli gereksiz övgülerle dolu haftalar geçiriyoruz. Ancak belki de en önemli başarıya o kadar değinilmiyor.

İlk kez büyük şasi değişikliklerinden sonra sürücüler ve üreticiler şampiyonlukları önceki takım tarafından başarıyla devam ettirilebildi.

James Allen, Mercedes ve Hamilton’ın 2017 şampiyonluğunun önemi ve temellerini anlatıyor.

Yakın F1 tarihinde, bir takımın baskınlığını bitirmek için kural değişiklikleri yapıldığını görürsünüz. En akılda kalıcı olanı da Mercedes’in elde ettikleri oldu.

Ferrari’nin Jean Todt/Ross Brawn/Michael Schumacher dönemi, 2005’teki lastik kurallarıyla son bulmuş ve Renault’ya ve tedarikçisi Michelin’e yaramıştı.

Red Bull da V8 motorlu çağda egzoz beslemeli difüzörün ustası olmuştu, ancak hibrid turbo motorlar geldiğinde, egzoz beslemesinin iptali ile baskınlığını kaybetti.

2018’de sürücü kafa korumasını iyileştirmeyi hedefleyen ve çok tartışılan Halo’nun aerodinamistlere getireceği baskı dışında çok fazla şey değişmeyecek.

F1 2014’ten bu yana motorların baskın olduğu bir yerdi ve 2021’deki yeni kurallara kadar motor farklarının giderek kapanacağını da göreceğiz.

Ferrari bu yıl güçlü bir araca sahipti, ancak güç ünitesindeki dayanıklılık sorunları ve lider pilot Sebastian Vettel’in puanlara mal olan hatalarından dolayı şampiyon olmayı başaramadı.

Şu an İtalya’da cenaze yası tutuluyor ve Vettel’in sinirliliğine vurgu yapılıyor, özellikle de Singapur ve Meksika kalkışlarında olanlar ve Bakü’de güvenlik aracı arkasında kızarak Hamilton’un üstüne sürmesi konusunda.

Hamilton’ın bu yılki başarısında akıl oyunları da rol oynadı; Hamilton, F1’in Facebook sayfasına yüklenen Meksika’daki sürücüler toplantısında Vettel’e yüklenirken görülmüştü.

Hamilton ise 2016’da takım arkadaşı Nico Rosberg’in akıl oyunlarının kurbanı olmuştu ve sonunda ona karşı kaybetti.

Önümüzdeki sezon Hamilton ve Mercedes’i, aynı zamanda Red Bull’da Max Verstappen ve Daniel Ricciardo’yu yenmek için, şampiyon olabilmek için Ferrari ve Vettel’in en başından beri hazırlık, sıralama, yarış stratejisinde en iyi olmaları gerekecek.

Şimdiye kadar Vettel’in Ferrari’nin ihtiyaç duyduğu yeteneğe sahip olup olmadığı hakkında hiçbir söylem yapılmadı. Bu, önümüzdeki sezon takip edilecek en ilginç şeylerden birisi olacak.

Öte yandan, Mercedes patronu Toto Wolff geçen yıl Abu Dhabi’de şampiyonluğu Rosberg’e kaybettikten sonra Hamilton ile yaptıkları dönüm noktası toplantısından bahsetmişti. Takımı hızlanması emrini verirken, onun tek şansı ise yavaşlayarak Rosberg’i arkasındakilerin içine atmaktı.

Wolff’a göre, Hamilton’ın 2017 başarısının kökeni o ‘mutfak masası’ toplantısından geliyor.

“Geçen yıl Abu Dhabi’deki zorlu zamanlardan sonra mutfağımda uzun bir akşamımız oldu, bu süreçte yıllar içinde ortaya çıkan tüm kızgınlıkları ve sorunları attık.”

“İkimizin de birbirimize güvendiğimizi hissettim ve sonrasında ilişkimiz bir sonraki seviyeye geçti. Kış arasına girdi, sonra harika bir zihin yapısıyla geri geldi. Yıl içinde çok daha güçlü oldu.”

“Valtteri ile olan ilişki aynı zamanda önemli bir etmendi. Takım içinde harika bir ruha sahibiz. Bu da bütünü tamamlamak için en önemli parçaydı.”

“Onunla artık beş yıldır çalışıyorum ve onu hiç bu kadar yüksek seviyede çalışırken görmedim. Saf hızı dehşet verici. Lastikleri ve zaman zaman sürmesi kolay olmayan aracın yeteneklerini anlayabiliyor.”

“Daha önce hiç bu kadar istikrarlı bir performans seviyesi görmemiştim.”

25 Yorum

  1. Ferrari bu yıl güçlü bir araca sahipti, ancak güç ünitesindeki dayanıklılık sorunları ve lider pilot Sebastian Vettel’in puanlara mal olan hatalarından dolayı şampiyon olmayı başaramadı.

    Tek cümlelik ve yeterli özeti budur…

    Benim dışarıdan güldüğüm şeylerden birisi de şudur… O ‘mutfak masası’ felan hikaye…
    Mercedes’in kavuştuğu hal eğlenceliydi. 🙂
    Şöyle ki; Lewis’in paralel içeriklerde birçok (‘sarmıyor belli olmaz ayrılabilirim vs’) açıklaması ve yaşam marka duruşlarıyla (‘pop life + isyankar proto type + LaFerrari’) Mercedes Benz markası onu ilelebet başarılı bir yatırım olmaktan çıkarmıştı. Rosberg’in şampiyon olabilmesinin temel nedeni budur. Yani birini yükseltiyorsanız diğerini zaten aşağıya çekiyorsunuz demektir.
    Buna delil teşkil eden 2 temel şey var.
    1. Lewis’in öznel verilerini Nico ile paylaşmaları ve üzerine çalışmasını sağlamaları,
    2. Herhangi bir tercih hakkı olmadan Lewis’in ekibini Nico ile değiştirmeleri.
    Bunlara başka şeyleri de ekleyebiliriz fakat bunlar yeterlidir.
    Yani buradan Nico Rosberg boş adamdır, şampiyonluğu kendisi alamaz demek istemiyorum.
    Ancak realite ortada ki üzerine oynanarak öne çıkarıldı.
    Eh buna sebep olan da Daimler Mercedes-Benz gibi bir marka karşısında Lewis Hamilton diyelim.
    İşte komik olan şeyde bu üzerine oynadıkları Rosberg şampiyon olur olmaz hiç tahmin etmedikleri üzere bıraktı gitti onları. 😀
    Birileri Ohh iyi oldu demiş gibi ellerinde yine bir tek Lewis Hamilton kaldığını ve sarılmaları gerektiğini gördüler. Bu güzel bir iç yıkılıştır. 🙂

    Bak bunu Scuderia Ferrari de benzer yönde, McLaren da farklı bir yönde yaşadı ha. 🙂

  2. Bu sezonun 3 kırılım noktası vardı.

    1.si ve en önemlisi Azerbaycan.
    Vettel burada bir çuval inciri bok ederek mental anlamda güçsüz olduğunu resmen belgeledi. Hamilton da burada kanın kokusunu almış oldu ve sonrasında yarış içinde ve dışında Vettel’e oynamaya başladı. O ana kadar medya ve kamuoyunun tam desteğini alan Vettel bir anda bütün algıları tersine çevirdi. Hiç iyi yapmadı. Belki de “haklı şekilde” diskalifiye edilseydi, şampiyonanın gidişatı için daha iyi olacaktı.

    2.si ve pek hissedilmeyeni Belçika
    Sebastian ve Lewis arasındaki mücadelenin yarışın başından sonuna kadar bu kadar yakın olduğu tek yarış olabilir Spa. Hamilton biraz motor modu şansı, biraz da müthiş becerisi ile Vettel’in yakaladığı 2 geçme şansını da bertaraf etti. Eğer bu yarışta Vettel pist üzerinde geçebilseydi Hamilton’u savaşın kızışacağı yarışlarda çok daha özgüvenli bir Seb izleyeceğimiz kesindi. Olmadı.

    3.sü ve en büyük darbe vuranı Singapur
    Normal şartlarda kazanılacak ve yine normal şartlarda podyum dışında bitirecek Hamilton’a en büyük darbenin vurulacağı yarıştaki facia, şampiyonanın geri dönülmez noktaya girmesine ve sonuçlanmasına yol açtı. Bu yarış Malezya ve Japonya’daki dayanıklılık sorunlarına rağmen Vettelin Abu Dhabi’ye avantajla gelmesine sebep olabilirdi, olmadı..

    • “Belki de “haklı şekilde” diskalifiye edilseydi, şampiyonanın gidişatı için daha iyi olacaktı.”

      Bu kısım bence çok önemli. Bazen o anın şartlarında (politika) birşey yaparsın ve doğru, başarı gibi görünür lakin zaman aktıkça oluşan sahne pişman ettirir.
      Ancak sıkıntı şudur ki risk faktörü kuvvetlidir kuvvetliydi bence… sonuçlarını yine kontrol edemeyebilirsin. Kim garanti edebilirdi ki müdahil olmadığında konuşmalar çeşitlenip dursun ve disq. o yarış itibariyle kalsın. Mesela o ana kadar toplanmış puanların silinmeyeceğini garanti edebilirmisin.
      Fakat seçenekler içerisinden alınan neticenin olumlu sonuç doğurmadığını biliyor olmamız yeterlidir.

      Yorumun diğer kısımları da güzel ha. İşte Fettelciler bazı şeyleri itiraf edemiyorlar kendilerine.
      Özetle;
      1. de; Rezil oldu.
      Savaşı kaybetti.
      2. de; Pist üzerinde dalga, madara konusu oldu.
      Rakibinin geçtiği dalga ile üstünlüğüne yol verdi.

      3. de; Yuh çektirdi.
      Geri dönülemez, telafi edilemez kayıplara yol açtı.

      • +1, ben Vettel’i destekler şeyler söylüyordum ama 1 olur,2 olur, 3 olur(Aslında olmaz) 4, 5 ,6….. Geldiği günden bu yana benzer hataları, aksilikleri durdum düşündüm, ortada ciddi bir sorun olduğu açık. Zaten oturup analiz eden kişi buna kesinlikle katılır. Rezil olması..

        Aslında şampiyon olacak yeteneği var, hatta yetenek olarak Hamiltondan daha iyi olduğunu düşünüyordum, fakat son zamanlarda yaptıkları ciddi şaşırtıyor beni, anlamsız ilk viraj kazaları, hala içten atak yemesi, anlamsız agresiflikler vb. Bunlar madara dalga, madara konusu oluyor.

        Birde gereksiz yere takımın baskısını dahi üstüne almaya çalışıyor, akabinde çuvallıyor. Baskı konusunda biraz Ferrari’nin de suçu var. Pilotu rahatlatacak şekilde basın önünde baskıyı almıyorlar. Mesela Singapur’a kadar bütün baskıyı Vettel üstlenmeye çalışıyor. Bir örnek daha verebilirsem, 2016 yılında da benzer sıkıntılar olmuştur, Arrivabene’nin gereksiz açıklamaları misal. Hatırlarsanız takım yöneticileri Alonso’yu çok savunup, baskısını üzerinden almaya yönelik hareketler yaparladı, geldiğimiz noktada bu yok. Ama onun hala pist içinde kendi karakteri itibariyle yönetemediği şeyler var. Bu da telafi edilemez kayıplara sebebiyet veriyor, neyse..

        Bunun dışında, Lauda diyor ya, bu şampiyonluk bize Hamilton’un verdiği hediyedir diye, aslında Vettel’in çok bariz hediyesi. Burada pilotun hataları çok bariz, ancak Ferrari’yi suçlayacaksam, düşününce bu mekanik sorunlar değil, baskı konusu olur.

        • Geçenlerde Ferrari’deki dinamiklerin Red Bull’dan da, Mercedes’ten de farklı olduğunu birinci pilota binen baskının diğerlerine göre çok daha fazla olduğunu yazmıştım.
          Garip bir şekilde (perde arkasında lobi çalışmaları yaptıklarına şüphe yok) Vettel’i medya ve f1 kamuoyunun önüne bırakıyorlar. Bunu geçtiğimiz yıl Meksika’da fazlasıyla hissettik. Vettel’i “fuck off Charlie” çılgınlığına iten bir nebze de olsa yeterli destek alamaması olabilir mi? Orada bile podyumdan inmek zorunda kalmıştı.
          İstatistikler mini etek gibidir, çok şey gösterir ama asıl göstermesi gereken şeyi göstermez demiş Alex Ferguson. Doğrudur kabul ama Vettel 2010 Spa’dan, 2015 Meksika’ya kadar kaza ile yarış dışı kalmamış bir pilot(tu). (Rekor)
          Red Bull döneminde kaç start kazasını hatırlıyorsunuz? Ne oldu da bu adama 2016 Çin’den 2017 Meksika’ya kadar 7-8 tane start teması yaşadı! Bunda Red Bull’un sağlıklı pilot mentalitesi sağlayan ortamının etkisi vardı muhakkak. Ferrari’de ise muhtemelen tam tersi baskı pompalayan bir iç ortam karşıladı Seb’i. 2015’teki geçiş senesinden sonra 2016’daki hayal kırıklıkları ve başarısızlıklar gitgide yaklaşımını değiştirdi. Şimdi ise Red Bull yıllarında sağlam mental yapısı olduğunu düşündüğümüz Vettel’in mental anlamda en zayıf şampiyon olduğunu gördük.
          Bütün bunları sadece Vetteli savunmak amaçlı, ya da Ferrarideki yapıyı eleştirmek anlamında söylemiyorum. Sonuç olarak güçlü olmak, dış etkenlerden zarar görmemek pilotun elindedir. Vettel bu sene başaramadı. Ama aşağıdaki dediklerine kesinlikle katılıyorum Çağrı.

          Birde gereksiz yere takımın baskısını dahi üstüne almaya çalışıyor, akabinde çuvallıyor. Baskı konusunda biraz Ferrari’nin de suçu var. Pilotu rahatlatacak şekilde basın önünde baskıyı almıyorlar.

          • Sonuç olarak güçlü olmak, dış etkenlerden zarar görmemek pilotun elindedir.

            Bunu kontrol etmek Ferrari gibi bir takımdada zor. O da bunu aksi yönde iyice üstlenmeye çalıştığında patlak veriyor. Vettel-Ferrari uyuşmazlığı bu noktada, çünkü patron onun maranelloda gereğinden fazla işlere karıştığından yani üstlenme içgüdüsüyle hareket ettiğinden dem vurmuştu. Ama takım burda birazda pilota destek olmak adına adımlar atmalı. Sadece yaptıkları galibiyetten sonra konuşmak, övmek vesaire.. Bu kafayla zorda işte..

            Ferrari adına, yönetimsel anlamda agresiflik olduğunu pitte ki hareketlere bakarak da anlayabilirsiniz. Başarı anında agresif bir şekilde hareket ettiklerinde ki buradaki en önemli nokta, içindeki sıkıntıyı veya sinirsel bir etkileşimin açığa çıktığını gösteriyor. Aynı şekilde pite baktığınızda veya açıklamalara baktığınızda, yönetimsel anlamda kelle kurtarma agresifliğide görülmüyor değil. Bütün bunların altında başarının gelmesi biraz zor. Ha gelirse domino anında olur. Bu sene şampiyon olsak, ciddi anlamda Ferrari büyük bir savaştan galib çıkmış olurdu. Adamlar en küçük savaşı bile agresifleştirme yeteneklerine sahipler. Mesela Toto veya Horner’a bak, veya zak-boi’ye bak, şeker gibi adamlar. Birde Haas patronuna bak, pilotlarına bak 🙂 artı baba bizim takımın pitine bak, patronundan tut %70’i agresif kesim 🙂 Ama bunun olması artık çok zor. Çünkü yönetimsel olarak doğru kişiler takımı yönetmiyor. Bence Ferrariden bi bk olmaz diyenler bunları görüp tartanlardır. Yoksa Ferraride şampiyon olur veya domine eder, olur yani.

            • Vettel’in üzerindeki ekstra baskı ‘yeni Schumi‘ güzellemesinin altında kalmasıdır. Senin bahsettiğin ‘gereksiz yere takımın baskısını üzerine almaya çalışması’ da bundandır. Japonya’da buji sebebiyle yarış dışı kaldıktan sonra tüm garajı gezip herkesle ‘salakça’ kucaklaşması da bundandır.
              İtalyanlar Türklere en çok benzeyen Avrupalı halk. Bizim iş yaptığımız İtalyanlarla diyaloglarımız da bu çerçevede ilerliyor. Adamlar sabırsızlar, orantısız sevip, orantısız gömebiliyorlar. Genel Türk Sporunu düşünürsek zamanında gereksiz göklere çıkardığımız adamları, çok geçmeden yine gereksizce yerin dibine sokabiliyoruz. (Örn.Arda Turan)
              İtalyanlar da böyle. Fatih Terim zamanında Fiorentina’dan Milan’a geldiğinde (ki Milan futbol kulübü ile Ferrari yapısı ilginç derecede benzer) omuzlarda karşılanıp, kısa bir süre sonra Ancelotti ve Berlusconi lobisiyle s.ktir edilmişti.
              Kazandığında Grande Vettel, kaybettiğinde Spregevole*
              Bunu sadece medya yapsa iyi. Marchionne de yapıyor.
              Raikkonen konusu da benzer, anlaşman olan pilotun hemen değerlendirebileceğin bir alternatifi yoksa motivasyonunu üst düzey tutman şart. Baskı ile performans alacağını sanan yönetim şekli çok geçmişte kaldı. Madem daha ikinci yarışta kalkıp balyoz gibi eleştireceksin pilotunu (Çin 2017) ondan medet umma, git başkasına ver koltuğu. Nerden bakarsan bak monarşi rejimi..
              Yani demem o ki, Vettel’in hatalarının yenilir yutulur yanı yok ancak 3 yıllık daha anlaşma imzalayan Ferrari’nin de pilotu için uygun bir mental ortam yaratması şart. Wolff’ün geçenlerde bir demeci vardı. Hamilton Mclaren’de rahat değildi, kısıtlanıyordu. Ondan max verim alabilmek için onu serbest bıraktık ve performansı uçtu demişti. Red Bull’un rehabilite etkisi yaratan ve pilotlarını sahiplenen tarzını zaten biliyoruz. Ferrari’den bir Red Bull performansı beklemiyoruz ama en azından bir omuz verebilirler pilotlarına.

          • Ferrari’nin 1. pilotu üstünde baskı olur, ama kimsede olmayan destek de olur. Diskalifiyelik şeyden bile 10sn ile kurtulabiliyorsun mesela, küçük şeylerde ceza verilmiyor vs.

            Baskıyı kaldırıp kaldıramayacağı ayrı konu.

            Düşünüyorum da, Vettel, Hamilton vs MSC seviyesinden ne kadar da uzaktalar… Alonso çok daha yakın. Ne de olsa MSC’nin de beğenmedik tonla yönü vardı.

            • ama kimsede olmayan destek de olur.

              Buna emin misin?

              Mevzubahis Red Bull ve Mercedes pilotlarından daha mı destekli mesela?
              Aynı durumda Lewis de olsa diskalifiye almazdı. Bu sene Grosjean ve Hulkenberg blokajlarından ufacık da olsa bir ceza aldı mı? Verstappen’den bahsetmiyorum bile..

              • Fazlasıyla eminim, görüyoruz. Elbette şampiyonluk mücadelesi içinde bulunan pilotlara dokunmaya korkuyorlar, Hamilton’ın da ceza almadığı tonla şey oldu.

                Ama 2016 Meksika’da Vettel şampiyonluk savaşında değildi ve hakeme küfretmekten kuru özürle kurtuldu. Cezası fena geliyordu.

                Şimdi düşündüm de, hakeme küfür, rakibe kafa… Ben Vettel’i daha sakin, efendi adam olarak görüyor seviyordum 🙂

                • Adam vizörü çekince tam bir kırık oluyor. 😀 Normal yaşamı çok daha sakin.
                  Ancak hatırlarsan Meksika 2016’da ceza almaması gereken Ricciardo savunması yüzünden podyumdan olmuştu ve üzerine kınama aldı. Yani o küfür olayını dolaylı olarak cezalandırdı zaten Fia. Ben küfür etmesini çok da önemsemiyorum. Ancak Baküdeki olay çok daha majördü. Tartışmasız şekilde o yarıştan diskalifiye edilmeliydi. (Yarış içerisinde çakıp, Lewisin güvenliğine kast etseydi çok daha ağır olabilirdi) Ancak dediğim gibi aynı durumda Verstappen ve Lewis de olsaydı, ceza almazdı. Onlardan çok farklı bir pozitif ayrımcılık yapıldığını düşünmüyorum.

  3. Hamilton’ın bu yılki başarısında akıl oyunları da rol oynadı; Hamilton, F1’in Facebook sayfasına yüklenen Meksika’daki sürücüler toplantısında Vettel’e yüklenirken görülmüştü.

    O kadar akıl oyunu yaptıki, hepsiyle Vettel ts.k geçti 🙂 True, yapılan toplantılarda ağzından eksik etmedi Vettel’i. Ama Vettel onu överek ne kadar beyefendi olduğunu kanıtladı. (Vettelcilerin avuntusu), ya şampiyonluk ? El sallıyoruz 🙂

    Hamiltonun akıl oyunlarına şahit olalım. Vettel’e karşı agresif tutum sergileyen Hamilton, bayram değil seyran değil büyük bir funnylikle damlıyor. Bunu hiç unutmam. Ve buradan sonra yarışta bir şey olacağını %99 hissettim.

    https://youtu.be/-LY15fvv3Fk?t=53s

    ve https://youtu.be/tPr5khO86Eg?t=2m38s

    https://youtu.be/tPr5khO86Eg?t=3m10s 😛

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]