2017 hakkında merak ettiğimiz 10 şey

18

2017 araçlarının tanıtılmasına ve kış testlerinin başlamasına sayılı günler kala heyecan giderek artıyor. Biz de sizler için 2017 sezonu hakkında merak edilen 10 konuyu listeledik.

Araçlar ne kadar hızlanacak?

2017 yılında teknik kurallarda değişime gidildi. Bu değişimin etkileri sonucunda lastikler ve kanatlar genişliyor, daha uzun bargeboardlar (Aracın yanında bulunan geniş hava yönlendirme kanatları) ve daha büyük difüzörler mühendislere çalışabilmek için daha fazla alan yaratıyor. Bu değişiklikler ile birlikte araçların tur başına 5 saniyeye kadar hızlanması bekleniyor.

Bargeboard

Ayrıca daha hızlı araçlar domino etkisi yaratıp bazı değişiklikleri de beraberinde getiriyor. Araçların üreteceği daha yüksek yere basma kuvveti ile virajlarda çok daha hızlı gitmesi ve hatta Eau Rouge gibi bazı virajların düzlükmüşçesine geçilmesi öngörülüyor. Bu yüksek hızların getirebileceği tehlikeleri önleyebilmek adına FIA bütün pistleri yeni araçlar için revize ediyor.

Hızlanan araçlar ve daha hızlı dönülen virajlar pilotların maruz kaldığı G kuvvetini de büyük derecede arttıracak. Son zamanlarda Verstappen gibi çok genç yaşta Formula 1’de yarışan pilotların bulunması araçların sürüşünün kolay olduğu görüşünü ortaya çıkarmıştı ancak 2017 araçlarıyla birlikte bu durum ortadan kalkacak gibi görünüyor. Özellikle Formula 3’ten bu sene Formula 1’e çıkan 18 yaşındaki Stroll’un performansı merak konusu olacak.

Daha hızlı araçlar daha güzel yarışlar anlamına gelir mi?

Yeni kuralların geçişleri zorlaştıracağı yönünde sesler her geçen gün artıyor. Tartışılan konu ise artan yere basma kuvvetinin arkadaki araç için öndeki aracı takip etmeyi bir hayli zorlaştıracağı ve bunun da rekabeti azaltacağı.

Bu görüşe katılan Hamilton: “Araçlara daha fazla aerodinami koymak hakkında konuşuyorlar ancak bence bu oldukça yanlış. Bu tartışmalar sadece neyi çözmeye çalıştıklarını bilmediklerini gösteriyor.”

Peki bu gerçekten kötü sonuçlar doğuracak mı? Bir diğer görüş ise yüksek yere basma kuvveti sayesinde bazı virajların ortadan kalkacağı ve bunun daha uzun düzlükler yaratacağı. Daha uzun düzlükler sayesinden ise arkadaki araç öndeki aracın yarattığı hava koridorundan daha fazla yararlanıp rakibine kolaylıkla yaklaşabilecek.

Pistlerin çoğunun yapısının farklı olması tartışılan bu iki görüşünde farklı pistlerde işe yaramasına neden olabilir. Sezonu genel olarak değerlendirmektense yarıştan yarışa değerlendirmek daha mantıklı görünüyor.

Pirelli’nin 2017 lastikleri işin üstesinden gelebilecek mi?

6 yıldır Formula 1 için lastik üreten Pirelli kendisinden istendiği gibi kısa ömürlü, çok çabuk aşınan, zirve performansı sadece 2-3 tur süren lastikler üretti. Lastiklerin bu şekilde istenmesinin nedeni ise pilotlar arasında lastik farkı oluşturup yarış içerisinde daha fazla geçiş izletebilmek ki bence bu tamamen yanlış. Birbirine rakip olan iki sürücüden biri daha yeni lastiklere sahip olduğu sürece diğerini tur bindirirmişçesine geçiyorsa burada ne pilotaj farkı vardır, ne de Formula 1’in ruhunda olan mücadele vardır. Gel gelelim 2017 lastikleri bu şekilde istenmiyor. Pirelli bu sefer aşınması çok daha az ve uzun ömürlü lastikler üretecek.

Geçtiğimiz yıllarda Pirelli zaman zaman bazı hafta sonları ciddi sorun yaşamıştı. Silverstone 2013 ve Spa 2015’te patlayan lastikler büyük olay olmuş ve hatta 2013 Silverstone’da lider giderken patlayan lastik Hamilton’un muhtemel galibiyetini elinden almıştı. Geride bıraktığımız sezonda da bazı sorunlar çıkmış ve Pirelli lastik basınçlarını değiştirmek zorunda kalmıştı. Peki 2017’de bizi ne bekliyor? Daha geniş, büyük ve uzun ömürlü lastikler görmek istediğimiz mücadeleyi bize yaşatabilecek mi? Bekleyip görelim ne kaldı şunun şurasında!

Mercedes baskınlığı sürecek mi?

2014’teki devrimsel kural değişiklerinin ardından atmosferik V8 motorlar yerine V6 turbo motorlara geçilmişti. Bu motorların kullanıldığı üç sezonda da Mercedes’in inanılmaz üstünlüğü bulunuyor. Son üç sezonda koşulan 59 yarışın 51’ini kazanan Mercedes aynı zamanda 3 markalar şampiyonluğu 3 de pilotlar şampiyonluğu kazandı.

Peki ortada bu kadar mükemmel bir tablo varken Mercedes’i tahtından edebilecek ne olabilir?; Ayrılıklar! Takımın son dünya şampiyonu Rosberg emekli oldu ve yerine her ne kadar kendini kanıtlamış olsa da henüz yarış kazanamamış Bottas getirildi. Evet, Bottas ‘yeterince’ hızlı ve istikrarlı bir pilot ancak Hamilton’u Rosberg gibi zorlayabilir mi? İki pilotun birbirleriyle mücadelesi, birbirlerini sürekli limitlerde sürmeye zorlamaları hem pilotları hem de takımı oldukça ileriye taşıyor.

Bir diğer ayrılık ise teknik şef Paddy Lowe’un Williams’a geçişi. Peki Paddy Lowe’un Mercedes’in katkısındaki payı neydi? Bu her ne kadar resmi ve kesin bir haber olmasa da Mercedes’in süspansiyon sistemi sayesinde oldukça fazla zaman kazandığı tartışılıyor. Hatta bu sistemin yasallığı tartışılmış ve FIA tarafından bazı kısıtlamalar getirilmişti. Kurallardaki açığı değerlendirip aracı bu süspansiyon sistemi üzerine inşa ettiği düşünülen Paddy Lowe’un etkisi işte bu kadar büyüktü.

Tabiki Mercedes harika bir motor, ERS sistemi uyumuna ve harika bir araca sahipken 2017’de orta sıralarda turlamaya başlamaz, ancak kim bilir belki de diğer deha Adrian Newey kurallarda bulduğu açıkla Red Bull’u tekrar zirveye taşır!

Bottas ikinci bir Kovalainen vakası mı, yoksa Rosberg’ten bile iyi mi?

Hamilton’un geçtiğimiz sezon Rosberg’e yenilmesi muhtemelen 12 ay önce kimsenin söyleyemeyeceği, tahmin edemeyeceği bir şeydi. Baskınlığın ilk senesinde Rosberg’i zor da olsa yenmeyi başaran Hamilton 2015’te ise Rosberg’i darma duman etmişti, ancak Hamilton 2016’da kendi elinde olmadan yaşadığı puan kayıpları nedeniyle Rosberg’i durduramadı ve şampiyonluğu kaybetti.

Peki Rosberg’in yeri doldurulabildi mi? Bottas yeterince hızlı ve inanılmaz istikrarlı bir pilot. Geride bıraktığı 4 sezonda yeterince tecrübe kazandı ve henüz takım arkadaşlarına hiç geçilmedi fakat Bottas şuana kadar hiç en hızlı araçlardan biriyle veya en hızlı pilotlardan biriyle yarışmadı. Bottas’ın handikapı bu olacaktır.

Bottas takımın istediği puanları alan ikinci pilot mu olacak? Yoksa en iyi araçta yarışmanın getirdiği gazla birlikte Hamilton ile başa baş mücadele mi edecek? Yoksa Hamilton’un tek Finli takım arkadaşı Kovalainen gibi yitip giden bir başka pilot mu olacak? Bekleyip görelim!

Kayıp şampiyonlar yarış kazanabilecek mi?

Formula 1’in en eski ve en başarılı iki takımı McLaren ve Ferrari yıllardır olmaları gereken yerden, zirveden oldukça uzakta. Ferrari geçen yıl tek bir yarış dahi kazanamazken, McLaren Brezilya 2012’den bu yana yarış kazanamıyor.

Peki 2017’de bu durumu tersine döndürebilecek ne değişiyor? McLaren-Honda iş birlikteliği üçüncü senesine giriyor. Formula 1’e geri döndükten sonra, yani 2015’te Honda tamamen çuvallamıştı ancak 2016’da durumu epey toparladılar. Bunlara rağmen Mercedes’in gerisinde olsalar da farkı sürekli kapatıyorlar. Takımın yöneticileri her ne kadar McLaren’i bu sezon önde görmeyi beklemeyin dese de eğer takım kış arasında iyi çalışıp MCL32’de iyi bir iş çıkarmışlarsa sürprizlerin olduğu yağmurlu bir yarışta McLaren’lerden birini zirvede görebiliriz.

Peki ya İtalyanlar? Ferrari’de ortalık oldukça karışık ve kaos ortamı var görünüyor. Yaratılmaya çalışılan ‘yeni’ Schumacher’in takımla ilişkileri oldukça sallantılı ve yönetim iyi bir iş ortaya koyamıyor. Takımın kronik sorunlarından olan aerodinami bir türlü istenilen seviyeye getirilemedi ve sezon ortası teknik şef James Allison’un ayrılışı da bu konuda yardımcı olmadı. Takım her ne kadar kötü bir durumda olsa Formula 1’i Formula 1 yapan İtalyanlar asla küçümsenemez.

Bu iki dev takımın sezon sonunda yarış kazanıp kazanamama durumu da 2018 pilot piyasasını karıştırabilir çünkü 2017 sonunda Raikkonen, Alonso ve Vettel’in sözleşmeleri bitiyor!

Halo kendine yer bulabilecek mi?

Şubat ayının sonunda başlayan kış testleri ile birlikte Halo’nun ortaya çıkışının üzerinden bir yıl geçmiş olacak ancak FIA’nın pilotların kafasını korumak için ortaya attığı bu proje pek iyiye gitmiyor.

Aslında Halo sistemi 2017 araçlarına entegre edilmek isteniyordu ancak pilotların çoğunun isteksizliği bu girişimin 2018’e ertelenmesine neden oldu. Bu ertelemenin bir nedeni de bu sistemin verimliliği. Halo’nun ortaya çıkışı Jules Bianchi’yi kaybettiğimiz kazaya dayanıyor. Bu sistem direk karşıdan gelen büyük kütlelere karşı koruma sağlıyor ancak Felipe Massa’nın 2009’da başına çarpan süspansiyon parçasına karşı koruma sağlayamıyor. Hatta bu konuda çıkan tartışmaların ardından Red Bull, Aero screen adını verdiği kendi koruma sistemini de denemişti.

Peki gerçekten Halo ile birlikte yarışan araçları görecek miyiz? FIA’nın güvenlik delegesi Charlie Whiting Halo’nun 2018’de kullanılmak için güçlü bir opsiyon olduğunu söyledi. Sebastian Vettel sezon ortasında pilotların %95’nin bu sistemi desteklediğini söylerken sezon sonunda pilotların çoğu bu sisteme karşı olduğunu belirtti.

Hali hazırda Halo sistemi tartışılırken yeni Formula 1 yönetiminin güvenliği mi yoksa estetiği mi seçeceği henüz bilinmiyor.

Yeni Formula 1 yönetimi neler yapacak?

Daha uzun yarış takvimi? Daha kapsamlı dijital medya kullanımı? Küçük takımlar için daha iyi teklifler?

Yeni Formula 1 yönetiminin önceliği şovu geliştirip Formula 1’i eski günlerine geri döndürmek, ancak Liberty Medya yapmak istediği değişiklikleri yapabilmek için zaman ihtiyacı var. Aslında bu çok yıllık proje olarak ta düşünülebilir. Formula 1’i satın aldıktan sonra Liberty Medya’nın yaptığı ilk büyük iş Bernie Ecclestone’u baştan almak oldu. Her ne kadar son zamanlarda Bernie’nin aldığı kararlar tartışılsa da Formula 1’i büyük dünyaya tanıtan isim de Bernie Ecclestone idi.

Yeni yönetimin Formula 1’i geliştirip büyütebilecek güzel fikirleri var. Bakalım bizi neler bekliyor!

Bernie Ecclestone’un sıradaki hareketi ne olacak?

Bernie Ecclestone çok, çok uzun zamandır Formula 1’in başındaydı ve çok fazla gücü yönetiyordu. Yeni sahiplerin Bernie’yi gönderebileceği konuşuluyordu ancak bu kadar ani şekilde olmasını şüphesiz kimse beklemiyordu.

Spora yeni müşteriler bulurken harika bir iş ortaya koyan Bernie’nin yeni sahipler kim olursa olsun tek adam olarak Formula 1’i yönetmeye devam edeceği düşünülüyordu ancak durum böyle olmadı. Liberty Medya tek adam yönetimi yerine başlarında Chase Carey’in olduğu üç adam sistemini tercih etti.

Peki Bernie amcamız bundan sonra ne yapacak? Cesur bir girişim ve teklif ile birlikte sporunu geri almaya çalışacak mı? Acaba Formula 1’in yönetimini geri alabilmek için sinsi fikirleri var mı? Yoksa Formula 1 bugün Amerika’nın başına gelen Trump karşıtlarına benzer bir döngüye mi girecek? Bernie amcamızın hayatını adadığı bu spordan sessizce ayrılışını hayal etmek oldukça zor.

Motor gelişim kurallarının gelişmesi farkları nasıl etkileyecek?

2014’te gelen yeni motorlar ile birlikte motor gelişimi için gelişim bileti sistemi de getirilmişti. Bu sisteme göre motorun parçalarını güncellemek için belirli puanlar atanmış ve toplamda geçilmemesi gereken bir puan limiti konulmuştu. Güvenlik sebepleri haricinde yapılan değişimlerde bu puanlama sistemine tabi tutulmuştu.

Bu tarz bir gelişim sisteminin bulunması motor gelişim hızlarını oldukça düşürüyordu. Mercedes üç yıl boyunca bu kuraldan çok yararlandı, ama artık bu kural 2017’de rahatlatılıyor.

Peki bu değişim dengeleri nasıl değiştirecek? Diğer takımlar Mercedes’le olan farkı kapatabilecek mi? Yoksa Mercedes farkı daha da açıp baskınlığını güçlendirecek mi?

Peki sizce?

Size göre 2017 sezonu öncesinde en büyük sorular nelerdir? Bunlar nasıl cevap bulabilir? Yorumlarda tartışabiliriz!

18 Yorum

    • 2009’daki değişim meraklandırdı. 2009’daki değişim sonucunda berbat bir sezon izledik. Şimdiki değişim meraklandırmıyor, o halde şimdiki değişim sonucunda iyi bir sezon izleyeceğiz.

      Bu burada dursun, tutmazsa yüzüme yüzüme vurursunuz. 🙂

      • Benim açımdan berbat değildi aslen. Çok güzel kapak atıldığı için keyifliydi bile hatta. Sadece gereksiz tartışmalardan yok difüzör mifüzör, politik kavgalardan rahatsız olmamak elde değildi. Bem beyaz sade aracı o gün sevdiğim kadar halen seviyorum:)

        Ha büyük algılama değişikliği ile sıkı takipçi olmayan büyük bir izleyici kitlesi kaybedildi o ayrı. Sonra ki senelerinin öyle olacağını bilseydim o zaman da keyf alamazdım 🙂 Bana 2008 araçları da güzel gelmiyordu zaten o yüzden vurgun yeme olmadı.

        Demek ki ben yaşlanmıyor muşum zorla heyecan üretmenin dışında hemen herkesin durumu aynıymış 🙂
        O kadar uğraşmış etmişsin yanlıştı aslında burada böyle yazmamak lazımdı. Tutamadım kendimi 🙂

        • Millet bu vatandaş beni nasıl geçti diye kafa patlatacağına nasıl olur da difüzörü yasaklatırız derdine düşmeseydi daha heyecanlı geçerdi belki sezon.

          2008 araçlarını safkan F1 aracı olarak görmeyen azımsanmayacak bir kesim var. Bence çok güzel orası ayrı ama adam traktör tekeri gibi havaya kalkmış tekeri gösterince düşünüyor insan ister istemez. He tabi 2009- günümüze kadar olan araçlardan 10 kat daha iyidir o başka. Sporun doğası gereği oluklu lastik olmaması lazım ama şimdi göz var izan var 2009 araçlarında slick oldu da çok güzel mi oldu? 😀

          Bir de ben Bridgestone’un 2008 Fuji’de getirdiği lastikleri çok beğenmiştim. Seviyorum cıvıl cıvıl şeyleri. Mor logolu US’lar cok hoş. 😀

          • Aynı kasıtlı fikirdeyim. 🙂
            Benim için de öyle bana sorsalar ki 90’lardan sonra o görünüm, çizgi felsefesine en yakın şeyi modern zamanlardan seç dense düşünmeden 2009 Brawn makinesini seçerim kesinlikle.

            2006 dan sonra çok bozdu işler çığırından çıktı. Yenilerde de 2011 den sonra gözüme çok batmaya başladı. Beni şimdikilerin yamuk yuluk reklam logoları renk uygulamaları da çok rahatsız ediyor. 90 ların makinelerini o yüzden de çok seviyorum. Ralli aracı gibi görünen şeyler bu yere yakın prototip taslağına uygun değil göz algısında.
            Olukluları hiçbir zaman beğenmedim beğenemem şimdi şu cart curt konuşan lavuk zorla getirdi onları. Pist dünyasına tamamen zıt ve kalasça bir uygulamaydı o yıllarca ortamlarda söyledik. Millet aracına slick lastik alıp piste çıkıyordu ama F1 de yoktu. Bana göre last modern F1’in en düzgün giden şeyi Pirelli. Bence pisti yumurtayla doldurdukları görüntü hariç çok iyi iş çıkarıyorlar hatta en iyisi. Biz koca lastikçinin ben yapamıycam oynamıyorum dediği zamanları da gördük. Düşün 50 derece asfalta çıkıyorsun kameralarda serap oluşuyor yağmur varmış gibi koca koca olukluları yarış lastiği diye gözümüze sokuyorlardı. Ulan o kadar oluğu yol lastiğine koydun mu ki…
            Eh kımıl kımıl sevene şimdikiler zaten çok daha renkli abarttılar bile bence. İnsanların ney neydi diye uğraşmadan kolayca ezberleyeceği kadar kolay olmalı bence.

            • Brawn’ın 2009 aracında farklı bir güzellik var. Artık sadeliğinden midir bilmem ama hele o fosforlu detaylar falan kendini gösteriyor hemen.

              Bu oluklu lastikler aman efendim araçlar çok hızlandı tadımız kaçmasın mantığıyla geldi zaten. Kaynağı hız düşürme odaklı. Ancak görünüm olarak özellikle 2007-2008 dönemindeki araçlara yakışıyor idi. (F1 ruhuna hala aykırı ama)

              Pirelli demişken, biz lastikler hemen bitiyor diye sövüyoruz ama bu adamlar keyfinden yapmıyor, FIA istiyor bunlar yapıyor. Ama Pirelli’nin şu fiziksel dayanıklılığa çözüm bulması lazım diyorum. Kerb”ün üstünde oyun hamuru gibi dağılan F1 lastiği mi olur ya? Keza yağmur lastikleri de ayrı bir olay, sırf şu Pirelli yüzünden kaç defa SC arkasında başladık. 2007 Fuji’de olsalardı batırmışlardı.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]