Formula 1’in ikinci ve son sezon öncesi testleri bugün başlıyor. Dört gün sürecek bu testlerin ardından takımlar sezonun ilk yarışı Melbourne’de piste çıkaracakları araçta bulunacak parçalara karar vermek için tüm verileri toplamış olacaklar.

F1 dünyası her sezon olduğu gibi bu testleri yakından takip ediyor ve araçların farklılıklarını analiz ederek hangisinin en iyi durumda olduğunu anlamaya çalışıyor. İlk testlerde bunu anlamak genelde pek de mümkün olmaz.

Geçen haftaki ilk testlerde takımlar temel olarak yeni araçlarının çalışıp çalışmadığını test ettiler. Kullandıkları bileşenlerin ne kadar ısındıklarını ve mevcut aerodinamik tasarımlarının bu parçaları soğutmaya yetip yetmeyeceğini anlamaya çalıştılar.

İlk testlerde yapılan bir diğer şey de araçlarının rüzgar tünelinde gördükleri gibi çalışıp çalışmadığıydı. Ön tekerleklerin arkasına yerleştirilen ızgara şeklindeki geniş parçalarla aracın farklı kısımlarından geçen hava akımları ölçüldü ve rüzgar tünelinde elde edilen verilerle karşılaştırıldı. Bu karşılaştırma takımların CFD (Bilgisayarlı akışkanlar dinamiği) ve rüzgar tünellerinin gerçek koşullarla kalibrasyonunu yapabilmelerini sağlayacak ve bundan sonra getirilecek güncellemelerin daha doğru tasarlanıp üretilebilmesine imkan verecek.

Peki ikinci test haftasında nelere dikkat etmeliyiz? Takımlar neleri deneyecekler?

Elden geçmiş aero parçalar

Takımlar geçtiğimiz hafta yeni araçlarını ilk kez piste çıkardı ve hava akımı ölçümlerinde bazı yeni fikirler edindiler ve bazı parçalarını yeniden tasarlamaları gerektiğini anladılar. İkinci testler yenilenen bu parçaların piste çıkarılıp doğrulanacağı zaman demek.

Buna ek olarak diğer takımlardan görülen kolay konseptlerin de ilk denemeleri ikinci testlerde görülecektir. Örneğin Mercedes ve Williams’ın test ettiği T-kanatların farklı versiyonları diğer takımların araçlarında görülebilir. Ayrıca t-kanatları düşünememiş olan takımların da bu testte bazı denemeler yapmasını beklemek doğal olacaktır.

Devlet sırrı

Takımlar hiçbir parçayı test etmeden piste çıkarmak istemeyecekler. Peki kolay kopyalanabilecek ve göz önünde olan bir yeniliğe sahipseniz? Bunları diğer takımlara göstermeden nasıl test edersiniz?

Geçmişte test özgürlüğü olduğu zamanlarda bu testler özel ekipler ve adanmış test pilotları tarafından sürekli test edilirdi ve parça ilk kez yarışta ortaya çıkardı.

Bugünlerde bu testler yasaklandı ve parçalarınızı herkesin önünde test etmek zorundasınız. Bu yüzden takımlar bu yenilikçi parçalarını sezon öncesi testlerin son bölümlerinde araca yerleştirirler. Böylece diğer takımların sistemi anlamak ve kopyalamak için çok az zamanları olur. Bu da yenilikçi takıma en az birkaç yarış kazandırır.

Bugün başlayan ikinci test haftasında bu parçalardan bol bol göreceğiz.

Güç ünitelerinde son rötuşlar

Güç ünitesi üreticileri ilk testlerde riskli parçaları çoktan denediler ve ikinci ve son testlere Melbourne ve sezonun geri kalanında kullanmaya karar verdikleri güvenilir parçalarla gelecekler. Her ne kadar sezon içi gelişim serbest olsa da, sezonda sadece dört motor kullanılabilecek olması üreticileri bazı parçaları ve konseptleri kullanma konusunda tedbirli davranmaya itecektir.

Üreticiler ilk testlerde sorun çıkarmadığından emin oldukları parçaları yeni motorlarına yerleştirecek, ancak daha fazla test edilmesi gerekenleri sezon içinde gelecek güncellemelere kaydıracaklardır.

İkinci testlerde üreticileri zorlayacak asıl konu yazılım. Güç üniteleri tur başına mümkün olduğu kadar az yakıt tüketip mümkün olduğu kadar fazla enerji üretip kullanabilecek hale gelmeli. Ancak en iyi tur zamanı için bunun doğru kombinasyonu bulunmalı ve aracın temel ihtiyaçları kapsamında tekrar şekillendirilmeli. Üreticiler bu konuda şasi ile en iyi entegre olabilecek yazılım konfigürasyonunu bulmak zorundalar.

Bunun yanında bazı özel çalışma modlarını da denemeleri gerekiyor. Mercedes’in ‘magic’ (sihirli) motor modu buna örnek gösterilebilir. Pilotun geçiş yapmak veya arkasındakine savunma yapmak amacıyla enerji geri dönüşüm sisteminden anlık azami gücü elde edebileceği bu mod bir düğme ile kontrol ediliyor ve turun geri kalanında dezavantaj getirse de, DRS alanı gibi tehlikeli anlarda daha fazla savunma şansına sahip olunmasına yardımcı oluyor.

Lastik kullanımları

Takımlar son sezon öncesi testlerde her tip lastik hamurunu denemek ve bu lastiklere uygun ayarları geliştirerek lastik ömürleri ve aşınma şekilleri hakkında bilgi sahibi olmaya çalışacaklardır.

Farklı lastikler farklı yakıt yükleri ve farklı sürüş şekillerinde denenecek, böylece sıralama ve yarış sürüşlerinde ne kadar dayandıkları anlaşılacak.

Motor haritalama konusu da bu lastikler üzerinde önemli olacak. Tüm araçlarda direksiyondan ayarlanabilir lastik seçim düğmesi bulunur ve bu düğme o an takılı lastiğe ayarlandığında fren dengesi ve motor haritası da uygun ön ayarlara getirilerek patinaj veya kilitlenmeler asgariye indirilir.

Bu lastik test sürüşleri peş peşe turlardan oluşur ve iyi bir şekilde takip edildiğinde hangi aracın hangi lastiğe daha uyumlu olduğu ve genel aşınma seviyesi kolayca anlaşılabilir.

Yere basma kuvveti – sürüklenme dengesi

Formula 1 araçlarında yere basma ve sürüklenme terazi sistemiyle çalışır. Kanat açılarını artırıp daha fazla yere basma elde ederseniz virajları daha hızlı dönebilirsiniz, ancak bu kez de sürüklenme dediğimiz rüzgar direnci de artar ve düzlüklerde yavaşlarsınız. Takımlar bu ikisi arasında en uygun dengeyi bulmak zorundadır.

Hibrid motorlarla birlikte gelen azami yakıt kullanımı kuralı da bu dengeye etki eden etmenler arasında. Daha fazla sürüklenme daha fazla yakıt kullanımı demek ve yarış boyunca kullanabileceğiniz yakıt sınırlı olduğu için daha fazla sürüklenmeye yol açan yere basma kuvvetinden feragat etmek gerekebilir.

Takımlar 2014’ten bu yana daha verimli olduğunu keşfettikleri daha az yere basma kuvveti ile piste çıkıyorlar ve Monako gibi yakıt tüketiminin çok önemli olmadığı yerler haricinde mümkün olduğunca az yere basma ayarları ile piste çıktılar.

2017 yeni araçlar ve yeni lastiklerle birlikte bu konuda neleri gerektirecek bilmiyoruz, takımlar da bunu keşfedecekler ve doğru ayarları yapmak ve motor gücünü ayarlamak için çalışacaklar.

Sıralama simülasyonu

Son testlerin son günü bu tür denemeler görebiliriz. Takımlar yarışa daha önden başlamak için gerekli araç ön ayarlarını bulmak isteyecekler.

Lastik kullanımı uzun sürüşlerdeki kadar önemli olmadığı için sıralama turlarına yaklaşım her zaman farklı olmuştur. Burada önemli olan lastiği istenen sıcaklığa en kısa sürede çıkarmak ve tur boyunca aşınmaya bakmaksızın elde edilebilecek azami performansı elde etmek.

Güç üniteleri diğer her alanda olduğu gibi burada da önemli. Yarış şartlarında motorun aşırı ısınmasına neden olabilecek her türlü ayar sıralama turları için sorunsuz bir şekilde uygulanabilecek. Enerji geri dönüşüm sistemi de bu kısa periyotta limitlerinin üzerinde veya çok yakın çalışacak şekilde konfigüre edilecek ve her şey tek vuruşta en hızlı turu atabilmeye adanmış olacak.

Elbette takımlar rakiplerini rahatlatmak için ellerindeki her şeyi vermek istemeyeceklerdir, bu yüzden sıralama simülasyonlarında normalden daha fazla yakıt yükü ile de piste çıkabilirler.

Sonuç

Sezon öncesindeki ilk testler bize araçların performansları hakkında çok az bilgi sunuyor. İlk testlerde öğrenebileceğimiz tek şey araçların genel tasarım fikirleri ve dayanıklılıklarıydı.

Şimdi ise takımlar ilk yarış öncesindeki son test imkanlarını mümkün olduğunca hazır olabilmek için kullanacaklar. Bu süreçte çok daha fazla yeni fikir göreceğiz ve araçların performansları hakkında daha net bir fikre sahip olacağız.

Ancak ilk yarış gelmeden, ilk sıralama seansı başlamadan araçların görece performansları hakkında hiçbir fikir elde edemeyeceğimiz de bir gerçek.

1 YORUM

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]