Evet başlık “…” Sadece “…” Çünkü Ayrton, kelime öbeklerinin ötesindeydi. Belki de “Kask yanlızca kafanızı korumaz, içinde erişilmez duyguları da saklar.” derken hiçbir şekilde ifade edilemeyecek, yanlızca deneyimlenebilecek duyguları yaşamıştı Ayrton.

O rakibini yenerek zafer almayı, şampiyonluk kazanmayı, ün kazanmayı, lider olmayı istemiyordu. O, “rakibini yok etmek istiyordu.” Azla yetinemezdi, yapısına tersti, yaşama gayesine uymuyordu, zafer aldıktan sonra bile kendini rahat hissetmeyecek kadar hırslı biriydi.

“Senna rakibini yok ediyor”

O, kolay olan hiçbir şeyi sevmiyordu, çünkü Prost ile mücadele ediyordu, çünkü Toleman ile podyuma çıkabiliyordu, çünkü Monaco’da 6 defa kazanabiliyordu. Onun için zor olmayan her şey değersizdi. Bir anlamı yoktu onun için herkesin yapabileceği şeylerin.

Kapıdan baktırıp kazma kürek yaktıran, bol yağışlı Brezilya’da 57 sene önce bugün doğdu Ayrton.

Yağmura alışıktı, yağmuru seviyordu. Peki yağmurda ne mi yapıyordu?

22 Yorum

  1. Ne olduysa resimlerin birine bakarken bir anda aklıma geliverdi o maç 🙁
    [keşke o ilk resimde ki gibi çıkabilseydi aracından…]
    İtalya 90’ı da iyi ve çocukluğun keyiflicesiyle hatırlarım ama 94 Brezilya İtalya finali çok başkaydı bir gece yarısı vakti..
    Brezilyayı tutardık.. zaten milletçe nedense o hafif esmerlere daha yakındık [çocukluk mahalle futbolü kahramanı da Romario o vakitler. Önce ki Baggio’cular o finalden sonra bırakır oldu] tabi benim için ayrı bir anlamı vardı amma maçın heyecanı ile unutmuştuk hiç aklıma bile gelmezdi..
    [zaten birkaç zorla bulunan mecmua ayda anca 1-2 yayınla ismi anılıyorsa anca anılıyordu bu ülkede]

    Ve o penaltı kaçtı bir anda zıpladık.. Zaten o penaltıların tatlı gerilimini çocukluk haliyle halen hatırlarım. F1 izler gibi tv’ye birkaç metre mesafeden dizler üstünde izleniyor..

    Olanca seviniyordum ki… ta ki o pankartı görünceye kadar…
    Bizim spikerin birşey dediğini anımsamıyorum zaten durumu o kavruklar yada benim kadar anlayabildiğini de sanmıyorum ta ki kaptan kupayı kaldırıncaya kadar başka birşey hatırlamıyorum.
    Pankartla susulmuş gözler hafiften yaşarmıştı. Peder döndü ne oldu len.. dediğini hatırlıyorum tabi anlamamıştı.

    https://www.youtube.com/watch?v=iGTOGYRZCno

    Bir o final bir de çok sonra tv de gördüğüm tribünlerin hep bir ağızdan o uyumlu o tatlı nida ile SENNAAA SENNAA tezahuratı…
    unutulmuyor…

        • Yeah…
          http://i.dailymail.co.uk/i/pix/2015/05/17/19/28C9D24800000578-3082053-image-a-70_1431885699432.jpg

          Burada daha net görülebiliyor. Şereflerine bırakılan ilk çizgi…
          http://2.bp.blogspot.com/-y0IOOejwFGs/VWCMZTSa1RI/AAAAAAAAaXI/ubYsFVNQpcI/s1600/1994_monaco_start.jpg

          :(((

          “Michael Schumacher alongside Mika Hakkinen started from row two. The first row was left empty as a mark of respect for the departed drivers – Ayrton Senna and Roland Ratzenberger.

          How do you remember 1994 Monaco GP? Will that be remembered as a race where Michael Schumacher secured his first pole position? Will that be recalled by many as first of five wins at Monaco for Schumacher? Will people remember this race where Schumacher achieved his first Grand Slam (pole position, fastest lap and leading every lap from start to finish)?

          Though, I am a huge Schumacher fan, I would remember the 1994 Monaco GP as the first race after Senna. I have walked on the very streets where Senna went about his business at Monaco. I have stood for minutes starring at the first row – a place which Senna made his own. And it was a magnanimous gesture to leave that front row vacant, reminding the fans on track and to millions of viewers, what a void he had left!

          The race in itself was a recovery from that huge hangover and whatever Schumacher and rest of the drivers did on track, didn’t matter. Martin Brundle, the British racing driver and now a commentator never won a race. He was a teammate of Senna’s while at McLaren. He finished second behind Schumacher in the race – “This is a great day for me and I am so glad to achieve this for my loyal and patient fans. Today was one of the best days in my racing career. I made a perfect start and had a faultless race. It has been a very difficult time. When your five-year-old daughter asks you if it’s true [Ayrton] Senna is dead it is difficult to reconcile things.”

    • Sizden Michael Schumacher hakkında köşe yazısı bekliyorum.Kendisinin tüm kariyerine şahit olamadım.Schumacher hakkında bilmemiz gerekenler başlığında birşey yazabilirsiniz.(buda istek parça gibi oldu 🙂

      • Bu hislendiren yazı altında bu olmadı bak 🙂 Hem benim haddime düşmez onu yazmak, hakkaniyet de olmaz belki. Hakkında yazılmış benim becerebileceğimden daha güzel yazılar zaten var net de red baron gibi yılda mutlaka en az 1 kere okumuş oluyorum genelde de elim paylaşıma gidiyor zaten.
        Bende hep derli toplu yazmak istemişimdir ama hem meziyetim yetmiyor hemde giriştiğimde hangi birini yazacaksın ki deyip durmuşumdur. Gözüme getirdiğimde bile 4-5 sayfaya sığmıyor benim bazen malayani yorum, hisler, düşünceleri katınca uzar da uzar. Belki anca yazı dizisi olabilir. Ama bence önce hakkaniyet yönüylen Ayrton Senna ve Alain Prost’u yazmalıyım ki başlanabilsin ve değsin. Eh bu kadarına da hiç takat yetiremedim. Bakalım inş. olur..

        Bakın bir an da hücum eden ve yaşandığında birkaç dakikadan fazla olmayan şey tam 21 satır tutmuş. Michael da artık bizim yürüdüğümüz yollarda değil, gözü güneşe bakar ayakta değil şu kadarcık anıyla bile hislenen nasıl yazalım yani.
        Altında ki 2. yorumdan sonra birşey yazmaya başladım mesela yine o anda bende oluşturan hisler üzere halen bitmedi zor oluyor alfabeye dökmek dedim word de geçelim bari. Bakalım belki buraya yorum belki yazı olarak gelir bitebilirse tabi..

        Neredeyse her ölümyıldönümünde birşeyler karalıyorum ama çoğu elimde yok her diskte karışıp gidiyor o an da geliyor ve karalanıyor. Çünkü ben her zaman söylediğim gibi ‘halen imola da yarışamıyorum…’
        Şimdi yani ben Büyük Ustayı sağken o bahsettiğim Brezilyalılar kadar itirafla delice sevmezdim o 1 mayıs akşamında kopup gitmişti herşey.. anca bu kadar zorlanarak birkaç paraf toplayabiliyorken 92-93 den beri akıl mantık büken şekilde sayılan daha yaşarken ağlatmış adamı nasıl yazayım arkadaş..
        🙂

        • teşekkür ederim abi. Yanlış anlamayında şumi ve vettel dışında beni duygulandıran pilot olmadı.2006 Suzukada ağlamıştım.2010 da geri döndüğünde de çok mutlu olmuştum.
          1991 de yarım sezon Nelson Piuqe nin takım arkadası olmuş.Sadece benetton kariyeri ile ilgili de bi yazı olabilir.Ben sadece sizin düşüncelerinizi merak ettim.

          • F1’e girişi, Benetton’daki ilk iki yılı, ilk şampiyonluklar, Ferrari’ye geçiş ve Hill-Villeneuve rekabet dönemi, ardından gelen dillere destan Hakkinen-Schumi dönemi. Milenyumla başlayan dominasyon, dominasyon sonrası Alonso ile mücadele ve ilk emeklilik, geri dönüş ve Mercedes yılları.

            Bunlar konu başlıkları. Bunları konu edinen bir yazı dizisi yazmayı düşünüyorum hep. Baya büyük bir proje; fotoğraf, video, röportaj konusunda kaynak elde edip yazmayı düşünüyorum. İnce bir kitap oluşturacak kadar tutabilir hatta.

            Baya meşakkatli bir iş olacak ama böyle bir projem var. Ayriyeten Kimi ve Vettel için de sene içerisinde güzel köşe yazıları gelecek.

              • Biraz sabır yani zamanla dökülür 🙂
                Sadece yersizce diyeceğim çok acemice hatalar yapıyordu bazen yersizce zorluyordu zılgıtı da yemişliği var o yüzden o meşhur foto ama üstüne yine kapak atmaya devam etti.
                amma çok kere dediğin son ihtiyarlığında sergilediği bazı bize göre uzaktan basit hatalar gibi de değildi. Ona yorumumuz da ancak bu araçlar eski deha nesli kaldırmıyor makine! değil bunlar şeklinde olur ancak.
                Fakat Ford dayken dahi çok olağan üstüydü yarış içi performansları acayipti zaten spikerlere de yansıyordu o hayretli hayreli anlatmaya çalışıyorlardı. 🙂
                Arada nadirde olsa padoktan duyduklarını anlatıyorlardı bize doktorların hayret ettiği şeyleri çeviriyorlardı işte bize. Eh malum Sir sid daha vefat etmemişti ama herşeye bakıyor sayılmıyordu o eh doktorların gözünü kıstırtan adam bizi nasıl mest etmesin.
                Hani f1 e atletizmi getiren adam derlerya. Kalp, beyin incelemeler o zamanlarda başlamış. F1 e bunları getireni williams diyorlar ama biraz malum sporcuyla reklam oluyordu.

            • İyi olur bak bu tip birşeye girişen çok oldu ama sonunu getiremediler. Web de öyle yarım kalmış şeyler de çok meşakkatli bir iş.
              Boru değil arkadaş biz, millet adamla beraber büyüdük o kemal yaşına geldi biz ergenliği aştık 🙂 normalin çok üstünde o kadar dolu dolu yıl var.:)
              Şimdi de ihtiyarlar var epey yıl doldurdular ama kariyerlerinde ki bazı küçüklerde ki yerleri yazmaya kalksan 2 sayfa zor çıkarırsın.
              Aktif, uzun uzun, dolu dolu 3 takım 4 tedarikçi var adamın hayatında.. İlk baştakileri saymazsak hani.

              • Abi aslında bana kalırsa teee kartingten başlayacağım da oradaki hikayeyi herkes biliyor. Ben araştırınca çok özel şeyler bulamadım. Bırak sayfayı 1 paragraf anca oluşturuyor.

                Jordan-Benetton yıllarında aman aman bir veri yok dediğin gini. 94’teki araç TC’li idi muhabbetleri var mesela işin kayda değer kısmını değerlendirdiğinde yazının herhangi bir paragrafını oluşturuyor buralar.

                Esas kaynak Maranello’ya geçtikten sonra gelmeye başlıyor gibi bir şey. Artık arşiv falan varsa demek ki Maranello’nun bodrumunda. 😀

                Böyle bir projem var dediğim gibi, ama öncesinde düzenli bir kaynak araştırması yapmak lazım. Elde kayda değer bir şey olmayınca sündür babam sündür nereye kadar.

                Günümüze yaklaştıkça kaynak olarak zenginleşiyor her şey. La Rasscasse olayında baya muhabir falan azarlamıştı hatta kolaysa gel sen sür gibisinden. 😀

                Cidden çok uzun, gururlu ve başarılı bir kariyeri var Michael’ın.

                • Birşey diyeyim mi group C’e kadar yarım sayfa çıkar. Group C felan F1 dönemi öncesi de dolu dolu 1 hatta abartarak 2 sayfa bile çıkar rahatlıkla.
                  Daha ne maranelloya gelmesi 🙂
                  Yani iyi çalışmak lazım.
                  Sırf özel hayatı, git gelleri, hobi araçları 2 sayfayı geçer 🙂

          • Duygu biraz gençlik, katılım ile de alakalı galiba. Gerçi son yıl biraz fazla duyguluyuz hastanelerle kardeş olduk beyazlar biraz daha katlandı onun etkisi ayrı 🙂
            Birşeyler bulabilme, bağımlılık ile de ilgisi var.
            Şimdi zaman hızlı akıyor ama eski zamanlarda herşey hızlıydı. Bir sürü adam da var bi taraflarından tutabileceğin tut tuabildiğin kadar 🙂 Erişim, takipte kısıtlı zaten çocuksun bir gördüğünü bir daha denk getirip görecen de ne olduğuna kendince yorum getirecen. Tabi bunlar tadı da değiştiriyor bence.
            Beni biraz öyle yapan da Ayrton’un kendisi, varlığıydı aslen şimdi sırası değil tabi 🙂 takip edenler az çok denk geldi okudular. Prostcuyduk malum eskiyordu başka .cu cu olduk 🙂
            Ben hep makineleri daha çok sevdim amma izlemeye çalışma meşakkati ordan geliyordu. Başka da izleyen vardı mesela mahallede ama eurosport da ki başka yarışlara bakmış olduğunu söylemezdi. Michael’ı biz asıl veriler, dergiler gelmeye başladıktan sonra 96 dan felan sonra tanımaya başladık sayılır cine5 işi de oturmaya başlamıştı. Evvelinde çok acemice gidiyordu bizim yayınlar.
            trf1 de konusu, yeri gelmişken hep yazıyorduk veya araştırma, yorumlama sonucu geçmişe dair çok zaman hatalı çıkarımlar yapanlar olursa düzeltme babında yine o şekilde oldukça yaparız tabi burada o eski tartışma, kavga ortamı henüz yok 🙂 Sen bakma İlah rolüne sokan güya Sumiciyim diyenlere az laf sokmadım ben 🙂
            Zaten en sevmediğim şey nargileye giderdik bizim güya mclarencilerin laf sokma çabalarıydı siz Hakkinen’i gram anlamamışsınız der küserdim 🙂

            • teşekkürler abi. Arada böyle 3 5 paragraf salla yeter.ben sporu ferrariyle sevdim. ferrariyle sevincede şumi hayranı oldum.Keşke oda görseydi öğrencisini kırmızı tulumlar içinde.2009 da ferrariye size ben değil vettel lazım demişti…

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]