Fernando Alonso iki dünya şampiyonluğu ile Formula 1’den ayrılıyor, ancak bu şampiyonluklar bir ömür önce kazanılmış gibi görünüyor.

Sebastian Vettel ve Lewis Hamilton’ın 5. şampiyonlukları için mücadele ettiklerini izlemekten başka bir şey elinden gelmeyen, kendi jenerasyonunun en yetenekli pilotlarından bir tanesi spordan ayrılıyor. Alonso şampiyonluklarını baskın olduğu 2005-06 yıllarında Michael Schumacher’i yenerek elde etmişti. Hamilton-Vettel ikilisinden herhangi biri ise emekli olmadan önce daha fazla şampiyonluk kazanma şansına sahip.

Formula 1’in yakın tarihinin çok daha farklı olmasını sağlayabilecek bazı önemli noktalar var. Gelin Alonso’nun kariyerinin çok daha farklı bir yolda gittiği 3 alternatif senaryoya bakalım.

Yazının ilk bölümü için buraya tıklayın.

Senaryo 2: Alonso 2008’de Red Bull’a katılır

Bu senaryo listedekilerin en ilgi çekicisi olabilir ve yaşanmış olma ihtimali azımsanacak düzeyde değil çünkü nerdeyse gerçekleşiyordu. McLaren-Alonso ilişkisinin daha fazla devam edemeyeceği kesinleştikten sonra İspanyol’un 2008 için önünde iki seçenek vardı. Bunlardan bir tanesi Renault’a geri dönmekti, ki bunu yaptı. Diğer seçenek ise Formula 1’in parlayan takımına, Red Bull’a gitmekti.

2007’nin sonlarında Red Bull’un henüz galibiyeti bulunmuyordu, ancak yeni gelişmeye başlayan bir takımdı. 2006’da Adrian Newey takıma katılmıştı ve 2010-2013 yılları arasında yenilmez olan ekibin parçaları yavaş yavaş bir araya gelmeye başlamıştı. Alonso Red Bull’un istek listesinin başında yer alıyordu, ancak Briatore yönetiminin altında olma fikriyle Red Bull’un teklifini pas geçerek Renault’a geri döndü.

Sonraki adımdan emin

Eğer Red Bull’a katılmış olsaydı, 2008’de Renault ile kazandığı 2 yarış galibiyetine ulaşamayabilirdi. Ancak kesin olan şu ki 2009 aracının rüzgar tüneli modellerinden umut verici geri dönüşler alabilirdi.

İlk yılında yakın arkadaşı Mark Webber ile takım arkadaşı olarak iyi vakit geçirebilirdi ancak iyimser olarak belki bir galibiyet alabileceğini söyleyebiliriz. Sonuçta Vettel, Toro Rosso renklerine boyanmış eski Red Bull ile Monza’da yarış kazanmayı başarmıştı. Ancak 2008 sezonunu David Coulthard’ın yanında bitirmiş olma ihtimali daha yüksek gibi görünüyor. O zamanlar Webber’in menajerliğini de Briatore yapıyordu ve Avustralyalı sürücü muhtemelen Renault ile olan farkı kapatmak ve Alonso’ya Coulthard’a karşı gelerek yeni takımında otorite kazandırmak için piyon olarak kullanılacaktı.

2009 yılına gelindiğinde ise senaryo ilginç bir hâl alıyor. Red Bull sezon başında çift katmanlı difüzörü gözden kaçırmıştı ve bu da sezonun ilk yarısında Brawn GP’nin çok daha baskın olmasını sağlamıştı, ancak Alonso her zaman daha az rekabetçi araçla hızlı olmayı başarabilmiş bir pilot. İspanyol sürücünün sezonun ilk yarısında Vettel’inkilerden daha iyi sonuçlar elde ettiğini ve bunun Jenson Button’ın sezon sonundaki şampiyonluğuna nasıl etki edebileceğini hayal edin.

Red Bull 2009’un sonunda en hızlı araca sahipti ve Alonso sezonun son birkaç yarışında Brawn GP’nin peri masalına engel olabilirdi. Bu da İspanyol sürücünün yazdığımız senaryolarda 3 şampiyonluk daha kazanma potansiyelini gösteriyor.

Fernando vs Sebastian

Bu senaryodaki büyük sorulardan bir tanesi Vettel’in 2009 yılında Red Bull’a katılması halinde takım içindeki güç dinamiklerinde nasıl bir rol oynayabileceği üzerine. Helmut Marko’nun genç Alman sürücü için her şeyde iyi olduğu konusunda lobi çalışmaları yapabileceğine hiç şüphe yok, ancak Vettel takıma katıldığında Alonso çoktan bir sezonu Red Bull’da tamamlamış olacaktı. Eğer Red Bull’un sahibi Dietrich Mateschitz’i kendi tarafına çekmeyi başarmışsa, ki 2007’nin sonunda Alonso’nun tercih edilmesi göz önüne alındığında bu oldukça muhtemel, takımda Vettel’e kıyasla daha güçlü bir pozisyona sahip olabilirdi. Bu durumda da Alonso kapılı kapılar ardında McLaren’dekine kıyasla çok daha fazla güce sahip olabilir.

Alonso’nun McLaren’de yaşadıklarından bir şeyler öğrenmiş olacağı kesin ve Vettel’in ilk yıllarında yaptığı hatalar göz önüne alındığında 2010 sezonunda İspanyol sürücünün daha üstün olabileceğini öngörmek pek de yanlış olmaz. Vettel’in takım arkadaşı oldukları yıllarda mağlup olması durumunda kendisine olan güveni sarsılmış olabilir, ancak Marko’nun arkasında olması ve egzoz üflemeli difüzörü ne kadar sevdiği göz önüne alındığında takım arkadaşlıklarının 3. senesinde Alonso’dan bir şampiyonluk çalması mümkün görünüyor.

Bu durum 2012 sezonu için takım içerisinde bir gerginlik yaratabilir. (O sezon egzoz üflemeli difüzörler yasaklanmış ve Red Bull avantajını kaybetmişti.) Bu durumda Alonso’nun tekrar yukarılarda olacağını söyleyebilirsiniz, ancak 2010 yılında Webber ve Vettel arasında oynanan politik oyunları düşünün ve bunun içerisine Alonso’nun dahil olmuş versiyonunu hayal edin! Böyle bir partnerliğin 2013 sezonuna sağ çıkmasının hiçbir yolu yok, ancak Alonso’nun Red Bull’da en az 2 şampiyonluk kazanabileceğini ve Vettel’in en az 2 şampiyonluk kaybedebileceğini söyleyebiliriz.

Alonso 2013 yılının sonuna kadar takımda kalsa ve 2010-13 döneminde 4 şampiyonluk kazanmış olsa bile Renault’un 2014 yılındaki yeni motorlarda sahip olacağı güç dezavantajı düşünüldüğünde şampiyon sürücünün takımdan ayrılması oldukça muhtemel görünüyor. Bu da Vettel ya da Alonso’dan hangisinin 2015 yılında Ferrari’ye katılacağı sorusunu yaratıyor.

Alonso’nun Ferrari’ye gitme konusundaki isteği gayet açık ve Red Bull ile geçen uzun ve başarılı yılların ardından takımdan ayrılması gayet mümkün. Mercedes 2013 yılında Hamilton’ı takıma katmış olabilir ve belki de 2017-2018 yıllarındaki mücadele için doğru adam İspanyol sürücüdür.

Şimdilik kafamızı bira boşaltalım. Alonso’nun 2008 yılında Red Bull’a geçişi ve 2014 sonuna kadarki dönemde Formula 1’in sahip olabileceği görüntüye bakalım.

Değişen manzara

Webber’in 2008’de Renault’ta gitmiş olabileceği ihtimali üzerinden ilerleyelim. Bu Singapur’da yaşanan kaza skandalının tekrar yaşanmamış olabileceği ihtimalini doğuruyor. Webber her zaman eşit şekilde yarışan ve rakiplerine saygı duyan bir sürücüyken böyle bir olaya karışma ihtimali pek mümkün görünmüyor. Peki kaza skandalı yaşanmasaydı Renault 2009’dan sonra sporda kalmaya devam eder miydi? Dünyadaki finansal durum düşünüldüğünde bu konuda fikir yürütmek neredeyse imkânsız, ancak Fransız üretici spordan 2009’un sonunda ayrılmış olsa bile kesinlikle daha saygın konumda olurlardı.

Bu senaryo Alonso’nun 2010’da Ferrari’ye gitmeyeceği anlamına geliyor. Bu durumda da muhtemelen Kimi Raikkonen sözleşmesinin sonuna kadar Felipe Massa’nın takım arkadaşı olarak İtalyanlar adına yarışmaya devam edecekti.

Bu yazı serisinde tamamen ihtimaller üzerinden fikir yürütüyoruz ve bence işin içerisine biraz da fantezi katabiliriz. Eğer Ferrari gerçekten Raikkonen’den 2010 sezonu için kurtulmak istiyorsa ve Alonso gibi zirvede bir sürücü ile anlaşamıyorsa tarihin en başarılı sürücüsünü, Michael Schumacher’i spora döndürmeyi deneyebilir miydi? Schumacher 2009 yılında Massa kaza yaptığında F1’e geri dönmek istemişti ancak o senenin başında yaptığı motor kazasında sakatlandığı için bu mümkün olmamıştı. Alonso radarda değilken belki de Ferrari Schumacher’i 2010’da yarış kazanabilecek potansiyele sahip bir araçla Formula 1’e geri kazandırırdı!

Tabi ki böyle bir senaryonun gerçekleşmesi için Ferrari’nin Massa ya da Raikkonen’e ödeme yaparak takımdan göndermesi gerekiyor. Ancak 2007’de Schumacher’in yerine getirilen Raikkonen ile Ferrari’nin böyle bir şeyi yapmak isteyip istemeyeceği konusunda mutlaka soru işaretleri olacaktır. Massa’yı takımdan göndermek ise birkaç ay önce neredeyse Ferrari aracında ölecek olan pilotu takımdan kovmak anlamına gelirdi. Her iki ihtimal de mümkün, ancak Ross Brawn’ın Mercedes ile olan bağlantısı ile Schumacher’in Alman üreticiye gitmesi ve Raikkonen’in takımda kalması daha muhtemel görünüyor.

Bobby K için farklı bir yaşam çizgisi?

Alonso’nun Ferrari için bir seçenek olmayışı Robert Kubica’yı İtalyanlar için bir seçenek haline getirebilir. Raikkonen’in 2010’da sorun yaşadığı ve takımdan ayrıldığı varsayıldığında, Kubica Fin sürücünün Ferrari’deki koltuğuna oturabilir ve 2011 yılında geçirdiği ralli kazası hiç başına gelmemiş olabilirdi. Bu da onun Alonso’nun 2011-2013 yıllarındaki şampiyonluk mücadelesine rakip olma şansını doğurabilirdi.

Daha sonrasında ise Ferrari’deki Kubica/Alonso birlikteliği Mercedes’in 2017-18 yıllarındaki şampiyonlukları için ciddi tehdit oluşturabilirdi. Hamilton hâla 3 şampiyonluğa sahipken, Alonso Red Bull’da kazandıklarıyla birlikte 8. şampiyonluğunu kovalayarak tarih yazabilirdi.

Tamamen fantezi değil mi? Muhtemelen, ancak bu sizin düşünmenizi sağlıyor…

Yazının ikinci bölümü için buraya tıklayın…

1 YORUM

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]