Fernando Alonso iki dünya şampiyonluğu ile Formula 1’den ayrılıyor, ancak bu şampiyonluklar bir ömür önce kazanılmış gibi görünüyor.

Sebastian Vettel ve Lewis Hamilton’ın 5. şampiyonlukları için mücadele ettiklerini izlemekten başka bir şey elinden gelmeyen, kendi jenerasyonunun en yetenekli pilotlarından bir tanesi spordan ayrılıyor. Alonso şampiyonluklarını baskın olduğu 2005-06 yıllarında Michael Schumacher’i yenerek elde etmişti. Hamilton-Vettel ikilisinden herhangi biri ise emekli olmadan önce daha fazla şampiyonluk kazanma şansına sahip.

Formula 1’in yakın tarihinin çok daha farklı olmasını sağlayabilecek bazı önemli noktalar var. Gelin Alonso’nun kariyerinin çok daha farklı bir yolda gittiği 3 alternatif senaryoya bakalım.

Yazının ilk bölümü için buraya tıklayın.

Senaryo 3: 2007’de McLaren’de yaşananlar olur, ancak Ferrari’de ucundan kaçırdığı şampiyonlukları elde eder

Bu senaryoda 2009’un sonuna kadar gerçek hayatta yaşanmış şeyler olmaya devam ediyor. Alonso McLaren ile politik sorunlar yaşıyor ve ardından Renault ile 2 sezon şampiyon olmayacak bir araç ile yarıştıktan sonra 2010 sezonu için Ferrari hayalleri kuruyor. Sonrasında ise gerçeklik değişiyor.

2010 sezonunda Alonso Kore’de 47 puan farkla lider durumda ve Ferrari Abu Dabi’deki sezon finaline şampiyona lideri olarak gidiyor. Ancak Alonso’nun şampiyonluğuna mani olan yanlış zamanda pit stop yapılmıyor ve İspanyol sürücü şampiyonluğa ulaşıyor. İki sezonu rekabetçi olmayan bir araçta geçirdikten sonra tekrar şampiyonluğa ulaşıyor. 2012 sezonunun büyük bölümü en hızlı araca sahip olmadan geçirse de gerçekte şampiyonluğu sezon finalinde çok az bir farkla Vettel’e kaybetmişti. Bu senaryoda ise 2012 şampiyonluğunu kazanan taraf Fernando.

Sabır erdemdir

2014’te Alonso’nun Ferrari’ye karşı olan sabrı tükenmek üzereydi. 2 şampiyonluğu ucundan kaybetmişti ve yeni turbo V6 motorlarda takımın temposu yeterli değildi. Alonso İtalyan takın ile şampiyon olabileceği üzerine olan inancını kaybetti.

İşte bu noktada senaryoya devam ediyoruz. 2010 ve 2012 şampiyonluklarıyla birlikte Alonso, takım hakkında pozitif hatıralara sahip ve Ferrari ile kazanabileceğine hâlâ inanıyor ve en önemlisi Maranello’nun efsanesi haline gelebilir. 2012’deki zaferin doğası, özellikle de en iyi araçla yakından uzaktan alakası olmayan Ferrariyle kazanmak, İspanyol sürücünün sahip olduğunu ünü stratosfere çıkartabilirdi.

Peki bu senaryoda takım 2014 yılında Vettel ile ilgilenir miydi? Öyle olacağını düşünmüyoruz çünkü Alonso’nun başarıları Alman sürücünün kariyerini de etkiliyor.

Ferrari’nin 2014 yılındaki yeni motorlarda başarısız olmasıyla popüler takım patronu Stefano Domenicali’nin imajı zarar görmüştü. Yerine getirilen kısa ömürlü takım patronu Matteo Mattiaci, Alonso yerine Vettel’i getirmeyi düşünüyordu ve hemen Alman sürücü ile iletişim kurmaya başladı. Belki de Domenicali Alonso’yla birlikte kazanılmış iki şampiyonluğu işaret ederek takımdan gönderilmekten kurtulabilirdi ya da aha yüksek bir krediye sahip olabilirdi. Gerçekte ise takım Vettel ile anlaşmıştı ve 2015 yılında Alonso için uzun tünelin ucunda ışık görünmüyordu.

Vettel vs Ricciardo, yeniden

Ferrari yolu Alonso tarafından kapatılınca,  Vettel’in sahip olduğu kariyer seçenekleri heyecan verici bir hâl alıyor. Bu senaryoda Alman sürücünün 2011 ve 2013’te büyük üstünlükle kazanılmış 2 şampiyonluğu bulunuyor. Bu da sadece doğru ve çok baskın bir araçla kazanabileceği suçlamalarının ortaya çıkmasına sebep oluyor.

Bana inanmıyor musunuz? Vettel şu an bile içinde bulunduğumuz on yılın başında kazandığı 4 şampiyonluğa rağmen bu konuda eleştiri yağmuruna tutuluyor. Eleştirilerin dozu Vettel 2014 yılında yeni araçlarda sorun yaşadığında ve Daniel Ricciardo’nun gerisinde kaldığında iyice artmıştı. Alman sürücünün o sezon bir kaçış yolu arayışı içerisinde olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz.

Vettel 2015 için hâlâ Ferrari’ye gidebilir, ancak Alonso’nun böyle bir şeyin gerçekleşmesine izin vereceğini hayal etmek gerçekten zor. Bu da Alman sürücü için farklı seçenekler doğuruyor.

Vettel’in yakın arkadaşı Toto Wolff 2015’te Mercedes’in başına geçmişti ve o dönemce Nico Rosberg’in geleceği tartışılıyordu. Sebastian’ın Alman kökeni ve kazandığı şampiyonluklar düşünüldüğünde Mercedes için oldukça iyi bir seçenek olduğu düşünülebilir.

Diğer durum ise Vettel’in Alonso’nun gerçek hayatta yaptığını yapıp ölüme mahkum McLaren-Honda projesine katılması olabilir. Peki bu projede Alonso olmasaydı yine aynı şekilde ölü olur muydu?

McLaren Honda’ya inanıyor

Alonso 2015’te McLaren’a geçmek yerine Ferrari’de kalmış olsaydı, Woking merkezli takım için ilginç bir durum oluşabilirdi. Honda hala V6 motorlarda sorun yaşıyordu, ancak Vettel de onları tercih etmemiş olsaydı takımında Button’ın yanında genç Kevin Magnussen kalacaktı, ki Magnussen Alonso için çaylak sezonunun ardından takımdan gönderilmişti.

McLaren-Honda projesinin ilk yıllarında bile hayal kırıklığı oldukça üst düzeydeydi, ancak Alonso dışındaki bir sürücüden bu kadar negatif ses çıksaydı aynı etkiyi yaratır mıydı bu bilinmez. Button takım arkadaşı Alonso kadar Honda’yı yerden yere vuracak tavırlar içerisine girmemişti. Kariyerinin ilk yıllarında olan çaylak Magnussen de çok fazla hasar verebilecek ya da şikayet edebilecek bir konumda değildi. Bu adamların Honda’nın kendi evindeki yarışta, Japonya GP’de, telsizden herkese açık şekilde Alonso’nun yaptığı gibi projenin ilk yılı olmasına rağmen GP2 motoru benzetmesi yapabileceğini hayal etmek güç.

Yeni patron Zak Brown Alonso’yu mutlu etmek için çabalıyor ve Honda anlaşmasının bozulması da bu işin bir parçası. Ancak yine de başa Brown geçmemiş olsaydı bile McLaren-Honda birlikteliğinin ömrü pek de uzun olacakmış gibi görünmüyordu. Honda bu sezon sonunda Toro Rosso ile birlikte gelişim kaydedebildi ve 2019’da Red Bull’a da motor sağlayacakları düşünülürse McLaren-Honda birlikteliğinin 2019’da biteceğini muhtemelen konuşuyor olurduk.

Not: Peki Magnussen McLaren’de kalmış olsaydı Stoffel Vandoorne’a ne olurdu? McLaren projesinden ayrıldıktan sonra Formula 2’de elde ettiği başarılar ile birlikte Formula 1’de belki daha iyi bir kariyere sahip olabilirdi. Ya da McLaren Button’ı daha erken emekli edip iki genç sürücü ile uğraşır mıydı? 

Lewis vs Fernando: 2. Bölüm

Son bölümde ise gerçekleşmesi en muhtemel olan ve umutları boşa çıkartan senaryo üzerinde duruyoruz. Alonso sonunda Ferrari’de sabrederek geçirdiği zamanların meyvelerini toplar ve 2017-2018 sezonlarında rekabetçi bir araca sahip oluyor. (Yazdığımız senaryolarda İspanyolun Ferrari ile 2 olmak üzere 4 şampiyonluğa ulaştığını söylemiştik.) Mercedes’in turbo V6 çağındaki baskınlığı 2017 sezonuna girilirken Hamilton’ın 3 şampiyonluğa ulaşmasını sağlamıştı. (Hamilton 2008’de McLaren’le takım arkadaşı Alonso değilken şampiyon oluyor ve 2016’da Rosberg’e şampiyonluğu kaybettiği varsayılıyor.)

Evet, yarattığımız bu senaryoda en azından 2 sezon boyunca gridin en yetenekli iki sürücüsünün birbirlerine karşı şampiyonluk için savaştıklarını izleyebiliyoruz. Dayanıklılık sorunları 2017’de Vettel’i etkilediği gibi belki Alonso’yu da etkileyebilir, ancak padoktaki insanların dikkate değer bir çoğunluğu Alonso’nun Ferrari’nin süper rekabetçi 2018 aracıyla Vettel’in bu sezon yaptıklarından çok daha iyisini başarabileceğini düşünüyor. İki eski takım arkadaşının, gelişmiş ve tecrübeli Hamilton ile Alonso’nun mücadelesini izlemek kesinlikle tarihe geçebilecek bir potansiyele sahip.

Tüm bunları şu şekilde basite indirgeyebiliriz: Yarattığımız bu evrende, geçtiğimiz hafta sonu, Alonso’yu emekli etmek yerine, Hamilton ile başka bir şampiyonluk için mücadele ettiğine tanık olabilirdik. Emeklilik yakın bir zaman için aklının köşesinden bile geçmezken, bu mücadele 2019’da üçüncü senesine girmiş olabilirdi. Bu birçoklarının görmeyi hayal ettiği şampiyona olabilir, ancak buna tanık olma şansına asla sahip olamayacağız…

1 YORUM

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]