Teknik Analiz: 2017 Çin GP

10

Çin GP’sinde takımlar Avustralya’ya göre biraz daha araç üzerinde geliştirmeler yaparken görüldü. Lewis Hamilton’ın domine ettiği (Grand Slam yaptığı yani; pol pozisyonu, yarış galibiyeti, bütün yarış lider gitme ve en hızlı tur) Çin’de bakalım kimler ne tür değişiklikler yapmış.

Mclaren

Ah McLaren vah McLaren. İçler acısı duruma geldiler. Ve Alonso (Kesinlikle tuttuğum için söylemiyorum desteklemek ya da fanı olarak anlaşılmasın) bu araçla boyundan büyük işler yapmaya devam ediyor. Üzülüyorum hem Alonso arka sıralarda dolanıyor hem de McLaren köklü bir takım olmasına rağmen bu kadar gerilerde. Biraz gözlemlerime güveniyorsam geçen sene şasi anlamında McLaren bu seneden daha iyiydi. Takımın kaptanı konusunda Alonso kaldı McLaren’in elinde. Geçen sene hem Button hem de Alonso yönetiyordu ve gelişime yardımcı oluyordu. Vandoorne tecrübe olarak bu ikilinin yanına yaklaşamaz. Ama bakalım McLaren bize Honda’nın değiştirmiş olduğu motorla sorunları çözerse (Temennimiz bu yönde biraz daha seyir zevki artar) sezonun kalan yarışlarında güzel mücadeleler vererek daha farklı yarışlar çıkartabilir.

Sezona başlarken bazı takımlar T-Kanat kullanmayı tercih etmedi. Bazıları ise o kadar ileri gittiler ki (Williams ve Mercedes) farklı farklı versiyonlarını hem testlerde hem de sezonun ilk yarışından itibaren geliştirmeye devam ettiler. Red Bull gibi motor gücü daha az olan takımlar drag etkisi yüzünden düzlük hızı olarak geride kaldıkları için bu kanadı şu an için kullanmadılar. Gelelim Çin’e. Mercedes Bottas ile T-Kanat sorunu yaşadı (Antrenmanda kırılması). Haas takımından ise güçlendirilmesi FIA tarafından talep edildi. McLaren ise ilk kez bu T-Kanatla tanıştırdı MCL32’yi. Şu an için en büyük sorun T-Kanatların esnemesi. FIA’nın esneme konusunda bu kadar hassas olacağına biraz daha farklar konusunda duyarlı olmasını isterdim. Bakalım önümüzdeki ay yapılacak İspanya GP’sinin ardından T-Kanatlarla ilgili nasıl bir gelişim bizi bekliyor olacak.

T-Kanadın yanında McLaren takımı hafta sonuna güncellemelerle geldi demiştik. Arka kanat dışında takım bir de yeni bir taban getirdi.

Basit olarak gelen hava aşağı yönlendirilerek difüzörün verimliliğini arttırmak için kullanılmakta. Mercedes, Ferrari, Red Bull ve Toro Rosso’da farklı yerlerde farklı kesitler aynı amaçla kullanılmakta.

Ferrari

Geldik Ferrari kampına. Geçen yarış atını şahlandıran Maranello takımı bu yarışta (Vettel ile) dişini gösterdi. Takım motor kapağında yerel hava durumunu düşünerek soğutma verimliliği açısından ufak bir değişikliğe gitti. Aynı zamanda zemin üzerinde farklı bir bölümün olduğu da gözlemlendi. Benim bir diğer merak ettiğim nokta ise Vettel bu şekilde araca uyumlu olurken neden Kimi kendini gösteremedi. Rakamı yuvarlarsak 42 saniye takım arkadaşının arkasında kaldığı gözüküyor. Ki Kimi 19. tura kadar Vettel’in önündeydi. 47 turda hemen hemen 1 saniye civarında gerisinde kaldığı gözüküyor. Tur başına aynı araçla 1 saniye Formula 1 için çok büyük bir rakam. Teknik bir arıza yok ise özellikle. Neyse bakalım şahlanan at Sakhir pistinde nasıl bir performans gösterecek göreceğiz.

Williams

Williams takımı İngilizce’de ‘Blown’ olarak adlandırılan üflemeli ya da beslemeli diyebileceğimiz jant göbekli tasarımı aracına adapte etmiş oldu. 2015 Ferrari, McLaren ve Red Bull 2016’da Force India ve Toro Rosso bu tasarımı kullanmışlardı.

Yüksek basınçlı hava bu üfleme merkezinden geçerek jant göbeğinden çıkarak hava akımının daha verimli olarak dağılmasını sağlıyor. Bir dipnot bu sisteminde drag etkisi bulunmakta.

Bunun dışında ön kanat dışında bulunan kanatçık revize edilmiş.

Toro Rosso

Toro Rosso takımında bulunan S-Kanalın detayları ortaya çıktı. Sistemin başlangıç yeri boğanın hemen kafasının (Alt tarafında gösterilmekte) bulunduğu bölgede.

S-Kanal sayesinde daha temiz hava kullanımı ve hem ön kanadın altından hemde üstünden geçen hava akımının hızı artmakta.

Hepinize keyifli haftalar diler, Bahreyn yarışından sonra bir analizde daha görüşmeyi dilerim.

10 Yorum

  1. Bu arada Erdim hazırlan. Ferrari Bu hafta o kadar çok güncelleme getirmişki sığmaz buralara. Bas amino asitli bilgiyi. Adamlar resmen başta taban olmak üzre bütün pakette arşa ulaşmaya çalışıyor.. Beklediğim gibi Aero departmanı müthiş işler yapıyor. Demekki neymiş, bu işler Allison gibi ağa babalarıyla olmasına gerek yokmuş. Eleştirdiğiniz Ferrari mekanikerleri birden bu denli şah’a nasıl kalktı onuda bir ara yazmak lazım.

  2. Pek yazan çizen olmamıştı bu konuyu kısa iyi bir derleme olmuş.
    https://seyler.eksisozluk.com/neden-buyuk-sirketlerin-cogu-cinde-uretim-yapiyor
    Otomotiv sanayiinin geleceğini ve sürüklenmelerinin kökenini anlamak için bunlara dikkat kesilmek, öğrenmek durumundasınız.

    Kısaca dünyada bazı çok temel alanlar artık çin’in kontrolünde ve birileri kara kara napabiliriz diye düşünüp duruyor. Ve bu kontrol de pazarların hakimiyeti oranıyla artış gösteriyor. Yer altı likit/yarı likit yanıcı kaynakları ve değerli taş kaynakları başkalarının elinde ancak derlemede bahsedilen elementler, bazı alaşımlar ve demir çelik endüstrisi gittikçe Çin’e daha bağımlı hale geliyor yani Çin hammadde devi haline geliyor. Markalarınız sizin olabilir ama bu tabi ki hybrid ve doğal enerji kaynağından faydalanan araçların geleceğini belirliyor.
    Çin 1 numaralı demir çelik üreticisi ve kullanıcısı. 1. numaralı tekstil imalatçısı bu da tabi ki hammadde demek. Mesela sektörün dışındakiler pek bilmez ülkenin plastik hammadde tiplerinden biri granur/kırma hammaddeciliği çinin elinde bunu akılsızlık ile yıllar içerisinde bahşettik yani koca plastik enjeksiyon sanayiniz birilerin iki dudağı arasında ve savaşabileceğinizi düşünüyorsunuz hah.. 🙂
    İşte çok uzak diyarlarda bu tip direkt en direkt atılımları, pazar kontrolleri var birilerinin kuzey afrikaya kadar. İşte o yüzden geçen ki o nasıl oluyor yav bahsi olan iran da ki bir durum Japonyayı etkiliyor.

    Kısa kısa kavganın bir kısım yönü şöyle….
    Sektör federatifleri, markalaşma sizde ancak mamülleriniz havayla gitmiyor havzalarınızda kayıplar yaşadığınız için (orta doğu savaşları) bir çıkış yoluna ihtiyacınız vardı. İşte ona diesel diyoruz.
    Bu NCG olamadı çünkü orada kaynaklarınız zaten yetersiz size ucu ucuna yetiyor ve tehdit altındasınız (açıktan bilinen libya, rusya postası).
    Sonucunda kendinizi tek oyuncu olarak görüyordunuz bağımlılıklarınızı unuttunuz işler yürümedi şimdi yeni bir hedef çiziliyor.
    Peki elektroniğin hammadesi birilerinin elindeyse madem markası, teknolojisi size ait olsa da “gelecek” dediğiniz şeyleri nasıl kontrol edeceksiniz…:) İşte size korkuları, çıkmaz sokak…

    İşte dünyada bu bahsedilenlere hakim savaşlar başlatıp bitirebilen yöneticiler, şirketler var. Bunlar top10 da görünmez o forbes vs listeleriyle görülen çoğunluğu yazılımcıların varlığı hiçbirşey demek. Refahları yatlarının uzunluğu kadar ancak.

    • Aslında bu köşe yazısına iyi giderdi. Görmeyen, cahil kalan(bilgi anlamında) çok olur. Tabii bahsedilen metaller, Dünyanın her yerinde önemli derecede bulunan ama bunu çıkarıp işleyecek teknolojileri bulunmayan ülkeler oranı %99. Bunun Çin’de teknolojisi inanılmaz derecede mükemmel. İleride su savaşları da vb vesaire şeylerde hep söyleniyor ki doğruluk payları da yok değil bunlar için. Ki Avrupa-Amerika teknoloji şirketleri, yıllarını uydu robot tipteki araçların gelişimine adayarak, bunları kuyruklu yıldızlara oturtmak isteyip, tabanından materyal alıp, döteryumlarına bakıp,, ticari anlamında düşündükleri alaşımlar için avantaj yakalayacağı elementleri oradan temin etmek için bir çok şirketin tabiiri ile uzay savaşı var. Sadece olay Dünya üzerinde de devam etmiyor bir de ulaşamadığımız yerlerde yapılan muhabbetler de var ve orada da önde olan yine Çin.

      • “Dünyanın her yerinde önemli derecede bulunan ama bunu çıkarıp işleyecek teknolojileri bulunmayan ülkeler oranı %99”
        bunla ilgili şu eklenebilir kısaca. O derlemede küçücük bir cümle içerisinde küçücük bir belirteç var. “yüzeye yakın”
        Bunu petrol algısı, savaşları, dengesi, yalanları üzerinden şöyle anlatabiliriz. Dünyada dağılmış halde zeminin altında belki de 1000-2000 yıl kadar daha bu ivmeyi 1-2 kat daha katlayarak götürebilecek kadar petrol var. Fakat bunlar verimli havza değiller. Peki neden ve nereden bu verimlilik. Basitçe çıkartmaya değerlilik üzerinden. 1 km2’lik alandan dahi aynı özelliklerde ham petrol alamayabiliyorsunuz. Ve bildiğim kadarıyla bu yakıt türünün asıl maliyet kalemini işlemek değil çıkartma tesisleşmesi oluşturuyor. Yani bize ulaşan hali aslında çok da pahalı değil ve oldukça verimli ayıkladıkça farklı türler olarak satıyorsun. Bunları sen biliyorsun kimyacı olarak. Transport önemli bir kalemdir. Ve asıl.. O kurulumu, tesisleşmeyi sağlamak için harcadığın politik, siyasi, stratejik, askeri harcamalar belirliyor maliyeti. Yani kısaca petrol çok ancak çıkartmaya değer görülür nitelikte değil ekseri alanda. Bizde kahve muhabbetlerine konu olan beton döküp kapatmışlar muhabbetinin kökü de aslında böyle. Ve bu nedene sığınılmasına sebep olan da aslında bileşik havzaların teminatçı olması gerçek ömür hesabı (bitiyor yalanları) bunlar üzerinden yapılıyor. Çünkü milyar $’ları zaten harcadılar.
        – Halen hacim bilinmezliği olan üstü buzla kaplı 2 uç alan…
        – USA kaya gazı meselesi yukarıda ki tavrın doğru olmayabileceği, değişebileceğini gösterdi aslında.

        İşte yüzeye yakınlığı ve işleme kapasitesini (ucuzluk, işletme-değerleme maliyeti) bu şekilde değerlemek gerekir. Yani yeri 20 bin km 😀 delip en büyük elmas, altın bloklarını çıkarabilirsiniz ancak harcadığınızı karşılayacak bir pahalandırma satışı yoktur.

        – Artı sömürgelerinizi kontrol dışı bırakamazsınız karşınıza dev, baş belası olarak çıkabilirler. Yer altı kaynakları kontrollü kalmalıdır…
        [III. Roma imperatorluğu olan Osmanlının daha muhteşem sülüman zamanında başlayarak kayba, yıkıma doğru gidişinin kök nedeni “bu” olarak gösterilir. IV. Roma imparatorluğu U.S.A. işte bu korkudan dolayı bu kadar çok harcıyor.]

        – Bir de avuntu meselesi olan bor, magnetit vs bahsi gibi. Sınırlarınız dışında kalmış alanlarla ilgili yetkinlik, teknoloji anlamında edinim, kullanım bahsi mevcuttur. İşleyebilme satırı o yüzden önemli.

        – Dünya dışı madencilik yine aynı ölçütleri olan bir harp konusu. Orada dünya henüz emekleme safhasında dahi değil denilebilir. Evet dünyada ki bazı şeyleri kaçırdık bunu kaçırmayalım bari diyenler var, daha akıllıca oynayanlar var.

        Bir de konu dışı yine küçücük bir belirteç var mesela. “bölünebilirliği yüksek 4 bölge”.
        Yıllardır özellikle türki cumhuriyetlerle irtibatlarımızda, dernekçiliğimizde dinlediğimiz ve dinlettiğimiz konu Çin denilen süperleşen gücün çok da bölümü zor olmayan 4 veya 7 bölgeden oluşuyor olmasıdır. Ki bu bölgeler arasında ki toplumsal aykırılıklar dünyanın pek az yerinde olacak kadar keskin.

        – Bir rejim türü o yüzden bazen diğerlerinin yanında öne çıkar ve şerbetlendirilir.
        – S.S.C.B konusunu inceleyenler daha iyi kavrayacaktır.

        Bunlar denilebilir, ayrıntılanabilir, onbinlerce sayfa analizlenebilir ancak bir noktaya geldiğinde bölünmemesi, bölünmesinden daha faideli olduğu görülebileceğinden teşviklenebilir.
        Bu da tabi başka kaygı ve handikapların devamlılığını sağlayabilir. Çünkü zaten fillerin ormanında kazan-kazan formülü pek çalışmaz. İnsan hayatı da böyledir. Sivilceleri, kanserleri olur. Medeniyetler, ülkelerde böyle tarif ediliyor hani doğar, büyür, gelişir ve geberir.:) Universe dahi sonsuz değil biz rakamlayamasakta.

        Yani bütün eşyayı güneş enerjili yaptınız diyelim bir sonra ki oyunu da kurmanız gerekir. 🙂

        • Birde bunların hepsi konu, site dışı şeyler.:) O yüzden anca böyle tavsiyesi, yorumu, anektodu olur geçilir. Görüyoruz aratınca içinde kaç tane araba, otomotiv geçebiliyor.:) Sadece maksat konu, sevgi dahilimizdeki ki vizyonu etkileyenlere fikir uyandırabilmek.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]