Red Bull’un lansman ve testlerde basit aerodinami felsefesine sahip olduğu anlaşılmıştı. Aerodinamik kuralların serbest bırakıldığı bir sezonda Adrian Newey liderliğindeki tasarım ekibinin akıllıca bir şeyle gelmesi bekleniyordu.

Ancak yarış için gelen güncellemelerde bu olmadı. Geçen sezon güçlü performanslarıyla şampiyona ikinciliğine yükselen takımın 2017’de Mercedes ile aradaki farkı kapatabilmesi bekleniyordu.

RB13 o kadar basitti ki taraftarlar ve basın ilk yarışa büyük bir güncelleme geleceğini tahmin ediyordu. Takım bir şeyler saklıyor olmalıydı. Melbourne’deki antrenmanlarda araçta yeni parçalar vardı, ancak bunlar genel bargeboard ve güç ünitesi güncellemeleriydi.

Bu güncellemeler radikal olmaktan çok uzaktaydı ve takımın durumunun sorgulanmasına neden oldu. Adrian Newey hala çizim tahtasını kullanarak tasarım yapıyor ve Dan Fallows liderliğindeki tasarım ekibi bunu bitmiş bir yarış aracına dönüştürüyor.

Yeni kurallar difüzör ve taban alanını genişletirken bargeboard alanını tamamen serbest bırakıyor ve bu çok farklı yaklaşımların denenmesine imkan tanıyor. Ancak RB13 bu karmaşık yola hiç girmedi, bu sadece taraftarlar ve basını değil, rakip takımları bile şaşırttı.

Takım Mercedes gibi yüzlerce mikro hava akımına bölünmüş aerodinami yerine basit yolu tercih etti.

Geçtiğimiz sezon RB12 Mercedes şasisine denk performanslar gösterebiliyordu ve sadece güç ünitesi bakımından geride kalıyordu. W07 karmaşık görünürken RB12 daha organik ve akıcı bir tasarıma sahipti.

Red Bull yüksek açılı şasisi ile virajlarda iyi olurken düzlüklerde de hızlı olabiliyordu.

Takım resmi olarak kabul etmese de süspansiyonunu değiştirmek zorunda kaldı, geçen sezonun ortalarında kullanılmaya başlanan karmaşık süspansiyon düzlüklerde aracın arkasının yere oturmasını sağlıyordu. Bu, aracın aero performansını oluşturan eğimli şasi ile birlikte harika çalışıyordu.

Daha basit süspansiyonlara dönülmesi ile birlikte Red Bull ve Mercedes’in saniyenin birkaç ondalığı kadar tur zamanı kaybettiğine inanılıyor.

Aero yanında görsel olarak çok az parça değişti, araçtaki her değişikliğin görülebilir olmayabileceğini biliyoruz, ancak büyük konsept değişiklikleri bulunmuyor. Temel farklılıklar bargeboard’larda ve sidepodlardaki hava yönlendiricilerinde bulunuyor. Bargeboard panelleri hala oldukça benzer, sadece üst kırımlarında adımlar oluşturulmuş.

Sidepodlar çevresindeki yönlendirme kanatçıkları çok daha büyük ve üst kısım gerçekten devasa duruyor ve sidepod şeklini taklit ediyor. Bunlar aero için küçük değişiklikler, yeni bir çözüm olarak düşünülemez.

Bir diğer aero farklılık ise arka lastikler önündeki taban kısmında görülüyor, kurallar lastik ve zemin arasında bir boşluk bulunmasını şartkoşarken bu alandaki açıklık zemindeki hava akışında bozulmalara neden oluyor. Takımlar bu aralığın mümkün olduğunda küçük olması için çalışıyorlar. Red Bull aracı krikoya kaldırıldığında süspansiyon aşağı düşüyor ve arka lastik tabana değmekle kalmıyor, onu eğiyor.

Pistte bu sorun teşkil etmezken, bunun kış arasında süspansiyon alanında verilen FIA teknik direktiflerinden kaynaklandığı düşünülüyor. FIA ne kadarın çok fazla olduğu üzerinde çalışmalı ve bu alana bakmak isteyebilir. Öte yandan taban ve difüzör Barselona’da test edilenlere çok benziyor.

Güç ünitesi bakımından Renault paketi kış testlerinde birçok kez sorun yaşadı. Bu sorunlar MGU-K ile ilgiliydi ve araç 160 beygirlik ERS gücünü kullanırken iç izolasyon sorunu yaşanıyordu. Yeni parçalar teste hazır olmadığı için kullanılamamıştı.

Melbourne’de kullanılan güç üniteleri güncellendi ve Renault üç ünitesi 2016’da kullanılana göre iyi bir adım atmış gibi görünüyor.

4 Yorum

  1. İnsanlar Redbulu ancak Q1 ilk çeyrek bitince anlamaya başlayacaklar herhal de öyle görünüyor 🙂 aynı Brawn döneminde ki durum.
    Çoğunluk adamları anlama yerine kendilerine göre anlam yüklemeye çalışıyor. Şaşırmada ki temel de başkalarına benzesin istiyorlar halen.
    🙂

  2. Bu analtılan süspansiyon sistemini,RBR ve Ferrari testlerde kullandı. FIA bunu tam olarak ne zaman yasakladı bilmiyorum fakat Ferrari belki Mercedes’in önündeydi ve geriye düştü ihtimalleride aklıma gelmiyor değil.Gerçi hala kullanıp kullanmadıklarına tekrar bakmak lazım yarışlarda e antremanlarda.

    • Yani burada yasaklanan şey süspansiyonun çıkarıp atılması değil beyler. Kimse kafasında yanlış şeyler düşünmesin yani geometri felan o kadar derin değişmiyor. Burada yapılan şey aracın düzlüklerde düzleşmemesi sağlanıyor. Bunu takımlar istese ayarlayabiliyor. Yoksa aynı sistem yürürlükte.Belki Ferrari ve Red Bull virajlarda nimetini yiyordur fakat düzlük şuanlık hayal olabilir. Mercedes bu şekilde yırttı diye biliyorum ama onlar daha büyük illegalite içindeler bunuda belirteyim.Direk aracın dengesine etki eden bi aktif süspansiyon kullanımı var. RedBull aracının kötü olması bu süspansiyonla alakası olduğunu pek düşünmüyorum. Araçta genel bi eksiklik var.

    • Geçen ki açıklamaya göre anlaşılan testlerden önce söküldüğü yönünde.
      Yukarıda ki resme göre sistem klasik, önceki yapıya döndürülmüş.

      Senin anlatmaya çalıştığın şey tamamen farklı konu…
      Damper control ve weight transfer control farklı konu bu 5 yıl önce de vardı. Bu geçmişte stop edilen uygulamalar olduğu halde tamamen legal. Tam zıddıyla aracı virajlarda düz tutmaya çalışma uygulamasıdır.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]