Sebastian Vettel zaman zaman kuruyan, zaman zaman tekrar ıslanan Hockhenheimring’deki bol olaylı Almanya GP’den sonra ilginç bir demeç vermişti.

Alman pilot yağmurun yağıp yağmadığını tribünlerdeki seyircilere bakarak anladığını söyledi.

Vettel: “Yarış boyunca seyircilere bakıyordum. Eğer şemsiye açmışlarsa yağmur yağdığını anlıyordum, açmamışlar ise zorlayabileceğimi biliyordum.”

Sürücülerin 2018’de kullanılmaya başlanan Halo kokpit koruma cihazı nedeniyle yağmurun yağıp yağmadığını eskisi kadar kolay anlayamadığını, çünkü Halo’nun vizöre çarpan suyun önemli bir kısmını engellediğini söylediklerini duymuştuk.

Vettel’in bunu yapma sebebi bu mudur bilinmez, ancak aklıma 1996 Formula 1 dünya şampiyonu Damon Hill’in otobiyografisinde yazdığı bir bölümü getirdi.

Çok benzer şeyler değil, ancak sürücülerin yarış içinde neleri düşündüğünü, istemli veya istemsiz neleri fark edebildiklerini anlatan güzel bir bölümdü.

Damon Hill, Formula 1’e gelmesi öncesinde bir yandan yarışırken, bir taraftan da motosikletli kuryelik yaptığı zamanlardan bahsediyor, her trafik ve hava şartında uzun süre motosiklet kullanmak zorunda olmanın kendisine kattığı becerileri fark etmiş ve bununla ilgili bir anekdot paylaşıyor.

Aynen aktarıyorum;

Beş kez dünya şampiyonu Juan Manuel Fangio, 1950 Monako Grand Prix’i hakkında güzel bir hikaye anlatırdı.

Yarışı lider götürüyordu ve bir sebeple gaz kesmeye karar verdi. Önündeki yol temiz görünüyordu, ancak bir şeylerin yanlış olduğunu hissetti. Kör virajın apeksini döndüğünde bir kaza olduğunu ve pistin tamamen kapanmış olduğunu gördü.

İçgüdüleri onu uyarmıştı. Yarıştan sonra, şaşkın bir şekilde bunu nasıl yaptığını düşünüp durmuştu, belki de Tanrı’nın araya girdiğini düşündü.

Sonrasında ise viraja girerken gördüğü resmin tamamen farklı olduğunu fark etti. İnsanlar daha öncesinde lider gittiğinizde hep yaptıkları gibi ona bakmıyordu, viraj çıkışındaki kaza dikkatlerini çekmişti. Arkaplan resmi değişmişti. Bilinçaltı bunun farkına varmış ve kendisini uyarmıştı.

Bu, motorsporlarında hayatta kalabilmek için sahip olmanız gereken altıncı histir. Motosikletli kuryelik yapmak da bana bu becerileri kazandırdı. Yarışmıyorken bile yeteneklerimi geliştiriyordum. Motosikletimin üzerinde geçirdiğim her saat aslında beni yarışlara hazırladı.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]