F1 bir spor, bir motorsporu. Teknik bir spor. Burada kazanmanız için operasyonel olarak, psikolojik olarak, yetenek olarak, fiziksel olarak, takım olarak kusursuz olmanız gerekli.

Peki tüm bunlar kazanmanıza yetiyor mu? Hayır!

Bu sporda kazanmanız için teknik olarak, bilhassa dayanıklılık bakımından da mükemmel olmalısınız. Her şey yolunda giderken patlayan bir motor tarifi imkansız acılara sebebiyet verebiliyor. Neler mi bunlar? Sizler için derledik!

Jenson Button-2006 Avustralya GP

Yarışa polden başlayan, ve yarış boyunca iyi bir performans sergileyen Button sondan bir önceki tur iflas eden Honda motorunun kurbanı oldu. Klasmana 10. sıradan dahil olan İngliz pilot çok iyi götürdüğü yarıştan tek bir puan bile alamadı.

Felipe Massa- 2008 Macaristan GP

Yarışa McLaren’ların ardından üçüncü sırada başlayan Felipe beybi muthiş bir startla liderliği ele geçirdi. Çok iyi bir performans ile zafere doğru adım adım ilerleyen Felipe, 67. turda patlayan Ferrari Tipo 056 motorun gazabına uğrayarak zaferi Heikki Kovalainen’e bırakarak yarışı noktaladı.

Michael Schumacher- 2006 Japonya GP

Ahhh o motor! Bu ünlem cümlesi yeryüzündeki Schumacher fanatiklerinin (ben de dahil) sözlerinin çeyreğini oluşturur. Şampiyonada momentumunun zirvesine ulaşan Michael, benden bu kadar diyen V8 Ferrari motorlu 248 F1’i kenara çekmek zorunda kaldı.

Nico Rosberg- 2015 İtalya GP

Yarışa şampiyonluk yolunda Hamilton ile olan mücadelesini zorlaştıracak bir pozisyon olan 4. sıradan başlayan Rosberg’in yarışı 50. turda dumanlar çıkararak stop eden Mercedes PU106B güç ünitesi ile son buldu. Hamilton bu yarıştan sonra puan farkını 53’e çıkardı.

Fernando Alonso- 2006 İtalya GP

Yarışa “Bwooah, pole position is not bad.” diyerek ilk sıradan başlayan Kimi Raikkonen, liderliğini buraların ağası Şumi’ye bırakınca 10. sıradan start alarak şampiyonluk için kritik olan bir yarışa çıkan Matador Alonso’nun yarışı iyiden iyiye kritik bir hale geldi. Renault R26’nın motoru 43. turda Monza’nın uçsuz bucaksız düzlüklerine dayanamayıp patlayınca Michael cebine 10 puan atmış oldu.

Lewis Hamilton- 2016 Malezya GP

Şampiyonada geriye düşen Hamilton bir zafer alarak bu dengeyi tersine çevirecekken Mercedes’in motoru yoluna taş koyunca Hamilton telsizden “Oh noooo, nooooo!” diye feryat etti. Bu yarıştan sonraki tüm yarışları kazanan Hamilton takım arkadaşı Rosberg’in şampiyon olmasını engelleyemedi.

Sebastian Vettel- 2010 Kore GP

Son yarışa kadar 4 pilotun şampiyonluğa talip olduğu sezon olarak tarihe geçen 2010 sezonunun sondan ikinci yarışına polden başlayarak zafere doğru giden parmak çocuk Vettel, 45. turda kendisini yarı yolda bırakan Renault motorlu Red Bull’u ile yarış dışı kaldı. Yeognam’da hava kararırken ışıklar altında yapılan podyum seramonisinde Alonso 231 puanla klasmanda liderliğe yükselen Alonso Vettel’e 1 zaferlik fark açmayı başarmıştı.

9 Yorum

  1. 2001 İspanya Mika Hakkinen? Oldukça dramatiktir….
    Mercedes motorunun iflah olmaz olduğunu öngören Mika koltuğu Kimi’ye bırakıp kaçıp gitmişti…. 2005’te 2 yarış üst üste sorun çıkarmadan dursa belki işler çok başka olacaktı o sezon….

    • Bu arada en çok sevindiğim kuşkusuz alonsonun motorunu patlatmasıydı.:) baya bi gürültü kopmuştu sıralama turlarında massayı engelledi diye falan 5 sıra ceza almıştı.Renault da garajda “Ferrari İnternational Assistance ” diye bi görsel asmıştı 🙂 🙂

    • Ferrari’nin asıl olayı gücü dayanıklılık ile harmanlayabilmesiydi. 90 sonlarında o kadar zaman onu becermeye çalıştılar. [Scuderia’nın 80 sonu 90’larda ki 1. handikapı da buydu. Kimi zaman dayanmak için gücü fazla kısıyorlarmış kimi zaman da yakıtı yetiştirebilmek için…. yoksa şimdi ki geride olanlar kadar aşırı geride değillerdi] Daha güçlü, max’lara odaklanan üniteler vardı ancak dayanıklı olamıyorlardı. Cosworth ve BMW de Ferrari dayanıklılığına hiç ulaşamadı. Mercedes’in yapamadığı şey de bu Ferrari’nin oluşturabildiğinden daha büyük farkları olmasına rağmen daha dayanıklı değiller…

      Ayrıca aracı dayanıklı kılan pilottur, strateji ekibinin başıdır. Olağan üstü ayak çatlamadan önce çok kere aracı fark eden gücü kontrol de tutandır. Daima tam gaz giderek ayakta kalamazsınız…
      Acemi, kontrolsüz ve düşük tecrübeli yetenek daha kolay kırar. Yeterli düzeyde değilse yine zorlama ihtiyacı görürsünüz kontrolü elden bırakmak gerekir ve yine kaza kırımın dibine yol alınır.
      WEC de pilotlar yönüyle bu bariz öne çıkar ancak F1 gibi nadir serilerde bu pek fark edilmiyor.
      Lemans da dayanıklılık odağı gözünüze ilişir tekerleğin etrafından dahi anlarsınız ancak değmeden yürümek zorunda olan F1 de bu görünürde ortaya çıkmaz göremediğimiz alandan booom 🙂

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]