Merhaba değerli F1 severler!

Olaylı Almanya GP’sini daha yeni bitirip gönderebilmiştim. Arka arkaya yarış hafta sonlarında ben de yazı yetiştirmekte zorlanıyorum. Daha Almanya analizlerinin mürekkebi kurumadan Macaristan GP’si geldi.

Biraz zamanım kısıtlı olduğu için yarışa hazırlık yazısını kısa ve öz yazmaya çalışacağım. Kısa bir yazı olması, baştan savma olacak gibi yorumlanmamalı. Sadece çok önemli noktalara değineceğim. Geçtiğimiz haftalara mümkün olduğunca az referans yapacağım.

Öncelikle pist ile başlayalım.

Hep viraj, her zaman viraj. Her tipte viraj. Favori pistlerimden değil, ancak yağmur yağarsa ilginç geçecek.

Pist

Macaristan da kısa pistlerden birisi. Ancak burayı diğer kısa pistlerden ayıran önemli bir fark var: Virajların zorluk dereceleri. Zorluk derecesi yüksek virajlar hem yüksek downforce, hem de yüksek mekanik yere basma istiyor. İngiltere gibi, burada da her tipte viraj var. Fakat İngiltere kadar fazla düzlük yok. Bu nedenle motor gücü pistin belirleyici özellikleri arasında değil.

İngiltere tüm viraj tiplerine sahip olmasına rağmen, uzun düzlükleri vardı. Tur başına tam gaz gitme oranı %78 idi. Burada %60’ın altında. Yani motor gücü temel belirleyici etken değil.

Pistin uzunluğu 4381 metre. Hatırlarsanız kısa pistleri sevmediğimi önceden söylemiştim. Çünkü tur bindiren ile tur yiyen arabalar her daim iç içe seyrediyor. Arabalar bu denli iç içe olunca da pistte her daim kirli hava oluyor.

Pistin kısa ve bol virajlı olması nedeniyle, geçiş yapmanın en zor olduğu pistlerden birisi Macaristan. Bu nedenle sıralama derecesi yarı yarıya yarışı kazanmakla eşdeğer.

 En uygun, hatta belki tek geçiş yapılacak yer start finiş düzlüğü. Bu düzlüğün toplam uzunluğu 800 metre civarında. Düzlüğün çok uzun olmaması geçişi zor kılan etkenlerden. DRS bölgesinin start düzlüğünde olması da geçişe çok yardımcı olmuyor. Ancak start düzlüğünün önemli bir özelliği var. Bu özellik yarışın startı sırasında ortaya çıkıyor. Start sırasında, ilk çizgi ile birinci viraja kadarki mesafe yaklaşık 620 metre. Bu mesafe sezonun en uzunlarından. Bu mesafe bize start sırasında pek çok geçiş ve heyecan vadediyor. Hele son çizgi 14’ncü virajın içinde, yani arkadan başlayan arabalar için ilk viraja kadarki mesafe 800 metreden fazla.

Söylemem o ki; sıralama derecesi ve start yarışın kaderini belirliyor.

Pistlere downforce değeri vermeyi adet edinmiştik. Aslında burası da Monako gibi 5 değerini hak ediyor. Virajları o kıvamda. Ancak start düzlüğü ve 1. ve 2. viraj arasındaki DRS bölgesi nedeniyle buraya 4-4,5 gibi bir değer vermemiz gerekiyor.

Pit’lerde kaybedilen süre 16 saniye civarında. Pit yolu da kısa yani. O nedenle pit stratejisi konusunda da bir esneklik söz konusu. Pilotlar, rakiplerinin arkasında kaldıkları zaman undercut yaparak geçmeyi deneyeceklerdir. Bu durum da esnek pit stratejilerine neden olacaktır.

Hava durumu da sanki esnek pit stratejilerini destekler bir doğada olacak. Yağmur ihtimali %52 civarında. Yine şenlikli bir hafta sonu bizleri bekliyor olabilir.

Virajlar

Bu pistte toplamda 14 viraj var dedim. Ancak Avusturya ve Kanada gibi teknik olarak zayıf virajlar değil bunlar. Tam gaz geçilen viraj yok gibi, sadece 10 ve belki 11. Virajların tamamı viraj gibi viraj.

En kritik viraj, düzlüğe taşınacak hızı belirlediği için 14’ncü viraj. Atak yapmayı veya geride kalmayı etkileyecek bir viraj.

Onun dışında son iki yılın arabaları için bir kritik viraj daha belirmeye başladı bence. Geçen sene sıralama yağmurlu olduğu için bunu çok hissedemedik ama 11’nci viraj değer kazanan virajlardan biri olacak diye düşünüyorum. Eskiden arabalar bu kadar downforce üretemedikleri için, 11 numaralı viraj tam gaz geçilemiyordu. Ancak son iki senenin arabaları yüksek downforce ürettikleri için aralarında bu virajı tam gaz geçebilenler olabilir. Burada kıymetli zaman kazanılabilir. İzleyip görelim…

Güncellemeler ve Favoriler

Mercedes’in getirdiği güncellemelerin işe yaramadığını veya tam potansiyelini sergileyemediğini Almanya GP’si analiz yazımda belirtmiştim. Ya eski pakete dönmeleri lazım, ya da optimize etmeleri lazım demiştim. Hamilton ve Toto beni doğrulayan açıklamalar yaptılar. Paket üzerinde optimizasyon yapmamız lazım dediler. Eski pakete en azından şimdilik bir dönüş olmayacağını Perşembe padoktan gelen resimlerde tespit ettik. Zira “Rear Bodywork” dediğimiz arka kaporta üzerindeki kanatlar Almanya’daki güncellemelerle geldiklerini gösteriyor.

Ferrari için geçen yarışta pole için favori demiştim. Pek çok okuyucum mümkün değil demişti. Hem geçen hafta sonunun dereceleri, hem de Perşembe günü Verstappen beni doğrulamış oldu. Verstappen, “Macaristan için Ferrari’yi görmezden gelemeyiz. Almanya’da normal bir akışta pole pozisyonu Ferrari almalıydı. Ve pole pozisyonu almış olsalardı bambaşka bir yarış görebilirdik.” dedi.

Verstappen’e rağmen, bu yarış için Ferrari’yi 3’ncü sıraya yazmak lazım diye düşünüyorum. Eğer paket çalışırsa Merc favori. Red Bull ise ikinci sıra için adayım. Ferrari’yi de üçüncü sıra için yazarım.

Fakaaaatttt. Ferrari yeni bir süspansiyon ile buraya geldi. Buradaki en önemli komponent süspansiyon. Eğer Ferrari’nin yeni süspansiyonu çalışırsa işler değişir. Hele ömrünü tamamlayan motorun yerine birinci motoru takmazlar da, yeni motoru takarlarsa işler daha da keyiflenebilir. Pistin güç pisti olmaması önemli değil. Bu pist için en önemli parametre güç olmasa bile fazladan güç her zaman işe yarar.

Antrenmanlar başlamak üzere. Bu hafta yoğunluktan ancak böyle olabildi. Antrenmanlar sonrası kısa bir yazı daha yazmaya çalışacağım.

İyi seyirler,

Fırat KESKİN

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]