Formula 1 taraftarlarının ya sevdiği, ya da nefret ettiği Hermann Tilke, F1 pisti tasarlamanın nasıl bir şey olduğunu ve 2018 sezonu hakkındaki umutlarından bahsetti.

Bazı işler vardır ki nefret etmesi neredeyse imkansızdır. Dondurma tadıcısı, süpersonik jet pilotluğu, profesyonel sporcu ve böyle şeyler…

Pek çok motorsporu meraklısı ise en çok istediği işler listesine ‘F1 pisti tasarımcısı’ seçeneğini mutlaka ekler. Bize boş bir kağıt verin ve size en güzel pisti çiziverelim.

Aslında bunu yapamıyor oluşumuz başkalarını kıskanmamıza da neden olabiliyor, bu da Hermann Tilke’ye atıp tutmanın neden moda olduğunu kanıtlayabilir. Dünya çapındaki 70’den fazla pistin tasarımının arkasında olması ve modern zaman F1 pistlerinin çoğunun bunlar arasında olması Tilke’nin nasıl bir adam olduğunu gösteriyor.

Tilke’nin, yaptığı pist tasarımlarına karşı olan eleştirileri ise tamamen sıradan şekilde geliyor. Aslında onun en büyük sorunu para, bazen de öyle sıkıntılarla karşılaşıyor ki, evimizi tadilat ederken karşılaştıklarımız komik kalıyor.

“Eleştirmek kolaydır ve her şeyi yüzde yüz doğru şekilde yapmak imkansızdır. Ancak yaptığımız şeyde her zaman bir sebep vardır ve bütçe her zaman kısıtlayıcı etmenlerden birisi olmuştur.”

“Şöyle söyleyen insanlar oldu: ‘Neden bu düzlüğü 100 metre daha uzun yapamıyorsun?’ Çünkü oradaki arazi bizim değil!”

Tilke’nin pist tasarımlarında üst düzey sürücülerden gelen fikirleri uygulayıp uygulamadığı sorusuna verdiği cevap da dürüstçe oluyor. Onun F1 yarışlarını daha ilginç yapma konusundaki teorileri, motorhome’lardakileri çok fazla ilgilendirmiyor.

“Elbette onlarla konuşuyorum. Sorun şu ki, biz her zaman pistleri sürücüler için zor bir hale getirmeye çalışıyoruz, ancak dünyadaki en iyi sürücülere ve Formula 1’de en iyi teknolojili araçlara sahibiz.”

“Yarışlarda üç bileşen vardır, araç, sürücü ve pist. Bunlardan ikisi mükemmele yakındır. Eğer Formula 1 aracını amatör sürücülere verirseniz daha heyecan verici yarışlarınız olur.”

Seyirciler, pist kaçış alanlarına eski çakıl havuzlarının yerine asfalt konulmasını sorguluyor. Sürücüler hataları için daha ağır bir ceza ödememeli mi?

“Asfalt daha güvenli, en azından araçlar için. Çakıla göre kaçış alanını üçte birine kısaltabiliyorsunuz ve birisi spin attığı zaman çok çabuk durabiliyor. Eğer bir araç çakıl havuzuna yüksek hızda çıkarsa, üzerinden sekiyor ve uçarken yavaşlayamıyorsunuz.”

Tilke daha sonra bir diğer sebepten bahsediyor ve bu biraz daha bekleyebileceğiniz gerçek dünya ile ilgili.

“İnsanların orada çakıl havuzu olsa, dışarı çıktığınızda daha büyük ceza almış olacağınızı söylediğini biliyorum. Bu da doğru.”

“Ancak özel bir pist günündeyseniz ve birisi Porsche veya AMG’siyle pist dışına çıkarsa çoğu zaman yeni parçalar için para harcamak zorunda olur. 7000 avro, bir spin için fazlasıyla pahalıdır.”

Diğer bir deyişle, F1 pistleri sadece F1 yarışları için kullanılmıyor. Bunların hepsi ticari işletmeler ve pist günlerindeyseniz çakıl havuzlarının kalkmasına minnettar olursunuz.

Son olarak, Tilke’ye bir Formula 1 taraftarı olmaya devam edip etmediğini soruyoruz ve 2018’deki favori sürücülerinden bahsetmesini istiyoruz.

“Kesinlikle bir taraftarım. Her zaman da öyle olacağım. Ben uluslararası bir adamım, Alman olduğumu söylediğim olur, ancak bu hep yanlışlıkla olur. Ancak yine de iki Alman sürücü Sebastian [Vettel] ve Nico’yu [Hülkenberg] seviyorum. Umarım iyi işler yaparlar.”

10 Yorum

  1. Yazıda geçen eleştirel bahsin dışında ekseri çoluk çocuğun laf salataları konuya cehaletten kaynaklanıyor. TRF1 den DH’e her yerde bunları dile getirdik bakış sahibi olunabilmesi için ama olmadı.
    Bu yüzden de bizim pist işini, yamuklukları, orada ki girift ilişkiler yumaklarını anlayamadılar…

    Kağıt üstünde kenarları olan bir yolu herkes çizer… rüyanda da çizersin. Lakin o işi tüm arka planı ile m2’sine kadar planlamak uzmanlık, odaklanma ve tecrübe işidir. Bir şekilde yaparak kazanırsın o tecrübeyi ve artık insanlar seni seçer.
    Pist işi bir inşaat sektörü özel alan işidir. İnşaatta alanlarda özelleşenler vardır. Her adında inşaat yazan havalimanı, asmalı köprü, baraj, nükleer santral yapamaz… Çoğunlukla çok yüksek maliyet ve zaman zarfı isteyen işler tecrübeli bir firmanın altına konsorsiyum kurularak gerçekleştirilir. İşte bu işi organize eden de Tilke’dir. Kimse de olmayan bir tecrübeye sahip o yüzden alternatifi de yok. Kimse artık maddi kayıp, zararları da göze almak istemiyor tabi ki.
    Yani Tilke ismi şahsından ibaret birşey değil bu anlaşılamadı. Bir organizasyon şirketinin kurucusu sadece adam…
    https://en.wikipedia.org/wiki/Hermann_Tilke
    http://www.tilke.de/en/company/team.html
    Tilke ismi aynı Adrian Newey ismi altında koca bir mühendislik grubunun özeti gibidir. Kaldı ki nextgen inşaat sektöründe de Tilke gibi yarış geçmişi vs de olan, makineleri bilen, lojistiğinden, elektriğine bu işi hali hazırda kolay şekilde organize edebilecek başka birini bulamazsın. Adam bu haliyle bir commercial şirketi gibi olan FIA’ı bağlamış işte kendine… Beğenmiyoruz değince alternatif sorulsa söyleyemeyiz hani…

    Bunun dışında dediği gibi çok zaman pistlerin yapılacağı alanlar değersiz arazilerden seçildi. Bazen bunların uygulama plan aşamasına geçildiğinde dahi değiştirilmek zorunda kalındığını biliyoruz. Yakın zaman içerisinde SPA pistinin bir virajı üzerinden ne kadar değişim geçirdiğine dair bir yazı okudunuz.

    Eleştirmek, daha iyisi olması için anketlemek lazım ancak bu bana göre Tilke’den daha çok FIA’ı evriltmek için gerekli çünkü bu halin asıl sebebi Tilke değil bence… FIA’nın kendisi. Ondan doğru şekilde istendiğinde gayet güzel işler yapılabildiğini de biliyoruz. Mesela başkaları güdüleri belirlese Tilke böyle donuk pistlere imza atmaz…

    Bu bir pistte hedeflediğiniz ölçütlerle de ilgili örneğin amerika da yapmaya kalktığınızda niyetler değişebiliyor yada 2 tekerlerde orada çıkacaksa. Mesela bizim gibi sadece F1 pisti olsun da ne olursa olsun diye çıkıldığında yerel kaynaklar da kapasitesizce yorumlar getirdiğinde o iş pek iyi sonuçlar doğurmuyor.
    Neredeyse tüm şehir pistleri yukarıda ki F1 öznelliği ile yola çıktığından iyi değiller. Bir tek Monaco o da tarihselliği ile alakalı. Haberi var mesela orayı da modernize edeceklerse o işi de büyük ihtimalle Tilke yapacak. Zira güvenlik kaynaklı şehir plan revizyonlarını Tilke’nin yaptırdığını biliyoruz.
    Bizim işte belki de en büyük kolaylığı altta ki herkesin bu işten gram anlamamasının keyfiyetini sürdü adam.:)
    Aman olsun da nasıl olursa olsun cehaletinde bir kitleydi ülkede ki ve pek yaşanmadığı üzere de işin sonucu yarış pisti ölçeğinde güzel oldu. Böyle nadir iş var. Ben bu tip nitelikler dolayısıyla da Bernie’nin şahsi şirketi ile pist işletmesini almayı mantıklı gördüğünü düşünmüşümdür.

    Yani Tilke’den Laguna Seca gibi bir pist yapmasını isteyen yok ortada. Olsaydı pek tabi ki yapardı.
    Eh 20 yıl içerisinde bu kadar değişen FIA güdüleriyle de ortaya çıkan pistler bu kadar oluyor. O yüzden tarihi pistlere sarılıyor insanlar. Mesela bugün FIA’a kalsaydı SPA, Interlagos gibi bir pist kesinlikle var olmayacaktı…
    Şehir pistlerinin dışında Abu dabi, Singapur, yeni amerika pistleri gibileri genel pist ölçekleriyle pek kötü değiller. Bunların kötü görünmesinin nedeni daha çok F1’in araç politikaları ve güdüleri. Mesela ben A1 ring’i oyunda denemekten keyf alıyorum modernize edilmiş hali oldukça iyi ancak F1’de kötü bir görüntü sergiliyordu.
    Özeti şudur Şehirleri otomobillere, makinelere göre yapamazsınız şehirlere göre yapacaksınız onları… Nasıl ki pilotlara özel araçlar yapmıyorsanız sadece revize ediyorsanız güdünüze göre değil realitelere bakıp, sabit taşınmazlara göre hareket edeceksiniz. Pist denilen oluşum bütün hız makinelerine hazır olabilmeli. Orada trackday de olabilmeli hatta drag, kart da yapılabilmeli. Toplam fayda ancak böyle oluşur. Yoksa karunların paralarıyla gelen şeyleri bir ömür boyu sürdüremezsiniz…. Hükümetler baki değildir, dinler bakidir…

    Bunun dışında kararsızlıklar üzere çakıl/asfalt işine pek gönülden katılamıyorum. Asfalt işi temel de bizim dünyamız için faydalı buna da değinmiştik. Henüz bu işleri öğreniyorken herhangi bir sigorta teminatı olmamak üzere aracımızı asfalttan çıkarıp parçalamamız gerekir. Ki bizim dünyamızda dahi yapılması gerekmesine rağmen her çevre alanı asfaltlamıyorlar.
    Yarış ise her zaman dediğimiz üzere öznel, spesific bir iştir. Temel argüman olarak güvenliğin başlara koyulması bizim dünyamızın bir gerekliliği. Bu yoldan çıkılması lazım. Başta yarış güdüleriyle hareket ederseniz güvenliği o kadar da takmaz çakıl olmasa da daha doğru çözümlerle gelirsiniz.
    Evet biz de olmamalı ancak bir üst kimlik pilot aşırı zorladığında aracını, kendini parçalayabileceğini bilmeli. Bana göre kerb’ün ötesi çılgınlık hatta ölüm olmalıdır öyle ölmesinler derken dışarıdan dolanıp zaman kaybetmeden dönecekleri gibi değil. Hatta kerb’ü kullanmak bir gereklilik değil extreme olmalı.. tutuş olmamalı.. ona lastiğini çıkaracak adam o şüpheyi kalbinde taşımalı. Öyle rahat rahat son cm’ine kadar kullanma bir meziyet işi değil…
    Bizim hayatımızda halen nasıl ki bariyerler varsa asfalt kenar ucun dışına taşamıyorsak onlarda da bu olmalı. O zaman belki bu kadar fazla milyon $’ı harcamayı da tekrar değerlendirirler…
    Bir şeyin üzerinde sinek gibi yapışmayı göze alamadığın şey yarış felan değildir. Bizler bununla hız yapıyoruz…

  2. Söylediklerini Geyikliyoruz’lardan birinde söylediğimi hatırlıyorum.

    Mesela İstanbul Park ve Sepang’ı da bu adam yaptı, ama mükemmeller. Demek ki yükselti farkı olduğu zaman güzelleşiyor. Yükseltiye sahip olmayıp da harika pist diyebileceğimiz neresi var? Suzuka ve Silverstone diyebiliriz.

    Interlagos, Monako, Çin, A1 Ring vs hepsi yükseltiden yararlanıyor.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]