Brendon Hartley, bir Formula 1 aracı ile bir LMP1 aracı arasındaki en büyük farkın aracın kendisi olmasının şart olmadığını söyledi.

2015 ve 2017’de Dünya Dayanıklılık Şampiyonu olan Hartley, geçen yıl Daniil Kvyat’ın yerini alarak Toro Rosso’da yarışmaya başlamıştı.

Hartley, iki serinin arasındaki en büyük farkın F1’de kullanılan Pirelli lastikler ve WEC’de kullanılan Michelin’ler olduğunu söyledi.

“En büyük fark halen lastik. Azamiyi elde edebilmek bakımından tamamen farklı bir şey. Pirelli’ler daha hassas, her şeyi bir araya getirmesi daha zor, çünkü çok hassaslar.”

“Bunun kötü bir şey olduğunu söylemiyorum, Pirelli’lerle her şeyi çalıştırmak için çok ince bir çizgi var.”

Hartley, Formula 1’in V6 hibrid güç ünitelerinin Porsche 919 Hybrid’de kullanılan elektrik destekli V4 turbo motorlara göre çok daha az sürücü yönetimine ihtiyaç duyduğunu da söyledi.

“Modern Formula 1 motoru inanılmaz. Motorun arkasında ve güç ünitesinde çok karmaşık şeyler oluyor, ancak sürücünün bakış açısından çok yönetilebilir ve aracın arkasında neler olduğunu çok fazla düşünmeye gerek olmuyor.”

“Elbette yarışta ve perde arkasında birkaç şeyi yönetmeniz gerekiyor, ancak genel konuşmak gerekirse sürücünün yönetmesi için çok fazla şey yok.”

“LMP1’de tur başına çok fazla enerji yönetimi var, burada bu çok daha az.”

Hartley sözlerini, bir Formula 1 aracı ve bir Le Mans Prototipi arasındaki azami hız farkından bahsederek bitiriyor. Le Mans araçlarında bu fark yakıt kullanımı kısıtlamaları yüzünden çok farklı olabiliyor.

2015’te Porsche, 8 Mega joule batarya alt sınıfına geçen ilk LMP1 üreticisiydi, takımın yakıt tüketimi konusunda rakipleri Audi, Toyota ve (24 saat yarışında) Nissan’dan daha tutumlu olması gerekiyordu.

Ancak 28 yaşındaki pilot, viraj çıkışındaki ilk hızlanma miktarının iki seride de oldukça benzer olduğunu söylerken, F1 aracının daha uzun süre hızlanmaya devam edebildiğini ekledi.

“LMP1’de oldukça kötü durumdaydık. Formula 1’deki azami hız çok daha yüksek, çünkü tur başına çok daha fazla yakıta sahibiz. Viraj çıkışlarındaki saf hızlanma ise oldukça benzer.”

“LMP1’lerdeki dört tekerlekten çekiş ve çekiş kontrol, düşük hızlı virajlardan çıkışı inanılmaz bir hale getiriyor, ancak Formula 1 aracı ise hızlanmaya devam edebiliyor.”

“Bir Formula 1 aracı yüksek hızlarda daha fazla yere basma kuvvetine sahip, bu da frenlerde daha fazla potansiyeli olduğu anlamına geliyor.”

“Formula 1’de yüksek hızlı virajlar ve azami hızda çok fazla tur zamanı kazanılabiliyor. Durma gücü de çok etkileyici, çünkü devasa bir yere basmaya sahibiz.”

Porsche son günlerde 919 Hybrid aracının tam potansiyelini gösterdi. Bu ay aracın kısıtlanmamış ‘EVO’ versiyonunu Spa-Francorchamps’a çıkardı ve Formula 1’in 2017 Belçika GP’sinde Lewis Hamilton’ın pole derecesini 0.8 saniye geliştirerek 1:41.770 elde etti.

Etkileyici, ancak bu rekor ancak Ağustos’a, Formula 1 araçlarının tekrar oraya dönmesine  kadar kalabilir…

9 Yorum

  1. Bu arada ben bu seriden ayrı bir haz alıyorum. Geçen seneki Azerbaycan, Kanada 2011 türevi yarışlar olmadığı sürece F1’i çoğu zaman yıllardan beri süregelen alışkanlıkla, başka bir deyişle “boş zaman aktivitesi olarak“ izliyorum.

    Oturup hiç bir WEC yarışını ciddi ciddi baştan sona izlememiş olmama rağmen bende hep ayrı bir heyecana sebep oluyor niyeyse.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]